TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections by WoS Q "Q3"
Now showing 1 - 20 of 100
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 9Ağaç-tohum Algoritmasının Cuda Destekli Grafik İşlem Birimi Üzerinde Paralel Uygulaması(2018) Çınar, Ahmet Cevahir; Kıran, Mustafa ServetSon yıllarda toplanan verinin artmasıyla birlikte verimli hesaplama yöntemlerinin de geliştirilmesi ihtiyacı artmaktadır. Çoğunlukla gerçek dünya problemlerinin zor olması sebebiyle optimal çözümü garanti etmese dahi makul zamanda yakın optimal çözümü garanti edebilen sürü zekâsı veya evrimsel hesaplama yöntemlerine olan ilgi de artmaktadır. Diğer bir açıdan seri hesaplama yöntemlerinde verinin veya işlemin paralelleştirilebileceği durumlarda paralel algoritmaların da geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada literatüre son yıllarda kazandırılmış olan popülasyon tabanlı ağaç-tohum algoritması ele alınmış ve CUDA platformu içerisinde paralel versiyonu geliştirilmiştir. Algoritmanın paralel versiyonunun performansı kıyas fonksiyonları üzerinde analiz edilmiş ve seri versiyonunun performansı ile karşılaştırılmıştır. Kıyas fonksiyonlarında problem boyutluluğu 10 olarak alınmış ve farklı popülasyon ve blok sayıları altında performans analizi yapılmıştır. Deneysel çalışmalar algoritmanın paralel versiyonunun algoritmanın seri sürümüne göre bazı problemler için 184,65 kata performans artışı sağladığı görülmüştür.Article Ahmed Adnan Saygun'un Çoksesli Müzikte/türk Çoksesli Müziği'nde Ulusalcılığa İlişkin Kodları?*(2012) Yöre, Seyit; Gökbudak, Z. SeçkinTürkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sistemi, Ziya Gökalp ve Atatürk'ün düşünceleri çerçevesinde, ulus-devlet temeline bağlı ulusalcı bir modernleşmeden oluşmuş, bu sistem Türkiye'deki kültürel ve müziksel yaratımı etkilemiş ve böylece, besteciler ulusal müzik malzemeleri ile uluslararası çoksesli müzik tekniklerini birleştirilerek devlet sistemine uygun bir ulusalcı çoksesli müzik yaratmışlardır. Türk çağdaş müziği olarak da anılan bu yeni müziğin ilk kuşak bestecilerinden biri de Ahmed Adnan Saygun'dur. O, müzik eserlerinin yanında, söylemleriyle de müzikte ulusalcılığı vurgulamış ve diğer bestecilerin içinde öne çıkmıştır. Bugüne kadar Saygun ve eserleri hakkında araştırmalar olmasına rağmen, onun ulusalcılık yaklaşımları hakkında doğrudan herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, Saygun'un çoksesli müzikte/Türk çoksesli müziği'nde ulusalcılığa ilişkin kodları etnomüzikoloji disiplini ve nitel araştırma modelinde literatür ve içerik analizi teknikleriyle araştırılmış, sonuç olarak ortaya çıkan on iki kod Saygun'un görüşleriyle tanımlanarak, yorumlanmıştırArticle Alström Syndrome With Liver Cirrhosis: First Case From Turkey(2013) Ataseven, Hüseyin; Güngör, Gökhan; Demir, Ali; Biyik, Murat; Uçar, Ramazan; Esen, Hasan; Çakır Özer, ÖzlemAlström sendromu çocukluk çağında trunkal obezite, insülin direnci ve hiperinsülinemi, tip 2 diyabet, hipertrigliseridemi, yetişkinlikte boy kısalığı, kardiyomyopati ve ilerleyici akciğer, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu, işitme kaybı, gözde koni-çomak distrofisi ile karakterize otozomal resesif geçişli genetik bir hastalıktır. Alström sendromu karaciğer sirozunun oldukça nadir bir sebebidir. Alström sendromlu hastaların post-mortem biyopsilerinde karaciğer, böbrek, kalp ve akciğerler gibi birçok organda fibro- sis gösterilmiştir. Bilinen karaciğer sirozu olmayan ve acil servise özofagus varis kanaması ile başvuran Alström sendromlu bir vaka sunmaya çalıştık.Article Analysis of Factors Affecting Travel Costs in Beyşehir Lake National Park(Tekirdag Namik Kemal University, 2022) Karakayacı, Zuhal; Karakayacı, Özer; Polat, AhmetMilli parklar sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerlerle rekreasyonel ve turizm amaçlı olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin ikinci büyük milli parkı olan Beyşehir Gölü Milli Parkı da farklı zenginliklerle birçok insanın ziyaret ettiği yerlerden biridir. Milli parklar rekreasyon ve turizm amacıyla kullanıldığında, kullanıcılara bir maliyet getirmektedir. Seyahat, bir rekreasyonel faaliyet için tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır, çünkü bu faaliyetin gerçekleşebilmesi için söz konusu alana seyahat etmek gerekmektedir. Bu kapsamda, çalışmada Beyşehir Gölü Milli Parkı’nın seyahat maliyeti ve buna etki eden faktörleri incelenmiştir. Beyşehir Gölü Milli Parkı içinde bulunan çeşitli rekreasyon yerleri için ortalama seyahat maliyeti 252.97 TL, kişi başına düşen seyahat maliyeti 74.93 TL olarak hesaplanmıştır. Seyahat maliyetini etkileyen faktörleri incelemek için ziyaretçilerin seyahat maliyetleri yarı logaritmik regresyon modeliyle analiz edilmiştir. Bağımlı değişken seyahat süresince yapılan harcamaların toplamından oluşmakta, seyahat maliyetini etkileyen faktörler olarak, yaş, eğitim, medeni durum, gelir, geliş sıklığı, geliş amacı, geliş mesafesi gibi değişkenler alınmıştır. Analizlerde kullanılan; gelir, eğitim durumu, medeni durumun ‘’evli’’ olması, parka bir defadan fazla gelmiş olma, parka gelinen mesafe, parkı ziyaretin esas amaç olması ve parkta geçirilen zaman faktörleri ile seyahat maliyeti arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Yaş, parka geliş sıklığı ve parka şahsi araçla ulaşım sağlamış olma faktörleriyle seyahat maliyeti arasında ise negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Seyahat maliyeti analizlerinde bu faktörlerin ele alınması rekreasyon amacıyla kullanılan alanların ekonomik anlamda değerlendirilmesinde yarar sağlayacaktır. Bir ülkenin önemli doğal kaynağı olan milli parkların ekonomik olarak ta değerlendirilerek milli gelire katkı sağlaması gerçekleştirilmelidir. Bu amaçla, milli parkları turizm faaliyetleri açısından sürdürülebilir hale getirecek çalışmalar doğayı koruyarak yapılmalıdır. Bu çalışmada tespit edilen seyahat maliyetini etkileyen faktörler de dikkate alınarak ilgili birimler tarafından programlar planlanmalıdır.Article Ankara-yozgat Hattında Mühendislik ve Cbs Amaçlı Yaklaşıkjeoit Hesabı(2019) Kahveci, Muzaffer; Tuşat, Ekrem; Yıldız, Ferruh; Sarı, Fatih; Mikailsoy, FarizGlobal Konum Belirleme Sistemlerinin (GNSS) çok yüksek doğruluklar sağlamaya başlamasıyla birlikte, uygulamada kısa sürede yüksek doğruluklu jeoit yüksekliklerinin elde edilmesi gereksinimi de önemli ölçüde artmıştır. Örneğin, mühendislik uygulamalarında ve CBS çalışmalarında ortometrik yükseklikler kullanıldığı için yerel jeoit belirleme çalışmaları daha da önem kazanmıştır. Bilindiği gibi Türkiye tektonik olarak aktif bir bölgede olup, farklı zamanlarda meydana gelen depremler ülke nivelman ağındaki noktaların düşey konumlarında deformasyonlara/değişimlere neden olmaktadır. Diğer taraftan Ülke Temel Jeodezik Ağlarının kurulması ve yaşatılmasından sorumlu olan Harita Genel Müdürlüğü (HGM; eski adıyla Harita Genel Komutanlığı), 1999 yılından bu yana GNSS ölçülerinden yararlanarak farklı yıllarda güncel Türkiye Jeoidi modelleri hesaplayarak, kullanıcıların hizmetine sunmaktadır. HGM tarafından bu güne kadar hesaplanmış olan jeoit modellerinin dış doğrulukların genel olarak 10 cm’den daha iyi olmadığı değerlendirilmektedir. Oysa kullanıcıların ihtiyacı olan bu doğrulukların 10 cm’den daha iyi olması arzu edilen bir durumdur. Söz konusu doğruluklara ulaşılıp ulaşılamayacağının araştırılması için Selçuk Üniversitesi olanakları ile pilot bir uygulama yapılması hedeflenmiş ve bu amaçla sadece İç Anadolu’nun belirli bir kesimini kapsayacak yerel gravimetrik jeoit ve geometrik yaklaşımla yaklaşık(quasi)-jeoit hesaplanması için Konya Selçuk Üniversitesi kaynakları kullanılarak bir bilimsel araştırma projesi başlatılmıştır. Söz konusu proje bölgesine ilişkin mevcut GNSS ve nivelman verilerine ilaveten gravite verileri arazide ölçülmüş ve mutlak gravite değerleri, TG-03 kestirim değerleri gibi bazı diğer veriler de HGM’den temin edilmiştir. Yerel quasi-jeoit hesabında Karlsruhe Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Enstitüsü tarafından geliştirilmiş ve proje kapsamında temin edilmiş olan DFHRS (Sonlu Elemanlı Yükseklik Referans Sistemi) yazılımı kullanılmıştır. Söz konusu yazılım sürekli polinomsal yükseklik referans sistemi ve GNSS ile elde edilen elipsoidal yüksekliklere dayalı olarak jeoit yüksekliklerinin N(?, ?, h) parametrik modellenmesi prensibine dayanmaktadır. Bu yazılım ile yapılan hesaplama sonucunda 10 cm’den daha iyi doğruluklu yerel quasi-jeoit elde edilmesi sağlanmıştır. Aynı noktalardaki GPS/Nivelman jeoidi, DFHRS hesap ve TG-03 kestirim değerleri birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Netice olarak, bu makalede proje kapsamında sadece geometrik yaklaşımla hesaplanmış olan quasi-jeoit modeline ilişkin yapılmış olan çalışmalar ile ulaşılmış olan ara sonuçlar sunulmaktadır.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 5An Application on the Use of Fuzzy Multi Criteria Decision Making Methods for Software Project Development Process Selection(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2023) Yel, İbrahim; Baysal, Mehmet EminSoftware development projects are difficult to manage, as they involve complex business stages and the resources used are made up of real people. Along with the specifications of the projects, organizational variables and the competencies of the team members are among the factors that will directly affect the success of the project. It is thought that the success of software development projects will increase with the use of these three factors in the solution of the software development process method selection problem. In the management of software projects, different process methods are used, including Agile and Waterfall (Traditional) Methods. It is important to assign development teams to projects according to their abilities and to rank the projects among themselves. As a first step in this study, the weights of the criteria were determined using the fuzzy AHP. Then fuzzy WASPAS, fuzzy EDAS and Interval Neutrosophic Z Numbers (NZN) methods were used to rank projects and employees. According to the results of this research with sensitivity analysis, it has been determined that if the software development method decision is implemented, the number of defects and their solutions can be improved by 4.2%-6%, 5.8%-7.3% and 6.8%-9.7% when compared to the actual values of person-day values.Article Arazi Toplulaştırma Projelerinin Ekonomik Analizi: Üçhüyük Mahallesi, Çumra- Konya- Türkiye Örneği(2020) Çay, Tayfun; Satılmış, Ramazan YoldaşArazi toplulaştırma projeleri sonrasında elde edilen ekonomik kazançlar hem tarım hem de ülke ekonomileri için oldukça önemlidir. Arazi toplulaştırma projelerinin artırılması ve ülke genelinde yaygınlaşmasının sağlanması açısından arazi toplulaştırma projelerinin getirdiği ekonomik kazançların özümsenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Konya İli Çumra İlçesi Üçhüyük Mahallesinde yapılan arazi toplulaştırma projesi incelenerek yapılan toplulaştırma çalışmasının ekonomik analizleri yapılmıştır. Çalışmada çiftçilerle yapılan anketler ve proje sahası bilgileri incelenmiştir. Ayrıca toplulaştırma çalışmalarının işletmeler üzerindeki etkilerinin belirlenebilmesi için işletmeler büyüklüklerine göre 3 gruba ayrılarak işletmeler üzerinde gayri safi üretim değeri, gayri safi hasıla, işletme masrafları, saf hasıla ve net kar kriterlerine göre analizler yapılmış büyük işletmelerin toplulaştırma çalışmalarından daha büyük kar elde ettiği bulunmuştur. Analizler yapılırken önceki yıllarda yapılan çalışmalarla da karşılaştırmalar yapılmıştır.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 7Automated Elimination of Eog Artifacts in Sleep Eeg Using Regression Method(2019) Dursun, Mehmet; Özşen, Seral; Güneş, Salih; Akdemir, Bayram; Yosunkaya, ŞebnemSleep electroencephalogram (EEG) signal is an important clinical tool for automatic sleep staging process. Sleep EEG signal is effected by artifacts and other biological signal sources, such as electrooculogram (EOG) and electromyogram (EMG), and since it is effected, its clinical utility reduces. Therefore, eliminating EOG artifacts from sleep EEG signal is a major challenge for automatic sleep staging. We have studied the effects of EOG signals on sleep EEG and tried to remove them from the EEG signals by using regression method. The EEG and EOG recordings of seven subjects were obtained from the Sleep Research Laboratory of Meram Medicine Faculty of Necmettin Erbakan University. A dataset consisting of 58 h and 6941 epochs was used in the research. Then, in order to see the consequences of this process, we classified pure sleep EEG and artifact-eliminated EEG signals with artificial neural networks (ANN). The results showed that elimination of EOG artifacts raised the classification accuracy on each subject at a range of 1%– 1.5%. However, this increase was obtained for a single parameter. This can be regarded as an important improvement if the whole system is considered. However, different artifact elimination strategies combined with different classification methods for another sleep EEG artifact may give higher accuracy differences between original and purified signals.Article Citation - WoS: 1Badem Kabuğu Atığı Dolgulu Epoksi Biyokompozit Özelliklerinin İncelenmesi(Pamukkale Univ, 2023) Özmeral, Nimet; Kocaman, Süheyla; Soydal, Ülkü; Ahmetli, GülnareBu çalışmada biyobazlı kompozit malzeme elde etmek için dolgu malzemesi olarak badem kabuğu atığı (BK), saf (ER) ve atık polistirenle modifiye bisfenol-A tipi epoksi reçine (ER-PS) kullanılmıştır. BK'nin modifikasyonu, NaOH ve linoleik asit (LnA) ile gerçekleştirilmiştir. BK'nin karakterizasyonunda Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR), taramalı elektron mikroskopisi (SEM), termogravimetrik analiz (TGA) ve partikül boyut dağılım analizleri kullanılmıştır. Kompozitler, döküm tekniği kullanılarak kütlece %10-20-30-40-50 dolgu oranlarında hazırlanmıştır. Kompozitlerin morfolojisi SEM ile karakterize edilmiştir. Epoksi matris tipi ve BK dolgu oranının kompozitlerin mekanik, termal ve su sorpsiyonu özelliklerine etkileri araştırılmıştır. ER-PS/BK kompozitlerinin çekme mukavemeti ve elastise modül (e-modül) değerleri daha düşük, çekme uzama değerleri ise ER/BK kompozitlerine göre daha yüksek bulunmuştur. En yüksek çekme dayanımı değerleri (95-129 MPa) LnA ile modifiye BK kompozitleri için elde edilmiştir. Hazırlanan ER matrisli kompozitlerin dolgu tipine göre çekme mukavemetleri sırası ile: linoleik asit ile modifiye edilmiş BK (LnA-BK) > NaOH ile muamele edilmiş BK (NaOH- BK) > modifiye edilmemiş BK’dir. En uygun BK oranı kütlece %30 olarak belirlenmiştir. Tüm modifiye BK kompozitlerinin e-modül değerleri epoksi matristen daha yüksek bulunmuştur. Sertlik testi sonuçlarına göre kompozitler arasında önemli bir fark belirlenmemiştir. Kompozitlerin su sorpsiyonu BK oranına bağlı olarak artmış ve mekanik özellikleri zayıflatıcı yönde etki etmiştir.Article Beacon Mesafe Değerlerinin Ortam Koşullarına Göre Polinom Enterpolasyonu ve Yapay Sinir Ağlarıyla Belirlenmesi(Pamukkale Univ, 2025) Çakır, Recep; Doganalp, SerkanBluetooth alt yapısına sahip olan, tek bir tuşla açılıp kapatılabilen, küçük boyutlu ve taşınabilen, düşük enerji ile uzun süreler çalışabilen Beacon cihazları son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Tanıtım ve konum bazlı projeler başta olmak üzere birçok alanda kullanılmaktadır. Özellikle Beacon’lar tarafından gönderilen Bluetooth sinyallerinin gücündeki değişimden yararlanılarak Beacon cihazı ile kullanıcı arasındaki mesafe belirlenebilmektedir. Bu mesafe bilgisi ise konumlandırma algoritmalarında temel parametre olarak kullanılmaktadır. Beacon üreticisi firmalar tarafından, standart ortam koşulları ile elde edilen veriler kullanılarak Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafe otomatik olarak kullanıcılara sunulmaktadır. Kullanıcı bu mesafeyi ortam koşullarına göre kendi oluşturduğu verileri kullanarak da hesaplayabilmektedir. Bu çalışmada kapalı bir alanda Beacon’lardan gelen Bluetooth sinyalleri kaydedilerek ortam koşullarına göre Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafe polinom enterpolasyonu ve yapay sinir ağları yöntemleriyle hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Beacon’lar tarafından kullanıcıya otomatik olarak sunulan mesafe bilgisi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada en iyi sonucu, Beacon’lardan otomatik olarak alınan mesafe bilgisinden 1.21m daha iyi sonuç veren 10. dereceden polinom enterpolasyonu sağlamıştır.Article Capturing Pre-Service Language Teachers’ Social and Emotional Learning Skills: Strengths, Challenges, and Needs(Mehmet Tekerek, 2025) Yayli, Demet; Aslan, Yasemin; Canlı, Naile; Aygün, Şerife; Kıtıs, EmıneBu çalışmanın amacı, hizmet öncesi dil öğretmen adaylarının sosyal ve duygusal öğrenme (SDÖ) becerilerini incelemektir. Türkiye'deki bir üniversitenin İngilizce Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği olmak üzere iki farklı dil programından 139 katılımcının yer aldığı çalışmada sıralı açıklayıcı bir araştırma deseni kullanılmıştır. SDÖ ölçeği ile elde edilen nicel veriler, katılımcıların problem çözme ve ilişki kurma alanlarında güçlü becerilere sahip olduklarını, ancak öz farkındalık konusunda orta düzeyde bir yeterlilik sergilediklerini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, stres becerilerinin yeterince gelişmemiş olduğu görülmüştür. Diğer yandan nitel analiz sonuçları duygu düzenleme ve öfke yönetimi gibi temel SDÖ becerilerinin sınırlı olduğunu ve katılımcıların stres yönetimi için sıklıkla kaçınma stratejilerine başvurduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışma, öğretmen adaylarının karmaşık öğrenme ve öğretme ortamlarında başarılı olmaları ve kendi iyi oluşlarını artırmaları için öğretmen eğitimi programlarına SDÖ stratejilerinin dâhil edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, öğretmen yetiştirme programlarına yönelik önerilerde bulunulmuş ve öğretmenlerin mesleki yaşamlarında sosyal ve duygusal yeterlilik için gerekli becerileri kazandırmak amacıyla SDÖ müdahalelerinin öğretmen eğitimi müfredatına dahil edilmesine yönelik önerilerle sonuçlanmaktadır.Article Cbs ve Ahp Yöntemi Yardımıyla Niğde Kenti Örneğinde Taşınmaz Değerleme(2020) Bozdağ, Aslı; Ertunç, ElaTaşınmaz değerlemesi tarafsız ve objektif bir şekilde, taşınmazın nitelik, çevre ve kullanım koşulları gibi etmenlerin değerlendirilmesi yoluyla söz konusu taşınmaza ait değerinin belirlenmesidir. Güvenilir bir taşınmazın değer tahmini arazi özelliklerinin tarafsız bir şekilde birlikte analizi ile mümkündür. Günümüzde halen taşınmaz değerlemesi ideal sistem olarak kurulamamıştır. Bundan dolayı da taşınmaz değerlerinde tutarsızlıklar meydana gelmekte ve taşınmaza değer biçebilmek için kullanılan kriterlerin etkili bir şekilde araştırılması gerekmektedir. Bu çalışmada taşınmaz mal olan yapıların değerlemesi için literatür araştırması sonrasında 5 ana kriter ve bu kriterlerle ilişkili 38 alt kriter belirlenmiştir. Niğde kentinin gelişme bölgesinde seçilen 30 dairenin taşınmaz değeri bu kriterlere göre yapı ve yapının konumsal özellikleri açısından değerlendirilmiş ve piyasa değerleriyle karşılaştırılmıştır. Yapıların değerlemesinde bu kriterlerin önem sıralamasını belirlemek için Çok Ölçütlü Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden en yaygın kullanımı olan Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) kullanılmıştır. Kriterlerin karşılaştırılması uzman görüşlerine göre yapılmış ve bu kriterlerin önem dereceleri ve istatistiksel olarak anlam düzeyleri hesaplanmıştır. Yapıların konumsal özelliklerin belirlenmesinde CBS yardımıyla yapılan analizlerden yararlanılmıştır. Sonuçta, seçilen 30 dairenin AHP ve CBS yöntemi kullanılarak yapılan puanlama yardımıyla taşınmaz değeri belirlenmiş ve bulunan bu değerler taşınmazların piyasa değerleri ile karşılaştırılmıştır. AHP ve CBS yardımıyla belirlenen taşınmaz değerlerinin piyasa değerleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.Article Chromatographic Evaluation of Tocols and Sterols of Processed Canola Oil and Deodorizer Distillate(TUBITAK, 2022) Shoaib, H.; Sherazi, S.T.H.; Naz, S.; Mahesar, S.A.; Khaskheli, A.R.; Uddin, S.; Topkafa, MustafaTocopherols and tocotrienols in the combined form are known as tocols. Changes of total and individual tocols and sterols concentration of canola oil and deodorizer distillate (DD) during different processing stages were evaluated with the application of gas chromatography (GC) and high-performance liquid chromatography (HPLC). For sterols analysis, GC coupled with flame ionization detector (FID) was used while tocols in canola oil samples and DD, normal phase (NP) HPLC was applied. The results of the present study indicated that levels of total and individual tocols and sterols content were decreased during processing (neutralization to deodorization). Deodorization was found to be the most effective process for the reduction of total sterols and tocols as 55.9% and 34.2%, respectively. A high amount of tocols and sterols was observed in DD. Among tocols and sterols; beta tocopherol (?-T) and ?-sitosterol were found to be in greater concentration 53.97% and 31.82%, respectively. Therefore, DD could be used as a valuable by-product in the cosmetics and food industries. © 2022 TUBITAK. All rights reserved.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4Cnn Based Sensor Fusion Method for Real-Time Autonomous Robotics Systems(Tubitak Scientific & Technical Research Council Turkey, 2022) Yıldız, Berat; Durdu, Akif; Kayabaşı, Ahmet; Duramaz, MehmetAutonomous robotic systems (ARS) serve in many areas of daily life. The sensors have critical importance for these systems. The sensor data obtained from the environment should be as accurate and reliable as possible and correctly interpreted by the autonomous robot. Since sensors have advantages and disadvantages over each other they should be used together to reduce errors. In this study, Convolutional Neural Network (CNN) based sensor fusion was applied to ARS to contribute the autonomous driving. In a real-time application, a camera and LIDAR sensor were tested with these networks. The novelty of this work is that the uniquely collected data set was trained in a new CNN network and sensor fusion was performed between CNN layers. The results showed that CNN based sensor fusion process was more effective than the individual usage of the sensors on the ARS.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Çoklu İHA’larla Kısıt Tatmin Problemi Temelli Çok Amaçlı Görev Planlaması(Gazi University, Faculty of Engineering Architecture, 2025) Atay, Yılmaz; Ayvaz, Emre; Babaoğlu, İsmailİnsansız hava araçlarının dahil olduğu çoklu görev planlama problemleri; zamana bağlı görevler ve çeşitli türdeki araçların sensör, konum, yakıt, faydalı yük vb. farklı yetenek ve kısıtlarına bağlı olarak ne tür görevleri yapabileceğinin belirlenmesini ve bunların planlamasını ifade eder. Bu problem, Kısıt Tatmin Problemi (KTP) olarak modellenebilmektedir. Zamansal KTP (ZKTP) ise ardışıl görevlerin, zamansal anlamda görev ikililerine bölünerek KTP üzerine inşasını modeller. Bu işleme bağlı olarak görev isterleri ile İnsansız Hava Aracının (İHA)’nın yetenekleri arasındaki statik ve dinamik kısıtlara bağlı olarak gerçekleştirebilecek eylemler ile ilgili baskın bir çözüm kümesi aranır. Böylece görevler ile mevcut İHA’ların yetenekleri arasındaki ilişki, zamansal boyutta irdelenerek çok amaçlı problemleri optimize eden aday çözümler bulunur. İyileştirilmiş ZKTP (İZKTP) yönteminde KTP’deki aç gözlü yaklaşım yerine, etki alanındaki en yüksek puana sahip İHA’nın göreve atanması önerilmiştir. Ek olarak, iyileştirilmiş ileri kontrol yöntemiyle bir sonraki görevin etki alanındaki İHA'ların gerçek zamanlı konumlarına ve zamanlarına göre atama durumu değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, yakıt tüketimini ve toplam havada kalma süresini en aza indiren uygun bir çözüm kümesinin KTP ile aynı zaman karmaşıklığı içinde bulunması amaçlanır. Burada, zamansal kısıt tatmin modeli gerçeklenmiş ve çeşitli görevlerde karmaşıklığı aşamalı olarak değiştirilerek geri izleme (Backtracking), ileri kontrol (Forward Checking), yay tutarlılığı (Arc Consistency), düğüm tutarlılığı (Node Consistency) yöntemleriyle önerilen yaklaşımın performansı, deneysel çalışmalarla doğrulanmıştır. Bu kapsamda yapılan deneyler iki farklı aşamayı içermektedir. İlk aşamada, çeşitli yetenek ve kısıtlara sahip İHA'ların farklı isterleri olan görevlere atanmasını içeren farklı simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Buradaki simülasyonlarda olası gerçek senaryolardan esinlenen sentetik veriler kullanılmıştır. İkinci aşamada ise atamalar sonrası dinamik programlama temelli etki alanı güncellemesiyle görev ikililerinin zaman pencerelerinde değişen süreçleri takip eden düğüm kontrolü, geri izleme, ileri kontrol ve yay tutarlılığı yaklaşımları kullanılmıştır. Önerilen KTP ile gerçekleştirilen testler sonucu sekiz farklı görev içeren iş paketinde, KTP ile benzer zaman karmaşıklığında daha uygun maliyet ve zaman çıktıları elde edilmiştir. Testler kapsamında 64 farklı görev içeren bir problem için önerilen yöntem, standart KTP’ye göre12 adet daha az İHA kullanılmasını sağlayarak önemli bir performans artışına ulaşmıştır.Article Citation - Scopus: 1Comparison of Ml Algorithms To Distinguish Between Human or Human-Like Targets Using the Hog Features of Range-Time and Range-Doppler Images in Through-The Applications(Scientific and Technological Research Council Turkey, 2022) Acar, Yunus Emre; Saritas, İsmail; Yaldız, ErcanWhen detecting the human targets behind walls, false detections occur for many systematic and environmental reasons. Identifying and eliminating these false detections is of great importance for many applications. This study investigates the potential of machine learning (ML) algorithms to distinguish between the human and human-like targets behind walls. For this purpose, a stepped-frequency continuous-wave (SFCW) radar has been set up. Experiments have been carried out with real human targets and moving plates imitating a regular breath of a healthy human. Unlike conventional methods, human and human-like returns are classified using range-Doppler images containing range and Doppler information. Then, the histogram of oriented gradients (HOG) features of the range-Doppler images are extracted, and the number of these features is reduced by principal component analysis (PCA). Finally, popular ML algorithms are executed to distinguish the human and human-like returns. The performances of the ML algorithms are compared for both range-time and range-Doppler images with or without HOG features. Experiments have indicated that the HOG features of the range-Doppler profiles provide the best results with the support vector machine (SVM) classifier with an accuracy of 93.57%.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4A Comparison of Rans-Based Turbulence Modeling and Piv Experiments for Flow Over a Simplified Road Vehicle(Gazi Universitesi, 2023) Aksoy, M.H.; Okbaz, A.; Yaǧmur, S.; Doǧan, S.The aerodynamic forces on road vehicles and flow structures around them result from complex interactions between fluid and structure. Ahmed body is a simplified car model created to demonstrate and simplify the flow around real-size ground vehicles. In this study, the flow structure on the wake region of Ahmed body with different slant angles (Θ=15°, 25°, and 35°) was investigated. Experimental studies were conducted in a water channel by Particle Image Velocimetry (PIV). The freestream velocity was set to 0.2 m/s, and the Reynolds number defined by the characteristic length of the Ahmed body was 4.16×104 for Computational Fluid Dynamics (CFD) and PIV experiments. CFD simulations were performed using three different turbulence models: realizable k-ϵ, RNG k-ϵ, and SST k-ω, and the results were compared to experiments. The results are presented with different flow features such as time-averaged velocity vectors and velocity contours, streamline topology, vorticity, and Turbulence Kinetic Energy. The closest results to the experiments were obtained by the SST k-ω turbulence model for all slant angles of the Ahmed body. In addition, the drag coefficient is found to be 0.37 for all slant angles analyzed by SST k-ω turbulence models, which are also close to the results in the literature. © 2023 Gazi Universitesi Muhendislik-Mimarlik. All rights reserved.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Consensus-Based Virtual Leader Tracking Algorithm for Flight Formation Control of Swarm Uavs(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024) Yıldız, Berat; Durdu, Akif; Kayabaşı, AhmetTechnological developments in industrial areas also impact unmanned aerial vehicles (UAVs). Recent improvements in both software and hardware have significantly increased the use of many UAVs in social and military fields. In particular, the widespread use of these vehicles in social areas such as entertainment, shipping, transportation, and delivery and military areas such as surveillance, tracking, and offensive measures has accelerated the research on swarm systems. This study examined the previous investigations on swarm UAVs and aimed to create a more efficient algorithm. The effectiveness of the proposed algorithm was compared with other leader -based applications. A swarm consisting of 5 UAVs scattered throughout the environment was directed to a fixed altitude using a gathering algorithm. Afterward, a virtual leader was added to the swarm and moved toward the target point by maintaining the flight formation with the consensus -based virtual leader tracking algorithm (CBVLTA). Unlike leader -based applications, where leader or member failure is not taken into account, here, in the event that a random number of UAVs crash and their communication is broken in different scenarios, a new formation shape is created and a flight is made to the target point. The swarm performs the determined formation flight with an error rate below 2% throughout its movement. If the error rate equals or exceeds 2%, push -and -pull functions are applied between members and the error is reduced below 2%. Thus, the results show that the proposed algorithm allows robust and flexible swarm structures against the distortions in topology caused by external factors. In this way, swarm applications such as area coverage, target tracking or detection, collision avoidance, and defense or attack can be performed.Article Continuous Time Threshold Selection for Binary Classification on Polarized Data(2019) Sağlam, Ali; Baykan, Nurdan AkhanBinary classification is used to distinguish some of the data elements from others in a meaningful way according to certain characteristics. Supervised classification techniques often use the ground-truth data, which assists to determine the distinctive characteristics of the elements to be extracted from the data. These techniques also generate new features for all of the data using the current features in accordance with the ground-truth data. One of the purposes of generating new features is to polarize the data elements (to be extracted and others) toward the separate pools on a coordinate axis for binary classification. In this way, the binary classification process is easy using only a threshold value on the axis. In this work, the Linear Discriminant Analysis (LDA) is used to polarize the data and a threshold selection algorithm is proposed, which use the harmonic mean F-score values of the binary classification outputs resulting from some specific threshold values. The key condition in the proposed method is that the most suitable threshold must give the best classification score (F-score value) and other threshold values must give lower classification scores as they become distant from the best threshold value (move away toward the ends of the axis). The proposed method is experimented for binary classifications of some meaningful elements on a remote sensing image taken from a 2D semantic labelling dataset that has the ground-truth images. The proposed method convergences the best threshold value continuously in logarithmic time.Article Design and Implementation of a Quasi-Z Inverter(Pamukkale Univ, 2022) Endiz, Mustafa Sacid; Akkaya, RamazanIn this study, single phase quasi-Z-source inverter (QZSI) circuit was designed and realized which is an improved version of ZSI and offers a unique power conversion concept by eliminating the conceptual and theoretical limitations of the conventional current and voltage source inverters. Simple boost PWM control technique has been employed to the switches using NUCLEO-F411RE development board since this technique doesn't involve low-frequency ripples on the passive components of the impedance network and has lower distortions at the output. It has been shown that the developed QZSI circuit can work as a buck-boost converter at different shoot-through duty ratios. At the output of the circuit up to 300W, the AC output voltage is obtained with 85% efficiency. It has been observed that simulation and experimental results carried out in the laboratory environment are compatible.

