TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections by Journal "Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi"
Now showing 1 - 19 of 19
- Results Per Page
- Sort Options
Article Arazi Toplulaştırma Projelerinde Mülakat ve Blok Öncelik Esaslı Dağıtım Modellerinin Karşılaştırılması: Aydın İli Örneği(2020) İşcan, Fatih; Çiylez, Ayşenur; Erkek, Dilşah; Çınar, SultanArazi toplulaştırması teknik, ekonomik ve sosyal yönleri olan çok disiplinli, çok kapsamlı ve birçok işlem adımı olan tarımsal projelerdir. Arazi toplulaştırma çalışmalarında dağıtım aşaması, projenin en zor ve en karmaşık adımlarından biridir. Projelerin başarıya ulaşmasında ve çifti memnuniyetinin sağlanmasında son derece önemli bir yere sahiptir. Türkiye’de dağıtım işlemi mülakat ( mülakat esaslı dağıtım) yapılmak suretiyle gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte pek çok akademik çalışmada dağıtım işleminin daha başarılı sonuçlara ulaşabilmesi için farklı modeller de önerilmektedir. Bu çalışmada; çiftçi tercihleri alınmadan sadece parsel büyüklüklerini dikkate alan blok öncelik esaslı dağıtım modeli Aydın ilinin Koçarlı ilçesindeki Sobuca, Halilbeyli ve Tekeli köyleri için uygulanmıştır. Blok öncelik esaslı dağıtım modeli (Model B) sonuçları ile mülakat esaslı dağıtım modeli (Model A) sonuçları karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; blok öncelik esaslı modelin hisseli parsel sayılarını ve işletme başına düşen parsel sayılarının artmasında mülakat esaslı dağıtım modeline göre daha başarılı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir.Article Arsa En Etkin ve En Verimli Kullanım Analizi: Tkgm Oran Yerleşkesi Örneği(2021) Erkek, Bilal; Erkek, Elif; Yalpır, ŞükranSon yirmi yıl içerisinde taşınmaz sektöründe yeni yaklaşımlar kullanılmaya başlanmıştır. Bu yaklaşımlar toprağın hala temel iki yatırım aracından birisi olduğunu göstermektedir. Günümüz yatırım araçları arasında her ne kadar hisse senetleri, devlet tahvilleri vb. olsa da insanoğlu toprak ve altından asla vazgeçmemiştir. Taşınmaz yatırım kararlarında; sermaye, proje ve yer seçimi esaslarına dayanan taşınmaz geliştirme ve taşınmaz değerleme birbirini tamamlayan aşamalardır. Bu çalışmada, taşınmaz geliştirmenin olmazsa olmaz üç bileşeninden arsa ve sermayenin olduğu projenin hangisi olması gerektiği konusunda karar vericilere alternatifler ve bu alternatiflerin gelecekteki getirileri incelenmiştir. Çalışmada ele alınan alanı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) Oran yerleşkesi olup kullanılan yöntem en etkin ve en verimli kullanım analizidir (EVKA). Oran yerleşkesinin bulunduğu bölgeye ilişkin veriler toplanmış, düzenlenmiş ve analiz çalışmalarında kullanılmıştır. Bölgenin ihtiyaçlarına göre elde edilen sonuçlar, alternatifler ve öneriler paylaşılmıştır. Aynı zamanda gelişen teknolojilere bağlı olarak gerçek zamanlı bir EVKA yapılabilmesi için PROPTECH yatırımcılarına yönelik önerilere de yer verilmiştir.Article Beacon Tabanlı Mesafe Bilgisinin Ortam Şartlarına Göre Belirlenerek Üçgenleme Algoritmasıyla Test Edilmesi(2024) Çakır, Recep; Doğanalp, SerkanBluetooth teknolojisi son yıllardaki gelişimiyle oldukça kullanışlı hale gelmiştir. Özellikle Bluetooth Low Energy (BLE) bu alandaki en önemli gelişmelerden bir tanesidir. Daha az enerjiyle daha uzun süreli kaliteli veri alışverişi BLE’nin temel özelliğidir. BLE alt yapısı sağlık, spor, araç içi cihazlar, akıllı ev, pazarlama ve daha birçok alanda kullanılan elektronik cihazlarda bulunmaktadır. BLE alt yapısını kullanan Beacon teknolojisi de bu cihazlardan biridir. Beacon teknolojisi BLE alt yapısına sahip kullanıcıya tek taraflı veri ileten, diğer akıllı cihazlarla etkileşime giren basit, küçük, kablosuz cihazlardır. Bu teknoloji konum bilgisi ile de bütünleşik halde kullanılabilmektedir. Beacon teknolojisinin konum bazlı kullanımında proximity (yakınlık), fingerprint (parmak izi), trilateration (üçgenleme) başta olmak birçok konumlandırma algoritması geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Beacon teknolojisinin konum bazlı kullanımında Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafenin sağlıklı bir şekilde belirlenmesi gerekir. Beacon teknolojisinde bu bilgi üretici firma tarafından kullanıcılara standart bir değer olarak sunulmakla birlikte kullanıcı bu mesafeyi ortam şartlarına göre de belirleyebilmektedir. Bu çalışmada Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafenin ortam şartlarına göre belirlenmesi amacıyla 6 farklı test planı gerçekleştirilmiştir. Testler 3x3 m’den 8x8 m’ye kare yerleşim planlarına göre yapılmıştır. Belirlenen mesafe bilgisi ile üçgenleme algoritmasının Beacon tabanlı kullanılabilirliği de bu test planları kullanılarak araştırılmıştır. Testler üçgenleme algoritması için en uygun Beacon saha yerleşimi baz alınarak yapılmıştır. Yapılan testlerin genelinde ortam şartlarına göre belirlenen mesafe bilgisi, üretici firma tarafından kullanıcılara sunulan standart mesafe bilgisinden daha iyi sonuç vermiştir. Üçgenleme algoritmasının Beacon tabanlı kullanımı için ise genel anlamda üretici firma tarafından sağlanan mesafe bilgisi daha iyi sonuç vermiştir.Article Characterization of Stimuli-Responsive Acrylamide/Sodium Methacrylate/Kaolin Semi-Interpenetrating Polymer Network Composite Hydrogels(2023) Güzel Kaya, Gülcihan; Deveci, HüseyinWith the advantages of their self-healing, stimuli-response ability, water sorption capacity and shape memory, hydrogels have been commonly utilized. However, new strategies have been developed to enhance mechanical and thermal properties of hydrogels in addition to increase their water sorption. In this study, stimuli-responsive acrylamide/sodium methacrylate based hydrogels were synthesized with the optimization of sodium methacrylate amount by free radical polymerization. With the incorporation of optimum amount of polyethylene glycol 400 (PEG-400) into the hydrogel network, semi-interpenetrating polymer network (semi-IPN) hydrogels were prepared. With the addition of kaolin, swelling properties of the semi-IPN composite hydrogels were investigated in water under the effect of different pH and temperature. Maximum swelling percent of the semi-IPN composite hydrogels was determined as 24214% at pH 7 and 25 °C. Fourier transform infrared spectroscopy (FTIR) analyses revealed that hydrogel samples were successfully synthesized. Morphological structure of hydrogel samples was examined by scanning electron microscopy (SEM) analyses. Both of the water motion through the hydrogel layered structure and water diffusion into the pores made the semi-IPN composite hydrogel more swollen material compared to the acrylamide/sodium methacrylate based hydrogel.Article Çok Amaçlı Dağınık Arama Algoritmasının Zdt-dtlz Test Problemleri Üzerinde Uygulanması(2024) Haber, Zeynep; Uğuz, HarunDağınık arama algoritması, tek amaçlı optimizasyon problemlerinin çözümünde sıkça kullanılan bir yöntemdir. Ancak, çok amaçlı problemlerle başa çıkmak oldukça zorlu bir süreçtir. Bu makale, çok amaçlı optimizasyon problemleriyle başa çıkabilmek için \"Dağınık Arama Algoritması\" (DA) olarak adlandırılan yöntemin genişletilmesine yönelik bir öneri sunmaktadır. Önerilen yaklaşım, DA algoritmasına çok amaçlı optimizasyon algoritması olan Baskın Olmayan Sıralama Genetik Algoritması II (NSGA-II) yöntemindeki Yoğunluk Mesafesi (CD) ve Hızlı Bastırılmamış Sıralama kavramlarını ekleyerek hibrit çok amaçlı optimizasyon algoritması önermektedir. Bu önerilen algoritma, ZDT ve DTLZ test problemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan deneysel sonuçlar, önerilen Çok Amaçlı Dağınık Arama(ÇADA) algoritmasının 19 farklı çok amaçlı optimizasyon yöntemi ile karşılaştırıldığında, ZDT problemi için 2.40 IGD ortalama ile birinci sırada, DTLZ probleminde ise 0.0035 IGD ortalama değeri ile altıncı sırada yer aldığını göstermektedir. Bu sonuçlar, önerilen algoritmanın karşılaştırılabilir düzeyde başarılı bir performansa sahip olduğunu ortaya koymaktadır.Article Csf (cloth Simulation Filtering) Algoritmasının Zemin Noktalarını Filtrelemedeki Performans Analizi(2020) Karasaka, Lütfiye; Keleş, Sultan HilalYeryüzüne ait sayısal modellerin üretilmesinde LiDAR teknolojisi geleneksel yöntemler ile kıyaslandığında emek, zaman ve doğruluk açısından büyük avantajları ile ön plana çıkmaktadır. Düzensiz bir nokta bulutu topluluğundan oluşan LiDAR verilerini işlemek oluşturacağımız sayısal modeller için önemli bir süreçtir. Bu süreç içinde, ham LiDAR verilerinin filtrelenmesi önemli aşamalardandır. LiDAR verilerini filtreleyerek zemin noktalarını belirleyen açık kaynak kodlu ve ticari yazılımlarda birçok farklı filtreleme algoritmaları vardır. Yapılan çalışmalar incelediğinde her algoritmanın farklı arazi yüzeyleri için güçlü ve zayıf yönleri öne çıkmaktadır. Her algoritma içeriğinde farklı parametreleri barındırır. Bu çalışmada büyük çoğunluğunun sık ormanlık alanlardan ve dik yamaçlardan oluşan zorlu bir arazi yüzeyi için açık kaynak kodlu bir yazılımda bulunan CSF (Cloth simulation filter) algoritmasının zemin noktalarını filtrelemedeki performansı test edilmiştir. Farklı parametre değerleri ile yapılan filtrelemeler sonucunda CSF algoritmasındaki grid çözünürlüğü parametresinin zemin noktası belirlemede önemli olduğu, dik ve eğimli bir çalışma alanı için düşük değerlerle daha fazla zemin noktası belirlediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca filtreleme sonucu üretilen arazi modelleri incelendiğinde kaldırılamayan objeler için manuel filtreleme gerekliliği sonucuna varılmıştır.Article Derivation of Dimensionless Governing Equations for Axisymmetric Incompressible Turbulent Flow Heat Transfer Based on Standard K-? Model(2020) Canlı, Eyüb; Bilir, ŞefikIn this work, equations that govern axisymmetric incompressible turbulent flow for heat transfer calculations are derived assuming constant thermo-physical properties and a specific nondimensionalization scheme. Vector algebra is used for expanding vector form of governing equations in cylindrical coordinate system. Emphasis is on the derivatives of unit vectors according to azimuthal direction. Reynolds decomposition is used for separating time averaged terms and Reynolds Stress terms. Standard k-? turbulence model is selected for solving closure problem due to the Reynolds stresses. Organization of the governing equations after model inputs is done explicitly. Also, parameters that constitute nondimensionalization scheme are given. Evaluations of the complete process are given. Two major aims of the work are presenting necessary equations explicitly and revealing some key steps for reorganization of the equations. It is also aimed to present novel illustrations in order to contribute comprehension of the concepts.Article Determining the Suitability of Lands for Agricultural Use With the Best-Worst Method(2023) Akyüz, Gamze; Yalpır, Şükran; Ertunç, ElaThe interaction of agricultural activities with the land starts with soil in the production part and continues until the consumption stage. Sustainable agricultural land for their use, a database regarding their current potential should be created and the land prepared based on this database should be evaluated by considering the use planning. The suitability of Ankara province lands for agricultural use by making use of the Geographical Information System analysis was carried out. To determine the suitability for agricultural use; Major Soil Groups, Land Use Capability Classes, soil depth, degree of erosion, elevation, slope, aspect, precipitation, and temperature criteria were used. This was done with the Best-Worst method, which is one of the multi-criteria decision-making approaches. It was ensured that the best and worst of the nine factors were determined by the decision makers. In the last layer, because of the analyzes made for the province of Ankara, the most appropriate land use map was created based on the natural abilities and capabilities of the lands. It has been determined that the most affecting criterion is Large Soil Groups, and Ankara's Kızılcahamam, Çankaya and Mamak districts are not very suitable for agricultural use, but other districts are generally suitable for use.Article Elipsoidal Yükseklik Değişiminin Hassas Nokta Konumlamaya Etkisi(2019) Arıkan, Duygu; Abbak, Ramazan AlpayGNSS (Global Navigation Satellite Systems - Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri) yardımıyla tek noktanın mutlak konum belirlemesi, literatürde Hassas Nokta Konumlama (PPP: Precise Point Positioning) olarak adlandırılmaktadır. Alıcının tek olması nedeniyle PPP’nin doğruluğu yerbilimleri çalışmalarında araştırma konusudur. Bu çalışmada yükseklik değişiminin hassas nokta konumlarına etkisi global olarak irdelenmiştir. Bu amaçla 20 IGS istasyonunun 24, 12, 6, 3, 1 saatlik gözlemleri kullanılmıştır. Bu veriler internet tabanlı değerlendirme servisi CSRS ve akademik yazılım Bernese (v.5.2) ile değerlendirilmiştir. Bernese yazılımının BPE modülü kullanılmıştır. Sonuçlar, yükseklik değişiminin nokta konum doğruluğuna etkisi olmadığını göstermektedir.Article Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Yeterlikleri Açısından Gelişmiş Ülkeler ile Türkiye’nin Karşılaştırılması(2018) Çay, Tayfun; Boz, YükselFarklı amaçlar için gerekli olan gayrimenkul değerinin tahmin edilmesi için gerekli yeterliğe, yeteneğe ve deneyime sahip olan ve bu tahmini gerçekleştirirken de bağımsız, tarafsız ve objektif davranacağı beklenen kişilere “değerleme uzmanı” adı verilir. Bir gayrimenkulün değerinin ne olduğundan ziyade o gayrimenkule ilişkin belirli bir değerin (Örneğin; alternatif kullanım değeri, zorunlu satın alma değeri, mevcut kullanım değeri, piyasa değeri, artık değer, kullanımdaki değeri vd.) ne olduğu sorusu daha doğru olacaktır. Bu tür bir sorgulama özel uzmanlık bilgisi gerektirir ve bu noktada gayrimenkul değerleme uzmanları devreye girer. Gayrimenkul değerleme uzmanının değer konusuda bir yargıya varabilmesi için gayrimenkulün inşaat biçimi, malzemesi, araştırma yöntemleri, hesaplama, hukuk, finansman, ekonomi, raporlama, müzakere ve daha birçok konuda yetenek ve bilgi sahibi olması gerekir. Bu yeterliliklerin değerleme uzmanlarına kazandırılması için farklı ülkeler farklı gereksinimler tanımlamıştır. Bu çalışmada üç farklı kıtadan dört farklı ülkede değerleme uzmanlığı için tanımlanan şartlar araştırılmıştır. Amerika kıtasından Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada, Asya kıtasından Japonya ve Avrupa kıtasından Türkiye (Asya ve Avrupa arasında köprü), gayrimenkul değerleme uzmanı olabilmek için gerektirdikleri şartlar ve bu konuda sorumlu kuruluşlar açısından incelenmiştir. Gayrimenkul ile ilişkili tasarruf ve işlemlerde bulunan paydaşların finansal problemlerle karşı karşıya kalmaması, gayrimenkul sektörünün neden olduğu ekonomik çöküşlerin geçmişte olduğu gibi tekrarlanmaması açısından gayrimenkul değerleme büyük önem arz etmektedir. Dünyada yaşanan finansal krizlerin çoğunda başlıca sebeplerden biri olarak karşımıza çıkan gayrimenkul değerleme konusundaki eksiklikler, değerleme konusunda düzenleyici kurumlar ve ciddi eğitim ve yetkilendirme süreçleri ile giderilebilir. Bu noktadan hareketle, Türkiye’de uluslararası standartlar dikkatlice incelenmeli, ulusal değerleme standartları tanımlanmalıdır.Article Gnss Tekniği ile Düşey Yöndeki Deformasyonların Araştırılması(2022) Bilgen, Burhaneddin; İnal, CevatYerkabuğunda ve mühendislik yapılarında deformasyonların izlenmesi ve analizi jeodezinin önemli konuları arasında yer almaktadır. Deformasyonların izlenmesi amacıyla genel olarak referans ve obje noktalarından oluşan bir jeodezik ağ oluşturulur. Ağ noktalarındaki hareketler analiz edilerek deformasyon araştırması yapılır. Bu hareketlerin belirlenmesine yönelik ölçmeler klasik teknikler ile yapılabileceği gibi GNSS teknikleriyle de yapılabilmektedir. Statik konum belirleme yöntemi, bu tür hassas jeodezik uygulamalarda yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu çalışmada; GNSS tekniğinin düşey yönlü deformasyonları belirleyebilme kapasitesi araştırılmıştır. Bu amaçla, Selçuk Üniversitesi Kampüs alanında bir mikro jeodezik ağ tasarlanmıştır. Tasarlanan ağda obje noktası üzerine sanal deformasyonlar oluşturmaya yarayan bir düzenek yerleştirilmiş ve düşey yönde sanal deformasyonlar meydana getirilerek periyot ölçüleri gerçekleştirilmiştir. Periyot ölçüleri Bernese v5.2 bilimsel GNSS yazılımı ile değerlendirilmiş, GNSS ağlarında deformasyon analizi gerçekleştirmek amacıyla geliştirilen yazılım kullanılarak İteratif Ağırlıklı Benzerlik Dönüşümü Yöntemiyle analiz edilmiş ve belirlenen deformasyonlar ölçü günlerindeki iyonosferik aktiviteler de dikkate alınarak sanal deformasyon değeriyle kıyaslanmıştır. Analizler sonucunda sanal deformasyon değeriyle uyuşumlu vektörel deformasyon büyüklükleri elde edilmiş ve koordinat bileşenleri yönündeki hareket büyüklüklerinin de düzenek üzerinde verilen sanal deformasyon miktarıyla uyuşumlu olduğu görülmüştür.Article İleri Biyolojik Kentsel Atıksu Arıtma Tesisinde Seçilmiş Antibiyotiklerin Oluşumu, Akıbeti ve Giderimi(2024) Dolu, Taylan; Nas, BilgehanAtıksu arıtma tesisleri (AAT'ler), antibiyotiklerin doğal ortama geçişi için en önemli noktasal kaynaklardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, sırasıyla kinolon, sülfonamid ve makrolid gruplarına ait üç antibiyotik bileşik siprofloksasin (CIP), sülfametoksazol (SMX) ve azitromisinin (AZI) büyük ölçekli kentsel bir AAT'deki oluşumu, akıbeti ve uzaklaştırılması mevsimsel olarak araştırılmıştır. İncelenen antibiyotiklerin ham atıksulardaki oluşum konsantrasyonları yaz mevsiminde yaklaşık 0,26 ile 0,73 μg/L arasında bulunurken kış mevsiminde ise yaklaşık 0,41 ile 4,6 μg/L aralığında belirlenmiştir. Çalışılan ileri biyolojik AAT'nin ön arıtma kademesinde antibiyotikler için elde edilen giderim verimleri çok yüksek olmamak ile birlikte ön arıtma kademesinde en fazla arıtılan bileşik CIP (%23,8'e kadar) olarak belirlenmiştir. AAT'de araştırılan antibiyotiklerin toplam giderim verimleri esas olarak AAT'nin biyolojik arıtma kademesine bağlı olarak değişiklik göstermiştir. Aynı zamanda biyolojik arıtmada antibiyotikler için elde edilen giderim verimleri de mevsimlere bağlı olarak önemli ölçüde değişmiştir. İncelenen tüm antibiyotik bileşikler arasında AAT'de elde edilen toplam giderim verimi açısından mevsimlerden en az etkilenen bileşiğin AZI olduğu belirlenmiştir. Yıllık ortalama toplam giderim verimlerine göre AAT'de; SMX (%25,7), CIP (%71,3) ve AZI'nin (%89,2) sırasıyla düşük, orta ve yüksek oranda arıtıldığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, ileri biyolojik AAT'nin toplam antibiyotiklerin tamamen giderilmesi için yetersiz olduğu belirlenmiştir.Article Konya Güneyindeki Miyosen Yaşlı Karbonatlı Kayaçların Doğal Yapıtaşı Olarak Kullanılabilirliğinin Değerlendirilmesi(2022) Arık, Fetullah; Uysal, Figen; Özen, YeşimKonya ilinin güneybatısında Hatıp-Pamukçu-Dikmeli-Karadiğin-Çayırbağı köylerinin arasında yer alan Üst Miyosen yaşlı Ulumuhsine formasyonunun açık kahverengi, kirli sarı, bej ve krem renkte gölsel kireçtaşlarından (Gödene taşı) alınan blok malzeme genellikle iyi tabakalanmalı olup tabaka kalınlıkları 10 cm ile 2 m arasında değişmektedir. Tabaka yüzeyleri oldukça temiz ve düzgündür. Sığ göl ortamında geliştiği için çürüme sonucu gözenekli ve kovuklu bir yapı kazanmıştır. Petrografik olarak incelenen Ulumuhsine kireçtaşı, renk, desen ve doku uyumu bakımından piyasada aranan özelliktedir. Ulumuhsine formasyonuna ait gölsel kireçtaşlarına, TS 699 standartlarına uygun olarak, fiziksel ve mekanik özelliklerini belirlemek amacı ile birim hacim ağırlık tayini, porozite, boşluk oranı, ağırlıkça su emme ve don sonrası ağırlık kaybı, tek eksenli basınç dayanımı, eğilme direnci, darbe direnci, Böhme yüzeysel aşınma direnci deneyleri yapılmıştır. TS 699 ve TS 11143 standartlarına göre yapılan deneyler neticesinde Konya güneyindeki Miyosen yaşlı karbonatlı kayaçların yapı ve kaplama taşı olarak kullanılabileceği, ancak darbe direnci ve Böhme yüzeysel aşınma direnci değerlerinin düşük çıkması nedeniyle daha çok kaplamada tercih edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bölgede yaklaşık olarak 4.000.000 m3 üretilebilir kireçtaşı rezervi hesaplanmıştır.Article Predicting Strength Parameters of Igneous Rocks From Slake Durability Index(2018) Bozdağ, Ali; İnce, İsmailThe aim of this study is to evaluate and develop statistical models for predicting the strengthparameters (point load strength, uniaxial compressive strength and Brazilian tensile strength) ofigneous rocks, using slake durability index (SDI). In this study, the index, mechanical and slake durabilityindex parameters of the 23 rock samples collected from different locations of the Central Anatolia havebeen detected by testing. A very high exponential relation between the strength parameters and SDIwas found out. However, it has seen that the equations developed cannot estimate the strengthparameters when SDI values greater than 98%. The relationship between strength parameters and SDIwas reexamined in the case of SDI values being greater and less than 98%, and very high correlationswere developed for strength parameters. These developed empirical equations can be applicable forigneous rocks having similar geomechanical properties.Article Rüzgar Gücü Tahmininde Genetik Algoritma ile Öznitelik Seçimi(2022) Yürkyılmaz, Ece; Yağmur, SercanSürdürülebilir gelişim için yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Bu kaynaklardan birisi de rüzgar enerjisidir. Rüzgarın stokastik yapısı nedeniyle rüzgar hızı ve rüzgar gücünün tahmini son yıllarda araştırmacılar tarafından oldukça ilgi çeken bir konu haline gelmiştir. Yapılan çalışmada Türkiye’de yer alan bir rüzgar türbini için 2018 yılı boyunca SCADA sistemi ile elde edilen veri seti ile aynı konum için NASA tarafından paylaşılan meteorolojik veri seti kullanılarak rüzgar gücü tahmini gerçekleştirilmiştir. Girdi değişkenleri olarak SCADA sisteminden çekilen rüzgar hızı, rüzgar yönü ve teorik güç eğrisi; NASA sisteminden çekilen meteorolojik parametreler ve rüzgar gücüne ait geçmiş veriler kullanılmıştır. Modelde yer alan ve hesaplama karmaşıklığına neden olan gereksiz öznitelikler model performansını artırmak amacıyla sarmal seçim yöntemi ile modelden çıkarılmıştır. Sarmal seçim yöntemi olarak Genetik Algoritma (GA) kullanılmıştır. Yapılan çalışmada hem farklı makine öğrenme algoritmalarının tahmin gücü, farklı performans ölçütlerine göre karşılaştırılmış hem de öznitelik seçiminin modele etkisi değerlendirilmiştir. GA ile önerilen nihai modelde değişken sayısı 47’den 9’a indirgenerek gereksiz değişkenler modelden uzaklaştırılmış ve en az sayıda değişken ile R2 değeri 0,98 olan güçlü bir tahmin modeli elde edilmiştir.Article Seydiler Bölgesi (afyonkarahisar) Diyatomitinin Bitkisel Yağların Ağartılmasında Kullanım Olanaklarının Araştırılması(2021) Duman, Erman; Yılmaz, Ahmet; Dülger, Alper; Duman, SabireBu çalışmada; Seydiler Bölgesi (İscehisar, Afyonkarahisar) diyatomit ocağına ait diyatomit kullanılarak üretilen kalsine ve flaks kalsine diyatomitin mineralojik, jeokimyasal ve fiziksel özellikleri ile diyatomit örneklerinin bitkisel yağların ağartılması işlemindeki performansı incelenmiştir. X-ışını kırınımı (XRD) incelemelerinde doğal diyatomitin büyük oranda amorf silisten meydana geldiği, düşük oranda opal-CT/kristobalit, tridimit ve kuvars minerallerini içerdiği, diğer taraftan ağartma toprağının çoğunlukla simektit mineralinden oluştuğu ve az oranda ise illit, kuvars, feldispat ve dolomit minerallerini ihtiva ettiği belirlenmiştir. Diyatomitin ekonomik olarak kullanımındaki en önemli faktörlerden birisi olan SiO2 içeriği % 89,132 olarak belirlenmiş olup, bu değer ticari olarak kullanım için arzu edilen oranın üzerindedir. Diyatomitlerin yağ ağartma performansları ayçiçek ve kanola yağlarında gerçekleştirilmiştir. Ayçiçek yağında, kontrol grubu değerlerine (L* 77.09; a*-6.21; b*43.23) parlaklık, kırmızı renk ve sarı renk yönünden en çok yaklaşan diyatomit çeşitlerinin; parlaklık yönünden doğal diatomit (15 dk; L* 73.39), kırmızı renk bakımından kalsine diatomit (15 dk; a*-6.29) ve sarı renk bakımından ise flaks kalsine diyatomit’in (30 dk; b*35.64) olduğu tespit edilmiştir. Kanola yağında da farklı değerler belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda; uygulanan renk açma prosesi sürelerine göre bu diyatomit türlerinin, renk açma düzeylerinin değişebileceği ve gıda teknolojisinde yaygın kullanılan ticari ağartma toprağına yakın değerlerin elde edilebileceği tespit edilmiştir.Article Türkiye Piyasasında Satılan Bazı Talk Pudralarının Mineralojik ve Yarı Nicel Kimyasal Bileşimi(2022) Kürkyılmaz, Muazzez; Karakaya, NecatiTürkiye'de satılan talk pudralarından 40 adeti, insan sağlığı için tehlikeli krizotil ve tremolit gibi mineralleri içerip içermediğini araştırmak amacıyla incelenmiştir. Pudralarının mineralojik ve yarı nicel kimyasal analizleri yapılmıştır. Pudralar talk yanında çoğunlukla kalsit, kaolinit, manyezit, simektit/klorit, dolomit, kuvars ve nadiren krizotil (?) ve tremolit belirlenmiştir. Kalsit içeriğinin bazı numunelerde talka yakın olduğu belirlenmiştir. Talk, tremolit ve krizotil kristalleri kısmen yassı kısmen de sivri, kıymık şeklindedir. Ayrıca iğnemsi, bükülmüş, ipliksi morfolojide kristaller de belirlenmiştir. Liflerde yığın görünümlü bazen çubuksu, borumsu, levhamsı şekillerde de gözlenmiştir. Çubuksu kristallerin boyu krizotil için literatürde verilenlerden büyüktür (≥5m). Yapılan yarı nicel kimyasal bileşim analizinde silikat minerallerinin yapısında bulunan özellikle Si ve Mg yanında birçok kristalde Fe, Ca ve Al içeriği de tespit edilmiştir. Çubuksu/ipliksi morfolojideki krizotilin yapısal formülündeki Mg:Si=3:2 oranıyla aynı oran belirlenmiştir. Genelde Si içeriği Mg'dan çok daha yüksek iken, birkaç analizde bu elementlerin içeriği eşite yakın bulunmuştur. Bazı kristallerde Fe veya Al içeriği de belirlenmiş olup Fe içeriği dikkate alınmalıdır. Zira Fe, asbest minerallerinde biyolojik sistemde dokularda kanser oluşturma riskine neden olabilir. Ayrıca mikron boyutlardaki kuvars silikozis oluşturma riski taşıyabilir.Article TUSAGA-Aktif İstasyonlarındaki Meteorolojik Hava Olaylarının Hassas Nokta Konumlamaya Etkisi(2021) İnal, Cevat; Bilgen, Burhaneddin; Bülbül, SercanHassas Nokta Konumlama (PPP), santimetre mertebesinde konum doğruluğu sağlayan bir teknik olarak geliştirilmiş ve günümüzde bilimsel çalışmalarda yaygın olarak kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. PPP tekniğinde, tek bir GNSS alıcısından elde edilen ham verilerin hassas uydu yörünge ve saat düzeltmeleri kullanılarak değerlendirilmesi sonucunda cm mertebesinde doğruluk elde edilebilmektedir. Bu çalışmada; Batı, Orta ve Doğu Anadolu’da yer alan ikişer adet TUSAGA-Aktif istasyonundaki meteorolojik hava olaylarının PPP’ye etkisi birden fazla internet tabanlı değerlendirme servisiyle araştırılmış ve sonuçlar istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda; Batı Anadolu’da AFYN ve ESKS, Orta Anadolu’da KAYS ve SIVS, Doğu Anadolu’da ise ERZR ve VAN1 istasyonları seçilmiştir. Bu istasyonlara ait farklı meteorolojik etkiler altında veri kayıt aralığı 30 saniye olan 30 gün 24 saatlik RINEX verileri temin edilmiştir. Temin edilen veriler internet tabanlı PPP servislerinden; Canadian Spatial Reference System – PPP (CSRS-PPP), GNSS Analysis and Positioning Software (GAPS) ve MagicGNSS kullanılarak değerlendirilmiştir. İnternet tabanlı servislerden elde edilen koordinatların gerçek koordinat değerlerinden farkları alınarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda tüm hava koşullarında MagicGNSS’in en iyi sonuçları verdiği, yağmurlu ve karlı hava koşullarının internet tabanlı PPP servislerinin doğruluğunu etkilediği görülmüştür.Article Tusaga-aktif Noktaları Kullanılarak Bölgesel Tec Değerlerinin Belirlenmesi(2020) Bülbül, SercanGNSS (Global Navigation Satellite Systems - Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri) sinyalleri alıcıya ulaşıncaya kadar birçok tabakadan geçmektedir. Bu tabakalardan iyonosfer, günün saatine, mevsimlere, coğrafi konuma ve güneşteki patlamalara bağlı olarak sürekli değişim halindedir. İyonosferin karakteristik özelliği TEC (Total electron content - Toplam Elektron Yoğunluğu) ile belirlenmektedir. TEC, GNSS ölçülerini direk olarak etkilemez fakat üretilen kombinasyonlarla kestirilebilir. Bu çalışmada Türkiye’ nin kuzey doğusunda bulunan 13 TUSAGA-AKTİF istasyonu ile 12 IGS (The International GNSS Service- Uluslararası GNSS Servisi) istasyonunun bulunduğu toplam 25 istasyon seçilmiş ve değerlendirilmiştir. Değerlendirmede Bernese v5.2 Bilimsel GNSS yazılımı kullanılmıştır. 2009 yılından 2015 yılına kadar TEC değerleri ikişer saat aralıklarla hesaplanmıştır. Tek Tabaka Modelinin kullanıldığı çalışmada GNSS ölçülerinden elde edilen TEC değerleri, CODE(The Centre for Orbit Determination in Europe -Avrupa yörünge belirleme merkezi), ESA (The European Space Agency -Avrupa Uzay Ajansı), Jet Propulsion Laboratory (JPL) tarafından yayınlanan global iyonosfer haritası (GIM-TEC) ve uluslararası iyonosfer referans modeli programından elde edilen TEC (IRI TEC) değerleriyle karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda bölgesel (RIM) TEC değerleri ile gobal (CODE, ESA, JPL) TEC değerleri arasında büyük oranda benzerlik olduğu ve aralarındaki farkın en fazla 2,58 TECU olduğu görülmektedir. IRI’ den elde edilen TEC değerleri bu dört değere nazaran daha düşüktür ve bölgesel TEC (RIM) değerleri ile aralarındaki fark 15.67 TECU (TEC unit)' ya kadar ulaşmaktadır.

