04. Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/7
Browse
Browsing 04. Enstitüler by Department "Enstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı"
Now showing 1 - 20 of 72
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Betonarme Binalarda Dayanım Fazlalığı Katsayısı Üzerine Bir İrdeleme(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Doğan, Talha Polat; Erkan, İbrahim HakkıYapıların analiz ve tasarım hususları üzerinde yeni bir düzenleme getiren ve 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren TBDY 2018 'de belirtilen koşullara uygun olarak dayanım fazlalığı katsayısı üzerine bir irdeleme yapılmıştır. Bu doğrultuda literatür incelemesi yapılmış ve TBDY 2018 'de belirtilen tasarım esaslarına bağlı kalarak 18 tip yapı modeli hazırlanmıştır. Bu modeller 4 kat, 7 kat ve 10 katlı olmak üzere 3 farklı bina yüksekliğinde tasarlanmıştır. Her bina yüksekliği için referans model teşkil etmesi için çerçeveli taşıyıcı sisteme sahip birer model, TBDY 2018 'in 7.6.1.3 Maddesi 'nde belirtilen tanıma uygun olacak şekilde taşıyıcı sistemlerinde ‰ 0.5, ‰ 1, ‰ 1.4, ‰ 1.7 ve ‰ 2 oranlarında betonarme perde eleman bulunduran 6 model tanımlanmıştır. Hazırlanan bu 18 tip yapı model, TDY 2007 üzerine yürürlüğe giren TBDY 2018 ile gelen değişimlerin de incelenmesi adına doğrusal analizler için her iki yönetmeliğe uygun olarak Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ve Mod Birleştirme Yöntemi ile 36 adet doğrusal analize tabi tutulmuştur. Bu analizler sonucu iki çözüm yöntemi için de TBDY 2018 'deki koşullar ile yapıların periyotlarının arttığı, taban kesme kuvvetlerinin azaldığı, yani kısaca yapıların daha sünek davranış sergilediği görülmüştür. Bu tezin genel amacı olan dayanım fazlalığı değerlerini belirlemek için TBDY 2018 'e göre Mod Birleştirme Yöntemi ile elde edilen sonuçlar kullanılmıştır. Dayanım fazlalığı katsayılarının belirlenmesi adına yapılan doğrusal ötesi analizlerde yığılı plastik davranış kabulü ile statik itme analizi tercih edilmiştir. Plastik mafsal boyu değişiminin dayanım fazlalığı katsayısı üzerindeki etkisinin incelenmesi için her model için 6 farklı Lp kullanılmıştır. Bu bölüm için toplamda 108 adet doğrusal ötesi analiz yapılmıştır.Analizler sonucu mafsal boyundaki değişimin push-over eğrisindeki akma sınırına kadar olan bölgede bir farklılık göstermediği, gözlemlenmiştir. Rijit diyafram kabul durumunun dayanım fazlalığı katsayısı üzerinde etkisini incelemek adına seçilen 6 tip model 3 farklı plastik mafsal boyu ile analiz edilmiştir. Hazırlanan 18 tip yapı modeli için toplamda 162 adet analiz yapılmıştır. Elde edilen dayanım fazlalığı katsayıları TDY 2018 'de belirtilen değerlerin altında kalmış olmasına rağmen tamamı 1 'den büyüktür. Bu da yapıların yeterli dayanımı sağladığı anlamına gelmektedir. Bu durumda konut türünde inşa edilecek binalar için ‰ 1 oranında betonarme perde içeren taşıyıcı sistem tasarımı, özenli yapılması halinde optimum çözüm olacağı sonucuna varılmıştır. Bina önemi artması ya da kat ötelenmelerinin önlenmesi durumlarında daha fazla perde oranı kullanılması önerilir.Master Thesis Betonarme Binaların Doğrusal Olmayan Hesap Yöntemleri ile Analizi Üzerine Bir Çalışma(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Yağlıkçı, Süleyman; Yüksel, Süleyman BahadırBu çalışmada ilk olarak konu ile ilgili genel bilgiler verilmiş ve konu ile ilgili yapılan çalışmalardan bahsedilmiştir. Sonra DBYBHY 2007 ve TBDY 2018' e göre doğrusal olmayan hesap yöntemleri ile yapı sistemlerinin performans analizinden bahsedilmiştir. Ardından sayısal incelemelere konu olan farklı tip betonarme taşıyıcı sistemlerin DBYBHY 2007 ve TS 500' e göre tasarımları yapılmıştır. Tasarımı yapılan farklı tip betonarme taşıyıcı sistemler mevcut bir yapı sistemi olarak varsayılmıştır. Bu doğrultuda tasarımı yapılan farklı tip betonarme taşıyıcı sistemlerin DBYBHY 2007' de tanımlanan artımsal eşdeğer deprem yükü yöntemine ve TBDY 2018' de tanımlanan sabit tek modlu itme yöntemine göre artımsal itme analizleri gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen artımsal itme analizleri sonucu farklı tip betonarme taşıyıcı sistemler için elde edilen kapasite eğrileri ve performans noktalarındaki deprem istemleri (tepe yer değiştirmeleri, taban kesme kuvvetleri, kat kesme kuvvetleri ve göreli kat ötelemeleri) karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmalar şekil ve çizelgeler üzerinde detaylı olarak incelenmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.Master Thesis Betonarme Bir Binanın Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ile Tdy 2007 ve Tbdy 2018 Yönetmeliklerine Göre Analizi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Hava, Şeyda; Döndüren, Mahmud SamiAktif bir deprem kuşağında bulunan ülkemizde meydana gelen depremler sonucunda çok fazla can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Depremler nedeniyle yaşanılan kayıpların gün geçtikçe artması depreme dayanıklı yapı tasarımına daha fazla önem verilmesi gerektiğini göstermiştir. Bu doğrultuda depreme dayanıklı yapı kalitesinin arttırılması için gerekli kurallar ve standartlar deprem yönetmelikleri şeklinde ortaya çıkmıştır. Çıkarılan deprem yönetmelikleri teknolojinin gelişmesi, deprem alanında bilgi birikiminin artması sonucu belirli zamanlarda revize edilmektedir. Son çıkarılan yönetmelik; 18 Mart 2018 yılında resmi gazetede yayınlanan ve 1 Ocak 2019 yılından itibaren kullanılmaya başlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018)' dir. Deprem nedeniyle yaşanılan felaketlerin can ve mal kayıplarını en aza indirmek ve yapı kalitesini arttırmak; çıkarılan bu yönetmelikleri en iyi şekilde anlamak ve uygulamaya geçirmekle mümkün olur. Bu çalışmada TBDY 2018 ile TDY 2007 yönetmelikleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ilk bölümde deprem ve deprem etkisi sonucu yapılarda meydana gelen hasarlar incelenmiştir. Sonraki bölümlerinde TDY 2007 ile TBDY 2018 yönetmelikleri deprem hesabı açısından kıyaslanmış, seçilen modeller üzerinde sayısal olarak karşılaştırılması yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çerçeveli ve perdeli-çerçeveli taşıyıcı sisteme sahip, bodrumlu ve bodrumsuz şekilde seçilen modeller analiz edilmiştir. Modellerin İstanbul ve Konya' da olduğu ve Z1-ZA ve Z3-ZD olmak üzere iki farklı yerel zemin sınıfına sahip olduğu kabulü yapılmıştır. Seçilen modeller için TBDY 2018 ile TDY 2007' ye göre ayrı ayrı deprem analizleri yapılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak yapılan çalışmada TBDY 2018 ile kat deplasmanlarında artış gözlenirken kat kesme kuvvetlerinde genellikle bir azalma olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Betonarme Bir Yapının Statik ve Dinamik Analiz Sonuçlarının Tdy 2007 ve Tbdy 2018 Yönetmeliklerine Göre Karşılaştırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Ferlibaş, Mehmet; Döndüren, Mahmud SamiBu çalışmada STA4CAD programında modellenecek bir yapının TDY 2007 ve TBDY 2018'e göre Konya ve İstanbul illerine göre ayrı ayrı dayanıma göre tasarım yöntemlerinden Eşdeğer Deprem Yükü ve Zaman Tanım Alanında Mod Toplama Yöntemine göre statik ve dinamik analizleri yapılarak yönetmeliklerin karşılaştırılması yapılmıştır. Sonuç olarak hem Konya hem de İstanbul illeri için ayrı ayrı her iki yönetmeliğe göre betonarme bir yapıda kalıp, demir ve beton metrajlarında nasıl bir değişim gösterdiği perde-çerçeveli taşıyıcı sistemli yapılar için araştırılmıştır. Ayrıca seçilen bir deprem kayıtları kullanılarak Zaman Tanım Alanında Mod Toplama Yöntemine göre dinamik analiz yapılarak sonuçları karşılaştırılmıştır.Master Thesis Betonarme Kirişlerde Onarım ve Güçlendirme Yöntemlerinin Deneysel Olarak İrdelenmesi ve Maliyet Analizi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Alshlash, Salah; Erkan, İbrahim HakkıBetonarme yapı elemanlarının güçlendirilmesi amacıyla farklı tekniklerin uygulandığı bilinmektedir. Bu çalışmayla betonarme yapılarda önemli bir yeri olan kirişlerin eğilme ve kesme etkisi altındaki davranışları incelenmiştir. Bunun için ilk olarak kirişlere ön hasar verilmiş ardından karbon fiber takviyeli polimer (CFRP), çelik plaka ve mekanik bağlayıcılar ile onarım/güçlendirme yöntemleri denenmiştir. Yapılan deneysel çalışmada ½ ölçekli toplam 20 adet kiriş numunesi hazırlanmıştır. Numuneler 125x250x2500 mm boyutlarında dikdörtgen kesitli çekme bölgesinde 3?12, basınç bölgesinde 2?8 ve etriye aralıkları eğilme için ?5/10 cm, kesme için ?5/35 cm olacak şekilde üretilmiştir. Deney numuneleri dört noktadan statik düşey yüklemelere maruz kalmış olup a/d oranı 3.11 olarak ayarlanmıştır. Eğilme ve kesme kirişleri için bir adet referans kirişler belirlendikten sonra geriye kalan 9 adet eğilme ve 9 adet kesme kirişleri üçerli gruplara ayrılmıştır. Eğilme kirişleri için ayrılan her bir grup TBDY-2018'de var olan %1, %2 ve %3 deplasman hasar seviyelerine kadar yüklenmiştir. Ardından üç farklı malzeme ile onarım/güçlendirme yapılarak kapasitelerindeki değişim incelenmiştir. Kesme kirişleri ise referans numunenin maksimum yük taşıma kapasitesi belirlendikten sonra %50, %65 ve %85 seviyelerine kadar ön hasar deneylerine tabi tutulmuştur. Ardından üç farklı onarım/güçlendirme malzemeleri yardımıyla desteklendikten sonra yeniden teste tabi tutularak kapasitedeki değişim gözlenmiştir. Yapılan çalışmanın ardından eğilme kirişlerinde %1 hasar seviyesi için kapasitedeki %20 artışla karbon fiber ile onarım/güçlendirme yöntemi, %2 hasar seviyesi için %28 artışla karbon fiber ile onarım/güçlendirme yöntemi, %3 hasar seviyesi için için %23 artışla karbon fiber ile onarım/güçlendirme yönteminin en etkili olduğu görülmüştür. Kesme kirişleri için ise %50 hasar seviyesi için %41 artışla karbon fiber ile onarım/güçlendirme yöntemi, %65 hasar seviyesi için %47 artışla mekanik bağlayıcılar ile onarım/güçlendirme yöntemi ve %85 hasar seviyesi için %50 artışla mekanik bağlayıcılar ile onarım/güçlendirme yönteminin en başarılı yöntem olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan onarım ve güçlendirme çalışmalarında ise maliyet bakımından optimum sonucu mekanik bağlayıcıların verdiği görülmüştür.Master Thesis Betonarme Konsol İstinat Duvarları ile Geogrid Donatılı İstinat Duvarlarının Teknik ve Ekonomik Yönden Araştırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Yıldırım, Erkan; Demiröz, AtilaGeoteknik mühendisliğinde taş duvarlar yerlerini betonarme istinat duvarlara bırakmış olup günümüzde de betonarme istinat yapıları yerini donatılı istinat yapılarına bırakmıştır. Uygulamalarda betonarme duvarların görünümünün güzel olmaması sebebiyle zaman zaman taş duvarlar estetik amaçlı olarak kullanılmaktadır. Donatılı istinat duvarları betonarme istinat duvarlarına göre daha ekonomik ve inşasının hızlı olmasının yanı sıra şehir içi alt ve üst yapı geçişlerindeki estetik görünümü, taşıma kapasitesi düşük ve oturma problemleri olan zeminlerde kolayca uygulanabilmesi bu sistemin son yıllarda kullanılmasına neden olmuştur. Geogrid donatılı istinat duvarları bu konuda büyük bir üstünlük taşımakta ve sağladıkları mühendislik avantajlarının yanı sıra maliyetlerinin düşük olması nedeniyle betonarme istinat duvarlarından daha çok tercih edilmektedir. Bu çalışmada betonarme istinat duvarı ve çeşitlerinden bahsedilmiş, daha sonra geosentetik malzemelere değinilmiştir. Son olarak donatılı istinat duvarları hakkında bilgi verilmiş ve hesap teşkilleri incelenmiştir. Çalışmanın asıl amacı 4, 6, 8 ve 10 m yüksekliğinde, 24°-26°-28°-30° içsel sürtünme açılarında ve 10-15-20-25 kN/m² sürşarj yükleri altında betonarme konsol istinat duvarı ve donatılı istinat duvarı olmak üzere ayrı ayrı 64 farklı çözümleri yapılmış ve maliyetleri hesaplanmıştır. Bu çözümler ile tam faktöriyel tasarım metodu kullanılarak varyans (ANOVA) analizleri yapılmış ve yükseklik, içsel sürtünme açısı, sürşarj yükü değişkenlerinin maliyet üzerine etkileri araştırılmıştır. Böylelikle betonarme konsol ve geogrid donatılı istinat duvarlarının farklı yükseklik, içsel sürtünme açısı ve sürşarj yükleri altındaki maliyet değişimleri incelenmiştir.Master Thesis Betonarme Yüksek Binaların Tbdy-2018 Kapsamında Analizi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Kapıdaş, İlyas Furkan; Arslan, Musa HakanBu çalışmada dünyada ve ülkemizde yaygınlaşan betonarme yüksek binaların (BYB) incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yüksek yapı analizlerinde önemli noktalar literatür taraması ile incelenmiştir. Bu kapsamda yüksek bina sınıfı yapıların tarihsel gelişimi ve bu doğrultuda yüksek binaların taşıyıcı sistem tasarımı ve sınıflandırması ele alınmıştır. Yüksek bina sınıfı yapılara etkiyen yükler incelenmiştir. Bu yapılarda deprem yüklerinin en iyi şekilde etki edilmesi ve yapıya doğru bir şekilde etki etmesi mevcut yönetmeliklere göre etki ettirildiğinden, yürürlükte bulunan yönetmelikler incelenmiş ve eksiklikleri vurgulanmıştır. Yüksek yapıların analizinde kullanılan yönetmeliklerin tarihsel gelişimi ve bu yöndeki gereksinimler doğrultusunda atılan adımlar incelenmiştir. Ülkemizde ki eski ve yeni yönetmeliklerin yüksek yapılar için sınır ve farklılıkları ön plana çıkarılmış ve daha doğru analiz sonuçlarına varmak adına performans analizinin gereklilikleri anlatılmıştır. Mevcut yönetmeliğin yüksek bina sınıfına göre bina analiz adımları aşama aşama uygulanması gösterilmiştir.Master Thesis Betonarme-yığma Karma Yapıların Deprem Performansının İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Mohammadı, Mohsen; Korkmaz, Hasan HüsnüGünümüzde yığma yapılar az sayıda inşa edilmekte olsa da geçmişten kalan ve hala kullanılan bu tür yapılara çok rastlanılmaktadır. Genellikle kırsal alanlarda var olan yığma yapıların mühendislik hizmeti almadan yapılması, uygulamada yapılan hatalar, yapıyı oluşturan gevrek malzemelerin basınç dayanımı yüksek ve çekme dayanımı düşük olduğu için çok az deformasyon yapılması gibi nedenlerle yığma yapıların orta-şiddetli depremlerde bile hasar almakta ve yıkılarak çok ciddi can kayıplara sebep olmaktadır. Bu nedenle, Türkiye deprem kuşağında yer aldığı için ve yapı stoğunun önemli bir kısmını oluşturan yığma yapıların deprem etkisindeki davranışlarının incelenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışma kapsamında yığma yapıların deprem dayanımının incelenmesi yapılmıştır. Ele alınan yapının bir kısmı betonarme kolonlar ve kirişler üzerine otururken, dış duvarlar yığma yapı olarak yapılan bina tipi incelenmiştir. İncelenen bina deprem bölgesinde olup, 3 katlıdır. Model bina bilgisayar ortamında paket sonlu elemanlar programı ile modellenmiş ve deprem dayanımı irdelenmiştir. Bina içinde bazı mekanlarda duvar bulunmamakta, bunun yerine döşeme yükleri kolonlara taşıtılmaktadır. Bu nedenle deprem yönetmeliğinin tarif ettiği modelleme yaklaşımı ile deprem hesabı mümkün değildir. Modellenen binada deprem iyileştirme alternatifleri özetlenerek, seçilen bir yada daha fazla güçlendirme metodu da analitik olarak ele alınmıştır. Analizler sonucunda, güçlendirilmemiş binanın deprem dayanımı yetersiz olarak tespit edilmiş ve önerilen güçlendirmelerin uygulanmasıyla bina deprem dayanımı Deprem Yönetmeliğinin verdiği sınır şartları sağlar durumuma gelmiştir.Master Thesis Çelik Yapı Sistemlerinin Tçy-2016 ve Ts648 Yönetmeliklerine Göre Analizleri(Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Zararsız, Ubeydullah; Köken, AliBu tez çalışmasında çelik yapıların tarihçesinden kısaca bahsedilmiş ve günümüze kadar çelik yapıların kullanım alanları artarak devam ettiği vurgulanmıştır. Zaman geçtikçe yönetmelikler güncellenmiş ve daha gerçek sonuç veren yeni yöntemler geliştirilmiştir. Tezimizin amacı bu güncellenen ve değişen yönetmelikleri eski ile yenisi arasındaki oluşan farklılıkları göstermek ve aynı zamanda yeni yönetmelikteki tasarım yöntemleri arasındaki farklılıkları görmektir. Bu tez çalışmasında endüstri binası ve çok katlı bina farklı geometrik şekillerde modellenmiş, yapısal analiz programı olan Sap2000 programı yardımıyla analizi gerçekleştirilip boyutlandırılmış ve sonuçlar yapı ağırlıkları, yapı elemanlarına etki eden kesit zorları, etkileşim oranları tablolar ve grafikler halinde karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Bu yapılar TÇY 2016 yönetmeliğinde bahsi geçen "Yük ve Dayanım Katsayıları ile tasarım (YDKT) ve "Güvenlik Katsayıları" ile tasarım (GKT) yaklaşımlarından her ikisi de uygulanıp yapı ekonomiklik yönünden karşılaştırılmıştır. Bunun haricinde TS 648 ve TÇY 2016 her iki yönetmelik için deprem yükü Deprem Etkisi Altında Binaların Tasarımı İçin Esaslar TBDY2018 yönetmeliği dikkate alınmıştır. TS648 yönetmeliği ile analizinde düşey, rüzgar ve kar yüklerinin belirlenmesi amacıyla TS498 yönetmeliği kullanılmıştır. TÇY 2016 yönetmeli için yönetmelikte bahsi geçen rüzgar yükü TS EN 1991-1-4 yönetmeliği ve kar yükleri için TS EN 1991-1-3 yönetmelikleri dikkate alınmış, düşey yükler için TS498 yönetmeliği kullanılmıştır.Master Thesis Çelik Yapılarda Bulonlu ve Kaynaklı Birleşimlerde Korozyon Etkisinin İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Duysak, Yasin; Yavuz, GünnurÇelik taşıyıcı sistemler, günümüzde yüksek taşıma kapasitesine sahip olmaları, sünek davranış göstermeleri gibi özelliklerinden dolayı tercih edilen taşıyıcı sistemlerdir. Üretim aşamasında iyi bir kontrolden geçmiş olan çelik malzemesinden üretilmiş çelik yapı elemanlarının taşıyıcı özellikleri çeşitli çevresel etkiler nedeniyle zarar görerek zamanla azalabilmektedir. Çelik yapı elemanlarının bünyesinde bozulmalara neden olabilen bu zararlı etkilerin en önemlilerinden biri korozyon hasarıdır. Korozyon olayı çevresel etkiler altında çelik taşıyıcı sistemlerde kaçınılmaz olabilmektedir. Korozyonun, hem fiziksel hem de kimyasal olarak bir değişim meydana getirmesinden dolayı oluşacak hasar daha da önemli hale gelmektedir. Korozyon oluşumu, metallerde kütle kaybına neden olduğu için elemanın dayanımında ve kullanım ömründe azalma meydana getirmekte ve oluşan kimyasal reaksiyonlarla da malzemenin özelliklerini değiştirebilmektedir. Korozyondan korunabilmek için korozyonun oluşum mekanizmasının bilinmesi önemlidir. Korozyon hasarının oluşma ihtimali ve yapıya etkilerinin önceden hesaba katılmaması durumunda yenileme ve bakım işlemleri zahmetli ve pahalı olabilmektedir. Bu tez çalışmasında farklı kalınlıktaki (4 mm ve 6 mm) S235 kalitesinde çelikten üretilmiş levhalarda ve farklı birleşim türlerinde (bulonlu, küt kaynaklı ve köşe kaynaklı) çelik elemanlar korozyona uğratılmış ve eksenel çekme kuvveti etkisi altında deneye tabi tutulmuştur. Çelik deney elemanlarında korozyon hasarı oluşumu sonucunda gözlenen davranış farklılığı ve eksenel çekme yük taşıma kapasitesindeki değişimler incelenmiştir. Deneyler sonucunda çelik malzemesinin korozyona uğraması ile korozyonsuz referans numuneye göre dayanım değerlerinde en düşük azalma 6 mm kalınlığındaki bulonlu birleşimli levhalarda bulonda yapay korozyon olan numunelerde %3 oranında ve en yüksek azalma ise 6 mm kalınlığında bulonlu birleşimli levhada sadece bulonda korozyon olan numunede %37 oranında gözlenmiş ve malzeme özelliklerinde değişimler meydana gelmiştir. Korozyon sonucunda malzemedeki kütle kaybı lineer azalmasına rağmen çekme dayanımdaki azalmaların ve levhalardaki değişimlerin lineer olmadığı görülmüştür.Master Thesis Çıkmalı Betonarme Binaların Deprem Davranışının Tbdy 2018'e Göre Analitik Olarak İncelenmesi ve Uygun Güçlendirme Yöntemlerinin Belirlenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Akgöbek, Burak Arda; Ünal, AlptuğÜlkemiz deprem yer hareketlerinin aktif olduğu, her yıl yüzlerce depremin meydana geldiği aktif bir deprem kuşağında yer almaktadır. Yaşanan depremler sebebiyle binalarda hasarlar ve göçmeler meydana gelmektedir. Ülkemiz stoklarında bulunan çoğu binanın depreme dayanıklı yapı tasarım felsefesine uygun olarak inşa edilmediği görüldüğünden bu binaların performans analizlerinin yapılması gerekmektedir. Ülkemizde mimari kaygılar ve ekonomik sebeplerden dolayı binaların birinci katlarında kapalı çıkma uygulaması ile alan kazanılmak istenilmektedir. Kapalı çıkma uygulamalarının deprem performans durumlarının incelenmesi gerekmektedir. Ayrıca ülkemizde inşa edilen binaların zemin katlarında ofis, mağaza, market veya depo gibi mekanların kullanımı yaygın bir durumdur. Bu şekilde inşa edilen binaların zemin katında bulunmayan dolgu duvarların deprem performanslarının da incelenmesi gerekmektedir. Zemin katında dolgu duvar bulunmayan binalarda özellikle zayıf kat ve yumuşak kat gibi düzensizlikler oluşmaktadır. Bu çalışmada beş farklı çıkma oranına sahip ve zemin katında dolgu duvar durumuna göre on beş adet betonarme bina modelinin; doğrusal analizi, zaman tanım alanında analizi ve statik itme analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda zemin katında dolgu duvar bulunmayan bina modellerine çelik çapraz ve betonarme perde ile güçlendirme metotları uygulanmıştır. Analizleri yapılan bina modellerinde; taban kesme kuvveti, periyot, göreli kat ötelemesi, yumuşak kat durumu, yük - deplasman grafikleri ve zaman deplasman grafikleri elde edilmiştir. Bu sonuçlar birbirleriyle karşılaştırılıp, gerekli önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Cladophora'dan Elde Edilen Nanoselüloz Liflerin Kendiliğinden Yerleşen Harçlarda Viskozite Düzenleyici Katkı Olarak Kullanılabilirliğinin İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Türk, Furkan; Keskin, Ülkü Sultan; Kaya, MuratCladophora (su yosunu), ülkemiz genelinde neredeyse tüm akarsu ve göl kenarlarında ve deniz kıyılarında aşırı çoğalarak tonlarca miktara ulaşmaktadır. Bu su yosunu toplanmadığı durumda kokuşma ile su kirliliğine neden olmakta ve bu da bazıları içme suyu olarak kullanılan çok sayıda baraj gölünün su kalitesi üzerine olumsuz etki oluşturmaktadır. Tez çalışmasında, özellikle Türkiye'de bol bulunan ve geri dönüşümü sağlanmadığında çevre kirliliğine sebep olan Cladophora cinsi yeşil algden elde edilen nanoselüloz liflerin kendiliğinden yerleşen harçlar içerisinde viskozite düzenleyici katkı olarak kullanılması üzerinde çalışılmıştır. Nanoselüloz liflerin karışımlarda kullanılmasıyla harçlarda reolojik iyileştirme sağlarken aynı zamanda Cladophora'nın sahip olduğu lifsi yapı sebebiyle harçların mekanik özelliklerinde gelişme sağlanması amaçlanmıştır. Hazırlanan harçlar üzerinde mini slump, mini V hunisi, basınç ve eğilme deneyleri yapılmıştır. Bununla birlikte, çimento pastalarının viskozite ve akma gerilmesi değerleri viskozimetre cihazı ile Bingham modeli oluşturularak elde edilmiştir. Sonuçta, çeşitli oranlarda kullanılan nanoselüloz lifler harçların viskozitesini, akma gerilmesini ve eğilme dayanımını geliştirmiştir.Master Thesis Çok Katlı Betonarme Yapılarda Farklı Sismik İzolatör Sistemlerin ve Kat Adetinin Deprem Davranışına Etkisi /(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Türk, Hakan Abdulhamit; Öztürk, MuratBu çalışmada betonarme perdeli- çerçeveli taşıyıcı sisteme sahip örnek bir sağlık merkez binası, taşıyıcı elemanları (TS-500) yönetmeliğine göre boyutlandırılıp, üç farklı kat adeti için (6,12 ve 18 kat) üç farklı mesnetlenme durumuna göre (ankastre mesnetli, kurşun çekirdekli kauçuk izolatörlü, sürtünmeli sarkaç izolatörlü) toplam 9 farklı model oluşturulmuştur. Tezin en önemli amacı, hedeflenen sismik izolatör türlerinin hangi kat adetinde daha etkili olduğunu ortaya çıkarmaktır. Ankastre olarak oluşturulan modellerin deprem davranışı analiz sonuçları incelenip, izolatör parametrelerini etkileyen deprem kuvvetleri analiz sonucunda elde edilmiş ve izolatör tasarımı yapılmıştır. Yapı tabanına yerleştirilen sismik izolatörlerin tasarımı ise, (TBDY-2018)' de yer alan (Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği) sismik izolasyon sistemlerinin tasarım ilkeleri ve yaklaşımları ile modellenmiştir. Bulunan mekanik parametrelerini SAP2000 analiz programında kullanılıp izolatör tasarımı yapılmıştır. Oluşturulan bu 9 farklı modelin SAP2000 analiz programında zaman tanım alanında doğrusal olmayan dinamik analizi yapılmıştır. Taban kesme kuvveti, göreli kat ötelenmesi oranı, kat ivme değerleri karşılaştırılıp taşıyıcı elamanlardaki tesir kuvvetlerindeki değişim incelenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, sismik izolatör mesnetli yapıların ankastre mesnetli yapılara göre daha iyi deprem performansı gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sismik izolatör mesnetli sistemlerin kullanılmasıyla artan yapı periyodu, azalan göreli kat ötelenmesi oranı, taban kesme kuvveti ve kat ivmeleri yapıyı daha güvenli hale getirilmiştir. Sürtünmeli sarkaçlı izolatörlü mesnetlerin kurşun çekirdekli kauçuk izolatörlü mesnetlere göre daha iyi deprem davranışı gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.Doctoral Thesis Dayanma Yapılarının Sezgisel Yöntemler Kullanılarak Optimum Tasarımı(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Uray, Esra; Olgun, Murat; Çarbaş, SerdarBu tez çalışmasında dayanma yapıları ile yatay yüklü tekil kazık ve kazık grubunun optimum tasarımları harmoni arama ve yapay arı kolonisi sezgisel optimizasyon algoritmaları kullanılarak araştırılmıştır. Ayrıca, bu zemin yapı sistemlerinin parametrik çalışmaları istatistiksel tabanlı Taguchi yöntemi kullanılarak da yapılmıştır. Dayanma yapısı olarak üç farklı konsol dayanma duvarı ve tek sıra ankrajlı iksa sistemi dikkate alınmıştır. Optimum tasarımların stabilite tahkikleri için istatiksel yöntemler kullanılarak matematik modeller geliştirilmiş ve geliştirilen matematik modellerin doğrulama analizleri yapılmıştır. Konsol dayanma duvar tasarımlarında minimum kayma, devrilme ve toptan göçme güvenlik sayılarını veren optimum tasarımlar farklı duvar yükseklikleri ve zemin içsel sürtünme açısı değerleri için elde edilmiştir. Tek sıra ankrajlı iksa sisteminde farklı zemin içsel sürtünme açısı ve birim hacim ağırlık değerlerine göre ankraj derinliği, ankraj kuvveti ve iksa sistemi gömme derinliğinin optimum değerleri bulunmuştur. Yatay yüklü kazıkların optimum tasarımlarında belirli kazık üst ucu deplasmanı ve zemin standart penetrasyon sayısına göre minimum kazık ağırlığına sahip tasarımlar araştırılmıştır. Yapılan tüm analizler sonucunda dayanma yapılarının ve yatay yüklü kazıkların tasarımlarında kullanılmak üzere farklı zemin ve şev özellikleri için tasarım grafikleri geliştirilmiştir.Master Thesis Demiryolu Altyapısının Derin Karıştırma ve Novocrete® Kullanılarak İyileştirilmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Arık, Serdar; Demiröz, AtilaSon yıllarda Dünya'da ve ülkemizde gelişen teknoloji, değişen ihtiyaçlar, ekonomik büyüme, nüfus artışı ve iklim değişiklikleri gibi nedenlerle güvenli, hızlı ve konforlu ulaşım talepleri artmış ve ulaştırmada da demiryollarının önemi ve gelişimi ön plana çıkmıştır. Tez kapsamında, demiryollarında altyapı inşasının önemine değinilmiş ve yapılacak olan altyapı inşası esnasında güzergâhın geçtiği zemin özellikleri ve kriterlerin sağlanamadığı kesimlerde uygulanacak zemin iyileştirme yöntemlerine değinilmiştir. Bununla birlikte, tez kapsamında Adana-İncirlik-Toprakkale hat kesiminde mevcut hattın rehabilitasyonu ve 2. hat yapılması işleri kapsamında, arazinin araştırma öncesinde yapılan literatür çalışmasıyla jeolojik ve geoteknik bilgileri bir bütün halinde ele alınmıştır. Zemin üzerinde yapılan deney sonuçları değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeler sonucunda söz konusu projede Novocrete® ve derin karıştırma yöntemi uygulanması suretiyle yapılan zemin iyileştirmelerine değinilmiş ve hesaplamalara yer verilmiştir.Master Thesis Deprem Etkisi Altında Mevcut Betonarme Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirme Teknikleri Maliyet Analizlerinin Karşılaştırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Raofe, Ahmad Arshad; Döndüren, M. SamiDepremler, tüm yeryüzünde büyük can ve mal kaybına neden olan doğal afetlerin en yıkıcı ve etkilerinden biridir. Son yüzyılda dünyada birçok büyük deprem meydana geldiği ve bu depremler sonucunda milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, sayısız yapının yıkıldığı bilinmektedir. Depreme karşı güvenliği sağlayamayan mevcut yapıların, tamamının yıkılarak yeniden inşa edilmesi ekonomik nedenlerden dolayı mevcut şartlarda mümkün değildir. Bu anlamda birçok durumda yeterli deprem güvenliğine sahip olmayan yapıların güçlendirilmesi tercih edilmiştir. Bu çalışmada, TBDY 2018 'e göre mevcut betonarme binaların deprem etkisi altında değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı konusu incelenmiştir. Birinci aşamada mevcut betonarme binaların değerlendirilmesi konusunda TDY 2007 ile TBDY 2018 arasındaki temel farklar anlatılmıştır. Örnek olarak seçilen betonarme mevcut bir bina STA4-Cad-V14 programı kullanılarak hem TDY 2007'e göre hemde TBDY 2018 'e göre dayanım ve tasarım analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada TBDY 2018'de önerilen betonarme yapılar için güçlendirme yöntemleri ile tasarım yapılmıştır. Sistem bazında ve eleman bazında ayrı ayrı güçlendirme yaparak kalıp, demir ve beton metrajları belirlenerek maliyet analizi açısından karşılaştırmaları yapılmıştır.Doctoral Thesis Deprem Performansı Zayıf Betonarme Yapıların Yatay Rijitliğinin Kullanıcı Dostu Sistemlerle Artırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2018) Ecemiş, Ali Serdar; Korkmaz, Hasan HüsnüÜlkemiz mevcut yapı stoğunun çok büyük bir kısmı betonarme çerçeveli yapılardan oluşmaktadır. Geçmiş depremlerde betonarme yapılar ağır hasara ve göçmeye maruz kalmıştır. Depremlerden sonra meydana gelen yüksek can kayıpları, mevcut betonarme binaların güçlendirilmesi gerektiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Literatürde uygulanan pek çok güçlendirme yöntemi mevcuttur. Uygulanacak güçlendirme yöntemlerinin yapısal kapasite bakımından etkinliğinin yanı sıra, ekonomik olması ve imalat süresinin minimum olması da istenmektedir. Bu çalışmada, yatay rijitliği ve deprem dayanımı yetersiz betonarme binaların deprem performansının iyileştirmesi için, binanın dış cephesinden uygulanabilecek bir yöntem ele alınmıştır. Önerilen yöntemde, bina dış cephesinde bulunan akslara eklenen çelik çerçevelerin, bina yatay yük taşıma kapasitesine, rijitliğine yaptığı katkı ele alınmıştır. Bina dış cephesine eklenecek olan çelik çerçevenin, bina köşelerinde yerleştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla 6 katlı bir betonarme referans bina modeli üstünde doğrusal ve doğrusal olmayan analizler yapılarak çeşitli güçlendirme alternatifleri denenmiştir. Referans ve güçlendirilmiş bina modelleri üzerinde yapılan analizler sonucunda binanın yatay yük taşıma kapasitesindeki ve rijitliğindeki artışın yanı sıra, her bir kolonda meydana gelen iç kuvvet değişimleri de incelenmiştir. Doğrusal ve doğrusal olmayan analizlerin sonuçları karşılaştırılmıştır. Çalışmada ayrıca binada uygulanacak güçlendirme çalışmasının, bina görünüşüne ve estetiğine olan etkisi de görsel olarak ele alınmıştır.Doctoral Thesis Derin Karıştırma Kolonlarının Performansını Etkileyen Faktörlerin Model Deneylerle Araştırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Yenginar, Yavuz; Olgun, MuratBu tez çalışması ile killi bir zeminde imal edilen uçucu kül katkılı derin karıştırma kolonlarının (DKK) performansını etkileyen parametreler araştırılmıştır. Deneysel çalışmalar, derin karıştırma makinesiyle imal edilen kolonlar (büyük ölçekli DKK) ve mikserle hazırlanan zemin-enjeksiyon karışımları (küçük ölçekli DKK) üzerinde yürütülmüştür. Deneysel çalışmaların tasarımı Taguchi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Her bir araştırma alanında ve ilgili kür süreleri sonunda DKK'nın performans değerleri belirlenerek elde edilen sonuçlar S/N ve çok değişkenli varyans analizleri (ANOVA) ile değerlendirilmiş, regresyon analizleri ile matematiksel modeller kurulmuş, sonrasında optimizasyon çalışmaları yürütülmüştür. Büyük ölçekli DKK imalatlarının yapılabilmesi için öncesinde homojen ve sürekli DKK oluşumu için gerekli imalat parametreleri araştırılmıştır. Optimum imalat parametreleri olarak; çimento dozajı 325 kg/m3, karıştırma bıçaklarının dönme hızı 80 devir/dk, enjeksiyon deliklerinin çapı 3 mm ve zeminin likitlik indisi 1 şeklinde belirlenmiştir. Uçucu kül katkılı DKK tasarımlarında 7, 28 ve 56 gün kür süreleri sonunda DKK'nın serbest basınç (qu) ve üç eksenli basınç dayanımları (quu), zemin iyileştirme derecesi (RI), sıkışma indisi (Cc) ve permeabilite katsayısı (k) değerleri belirlenmiştir. DKK performansının en iyi olduğu durum için optimum imalat parametreleri; bağlayıcı dozajı 425 kg/m3, uçucu kül oranı %40, süper akışkanlaştırıcı katkı oranı %3, su/bağlayıcı oranı 0.8 ve zeminin likitlik indisi 1 olarak belirlenmiştir. DKK uygulamalarında %40 uçucu kül kullanılması ile çimento kullanımı ve enjeksiyon maliyeti %40 oranında azalmış olacaktır. Küçük ölçekli DKK'nın dayanım performansı büyük ölçekli DKK'nın performansına göre qu ve quu değerleri bakımından sırasıyla %40 ve %30 daha fazla iken, konsolidasyon ve permeabilite özelliklerini temsil eden Cc ve k değerlerine göre sırasıyla %20 ve %45 daha az elde edilmiştir. Küçük ve büyük ölçekli DKK tasarımlarında; kür süresi (t), bağlayıcı faktörü (?) ve içeriği (aw) arttığında qu, quu ve RI artarken, Cc ve k azalmaktadır. Karışımın toplam su/bağlayıcı oranı (WT:Wb) ve/veya likitlik indisi (IL,mix) arttıkça qu ve quu azalırken, Cc ve k artmaktadır. DKK performansının en iyi olduğu durum IL,mix=(1.2-1.3)IL olduğunda elde edilmiştir. SEM görüntüleri ile DKK içyapısındaki boşlukların durumu, C-S-H, C-A-H jelleri, CH plakaları ve etrenjit iğnelerinin oluşumu gözlenerek DKK performansı ile ilişkilendirilmiştir. Deneysel ve istatistiki çalışmalardan elde edilen sonuçlar literatürle uyumlu olmuştur.Master Thesis Donatı Çapı ve Sıklığının Kendiliğinden Yerleşen Betonun İşlenebilirlik Özelliklerine Etkisi(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Ahmadi, Nasır Ahmad; Keskin, Ülkü SultanKendiliğinden yerleşen beton (KYB), kendi ağırlığı ile vibrasyon gerektirmeden istenen yere boşluksuz ve ayrışmaksızın yerleşen özel bir beton türüdür. Günümüzde KYB ve geleneksel betonun, sahip olduğu mühendislik özellikleri sayesinde dünya genelinde santraller, hava alanları, limanlar, binalar ve köprüler gibi insan hayatı için büyük öneme sahip olan yapıların inşaasında kullanılan en önemli yapı malzemesidir. KYB'nin özelliklerini geliştirmek için her geçen gün yeni çalışmalar ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada donatı çapı ve sıklığının kendiliğinden yerleşen betonun işlenebilirlik özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla 15 mm ve 22.4 mm olmak üzere iki farklı maksimum agrega dane çapında KYB karışımları hazırlanmıştır. Tez çalışması kapsamında farklı donatı çapı ve sıklığına imkân sağlayacak bir fonksiyonel geçiş kalıbı tasarlanmıştır. Bu çalışmada, hazırlanan KYB karışımlarının çökme yayılması, göreceli viskoziteleri (T500), görsel stabilite indeksleri (VSI), J-halkası yayılması ve kolon segregasyonları belirlenmiştir. Çeşitli donatı çapı ve donatı sıklığı durumuna göre KYB karışımlarının geçiş özellikleri ve segregasyon durumları araştırılmıştır. Çalışma sonunda elde edilen veriler incelendiğinde, donatı çapının büyümesi ile karışımların geçiş kabiliyetinin ve ayrışma direncinin azaldığı görülmektedir. En büyük agrega tane çapı 15 mm olan karışımda bloklaşma oluşmadığı görülürken, maksimum tane boyutu 22.4 mm olan karışımda önemli oranda bloklaşma oluştuğu görülmüştür. KYB'nin dikdörtgen kesitli kalıplara döküldükten sonra kalıbın farklı bölgelerinde iri agrega dağılımını ve segregasyon oranlarını incelemek için geliştirilen fonksiyonel geçiş kalıp alternatif bir yöntem olarak kullanabileceği kanaatine varılmıştır.Master Thesis Düzenli Betonarme Binalar için Basitleştirilmiş Tasarım Kurallarının Performans Analizi Bağlamında Değerlendirilmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Yel, Nur Seda; Arslan, Musa HakanDeprem yapı davranışı oldukça karmaşık bir problemdir. Özellikle çözülen binanın betonarme olması durumunda bu karmaşık problemin içine birde betonun belirli bir kalıba sığmayan davranışı ile ilgili birçok bilinmezlik de eklenmektedir. Depreme dayanıklı bina tasarımı ile yönetmeliklerin gelişen bilgi birikimi ile hesap adımları ve detaylarda takibi zor bazı detayların bulunduğu bir gerçektir. İnşaat mühendislerinin merak ettiği "Oldukça basit tasarlanmış ve yapı stoku içinde önemli bir kısmı oluşturan betonarme binalar için daha pratik bir çözüm önerisi" kısmı Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'de yer bulmuştur. Bu çalışmada bu soru üzerine Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018'de 17. Bölüm başlığı altında verilmiş olan basitleştirici kurallar irdelenmiştir. Bunun için 144 adet örnek betonarme bina modeli ilgili yönetmelik kısmında yer alan üç farklı basitleştirilmiş formül, deprem tasarım sınıfı, bina yüksekliği, kat planı açıklık sayısı, zemin sınıfı gibi farklı parametrelere göre tasarlanmıştır. Tasarlanan bu binaların yapısal performans açısından ne seviyede olduğu Lineer ve Nonlineer Analiz Yöntemi ile tespit edilmiştir. Çalışma sonunda yapının performansının Lineer yönteme göre yeterli olmadığı fakat Nonlineer yönteme göre yeterli seviyede kaldığı görülmüştür. Farklı parametrelere sahip olarak tasarlanan modeller ile ilgili olarak elde edilen veriler ve TBDY-2018'de taşıyıcı sistem tipi betonarme çerçevelerden oluşan binalar için öngörülen değerler çalışmada detaylı bir şekilde irdelenmiştir.

