TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections by Access Right "info:eu-repo/semantics/openAccess"
Now showing 1 - 20 of 945
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - Scopus: 12,4,6-Tris(p Synthesis and Electron Paramagnetic Resonance (epr) Analysis(Sakarya University, 2022) Karataş, Ö.; Ceylan, Y.; Koç, Z.E.A significant group of compounds arise from substituted s-triazine derivatives that have tripodal heterocyclic compound. Compounds classified as heterocyclic possible created the largest and most diverse family of organic compounds. In this study, we reported that a new template has been syntheses from a cyanuric chloride and its diamine derivative. The desired triamine a tripodal 2, 4, 6-tris (p-aminoaanilino)-1, 3, 5-triazine (C21H21N9), called to be TRIPOD, has been obtained from cyanuric chloride with 3 eq of p-phenylenediamine reaction in acetone. After synthesis, TRIPOD sample which was polycrystal form was irradiated by cobalt-gamma source. The electron paramagnetic resonance spectra of TRIPOD were recorded using X-band EPR spectrometer at room temperature in three axes (x, y, z) which are perpendicular at 10o intervals. The EPR spectrum was simulated using computer program and by using the spectrum. The radical structure was determined in the sample. © 2022, Sakarya University. All rights reserved.Article The 2-Adic Valuation of Shifted Padovan and Perrin Numbers and Applications(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024) Bravo, Eric; Irmak, NurettinWe characterize the 2-adic valuation of (Pn - 1) n >= 0 , where ( P n ) n >= 0 denotes the Padovan sequence. In addition, we use this formula to find all the Cullen and Proth numbers that are Padovan numbers. We also fully describe the 2-adic order of (Rn + 1) n >= 0 , where ( R n ) n >= 0 denotes the Perrin sequence, and use it to find all Woodall and Proth numbers of the second kind which are Perrin numbers. As a consequence we find that 3 , 5 , 9 , and 65 are the only Fermat numbers in the Padovan sequence; while 3 and 7 and 2 and 5 are the only numbers of Mersenne and Th & acirc;bit ibn Kurrah in the Perrin sequence respectively.Article 30 Ekim 2020 Ege Denizi Depreminin Kabuk Deformasyonuna Etkisinin Tusaga-aktif Verileri ile İncelenmesi(Gumushane University, 2024) Baş, İ.Ç.; Abbak, R.A.The TUSAGA-Active (Turkish National Continuous Operating Reference System) is available for commercial and academic studies with 168 fixed GNSS (Global Navigational Satellite Systems) stations. Its capability to provide high-accuracy data facilitate to monitor deformations in engineering structures resulting from crustal movements. On October 30, 2020, an earthquake with a magnitude of ML = 6.6 (MW = 6.9) struck the Aegean Sea at 14.51 local time. The aim of the study is that TUSAGA-Active stations located within the earthquake-affected area are thoroughly examined to detect any crustal deformations caused by this seismic event. As part of this analysis, deformation directions and magnitudes were determined for stations AYD1, CESM, DIDI, IZMI, KIKA, and SALH. RINEX data from 15 days before the earthquake date and 11 days after were processed using CSRS-PPP (Canadian Spatial Reference System Precise Point Positioning Service) and OPUS (Online Positioning User Service), which are internet-based GNSS services. The results of this analysis revealed that the CESM station experienced the most significant displacement, averaging 57.39 mm in the north direction according to the CSRS-PPP service. Similar results were obtained from the OPUS service data. © 2024, Gumushane University. All rights reserved.Article 3b T1 Ağırlıklı Mr Görüntülerinde Atlas Tabanlı Hacim Ölçüm Yöntemini Kullanarak Alzheimer Hastalığının Teşhisi(Gazi Univ, 2022) Öziç, Muhammet Üsame; Ekmekci, Ahmet Hakan; Özşen, Seral; Barstuğan, Mücahid; Yıldoğan, Aydın TalipAlzheimer Hastalığı yaşlılık ile beraber başlayan bir beyin hastalığıdır. Hastalığın teşhisi, takibi ve ilgili beyin bölgelerinin ölçümleri yüksek çözünürlüklü üç boyutlu yapısal manyetik rezonans görüntüleri ile yapılabilmektedir. Bu çalışmada, OASIS veri tabanından alınan 70 Alzheimer 70 Normal 3B T1 ağırlıklı MR görüntüleri üzerinde 116 subkortikal bölgenin hacimsel ölçümünü yapabilecek atlas tabanlı bir hacim ölçüm ve sınıflandırma modeli tasarlanmıştır. Ölçülen değerler her bir denekte gri madde, parankim, total beyin hacmi ile bölünerek normalizasyon işlemi yapılmıştır. Böylece ham ölçülen değerler dahil olmak üzere 140x116 matris boyutlu 4 farklı veri kümesi elde edilmiştir. Veri kümeleri entropi, t-test, roc, Bhattacharyya, Wilcoxon özellik derecelendirme yöntemleri ile en anlamlı özellikten en anlamsız özelliğe doğru derecelendirilmiştir. Derecelendirilen veriler her döngüde sırasıyla birleştirilmiş, lineer ve rbf kernel kullanan destek vektör makinelerine 10-kat çapraz geçerleme ile verilerek sınıflandırma işlemi yapılmıştır. Tüm senaryolar analiz edilerek, en az özellikle en iyi sonucu veren küme, özellik derecelendirme ve sınıflandırma metodu ortaya konulmuştur. Normalizasyon ve özellik derecelendirme yöntemlerinin sınıflandırma sonucuna etkisi incelenmiştir. Deneysel işlemler sonucunda roc özellik derecelendirme tabanlı lineer destek vektör makinesi, total beyin hacmi normalizasyonlu 107 özellik kullanarak %95.71 hassasiyet, %94.29 özgüllük, %95.00 doğruluk, 0.95 eğri altında kalan alan değerleri ile en yüksek oranları vermektedir.Article A 3d U-Net Based on Early Fusion Model: Improvement, Comparative Analysis With State-Of Models and Fine-Tuning(Konya Teknik Univ, 2024) Kayhan, Beyza; Uymaz, Sait AliMulti-organ segmentation is the process of identifying and separating multiple organs in medical images. This segmentation allows for the detection of structural abnormalities by examining the morphological structure of organs. Carrying out the process quickly and precisely has become an important issue in today's conditions. In recent years, researchers have used various technologies for the automatic segmentation of multiple organs. In this study, improvements were made to increase the multi-organ segmentation performance of the 3D U-Net based fusion model combining HSV and grayscale color spaces and compared with state-of-the-art models. Training and testing were performed on the MICCAI 2015 dataset published at Vanderbilt University, which contains 3D abdominal CT images in NIfTI format. The model's performance was evaluated using the Dice similarity coefficient. In the tests, the liver organ showed the highest Dice score. Considering the average Dice score of all organs, and comparing it with other models, it has been observed that the fusion approach model yields promising results.Research Project 6 Şubat 2023'te Pazarcık ve Elbistan Merkezli 7,7 ve 7,6 Büyüklüğündeki Depremlerin Hatay Bölgesindeki Termal Sularda Olası Radon Anomalilerine Etkisi(2023) Acar, Merve; Satılmış, Halimenur; Atav, Ülfet; Manisa, Kaan; Bozdağ, Ayla; Erdoğan, MehmetBu proje kapsamında, 6 Şubat 2023?te Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ve sonrasında oluşan artçı depremlerin Hatay bölgesindeki yeraltısularında (termal ve kaynak suları) olası radon anomalileri üzerine etkileri araştırılmıştır. Radon konsantrasyonu ölçümleri AlphaGUARD PQ 2000PRO radon detektörü ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilere göre 2 lokasyonda önemli radon anomalilerinin olduğu gözlenmiştir. Bu anomalilere 6 Şubat tarihli depremlerin etkisi olabileceği gibi sonrasında gerçekleşen çok sayıdaki artçı depremlerin de etkisi olabilir. Bu anomalilerden ilki Hamamat kaplıcasını besleyen kaynakta gözlenmiştir. Bu kaynakta, 7 Mayıs 2023 tarihinde Topboğazı-Kırıkhan?da meydana gelen 4,9 ML büyüklüğündeki artçı deprem öncesinde radon seviyesinde 4 kat artış gözlenirken sonrasında ise bir azalış gözlenmiştir. Diğer anomali ise Tahtaköprü lokasyonundan alınan kaynakta gözlenmiş olup bu kaynaktaki radon seviyesinde de 28 Nisan tarihinde Hatay-Samandağ?da meydana gelen 4,2 ML büyüklüğündeki deprem öncesi gerçekleştirilen ölçümde yaklaşık 5 kat artış gözlenirken sonrasında da yaklaşık 4 kat gibi bir azalış gözlenmiştir. Bu iki kaynakta gözlenen radon anomalileri ile bu kaynaklar civarında meydana gelen 4,9 ve 4,2 ML büyüklüğündeki depremler arasında bir ilişki olabilir. Dolayısıyla kısıtlı verilere ragmen bu iki anomali 28 Nisan tarihinde Hatay-Samandağ?da meydana gelen 4,2 ML ve 7 Mayıs tarihinde Topboğazı-Kırıkhan?da meydana gelen 4,9 ML büyüklüğündeki artçı depremlerin bir ön işaretçisi olarak yorumlanabilir. Ayrıca bu iki kaynakta uzun süreli radon ölçümlerinin gerçekleştirilmesi olası depremler öncesi bir öncü işaretin gözlenmesi bakımından önemli olabilir.Article 891–1924 Yıllarında “assomptıon‟un augustġnlerġ” tarġkatının eskġġehġr merkezlġ mġsyonerlġk faalġyetlerġ(2012) Aydın, MehmetAssomption‘un Augustinleri''tarikatının Eskişehir‘deki misyonerlik faaliyetleri, genelde Assomptionistlerin Anadolu‘daki misyon faaliyetlerine bağlı olarak yürütülmüştür. Bu tarikatın başlangıçtaki amacı, Fransa‘yı yeniden Hıristiyanlaştırmaktır. Bu amaçla Emmanuel d‘Alzon (1810–1880), 1845‘te ''Assomption‘un Augustinleri''veya''Assomptionist''tarikatını kurmuştur. Tarikatın ismini, D‘Alzon‘un görev yaptığı Nime Şehrindeki Assomption kolejinden aldığı tahmin edilmektedir. Assomptionist''tarikatı 1864 de Roma tarafından tanınmıştır. ''Assomptionist''ismi, Hz. Meryem‘in göğe çıkışına olan inancın bir ifadesi olarak verilmiştir. Bu inanç, Katolik kilisesi mensupları arasında XIII. yüzyıldan beri yaygın olmakla beraber, 1950 yılında Papa XII. Pie tarafından dogma olarak ilan edilmiştir. Böylece Katolik kilisesi Meryem‘in günahsız hamileliğini ve onun göğe yükselişini kendileri için manevi bir feyz kaynağı olarak benimsemişlerdir. Anahtar kelimeler: Misyon, Assumption, Meryem, Katolik, Papa.Article Aber Analysis of Ris-Aided Ssk Schemes Over Ricean Fading Channels(2022) Canbilen, Ayşe Elif; Ates, AlperReconfigurable intelligent surface (RIS) is a promising technology to meet the needs of next-generation wireless communication techniques that enhance the quality of service by effectively adjusting the phases of the signals through a reflective surface. On the other side, space shift keying (SSK), as one of the typical index modulation (IM) techniques, provides data transmission by using only the information of the active transmitting antenna index instead of applying traditional modulation methods. In this study, two of the RIS-assisted SSK schemes are studied to take potential benefits of both RIS and SSK techniques, and the average bit error rate (ABER) performance is investigated over Ricean fading channels. The activated transmitter antenna for each transmission instant is detected by utilizing the maximum likelihood (ML) detection algorithm at the receiver side. The ABER performance of the proposed RIS-based systems in proportion to the increasing number of reflecting elements and Ricean-K factor is presented by both theoretical derivations and computer simulations. The obtained results show that the Ricean-K parameter and the number of reflective elements on the RIS have an undeniable effect on the system performance.Article Citation - WoS: 1Academic Text Clustering Using Natural Language Processing(2022) Taşkıran, Fatma; Kaya, ErsinAccessing data is very easy nowadays. However, to use these data in an efficient way, it is necessary to get the right information from them. Categorizing these data in order to reach the needed information in a short time provides great convenience. All the more, while doing research in the academic field, text-based data such as articles, papers, or thesis studies are generally used. Natural language processing and machine learning methods are used to get the right information we need from these text-based data. In this study, abstracts of academic papers are clustered. Text data from academic paper abstracts are preprocessed using natural language processing techniques. A vectorized word representation extracted from preprocessed data with Word2Vec and BERT word embeddings and representations are clustered with four clustering algorithms.Article The Accessibility of Public Transportation Stops: Istanbul Case(2023) Levend, Sinan; Öztaşkın, DilaraThe study emphasizes the importance of creating a sustainable public transportation system that people can use comfortably. This sustainable transportation approach aims to deliver transportation plans focused on people, society and space. Developing public transportation systems that contribute to social equality by appealing to all segments of society and reducing traffic density has become one of the main objectives of transportation plans. Ensuring the accessibility of public transportation stops is a crucial aspect of achieving this objective. In this context, the study examines the accessibility of public transportation stops in Istanbul. For the accessibility measurements of public transportation stops, the study uses the Service Areas Analysis tool in the ArcGIS program's Network Analyst extension, a geographical information system-based software program. The analysis results indicate that approximately 90% of the population can reach the stops of rubber-tyred public transportation types (one of the public transportation types in Istanbul) within a five-minute walking distance. However, the ratio of the population that can reach rail system stations and maritime transportation piers within a five-minute walking distance is only approximately 3%. Accordingly, it can be seen that the Istanbul transportation system depends heavily on the rubber-tyred public transportation system.Article Citation - WoS: 1Accuracy Assessment Toward Merging of Terrestrial Laser Scanner Point Data and Unmanned Aerial System Point Data(2023) Karasaka, Lütfiye; Erdal, Kasım; Makineci, Hasan BilgehanTerrestrial Laser Scanning (TLS) techniques are widely preferred for 3D models of small and large objects, buildings, and historical and cultural heritages. However, sometimes relying on a single method for 3D modelling an object/structure is insufficient to arrive at a solution or meet expectations. For example, Unmanned Aerial Systems (UAS) provide perspective for building roofs, while terrestrial laser scanners provide general information about building facades. In this research, several facades of a selected building could not be modelled using terrestrial laser scanning, and UAS was used to complete the missing data for 3D modelling. The transformation matrix, a linear function, is created to merge different data types. In the transformation matrix, the scale was found to be 1:1.012. The accuracy analysis of the produced 3D model was also made by comparing the spatial measurements taken from different building facades and the differences in the measurement values obtained from the 3D model and calculating statistically. According to the accuracy analysis results, the Root Mean Square Error (RMSE) value is approximately 3 cm. The results of the accuracy research, which are within the 95% confidence interval with the three-sigma rule, are approximately 2 cm as RMSE. As a result of the study, it was determined that the data obtained from UAV photogrammetry and the data obtained by the TLS technique could be combined, and the integrated 3D model obtained can be used more efficiently.Article An Adaptive and Hybrid State of Charge Estimation Method Integrating Sequence-To Learning and Coulomb Counting for Li-Ion Based Energy Storage Systems(Konya Teknik Univ, 2025) Cımen, HalılFor safe and long-lasting operation of Li-ion batteries used in electric vehicles and electric grid applications, the State of Charge (SOC) of the battery cell must be estimated with high accuracy. However, due to the uncertainty in environmental conditions and the complex nature of battery chemistry, SOC estimation still presents a significant challenge. In this study, an adaptive and hybrid method for SOC estimation of a Li-ion battery cell is proposed. Convolutional Neural Network (CNN) based Sequence-to-point learning architecture is used to estimate the initial SOC values at specific time intervals. In order to increase the estimation accuracy, a multi-scale CNN architecture is designed, and useful features are captured. The obtained estimation values are integrated with the partial coulomb counting method to increase the accuracy. In addition, the proposed model adaptively updates the estimation weights with the help of the estimation error data obtained during the full charging of the batteries. The proposed model is tested on the LG 18650HG2 dataset. The results prove that the proposed model is 23% more accurate than benchmark models at 25°C and 55.5% more accurate at 0°C.Article The Adsorption of Cr(vi) and Organic Matter by New Generation Pyrolysis Char(2021) Kalem, Merve; Yel, Esra; Arıkan, ZaferWaste vehicle tires (WT) and high density polyetylene (HDPE) were pyrolyzed at 300, 500 and 700°C by slow pyrolysis. Solid product (pyrolysis char) were collected and pyrolysis char was used as adsorbent for COD and Cr(VI) removal. The char samples were characterized by BET, EDS, SEM and XRD analysis. Based on the BET, SEM and XRD results of the char samples, WT 700 can be used as adsorbents for Cr (VI) and organic material adsorptions. Cr(VI) and COD removal efficiency of char adsorbent were investigated. In the adsorption experiments, char was used as 0.1-0.5 g/100 mL doses and at 50°C and 80°C adsorption temperatures. The effects of adsorption temperature and char dosage on the adsorption efficiency were invesitigated. The maximum Cr(VI) adsorption capacity of this new generation char was found to be 14.09 mg/g for 80°C adsorption temperatures. 0.5 g/100 mL adsorbent dose was bettter in COD and Cr (VI) removals. The correlation of PSD1 (pseudo first order kinetic model) was better than PSD2 (pseudo second order kinetic model) for all doses. The Temkin and Langmuir isotherms were better isotherm for COD and Cr(VI) removals, respectively. A new approach were present to evaluation of waste HDPE and waste tires with this study.Article Afet Yönetimi İçin Mobil Uygulama Tasarımı ve Cbs ile Acil Durum Toplanma Alanlarının Uygunluğunun İrdelenmesi: Konya İli Örneği(2023) Gözgörer, Büşra; Avci, Efsun; İşcan, Fatih; Kart, Büşra; Yağcı, CerenTürkiye, Dünya’nın en aktif sismik kuşaklarından biri olan Alpin Deprem Kuşağı’nda bulunmaktadır. Bulunduğu konum itibariyle toplum yapısı depremlerden büyük ölçüde etkilenmektedir. Özellikle 1999 Marmara depreminden sonra afet yönetimi kavramının önemi artarak konuyla ilgili mobil tabanlı teknolojilerin kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu çalışmada Android Studio yazılımı üzerinde Flutter programlama dili kullanılarak bir Deprem Bilgi Sistemi Mobil Uygulaması tasarlanmış ve CBS kullanılarak Konya iline ait acil durum toplanma alanlarının kent üzerindeki dağılımları incelenmiştir. Mevcut alanların uygunluğu yüzölçümü, nüfus, ulaşılabilirlik ve yerleşim yerlerine yakınlık kriterleri ele alınarak haritalar üzerinde değerlendirilmiştir. Bu uygulama ile toplumda afet yönetimi konusunda bir farkındalık yaratılması hedeflenmiştir. Tasarlanan uygulamada deprem öncesi, sonrası ve deprem anı bütün halinde ele alınarak deprem yönetimi konusunda çeşitli içerikler kullanılmıştır. Geliştirilen mobil uygulamanın ayrıcalıklı özelliği ise kullanıcıların ve acil durum toplanma alanlarının konum verisini anlık olarak sunmasıdır. Böylece uygulama ile panik anında bulunulan noktaya en yakın toplanma alanı bilgisine anlık ulaşılabilmektedir. Ayrıca uygulama, deprem sonrasındaki geçici barınma merkezleri hazır hale gelene kadar ki süreçte yaşanılabilecek paniğin önlenmesi, etkin haberleşmenin sağlanması, yardımlaşma ve hızlı ilk acil müdahale sağlanmasını da olanaklı hale getirebilecektir. Bu çalışma ile Konya ilinde bulunan (ilçeler dahil) 125 tane toplanma alanının, olası bir afet durumunda çalışmada değerlendirilen kriterlere göre ihtiyaçlara cevap verebileceği sonucuna varılmıştır.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 9Ağaç-tohum Algoritmasının Cuda Destekli Grafik İşlem Birimi Üzerinde Paralel Uygulaması(2018) Çınar, Ahmet Cevahir; Kıran, Mustafa ServetSon yıllarda toplanan verinin artmasıyla birlikte verimli hesaplama yöntemlerinin de geliştirilmesi ihtiyacı artmaktadır. Çoğunlukla gerçek dünya problemlerinin zor olması sebebiyle optimal çözümü garanti etmese dahi makul zamanda yakın optimal çözümü garanti edebilen sürü zekâsı veya evrimsel hesaplama yöntemlerine olan ilgi de artmaktadır. Diğer bir açıdan seri hesaplama yöntemlerinde verinin veya işlemin paralelleştirilebileceği durumlarda paralel algoritmaların da geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada literatüre son yıllarda kazandırılmış olan popülasyon tabanlı ağaç-tohum algoritması ele alınmış ve CUDA platformu içerisinde paralel versiyonu geliştirilmiştir. Algoritmanın paralel versiyonunun performansı kıyas fonksiyonları üzerinde analiz edilmiş ve seri versiyonunun performansı ile karşılaştırılmıştır. Kıyas fonksiyonlarında problem boyutluluğu 10 olarak alınmış ve farklı popülasyon ve blok sayıları altında performans analizi yapılmıştır. Deneysel çalışmalar algoritmanın paralel versiyonunun algoritmanın seri sürümüne göre bazı problemler için 184,65 kata performans artışı sağladığı görülmüştür.Article Ağır Vasıta Hava Kompresörü Piston Segmanı Aşınması Durumlarında K-en Yakın Komşu Algoritmasının Sınıflandırma Performansının İncelenmesi(2020) Gül, Emre; Kalyoncu, MeteTeknolojide yaşanan gelişmeler günümüzde veri sistemlerine dayalı çalışmaların artmasına yol açmaktadır. Ağır vasıta hava kompresörleri temel olarak bir mekanik cihazdır. Buna rağmen kompresör üzerinden sensörler ile alınacak verilerin anlamlandırılarak arıza durumlarının teşhisi günümüz teknolojisinde uygulanabilir bir hal almaktadır. Hava kompresörleri ortalama bir ağır vasıta üzerinde küçük bir bileşen konumundadır. Ancak basınçlandırdığı hava aracın fren, süspansiyon ve debriyaj sistemleri için oldukça büyük bir öneme sahiptir. Bu yüzden aracın yolda emniyetli ve güvenli hareketinin sağlanmasına destek olmaktadır. Bu çalışmada hava kompresörlerinde kullanıcı kaynaklı piston segmanı aşınması gibi durumlarda oluşan yağ taşınımı arızası araştırılmış ve kompresör üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ayrıca yağ taşınımı arızası verileri firma bünyesinde Ar-Ge birimi tarafından geliştirilen test sisteminde sensörler vasıtasıyla kayıt altına alınmıştır. Bu veriler K-en yakın komşu algoritması modellerinin alt yapısının oluşturulmasında kullanılmış ve algoritma sınıflandırma performansı incelenmiştir.Article Agrega Gradasyonundaki Değişimlerin Aşınma Tabakasında Kullanılan Bitümlü Sıcak Karışımların Mekanik Özelliklerine Olan Etkilerinin İncelenmesi(2024) Arslan, Deniz; Köse, HüseyinTürkiye’de bitümlü karışımın kullanılacağı tabakaya göre hangi gradasyon özelliklerine sahip olması gerektiği Karayolu Teknik Şartnamesinde belirtilmiştir. Bu çalışmada, şartnamede aşınma tabakası için tanımlanan Tip-1 gradasyon zarfındaki alt, orta ve üst limit değerlerinin yanı sıra alt ve üst limitlerin belirli oranda ötelenmesiyle oluşturulan beş farklı agrega gradasyonunun bitümlü karışımların mekanik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Belirlenen beş gradasyon ile hem gradasyon zarfı dahilindeki değişimlerin etkisi hem de gradasyon zarfının genişleme potansiyeli incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda farklı agrega gradasyonları ile oluşturulan bitümlü karışımlarla Marshall tasarımları yapılmıştır. Test sonuçlarına göre agrega gradasyonu inceldikçe karışımın optimum bitüm ihtiyacı artmıştır. Gradasyon inceldikçe, optimum bitüm oranındaki bitümle dolu boşluk oranının (Vf) ve agregalar arasındaki boşluk yüzdesinin (VMA) arttığı, birim ağırlığın (Dp) azaldığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda, Tip-1 için tanımlanan gradasyon zarfının genişleme potansiyelinin olabileceği görülmüştür.Article Agrega Gradasyonunun Bitümlü Sıcak Karışımların Marshall Parametreleri Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması(2023) Arslan, Deniz; Köse, HüseyinBu çalışmada, agrega gradasyonunun bitümlü sıcak karışımların fiziksel özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, 2013 yılı Karayolu Teknik Şartnamesinde binder tabakası için tanımlanan gradasyon zarfı esas alınmıştır. Gradasyon zarfına ait ortalama, alt limit, üst limit değerleri ile birlikte alt ve üst limitlerin % 7 oranında ötelenmesiyle elde edilen beş farklı agrega gradasyonu oluşturulmuş ve her biri için ayrı ayrı Marshall tasarımları yapılmıştır. Gradasyon zarfının dışındaki değerler, çalışma esnasında oluşabilecek gradasyon hatalarının bitümlü karışımda meydana getirebileceği performans değişimlerinin öngörülebilmesi amacıyla çalışmaya dahil edilmiştir. Elde edilen test verilerine göre agrega gradasyonunun bitümlü sıcak karışımların stabilite, akma, birim ağırlık (Dp), hava boşluğu oranı (Vh), bitümle dolu boşluk oranı (Vf), agregalar arasındaki boşluk oranı (VMA) ve Marshall katsayısı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Agrega dane boyutunun ortalama gradasyona kıyasla artmasının veya azalmasının Dp ve Vf değerlerinde azalma, VMA ve Vh değerlerinde artış meydana getirdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte, gradasyon zarfının üst limitine doğru stabilite değerlerinin arttığı görülmüştür.Article Ahmed Adnan Saygun'un Çoksesli Müzikte/türk Çoksesli Müziği'nde Ulusalcılığa İlişkin Kodları?*(2012) Yöre, Seyit; Gökbudak, Z. SeçkinTürkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sistemi, Ziya Gökalp ve Atatürk'ün düşünceleri çerçevesinde, ulus-devlet temeline bağlı ulusalcı bir modernleşmeden oluşmuş, bu sistem Türkiye'deki kültürel ve müziksel yaratımı etkilemiş ve böylece, besteciler ulusal müzik malzemeleri ile uluslararası çoksesli müzik tekniklerini birleştirilerek devlet sistemine uygun bir ulusalcı çoksesli müzik yaratmışlardır. Türk çağdaş müziği olarak da anılan bu yeni müziğin ilk kuşak bestecilerinden biri de Ahmed Adnan Saygun'dur. O, müzik eserlerinin yanında, söylemleriyle de müzikte ulusalcılığı vurgulamış ve diğer bestecilerin içinde öne çıkmıştır. Bugüne kadar Saygun ve eserleri hakkında araştırmalar olmasına rağmen, onun ulusalcılık yaklaşımları hakkında doğrudan herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, Saygun'un çoksesli müzikte/Türk çoksesli müziği'nde ulusalcılığa ilişkin kodları etnomüzikoloji disiplini ve nitel araştırma modelinde literatür ve içerik analizi teknikleriyle araştırılmış, sonuç olarak ortaya çıkan on iki kod Saygun'un görüşleriyle tanımlanarak, yorumlanmıştırArticle Ahp Metoduyla Yer’e Özgü Mimari Tasarım Kriterlerinin Öncelik Sırasının Belirlenmesi(2019) Yıldız Kuyrukçu, Emine; Alkan, Ahmet20. yüzyılda küreselleşme ile mimari tasarımın yerle olan ilişkisi kopmuş, her türlü bölgesel sınır ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda mimarlık, bölgesel bir olgu olmaktan çıkmış, artık sınırları olmayan evrensel bir olgu haline gelmiştir. Çalışma, ‘mimari tasarım-yer’ ilişkisini doğru kurmanın yani yerin ruhunun somutlaştırılmasının yolu olarak Eleştirel Bölgeselciliğin çözüm olabileceğini savunmaktadır. ‘Eleştirel Bölgeselcilik (Critical Regionalism)’ yaklaşımında ‘yer’e ait değerlerle, çağdaş yer yönelimli tasarım yapmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Eleştirel Bölgeselcilik kavramını geliştiren Kenneth Frampton’ın 1987’lerde söylemleştirdiği 10 maddesi yorumlanarak dokuz kriter belirlenmiş ancak bu kriterlerin günümüz koşullarında yetersiz olduğu düşünülerek tarafımızdan dört kriter eklenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait” olarak nitelendirebilmenin on üç evrensel kriteri, dört grup halinde ortaya konulmuştur. Çalışmanın asıl amacı bir yapının eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait olarak adlandırılabilmesi için hangi kriterlerin etken olduğu ve bu kriterlerin öncelik sıralamasını tespit etmektir. Bu doğrultuda doktor unvanına sahip Selçuk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Restorasyon Anabilim Dalı, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Bina Bilgisi Anabilim Dalında görevli toplam 34 uzmandan, bir tasarımın o yere ait olarak algılanmasında belirlenen kriterlerin ne kadar etken olduklarını puanlamaları istenmiştir. Sonuçlar AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) metoduyla analiz edilmiş ve çalışma kapsamında ortaya konulan kriterlerin geçerliliği ve tüm bu kriterlerin öncelik sırası belirlenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye)” ait olarak nitelendirmede öncelikli kriterler tespit edilmiştir.


