05. Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/6
Browse
Browsing 05. Fakülteler by Publication Category "Kitap Bölümü - Ulusal"
Now showing 1 - 20 of 140
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part 21. Yy. Barınma Eğilimlerinde Minimalist Bir Yaklaşım "tiny House" Yaşam Modeli(NEÜ Yayınları, 2022) Aköz Çevrimli, Begüm; Çevrimli, S. Cevat; Yılmaz Çakmak, BilgehanBook Part Akıllı Şehir Çözümlerinin Sunduğu Olanaklar ve İstanbul’daki Uygulamalara İlişkin Bir Değerlendirme(Nobel Akademik Yayıncılık, 2019) Meşhur, Havva FilizBook Part Aksaray Kent Merkezi'nin Mekansal Dizin ve Tasarım Stratejileri Bağlamında Analizi(İksad Publishing House, 2023) Oral, Murat; Ulusoy, Furkan KemalBook Part Alaeddin Nikah Salonu(torrance Gazinosu)(YEM Yayın, 2021) Canan, FatihBook Part Alanya Eray Erdem Evi Örneğinde Geleneksel Türk Evinin Güncel Kullanıma Uyarlanması(Yaz Yayınları, 2023) Oktaç Beycan, Arife Deniz; Akıllı, AyşeKültürel miras, toplumu geçmişi ile alakalı olarak onu kimliklendiren, günümüze kadar süreklilikle ulaşan ve evrensel niteliği olan bütün somut ve soyut varlıklar bütünüdür. Kültürel Mirasın korunması ile insanların deneyimleri ve geleneklerinin gelecek nesillere aktarılması sağlanırken, geleceğin geçmiş üzerine sağlam temeller üstüne inşası sağlanmaktadır (Ünal, 2014). Deneyimler ve geleneklerin gelecek nesillere aktarılması konusundaki en önemli araçlardan birisi de geleneksel evlerdir. Kültürün mekâna yansımasının güçlü araçlarından biri olan geleneksel evler (Rapaport,2004), ülkemizde büyük bir zenginlik sergilemektedir. Bu yapılar tarihi, kültürel, teknik, estektik açıdan önemli belgelerdir ve korunmalıdır (Kuban, 1962). Zamanla, toplumların sosyo-kültürel ve ekonomik yapısındaki değişimine koşut olarak, geleneksel ev kullanıcılarının yaşam biçimi, konfor istekleri de değişmektedir (Akın ve ark., 2018). İşlevsel ve fiziksel yönden kullanıcıyı zorlayan ve en son olarak da kullanıcısı kaybeden geleneksel evlerin hızla yıprandıkları görülmektedir. Bu nedenle kullanıcısını kaybetmeden güncel hayata adapte edilebilen geleneksel evlerin kalıcı olması sağlanmalıdır. Zira Venedik Tüzüğü Madde 4’te anıt korumadaki temel tutumun kalıcılık ve sürekliliğin sağlanması olduğu vurgulanmaktadır. Kalıcılık anıtın kendi işlevi ile sağlanamadığı takdirde Tüzüğün 5. Maddesine göre anıtın sürekliğinin sağlanması için toplum yararına işlev değişikline de için verilebilmektedir (html-1). Anıtların yeni işlevle geleceğe aktarılmaları konusunda bir çok yayın ve uygulama bulunmaktadır (Onat, 1990) (Özalp, 2000) (Kaşlı, 2009) (İnan, 2013) (Aydın, 2014) (Kuyrukçu ve Yıldız Kuyrukçu, 2017) (Tuğlu Karslı ve Aytıs, 2018) (Kıvılcım, 2019) (Bahar ve Kurak, 2021) (Yılmaz Erkovan, 2021) (Öztürk ve ark., 2022) (Süphanoğlu ve ark., 2022). Ancak anıtın çevresel koşulları müsaitse ve halen yapıldığı dönemindeki işlevi ile kullanılabilecekse, tabii ki yapının işlevinin değiştirilmeden korunması uygun olur. Geleneksel ev bina programı, konforu ile güncel bir kullanıma uyarlanabiliyor, güncel yaşam konforlarına cevap verebilecek hale getirilebiliyorsa yine aynı işlevi ile restore edilmelidir. Yapılan çalışma sonunda yapının planı, yapım tekniği, malzemesi, cephe ve süsleme kütle özellikleri değiştirilmemeli ve zarar görmemelidir. Özellikle 2. Grup tarihi eser olarak tescillenmiş yapılarda iç mekanda yeni düzenlemeye izin verilebilmektedir (Ahunbay, 2004). Ancak bu düzenleme yapılırken yapının tarihi, kültürel, estetik değerler çerçevesinde belge olma özelliğini kaybettirmemelidir. Çalışma kapsamında Alanya kent merkezindeki, eskimiş ve kullanım dışı kalmış, geleneksel bir evin, ailenin isteği üzerine aslına uygun olarak yapılan restorasyonu ve güncel hayata adaptasyonunu konu edilmiştir. Yapının 2011-2013 yılları arasından Müne Mimarlık tarafından rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Literatür çalışması, rölöve, restitüsyon ve restorasyon çizim ve fotoğrafları ile çalışma analiz edilecektir. Çalışmada özgün işlevi ve özgün hali korunan bir geleneksel evin restorasyon adımları anlatılarak başarılı bir çalışmanın genel hatları çizilecektir. Sonuçta, kentsel bellekte önemli yeri olan bir geleneksel evin, güncel yaşama hazır şekilde kullanılama sunulabileceğinin bir örneği verilmiş olacaktır.Book Part Alüminyum Üretim Atığı Kırmızı Çamurun Puzolonik Aktivite Özelliğinin Araştırılması(Livre de Lyon, 2022) Duru, Mehmet Oğuz; Dereli, MustafaBook Part Anadolu Türk-islam İskan Sisteminde Yerleşmelerinin Oluşumu ve Bir Kır Yerleşmesi Örneği: Konya-hatunsaray Botsa Yerleşimi(Platanus Yayınevi, 2023) Oktaç Beycan, Arife DenizBook Part Application of a Cultural Route Evaluation Model (crem) for Cultural Tourism in Case of Karaman(İKSAD Publishing House, 2023) Güleç Korumaz, Saadet Armağan; Topbaş Çelik, RumeysaTourism emerges as a popular and significant industry that affects various sectors. In today's world, innovation has led to qualitative changes in tourism, with a growing emphasis on culture-focused tourism. Cultural based visits prioritize the built environment, making cultural resources, as components of the environment, closely related to tourism (Lasansky & McLaren, 2004). In the last decades, culture-based toursim routes has become very popular since they offer important opportunities for demonstrating new places, promote the city’s brand value with new products and experiences. In this context especially developing countries with rich valuable and cultural heritage have more advantege for showing their potentials. The Council of Europe created and organised the first and the most popular types of cultural routes and defined the trends of cultural tourism development. A considerable progress have been reached in the las years in small and medium scale. Beside cultural routes encourage the local communities, they also promote the awareness of cultural heritage, create important sources for local economy by promoting cultural heritage. According to the ICOMOS Charter on Cultural routes (2005): “The consideration of cultural trails as a newconcept or category does not conflict nor overlap with other categories or types of cultural properties– monuments, cities, cultural landscapes, industrial heritage, etc., that may exist within the orbit of a given cultural corridor. It simply includes them within a joint system which enhances their significance” (ICOMOS Charter on Cultural Routes, 2005). Research indicates that cultural route evaluation has become a popular topic in recent years, leading stakeholders to develop various heritage assessment models that are continually updated and improved over time. Cultural routes, as a response to these endeavors, bring together multiple destinations under a common theme, contributing to regional development and serve as means to understand heritage values (Taşkan et al, 2020). This study focuses on the city of Karaman in Anatolia, which has a multi layered cultural structure and has been home to multiple civilizations, making it a potential destination for cultural tourism. The aim of the study is to integrate the city's heritage sites into tourism routes to promote its development and achieve the recognition it deserves, thus creating a vision for its future. For this aim, a Cultural Route Evaluation Model (CREM) is applied for improving cultural tourism in Karaman. In the first step, a cultural route including important cultural heritage structures and areas was designed and proposed. Then main indicators and sub-indicators were determined for CREM Model. These indicators were asked to ten experts in order to determine the potential of the proposed cultural route. At the end of evaluation main values and tourism specific values are calculated of the proposed route. Regarding to these values, some suggestions were made for teh future of Karaman cultural tourism development.Book Part Ardıçlı Mahallesi (konya, Türkiye) Çevresindeki Yalıtepe Formasyonu Stromatolitik Kireçtaşlarının Fasiyes Özellikleri(Bidge Yayınları, 2024) Özkan, Ali Müjdat; İnce, İsmailBook Part Atık Deponi Alanları Yer Seçiminde Jeolojik Faktörler(Orient Yayınları, 2022) Horasan, Bilgehan Yabgu; Öztürk, Alican; Arıcı, Ömer KağanBook Part Barınma Kültüründe Farklı Bir Yaklaşım: Tiny House(NEÜ Yayınları, 2022) Korkmaz, Serra Zerrin; Erdoğan, Nurcihan ŞengülBook Part Belediye Binalarının Cephe Karakteristiklerinin Karşılaştırılması: Konya ve Antalya Örneği(IVPE, 2019) Erturan, Elif Merve; Özer Yaman, Gonca; Yıldırım Ateş, AyşeBook Part Bursa Eski İpek Han Üzerine Koruma ve Yeniden İşlevlendirme Önerisi(Yaz Yayınları, 2023) Hoş Ulusoy, Aybüke Yağmur; Oktaç Beycan, Arife DenizKültürel miras niteliğindeki, tarihe tanıklık etmiş, eskilik ve özgünlük değeri yüksek yapıların, gelecek kuşaklarda bilinçli bireyler yetişmesi için kültürel sürekliliği sağlamak adına koruma kavramı önemli bir olgudur. Geçmiş tarihte yapılan eserler zamanın ilerlemesi; sosyal, kültürel ve toplumsal ihtiyaçların değişmesi ile birlikte fonksiyon değerlerini kaybetmektedirler. Tarihi ve sanat değeri yüksek, dönemin kültürel, sosyal ve mimari özelliklerini taşıyan bu yapıların gelecek kuşaklara aktarılarak sürdürülebilirliği kimlik bilinci açısından son derece önemlidir. İşlevini kaybetmiş önemli tarihi yapıların, yıkılmaya terk edilerek yok olup gitmesi yerine uygun yöntemlerle korunması gerekmektedir. Koruma yöntemlerinden biri olan yeniden işlevlendirme yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Tarihi yapıları yeniden işlevlendirmek ya da eski işlevini modernize ederek kullanımını sağlamak yapıları gelecek kuşaklara iletmenin en kolay yoludur. Yapıların terk edilmesi daha çabuk yıkılarak yok olmasına sebebiyet verirken içinde eylemlerin devam etmesi yapıları canlı tutacak ve yapının en az hasarla yaşamını sürdürmesini sağlayacaktır. Böylelikle ekstra bir çaba harcanmadan yapı gelecek kuşaklara iletilecektir. Bursa tarih boyunca birçok medeniyete misafirlik yapmış bir kent olması nedeniyle içerisinde oldukça önemli tarihi yapılar bulundurmaktadır. Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olsa da Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yaparak 1326 ve 1923 yılları arasında altın çağını yaşamıştır. Bu süre zarfında birçok Osmanlı eseri inşa edilen kentte bu eserlerden bazıları yok olarak tarih olurken bazıları ise günümüze ulaşarak kentin tarihi kimliğini korumaktadır. Yapıldığı dönemden günümüze kadar varlığını koruyabilmiş Osmanlı Dönemi eserlerinden bir tanesi de Eski İpek Han’dır. Eski İpek Han günümüze kadar varlığını korumuş olmasına rağmen birçok olumsuz etkenlerden dolayı fiziksel olarak eskimiş ve fonksiyonel anlamda ilk işlevini kaybetmiştir. Tarihi, sosyokültürel ve ekonomik önemi yüksek bu yapının, kendisiyle birlikte taşıdığı değerlerin yok olup gitmemesi adına koruma bağlamında iyileştirme, yeniden işlevlendirme yöntemleriyle yeniden kullanıma açılarak tarihi önemi vurgulanmalı ve kimlik kaybının önüne geçilmelidir. Eski İpek Han’ın özgün mimari özelliklerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için restore edilerek kente kazandırılmalıdır. Yapıların sürdürülebilirliğini sağlamanın en kolay restorasyon yöntemi, onların yeniden işlevlendirerek sürekli kullanımının sağlanmasından geçmektedir. Bu yüzden atıl kalmış Eski İpek Han’ın ilk işlevine, planlarına, strüktürüne uygun olması sebebiyle yeniden işlevlendirilerek otel olarak kullanım önerisi sunulmuştur. Yapının otel olarak yeniden kullanıma açılması yapının merkezi konumu itibari ile çevresel değerini artırması, kullanıcılarına tarihi, sosyo-kültürel farkındalık kazandırması açısından da önem arz etmektedir.Book Part Cbs ve Uydu Görüntüleri İle Konya Batısının Çizgisellik Haritalarının Hazırlanması ve Yapısal Analizi(Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2018) Eren, Yaşar; Demircioğlu, Ramazan; Coşkuner, BerkantBook Part Cbs Yöntemleri ile Oluşturulan Çizgisellik Haritalarının Arazi Bulguları (burdur- Gb Türkiye) ile Kıyaslanması(Ekin Basım Yayın Dağıtım, 2018) Coşkuner, Berkant; Eren, Yaşar; Demircioğlu, Ramazan; Aksoy, RahmiBook Part Çeperde Yüksek Katlı Yapılaşma: Ankara Örneği(Nobel Akademik Yayıncılık, 2021) Öncel, HaleBook Part Comparative Solar Access Analysis on Building Surfaces, Determination of the Relationship Between Solar Radiation, Svf, and Sunlight Duration(İKSAD Publishing House, 2023) Canan, FatihUrbanization is a rapidly accelerating total phenomenon, particularly in developing countries. This trend is largely driven by factors such as rural-urban migration, natural population growth and the attraction of economic opportunities in cities. According to the latest data from the United Nations, more than half of the world's population lives in urban areas, which is 57% (Anonymous, 2022). This proportion is expected to increase to 66% by 2050. In 2045, there will be approximately 6 billion city dwellers (World Bank, 2023). Considering these statistics, it is evident that measures need to be taken for future urban development strategies across several domains. In this context, energy in the urban environment is a crucial aspect and warrants significant attention. One of the most important challenges associated with energy consumption in urban areas is the need to balance energy demand and supply. With more people living and working in cities, there is a greater need for energy to power homes, businesses, and transportation. The energy consumption of buildings in urban areas is a significant issue that requires attention due to the high demand for energy and the resulting environmental impact. Buildings account for a significant portion of the world's energy consumption. Buildings contribute to roughly 32% of global final energy consumption, 17% of direct CO2 emissions, and account for one-third of indirect emissions (Skillington et al., 2022). In particular, buildings in urban areas consume more energy than those in rural areas, making the urban building sector a crucial area for energy efficiency improvements. One of the primary reasons for the high energy consumption of buildings in urban areas is the need for heating and cooling systems. According to a study by the International Energy Agency, the energy used for heating and cooling buildings in urban areas accounts for approximately 60% of total building energy consumption (Anonymous, 2017). The energy consumption of buildings in Turkey has been a major concern for the country due to its increasing population and urbanization. The construction industry in Turkey accounts for roughly 34% of the nation's total energy consumption and the energy usage in this sector is steadily rising each year (Anonymous, 2021). Consequently, endeavors aimed at boosting energy efficiency in the construction sector are becoming increasingly crucial. Heating accounts for 55% of the total energy consumption in housing in Turkey. The remaining distribution of energy consumption is as follows: 19% for hot water production, 4% for cooking, 3% for lighting, and 19% for household appliances (Anonymous, 2018). The predominant source of energy consumption in housing is derived from fossil fuels. For instance, in 2018, natural gas consumption in Turkish households accounted for 25.7% of the total consumption (Kabakçı, 2018). Turkey, under the scope of the "Climate Change Action Plan 2011-2023," aimed to ensure that at least 20% of the annual energy demand of new buildings from renewable energy sources starting from the year 2017 (Kabakçı, 2018). Despite this action plan, the objectives have not been fully achieved. The utilization of renewable energy sources, such as solar and wind energy, in the energy consumption of buildings, has not yet reached sufficient levels. Among renewable energies, solar energy holds significant potential for utilization in buildings. The simplest method, known since antiquity, is the passive method. Utilizing solar energy passively does not necessitate advanced technology. Passive solar systems are designed to maximize the amount of solar radiation entering a building while minimizing heat loss. At the building scale, passive solar design strategies primarily aim to harness solar energy to achieve thermal comfort in buildings by minimizing the need for electrical or mechanical equipment (Stevanović, 2013). Active solar systems are another type of solar energy system that can be used in buildings. Unlike passive solar systems, active solar systems require the use of mechanical and electrical components to capture and store solar energy. In both cases, the buildings must have sufficient access to sunlight during the day. In the urban environment, the performance of building solar systems is strongly linked to urban density. In the present study, solar access in urban areas was analyzed on building façades in Konya, Turkey. The solar gain potential of a point on a façade differs according to the urban context. To compare the solar gains of different locations and draw conclusions, the selection of points was based on the characteristics of the immediate urban environment. The objectives of the study are as follows: To determine the total solar radiation received at the selected points on the building façades, which have different urban contexts, and to compare and understand the reasons for the differentiations between these points. The second objective of this study is to define a mathematical model based on the results obtained regarding solar gains. This mathematical model can precisely define the relationship between the built context and the total solar radiation received. It can be used in built-up areas with the same climatic context as Konya. Additionally, it could be valuable for acquiring fundamental knowledge about the potential for solar gain, particularly in the early stages of urban and architectural design.Book Part A Comprehensive Swot Analysis For Strategic Rural Development Gudul Case(Çizgi Kitapevi Yayınları, 2018) Şahin, Buse; Gündüz, ElifBook Part Cultural Heritage Analysis With Object Recognition Method; the Example of Konya(Literaturk Academia, 2021) Dönmez, Mustafa Alper; Ulusoy, MineBook Part Cumhuriyet Dönemi Kent Planlama ve Kentleşme Politikalarını Gelişimi(Tavas Yayınları, 2023) Karakayacı, Özer

