06. Meslek Yüksekokulları
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1628
Browse
Browsing 06. Meslek Yüksekokulları by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 24
- Results Per Page
- Sort Options
Article Bağımsız Türk Cumhuriyetleri Bayraklarının Görsel İletişim Tasarım Teknikleri Açısından Analizi(2023) Uğur, Engin; Kısa, MustafaHer yönü ile kardeş kabul ettiğimiz Bağımsız Türk Cumhuriyetleri, yaklaşık otuz sene önce Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. Geçen zaman içerisinde Bağımsızlığını ilan eden Türk Cumhuriyetleri bir yandan Sovyetler birliğinin yönetim anlayışından kaynaklanan eksiklikleri, problemleri, yanlış algı ve tutumları değiştirmeye çalışırlarken diğer yandan ülkelerinin kalkınmaları için her alanda çalışmalar yapmaktadırlar. Geçmişten gelen kimlik ve değerlerine sahip çıkan bağımsız ve uygar bir ülke olma yolunda ilerlemektedirler. Bilimsel ve kültürel faaliyetlerin ışığında yapılan tüm çalışmaların gelişmiş ülkeler dikkate alındığında daha kat edilecek mesafelerin olduğu görülmektedir. Bağımsız bir ülke olmanın ilk aşaması, kendi milli ve manevi değerlerini çok iyi ifade eden marşa ve bayrağa sahip olmaktır. Bir ülkenin bayrağı ülke kimliği açısından önemli bir unsurudur. Ülke bayrağı, hem görsel açıdan hem de taşıdığı anlam açısından önemli sorumluluklara sahiptir. İşletmelerin logoları gibi zamanın değişen şartlarına göre değiştirilme veya revizyon şansı yoktur. Bu nedenle çok ciddi ve kapsamlı çalışmalar sonucunda hazırlanarak ülke var oldukça her zaman beğeniyle gönderdeki yerinde dalgalanmalıdır. Ülke bayrağındaki her bir görsel, yazı veya renk unsurunun derin arka planı olmalıdır. Bu nedenle ülke bayrakları diğer görsel unsurlar gibi tek düze değerlendirme kriterleri ile değerlendirilemez. Bağımsız Türk devletlerine ait bayraklar görsel iletişim kavramları çerçevesinde kişisel bakış açısı ile değerlendirilmeye çalışılmış ve analizi yapılmıştır.Article Beyaz Peynir, Çiğ Süt, Kıyma ve İnegöl Köftede Staphylococcus Aureus Kaynaklı İntoksikasyon Riskini Değerlendirmede Kültür ve İmmunolojik Yöntemlerin Karşılaştırılması(2018) Telli, Nihat; Yörük, Gamze Nuray; Telli, Arife Ezgi; Cebirbay, Muhammed Ali; Sayar, Ahmet GünerAmaç: Konya’da tüketime sunulan beyaz peynir, çiğ süt, kıyma ve İnegöl köfte örneklerinin fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik kalitelerinin ortaya konması ve Staphylococcus aureus (S. aureus) kontaminasyonu ile toksin varlığının tespiti amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada beyaz peynir (n=50), çiğ süt (n=50), kıyma (n=50) ve İnegöl köfte (n=50) olmak üzere 200 numune kullanılmıştır. Numuneler fiziksel ve kimyasal (pH, asidite ve kuru madde) ve mikrobiyolojik [toplam mezofilik aerobik bakteri (TMAB), toplam psikrofilik aerobik bakteri (TPAB), koliform, laktik asit bakterisi (LAB), S. aureus] açıdan değerlendirilmiştir. Stafilokokal enterotoksinlerin (SEs) varlığı enzymelinked fluorescent immunoassay’a (ELFA) dayalı VIDAS Staph enterotoksin kiti ile araştırılmıştır. Bulgular: Çiğ süt, beyaz peynir, kıyma ve İnegöl köftelerde ortalama pH değerleri sırasıyla, 6.53, 4.82, 5.99 ve 6.63; kuru madde değerleri % 12.51, % 37.71, % 38.97, % 49.70 ve laktik asit cinsinden asiditeleri de % 0.16, % 0.67, % 0.08 ve % 0.40 olarak bulundu. TMAB sayıları 4.53 - 9.86 log10kob/g-ml; TPAB 3.39 - 7.69 log10kob/g-ml; koliform bakteri 2.04 - 8.53 log10kob/g-ml; LAB 2.90 - 7.64 log10kob/g-ml ve S. aureus sayıları 2.61 - 6.46 log10kob/g-ml arasında bulundu. İnegöl köfte örneklerinin 1’i (% 2) ve kıyma örneklerinin 29’unda (% 58) SEs tespit edildi. Öneri: S. aureus'un tüm suşlarının SE’lerin üretiminden sorumlu olmamalarından dolayı stafilokokal gıda intoksikasyonlarının değerlendirilmesinde ve güvenli gıda üretiminde kültürel yöntemlerle birlikte SE varlığının araştırılmasının da önemli olduğu düşünülmektedirArticle Cam Lif Takviyeli Betonun Yangın Dayanımlarının Çeşitli Parametreler Açısından İrdelenmesi(2019) Ali, Ali Murthada; Arslan, Musa Hakan; Altın, MustafaCam lifi taze beton karışımına eklenerek betonun mekanik özellikleri iyileştirilmektedir. Literatürde cam lif takviyeli betonun (CTB) mekanik özelliklerinin tespitine yönelik çok sayıda araştırma yapılmıştır. Beton içine cam lifi eklenerek özellikle betonun eğilme ve çekme dayanımında hatırı sayılır artışlar meydana gelmekte, bu şekilde üretilmiş olan betonlar daha ince kesitli oldukları için de uygulamada tercih edilmektedirler. Betonun içine eklenen cam lifinin betonun yangın performansına olumsuz bir etki yapıp yapmadığına yönelik kapsamlı bir araştırma olmadığı için bu çalışmada dört farklı (30,60, 90 ve 120 dk) yangın sürelerine tabi tutulmuş cam lif takviyesiz beton ile CTB elemanlarının yangın sonrasındaki mekanik özelliklerindeki değişiklikler incelenmiştir. Deneysel çalışma kapsamında Ø15/30 cm silindir ve 4x4x16 cm prizmadan oluşan toplam 300 adet numune üretilmiştir. Numunelerde kullanılan 0,5,10,15 ve 20 kg/m3 oranlarındaki cam elyaf takviyeli betonların değişik sürelerde yangın sonrasındaki basınç ve üç farklı çekme (yarma, tek noktadan eğilme ve iki noktadan eğilme) dayanımı üzerindeki etkisi farklı sürelerde yangına maruz bırakılan CTB elemanları üzerinden test edilmiştir. Yangın geçirmemiş numunelerde cam lifi basınç dayanımına bir katkıda bulunmazken çekme dayanımında önemli oranlarda katkısı olmuştur. 30 dakikalık yangın sonrasında CTB numunelerin tek ve çift noktadan eğilme deneylerinden elde edilen çekme dayanımlarında yangın öncesine göre bir artış görülmüştür. Daha uzun süreli yangınlarda (60, 90 ve 120 dk) ise bu oranda bir artış meydana gelmemiştir.Article Dondurulmuş Deniz Ürünlerinde Vibrio Spp.’nin İlmiğe Dayalı İzotermal Amplifikasyon (loop Mediated Isothermal Amplification, Lamp) Yöntemiyle Belirlenmesi(2022) Telli, Arife Ezgi; Telli, Nihat; Doğruer, Yusuf; Biçer, YusufAraştırmada, deniz ürünlerinde halk sağlığı bakımından yüksek riskli olarak tanımlanan Vibrio parahaemolyticus, V. vulnificus ve V. cholerae’nın varlığının belirlenmesi amaçlandı. Bu amaçla örneklerde etken tespiti için hızlı ve etkin bir yöntem olan İlmiğe Dayalı İzotermal Amplifikasyon (Loop Mediated Isothermal Amplification, LAMP) metodu kullanıldı. Araştırma materyali olarak farklı satış noktalarından temin edilen dondurulmuş deniz ürünleri kullanıldı (n=212). Örneklerde klasik kültür yöntemiyle etken izolasyonu için ISO / TS 21872-1:2007 ve ISO 21872-2:2007 yöntemleri uygulandı. Elde edilen şüpheli izolatlarda gerçekleştirilen DNA ekstraksiyonu sonrasında genus spesifik PCR reaksiyonuyla gyrB1 gen bölgesi hedeflenerek Vibrio spp. varlığı doğrulandı. Pozitif örneklere V. parahaemolyticus, V. vulnificus ve V. cholerae için sırasıyla toxR, vvhA ve ompW hedef gen bölgelerine yönelik LAMP primer setleri kullanılarak turbidite bazlı Real-Time LAMP uygulandı. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde, klasik kültürel yöntemle örneklerin %16.98’inde (36/212) Vibrio spp. kontaminasyonu olduğu belirlendi. Bununla birlikte Vibrio spp. pozitif izolatlarda LAMP reaksiyonu bulgularına göre V. cholerae varlığı tespit edilemezken V. parahaemolyticus ve V. vulnificus kontaminasyon düzeyleri ise sırasıyla %36.1 (13/36) ve %5.5 (2/36) olarak saptandı. Bu çalışma, dondurulmuş muhafaza uygulanarak satışa sunulan deniz ürünlerinde V. parahaemolyticus ve V. vulnificus gibi patojenik suşların varlığının tespiti ve bu gıdaların vibriosis bakımından önemini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda deniz ürünlerinde dondurulmuş muhafaza öncesi mikrobiyal kalitenin ve muhafaza esnasındaki koşulların ve hijyenik standartların oluşturulmasının önemli olduğu düşünülmektedir.Article Fabrication and Electrochemical Properties of Po Lypyrol/Multi-walled Carbon Nanotube Composites for Solar Cell Applications(2021) Torlak Yasemin; Yenel, Esma; Ak MetinIn this study, polypyrrole and multi-walled carbon nanotube (MWCNT) composite film was produced by electrochemical polymerization of pyrrole with MWCNT on ITO surface. The electrochemical properties of composite containing polypyrrole and MWCNT have been investigated. The electrochemical behavior of this composite obtained depends on the electrostatic interactions of the materials in it with each other.The PPy/MWCNT composites were used as counter electrode in the fabrication of dye sensitized solar cells (DSSCs). The solar cell performance results were evaluated by changing the nanotube concentration in the composite film. This composite can also be useful for producing a family of low-cost and easy to prepare solar cell or sensing or energy storage devices.Article Fmcw Radar İle Endüstriyel Uygulamalarda Mesafe Ölçüm(2021) Güz Hasan; Civcik, Levent; Canan SüleymanEndüstride bulunan fabrikalarda aynı hat üzerinde birden çok köprüsü olan vinçler bulunmaktadır. Bu köprüler aynı yolda hareket ederken her biri başka operatör tarafından kontrol edilmektedir. Operatörler taşıdıkları yükü kontrol ederken aynı zamanda köprünün kontrolünü sağlayamayabilirler. Bu nedenle iki vinç köprüsünün birbiri ile çarpışma ihtimali vardır. Bu durumda meydana gelebilecek kazaların önüne geçebilmek için bir sisteme ihtiyaç vardır. Bu sistemin, iki vinç arası mesafeyi ölçmesi ve belirlenen sınır noktaya ulaştığında operatörleri uyarması gerekmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak için FMCW(Frequency Modulated Continuous Wave, Frekans Modülasyonlu Sürekli Dalga) Radar tasarımı önerilmiştir. FMCW radarlar, 77 GHz modülasyon frekansında çalışabilen düşük güç ile yüksek çözünürlük ve doğrulukta; hız, açı ve mesafe ölçümü yapan askeri ve endüstriyel çözümler sunmaktadır. Diğer radar tiplerinde olduğu gibi FMCW radarların da en önemli bölümü karşısındaki engele elektromanyetik sinyal gönderecek olan alıcı-verici antenlerdir. Bu çalışmada FMCW radarlar için anten olarak mikroşerit yama dizi anten tasarımı kullanılmıştır. Bunun sebebi daha yüksek anten kazancına sahip olması, az yer kaplaması, düşük güç tüketimi ve bir ışıyıcının arızalanması durumunda dizideki diğer antenler sayesinde sistemin çalışmaya devam edebilmesidir. Bu araştırmalar sonucunda 100 metre ölçüm mesafesi olan bir FMCW radarın maliyetinin düşürülmesi ve üretiminin kolay olması ile birlikte endüstride yaygınlaşabilecek seviyeye geldiği gösterilmiştir.Article Gama Işınları ile Işınlanmış Yeni Bir Isoquinoline Sulfonamide (c17h20brno3s) Maddesinin X-bant Epr Çalışması(Konya Technical University, 2020) Karataş, Özgül; Ceylan, YusufKaynaşık bir heteroksil bileşiği olan yeni epoxyisoquinoline sulfonamide maddesi (I), (4aS,7S,8aR)-8a-bromo-7-methyl-2-tosyl-2,3,4,7,8,8a-hexahydro-1H-4a,7-epoxyisoquinoline, yeşil ve kademeli bir süreç ile sentezlendi. Daha sonra doz hızı of 0.981 kGy/h olan 60Co-gama (?) kaynağı ile oda sıcaklığında 72 saat ışınlandı. I bileşiğinin EPR spektrumları, 150-340 K sıcaklık aralığında X-bant EPR spektrometresi kullanılarak manyetik alanda üç farklı yönelimde kaydedildi. Elde edilen sonuçlara göre, örneğe ait izotropik spektrumların olduğu görüldü ve C ?H_3 H radikalinin varlığı gözlemlendi. Sonuçlar, Bruker WinEPR-Simfonia programı kullanılarak fit edildi. Radikalin aşırı ince yapı sabiti (A) ile deneysel izotropik spektroskopik değeri (g) hesaplandı.Article Grafik Tasarım ve Baskı Ortamında Kullanılan Görsellerin Rgb Renk Uzayından Cmyk Renk Uzayına Dönüşümü Esnasında Oluşan Renk ve Ton Kayıplarının Önlenmesi(2019) Kısa, MustafaRenk Uzayları ve yönetimi, grafik tasarım ve baskıya hazırlık aşamasından çalışmanın, baskı sonuna kadar Orijinal çalışmadaki renkleri elde edebilme ve renk standartlarını sağlamaya yönelik bir sistemdir. Yıllardır sektörümüzün en büyük baş ağrısı olan renk uyuşmazlığı problemi, büyük ölçüde renk uzaylarının bilinmemesinden ya da yanlış kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bununla beraber Sektörümüzde kullanılan dijital fotoğraf makineleri, tarayıcılar ve dijital görüntü elde edicilerin tamamına yakını aksi ayarlar yapılmadıkça fabrika çalışma ayarları RGB renk uzayında gerçekleşmektedir. Çalışmaların baskı ortamına aktarılmaları, RGB renk uzayı CMYK renk uzayına aktarılarak gerçekleştirilmektedir. Bu renk dönüşümü esnasında çalışmalarda renk ve ton kayıpları yaşanmaktadır. Bu çalışmada RGB renk uzayından CMYK renk uzayına dönüştürülmüş grafik çalışmalarının nispeten renk ve ton kaybını azaltarak baskıya aktarılmasını sağlayan dönüşüm algoritması geliştirilmiştir. Yapılan deneysel çalışmalarda renklerin aslına uygun renklere tamamen dönüştüğü görülmese de yakınlaştığı görülmüştür.Article İmar Planlarında Farklı Yoğunlukların Taşınmaz Birim Değerine Etkisi(2020) Ertaş, Mehmet; Uşak, BurakBugün ülkemizde; tarım sektörünün aile için geçimliği sağlayamaması, mülteci göçleri, küresel piyasaya açılan emlak sektörümüz, her kente açılan üniversite, Büyükşehir Belediye Yasası gibi nedenlerle il merkezlerine hızlı bir göç yaşanmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da kentler hızlı ve yoğun bir yapılaşma sürecine girmiştir. Bu talebi karşılamak ve kenti düzene sokmak için ya yeni alanları iskâna açmak ya da mevcut planlarda değişiklik yapmak gerekir. Türkiye’ de yürürlükte olan İmar Yasasına göre; bir yerleşim biriminde imar planlarının belediye idaresi tarafından yaptırılması (nüfus ölçütüne de bağlı olarak) ve uygulamaya konulması zorunludur. Ancak, ilgili yasa ve yönetmeliklerde belirtilen ölçütlere göre çizilen imar planları, yüksek şehirleşme ivmesi ve değişen toplumsal istekler karşısında kısa bir süre sonra ihtiyacı karşılayamamakta; daha sonra bölgesel bazda “plan değişikliği” ne gidilmektedir. Plan değişikliklerinde ise ya sosyal donatı alanları yapı adalarına dönüştürülmekte ya da mevcut yapı adalarının kullanım şekilleri ve yoğunlukları değiştirilmektedir. Yapılan bu plan değişikliği, bir taraftan taşınmazın kendi değerini artırırken diğer taraftan yakın çevre etkileşiminde bölgenin değerini de değiştirebilmektedir. Çalışmanın sonucundan da görüleceği üzere bir parsele daha fazla konut yapıldıkça parselin değeri de artmaktadır. Kira ve konut değeri bakımında “zemin kat – son kat – 5. kat ve üzeri – 1. ve 4. katlar ve arası” sıralaması olduğu görülür. Kiralamadaki artış değere göre biraz daha fazladır. Bölgede, KYK tarafından 5000 kişilik öğrenci yurdunun yapılması, AVMlerin olması ve cazibe merkezlerinin ortasında olması nedeniyle müteahhitlerin dikkatini çektiğinden inşaat çalışmaları hızlanmıştır. Bu çalışmada, Burak UŞAK’ın “Konya Otogar Civarında Emlak Vergisine Esas Zemin Değerinin Tespiti” yüksek lisans tezindeki verilerin bir kısmından yararlanılarak imar planlarında yapılan yoğunluk artışlarının taşınmazın değerini doğrusal olarak etkileyip etkilemediği araştırılıp değer değişim oranları analiz edilmiştir.Article İnsansız Hava Aracı (İha) ile Üretilen Şeritvari Haritalardan Kübaj Hesabı(2020) Erdoğan, Alperen; Mutluoğlu, ÖmerMühendislik projelerinde zaman, maliyet ve doğruluk kavramları önemli değere sahiptir. Bu sebeple, mühendislik projelerinin kısa zaman, düşük maliyet ve yüksek hassasiyet gözetilerek yapılması gerekmektedir. Fotogrametrik Tekniklerin İHA’lar ile mühendislik projelerinde kullanılabilirliğinin tespit edilmesi, bu projelerin üretimine yeni bir soluk katacak ve bu teknik ile daha kısa zamanda, daha hassas ve düşük maliyetler ile mühendislik projeleri üretilebilecektir. Gelişen ve değişen teknoloji harita mühendisliğini özellikle fotogrametri anabilim dalını yakından etkilemektedir. Son yıllarda sayısal arazi verilerinin elde edilmesinde çok farklı seçenekler kullanıma sunulmaya başlanmıştır. Bunlardan biri İnsansız Hava Araçlarına metrik olmayan kameraların monte edilmesi yoluyla araziden sayısal verilerin toplanmasıdır. Bu çalışmanın amacı insansız hava aracına (İHA) ile alınan görüntülerden elde edilen ortofoto haritanın nokta konum hassasiyetleri incelenmiştir. Bu amaçla seçilen pilot bölgede 5-10-15 sayıda YKN’ler kullanılarak 3B model ve ortofoto haritalar üretilmiştir. Hassasiyeti yüksek olan 15 YKN ile üretilen Agisoft verisi kullanılarak hacim hesabı yapılmıştır. Hacim hesabında %99 oranında doğruluk tespit edilmiştir.Article İnsansız Hava Araçları ile Harita Üretim Çalışmalarında Farklı Yüksekliklerde Yapılan Uçuşların Konum Doğruluğuna Etkisi(2020) Erdoğan Alperen; Mutluoğlu, ÖmerÇağımız teknolojisinin gelişmesi farklı disiplinleri etkilediği gibi mühendislik çalışmalarını da büyük oranda etkilenmiştir. Harita mühendisliğinde harita üretim tekniklerine de katkı sağlamıştır. İnsansız hava araçları bu gelişmelerle beraber büyük ölçüde harita üretiminde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, DJİ Phantom 3 Pro ile kaydedilen görüntülerden ortofoto ve nokta bulutu üretilerek nokta konum doğruluğu araştırılmıştır. Ortofoto ve Sayısal Yükseklik Modeli Virtual Surveyor yazılımında birleştirilmiştir. Test alanı 100x100 m. boyutlarında yükseklik farkının çok az olduğu bir yer seçilmiştir. Daha sonra test alanı 20x20 m’lik kareler ağına bölünerek bir grid ağı oluşturulmuştur. Grid ağının kesişim ve köşe noktalarında işaretleme yapılmıştır. İşaretlenen bu noktaların koordinatları (Y,X,H) RTK-GPS ölçme yöntemiyle belirlenmiştir. Test alanında İHA ile 50 m. ve 80 m yükseklikten %70-%80 bindirmeli olarak görüntüler alınmıştır. Alınan görüntüler fotogrametrik olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda elde edilen nokta koordinatlarıyla, RTK-GPS ölçme yöntemiyle elde edilen nokta koordinatları karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda ortalama yatay ve düşey yöndeki nokta konum doğruluğu elde edilmiştir.Article Karabuğday (fagopyrum Esculentum Moench.)’ın Farklı Gelişme Dönemlerinde Bazı Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlemesi(Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, 2021) Kan AsumanBu araştırma, 2018 yılında Konya ekolojik şartlarında yetiştirilen karabuğdayın farklı gelişme dönemlerinde (Çiçeklenme öncesi, Tam çiçeklenme, Tohum bağlama başı, Tohum bağlama sonu dönemleri) hasat edilip, bu gelişme dönemlerinin verim ve kalite özellikleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme “Tesadüf Bloklarında Faktöriyel Deneme Desenine” göre üç tekerrürlü olacak şekilde kurulmuştur. Araştırmada, farklı gelişme dönemlerine ait elde edilen sonuçlara göre; bitki boyu 21.24-89.79 cm; yaş herba verimi 114.60-1520.30 kg/da; kuru herba verimi; 29.45-413.85 kg/da; tohum verimi 168.64 kg/da; toplam fenol miktarı 50.54-139.72 mg/g; toplam flavonoit miktarı 1.60-152.77 mg/g; rutin miktarı herbada %2.17-3.01 arasında değişmiş olup, tohumda ortalama rutin miktarı %0.103 olarak tespit edilmiştir.Article Konya Yeşil Peynirlerinin Biyojen Amin İçerikleri ile Bazı Fizikokimyasal ve Mikrobiyolojik Özelliklerinin Belirlenmesi(2021) Telli, NihatAraştırmada, Konya ilinde satışa sunulan Yeşil peynirlerin biyojen amin içerikleri ile bazı fizikokimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri değerlendirildi. Araştırma materyali olarak piyasadan temin edilen 50 adet Konya Yeşil peyniri örneği kullanıldı. Araştırma k apsamında tespit edilen biyojen aminler olan tiramin (50/50), histamin (50/50), kadaverin (44/50), putresin (39/50), triptamin (32/50) ve feniletilamin (24/50) için ortalama değerler sırasıyla; 229.41±95.63, 148.21±55.52, 45.34±29.52, 29.03±27.24, 3.14±2.70 ve 2.30±2.37 mg/kg olarak bulundu. Örneklerde toplam biyojen amin ortalamaları 457.45±122.23 mg/kg olarak tespit edilirken spermidin ve spermin varlığı saptanmadı. Tiramin ve histamin miktarlarının toplam biyojen amin ortalamalarının ~ %82’sini oluşturduğu gözlemlendi. Fizikok imyasal analizlerde örnekler ortalamalarının kuru madde için %53.57±2.69; tuz için %5.82±0.81, asitlik (L.A cinsinden) için %1.13±0.18, pH için 6.21±0.37 ve aw için 0.948±0.01 olduğu belirlendi. Yapılan renk ölçümleri sonucunda; L değerlerinin 66.43 ile 83.11, a parametresinin ? 4.54 ile ? 2.59 ve b parametresinin de 11.44 ile 20.62 arasında değiştiği saptandı. TMAB, Lactobacillus, Streptococcus ve Lactococcus için ortalama değerler 7.44±0.58, 6.47±0.26 ve 7.09±0.40 log KOB/g düzeylerindeydi. Bu çalışma, çiğ sütten üretilen Konya Yeşil peynirinin biyojen amin konsantrasyonlarının ve satış noktalarında biyojen amin oluşumuna neden olabilecek faktörlerin izlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. Özellikle baskın biyojen amin türleri göz önüne alındığında Yeşil peynir üretim hattı, depolama, sevkiyat ve sat ış yerlerinde hijyenik koşulların oluşturulmasının tüketici sağlığının korunması bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir.Article Madde Bağımlılığına Karşı Hazırlanan Afişlerin Görsel İletişim Tasarımı Performanslarının Değerlendirilmesi(2023) Uğur, Engin; Kısa, MustafaSon yıllarda madde kullanımının çok küçük yaşlara kadar inmesi ve kullanım oranlarının artması, hem aileler hem de konuyla ilgili resmi kurumlar açısından geniş kaygılara yol açmaktadır. Bu yüzden uyuşturucu bağımlılığının tehlikeleri ve olumsuz sonuçları konusunda toplumun tüm kesimlerinin bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmaların merkezini ise kitle iletişim araçları ve sosyal platformlar oluşturmaktadır. Kitle iletişim çalışması araçlarından olan afiş, bir görsel iletişim ürünüdür. Afişler yardımıyla çeşitli bilgi ve mesajlar kitlelere hızlı bir şekilde iletilebilmektedir. Son yıllarda dijital teknolojilerin hayatımıza girmesi ile etkinliği azalmış olsa da afiş ve posterler, kalabalıkların yoğun olduğu yerlerde hâlâ yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Basılı poster uygulamaları günümüzde büyük oranda çevrimiçi sosyal medya ortamlarına aktarılmış durumdadır. Etkili bir kitle iletişim aracı olan afişlerin iletişim performansı, mesajın konusu ve tasarım yapısına göre değerlendirilir. Konunun uzmanı iletişimciler tarafından hazırlanan mesaj grafik tasarımcı tarafından görsel hale getirilir. Hedef kitlenin özellikleri dikkate alınarak oluşturulan mesajın, yine hedef kitlenin kolayca algılayacağı tasarım elemanları ile hazırlanması gerekir. Dijital teknolojilerden önceki geleneksel yöntemlerle hazırlanan afişlerde mesajı görünür hale getiren grafik tasarımcının tasarım yeteneği afişin performansını belirlerken, günümüzde bunu teknolojiye yatkınlık belirlemektedir. Bu çalışmada, yerli ve yabancı tasarımcıların oluşturduğu afiş uygulamaları incelenmiştir. Görsel iletişim tasarımı açısından; iletişim, teknik, sanat, estetik kaygılar ve tasarım ilkelerinden oluşan kıstaslar dikkate alınarak afişlerin performans değerlendirmesi yapılmıştır.Article Melatonin ve Önemi(2021) Günhan, Rabia SerpilMelatonin memelilerin pineal bezi tarafından günlük olarak düzenli şekilde salgılanan temel hormondur. Melatonin, vücutta birçok kimyasal, biyolojik ve fizyolojik faaliyette yer almaktadır. Melatoninin asıl görevi ‘Jet lag’ olarak bilinen biyolojik saatin korunması ve ritminin ayarlanmasıdır. Melatonin antioksidan enzimleri uyarıcı, lipit peroksidasyonunu azaltıcı, beyin dokusunu oksidatif hasardan koruyucu etkiye sahiptir. Ayrıca kanser hücrelerinin çoğalmasını, tümör büyümesini engellemektedir. Melatonin suda ve yağda çözünürlüğü oldukça yüksek bir bileşiktir. Biyoaktif bir bileşik olan melatonin; portakal, domates, çilek, üzüm, kiraz, zeytinyağı, pirinç, arpa, ceviz ve sağlığa yönelik tüketilen fonksiyonel gıda ve ilaç hammaddelerinin kaynağını teşkil eden bazı tıbbi ve aromatik bitkilerde farklı bileşimlerde bulunmaktadır. Bu derlemenin amacı melatoninin önemi, fonksiyonel özellikleri, gıdalardaki profili ve gıda işlemenin melatonin içeriğine etkisi konularını araştıran çalışmaları inceleyerek sağlıklı beslenme ve yaşama katkı sağlamaktır.Article Mizanpaj Tasarımında Kullanılan Renklerin İnsan Algısı Üzerindeki Etkileri(2019) Kısa, Mustafa; Civcik, LeventGünümüzde teknolojinin hızla gelişimi basım yayın sektöründe de görülmüştür. Birçok görselin internet ortamında sunulması ve sınırsız bir ortamın var olması insan üzerinde oluşan algı etkisi oluşturmayı da olumsuz etkilemiştir. Ülkemizde okuma oranını giderek düşmekte ve görselliğin insan algısı üzerinde etkisi hızla artmaktadır. Bundan dolayı mizanpaj tasarımında kullanılan görseller ve renkler önem arz etmektedir. Çünkü görseller hedef kitle okuyucular üzerinde yeterli algı etkisi oluşturmazsa, içerdiği mesajı doğru aktaramayacak ve yapılan grafik tasarım çalışmalarıyla verilecek mesajın kaybolmasına neden olacaktır. Çalışmada mizanpaj ve renk çalışmalarının insan algısına etkileri gazete model çalışmaları ile kişiler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Yapılan çalışmada gazete tercihlerinde seçilecek renklerin etkili olduğu tespit edilmiştir.Article Mürekkeplerin Yapısal Özelliklerinden Dolayı Baskıda Oluşan Renk ve Ton Hataları(2019) Kısa, MustafaBaskı teknolojilerinde ve ofset baskı makinelerinde kullanılan mürekkepler ve rengini veren kimyasalların orjinale uygun renk ve ton değerlerinin oluşumunda önemli bir etkisi vardır. Kullanılan mürekkeplerin yapısı baskı kalitesi ile üretim performansını etkileyen önemli faktörlerdendir. Çalışmada her ne kadar renk serileri aynı olsa da farklı markalarda mürekkepler kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı baskı teknolojilerinde kullanılan farklı markalara sahip mürekkeplerin baskıda elde edilen renk ve ton değerlerine ve sonuca ne kadar etkili olduğunu bulma adına yapılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda elde edilen farklı mürekkeplerle yapılmış baskı sonuçlarının baskı kalitesine ve renk ton değerlerine etkisi incelenmiştir. Baskısı yapılmış çalışmaların densitometrik ölçümleri yapılmıştır. Densitometrik incelenmelerde ve bilgisayar ortamında yapılan renk analizlerinde mürekkeplerin renk kodları aynı olmasına rağmen mürekkeplerin kimyasal yapı farklılıklarından dolayı renk ve ton değerleri, baskı örneklerinde farklı çıktığı görülmüştür.Article Mycobacterium Avium Subsp. Paratuberculosis’in Süt ve Süt Ürünlerinde Tespit Yöntemleri(2018) Telli, Nihat; Sayar, Ahmet GünerMycobacterium avium kompleksi üyelerinden olan Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis (MAP) çok çeşitli hayvan türlerinde Johne hastalığının (paratüberkülozis) etiyolojik etkenidir. Paratüberkülozun klinik belirtilerini gösteren ve asemptomatik taşıyıcı hayvanlar etkeni süt, dışkı ve spermleriyle yaymaktadırlar. Süt direkt olarak etkeni taşıyabildiği gibi özellikle dışkı kaynaklı indirekt bulaşmalar da gerçekleşebilmektedir. Sütün yanı sıra peynir, yoğurt, krema, tereyağı, dondurma vb. süt ürünleri de etkeni taşıyabilmektedir. Süt sığırlarındaki Johne hastalığı ile insanlarda görülen Crohn hastalığı insidenslerinde dünya genelinde artış görülmektedir. Yüksek klinik ve patolojik benzerlikler bulunan bu hastalıklar arasındaki olası ilişkide gıdaların rolünün yorumlanmasında ve güvenilir sonuçlar alınmasında MAP’ın süt ve süt ürünlerinde tespit yöntemleri önem arz etmektedir. Bu amaçla süt ve süt ürünlerinde Ziehl-Neelsen boyama, floresan mikroskop, katı faz sitometri ve biyolüminesans gibi direkt tanı ve kültür yöntemleri ile MAP etkenleri araştırılabilmektedir. Bu yöntemlerin yanı sıra radyoimmün testler (RIA), enzim bağlı immün testler (ELISA), agar jel immünodifüzyon testi (AGID) ve komplement fiksasyon testi (CF test) gibi serolojik teknikler ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR), nükleik asit hibridizasyonu, immunomagnetic separation PCR, Nested PCR, Real-Time PCR gibi moleküler teknikler veya bu tekniklerin kombinasyonlarıyla hızlı tanı yöntemleri geliştirilmiştir.Article Sandviç Tasarımı İçerisindeki Termoelektrik Jeneratörde Elekrtrik Enerjisinin Analizi(Konya Technical University, 2020) Terzioğlu, Hakan; Ağaçayak, Abdullah CemSon zamanlarda enerjinin gittikçe artan öneminden dolayı, araştırmacılar ve sanayi, enerji sisteminin verimliliğini artırarak enerjiyi daha iyi yönetmek istemektedirler. Bu nedenle elektrik enerjisini sağlamak için alternatif enerji kaynaklarına yönelim başlamıştır. Alternatif enerji kaynaklarından ise yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Güneş, Rüzgâr ve Termal kaynaklar yenilenebilir enerji kaynaklarının öne çıkanlarıdır. Günümüzde termal kaynaklardan seracılık, balık yetiştirme, termal tesisler, şehir ısıtması ve elektrik üretimi gibi birçok alanda faydalanmaktayız. Günümüzde termal suyu kaynağından faydalandığımız yere taşırken, etrafına yaydığı ısıyı elektrik enerjisine dönüştürebileceğimiz bilinmektedir. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarından termal kaynaklar kullanılarak, elektrik üretiminde termal suyun taşındığı malzemenin türünün ve Termoelektrik Jeneratörün (TEG) yerleşim şeklinin farklı iki Termoelektrik Modülün (TEM) verimi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Sıcak ve soğuk su Bakır, Alüminyum ve Pirinç malzemelerinden oluşturduğumuz sandviç bloklardan geçirilerek TEG’de üretilen güç üzerindeki analizi gerçekleştirilmiştir. TEG olarak da TEC1-12706 ve TEC1-12710 malzemeleri kullanılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda termal suyun geçtiği malzemenin türünün ve sıcak/soğuk suyun sandviç plakalardan geçme sırasının hem TEC1-12706’nın hem de TEC1-12710’nun ürettiği güç üzerinde etkili olduğu görülmüştür.Article Sürdürülebilir Kentsel Dönüşüm(2020) Ertaş, Mehmet; Bayındır ÖzgeKöklü bir medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu toprakları, üzerinde yaşayanlara yaklaşık 8 000 yıldır ev sahipliği yapmaktadır. Her medeniyet kurulurken yeni yer arama yerine eski bir yerleşimi bazen olduğu gibi koruyarak ama genişleterek, bazen de yıkıp yeniden yaparak aynı mekânı kullanmıştır. Bunun temel nedenleri, temiz su, iklim, savunma, alt yapı tesisleri, ulaşımdır. Bunu yaparken de eski yerleşimin hatalarından ders çıkarmıştır. Aynı coğrafyada bugün yaşayan bizler, yine eski yerleşim birimlerini kullanmaktayız. Anadolu’daki her bir yerleşimin en az birkaç yüzyıllık tarihi vardır. Ülkemizde bugün için kentlerimiz yerleşim yerleriyle, altyapısıyla, iş olanaklarıyla, eğitim ve kültür etkinlikleriyle ve yapılarıyla daha yaşanılabilir yerler olması için günün gereklerine göre yeniden yapılandırılmalıdır. Sürdürülebilir kentsel dönüşüm için yapılandırmayı sadece yapı yenilemesi ve yoğunluk artışı olarak görmemeliyiz. Kente yeni dinamikler katarak her yönüyle kaliteyi yakalamalıyız. Ekonomik, sosyal, politik ve mekânsal sorunları içeren kentsel dönüşüm sonuç bölümünde önerilen hususlar dikkate alınmadan yapılacak olursa aynı bölge birkaç on yıl sonra tekrar kentsel çöküntü alanı haline gelebilmektedir. Bu nedenle bu bölgelerde kentsel dönüşüm projeleri uygulandıktan sonra yaşam, bina, altyapı, çevre gibi konularda kalitenin düşmemesi ve sürekli olması gerekir. Bu nedenle bu projelerde sürdürülebilirlik ilkesi hep dikkate alınmalıdır.

