05. Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/6
Browse
Browsing 05. Fakülteler by Department "Fakülteler, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 57
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part Aksaray Kent Merkezi'nin Mekansal Dizin ve Tasarım Stratejileri Bağlamında Analizi(İksad Publishing House, 2023) Oral, Murat; Ulusoy, Furkan KemalArticle Arkeolojik Alanlarda Üst Örtü Tasarım Kriterleri(2021) Büyüköztürk, Elife; Oral, MuratAmaç: Bu araştırma, arkeolojik alanlarda çalışma evreni kapsamında yer alan Çatalhöyük Projesi, Zeugma Projesi, Göbeklitepe ve Karatepe-Aslantaş, Arslantepeprojeleri incelenerek, doğru üst örtü tasarımının nasıl olması gerektiği konusunu tartışmayı amaçlamıştır. Yöntem: Arkeolojik alanlarda antik kalıntılara doğanın vereceği olumsuz etkileri önlemek, kazı esnasında çalışanlara rahat çalışma olanağı sağlamak amacıyla inşa edilen koruyucu üst örtüler; uygunluk, estetik ve sürecin ruhunu yansıtacak şekilde yapılan tercihin doğruluğunun, özgünlüğünün ve o eser bağlamında uygunluğunun (yere ve esere göre) belirlenen kriterlere göre tespit edilip, değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın bu bölümünde Türkiye’de bulunan Çatalhöyük, Zeugma, Karatepe-Aslantaş, Göbeklitepe ve Arslantepe arkeolojik alanlarındaki koruyucu çatı strüktürleri incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda arkeolojik eserlere zarar vermemek için zemine minimum müdahalede bulunacak, geniş açıklıkların geçildiği, bölge ikliminden en fazla yararlanmayı amaçlayan tasarımların öngörüldüğü tespit edilmiştir. Çatalhöyük ve Göbeklitepe projesi çelik konstrüksiyon, Karatepe-Aslantaş projesinde küçük boyutlu betonarme kolonlar, Arslantepe projesinde çatıda ahşap paneller kullanılarak tarihi eserlere zarar verilmemiştir. Aynı zamanda bölge ikliminden maksimum yararlanmak amaçlandığı için Çatalhöyük projesinde örtünün yan tarafının açılır kapanır şekilde tasarlandığı, Karatepe-Aslantaş projesinde örtünün yan tarafının kapatılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışma arkeolojik alanlarda tasarlanan üst örtülerin belirli “kriterler” doğrultusunda yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bölge ve iklim şartları değişiklik gösterse bile yapım amacı ve yöntemi aynı olduğu için belirlenen kriterlerin incelenmesi üst örtü tasarımı esnasında yol gösterici olacaktır.Article Assessment of Temporary Shelter Areas After Disaster Using the Delphhi Method: the Case of Osmaniye(2023) Büyüköztürk, Elife; Oral, MuratEarthquakes are disasters that cause thousands of lives and property losses. Türkiye is under constant earthquake threat due to its geological location. One of the most important problems that arise after the earthquake is shelter. It is urgently necessary to provide shelter for earthquake victims. Therefore, temporary shelters are constructed in the cities where the earthquake occurred so that the earthquake victims, who are first placed in tents, can continue their vital functions until permanent residences are completed. In the study, the method was carried out in two steps. In the first step, spatial and structural suitability was determined for temporary shelter areas using the Delphi method. In this regard, 7 priority criteria and their significance levels were determined with the opinions of 15 experts and tested on the Osmaniye southern ring road. In the evaluation made by the field experts, it was determined that the Osmaniye container city was not sufficient to be a shelter area. In the second step of the method, the shelter area that was deemed unsuitable by the experts was also evaluated from the perspective of the users and a 21- question survey was conducted with 155 users. As a result of the analysis, it was concluded that earthquake victims were also dissatisfied with the shelter area. In this context, the temporary shelter area should be reconsidered. It is thought that this study will be guiding in terms of ensuring the satisfaction of users in the selection of temporary shelter areas in future studies.Article Bilgi ve Değer Dünyasında Mimarlık; Mananın Taşlaşması(2022) Camcı, Şehnaz; Şekerci, CeyhunMimari, mekânı meydana getiren malzemelerin; ahşabın, demirin, taş ve daha fazlasındaki ahengin inşasıdır. Mimaride ahengi yaratmak malzemeyi tanımak, malzemenin özündeki ahengi anlamak ve bu bilinçle malzemenin; varlığın bütünlüğünü kavramak gerektiğinden hareketle bu çalışmada, mimarinin güçlü ve somut sembollerinden biri olan taş ve ona işlenen düşünce dünyasının mimarideki yeri ve önemi ele alınmıştır. Çalışmada izlenen yol taşa muameleleri ve taşa işledikleri düşünceler yönünden birbirinden çok farklı olan üç üslubun; Rönesans dönemi, Barok dönemi ve Türk‐İslam mimarisinin incelenmesiyle ilerlemektedir. Rönesans döneminde Hristiyanlığa bir tepki olarak kullanılan taş, bütün sertliği ve keskinliğiyle kullanılmış, mimari formlar ve strüktür için belirleyici bir unsur olmuştur. Barok mimaride, taş sanatı doğaya yeniden şekil verme olarak algılanmış, abartılı dekor ve hacimler sayesinde mimari bir güç ve görkem oluşturulmaya çalışılmıştır. Türk‐İslam mimarisinde tuğlanın yerini taş almış, kireçtaşı ve tüfler büyük bir ustalıkla işlenerek cami, medrese ve han gibi binaların dış ve iç mekânlarını süslemiştir. Sonuç olarak ellerimizin olduğu kadar düşüncelerimizin de eseri olan mimari yapıtlarda taşı ve onun özünü anlamak mimariye dolayısıyla kendimize, insanlığa yükleyeceğimiz anlamları da arttıracaktır. Çağdaş yapılarda kullanılan taş malzemeye işlenen düşünce ve üslüp anlayışını yeniden sorgulanmasını sağlayacaktır. Bu sayede taşa işleyeceğimiz mananın taştaki mana ile bütünleşmesi mimari yapıyı daha da yüceleştirecektir.Article Çağdaş Cami Mimarisinin Biçimsel Algısında Toplumsal Yanılsamalar(2023) Özkaynak Yolcu Merve; Oral, MuratAmaç: Çalışmanın amacı çağdaş cami mimarisine yönelik yeni tasarım yaklaşımlarında geleneksel, yorumlanan, taklit edilen veya özgün biçimsel kimlik arayışlarını sosyolojik boyutta incelemektir. Ayrıca kullanıcının bakış açısını ve algısını ölçmek, halkın bilinç düzeyi ile farkındalığını tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma kuramsal çerçeve ve alan araştırması olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşaması olan kuramsal bölümde cami mimarisinin tarihsel gelişimi, çağdaş kuramsal yaklaşımlar ve tasarımlarda biçimsel arayışlar araştırılmıştır. İkinci aşama olan alan araştırması bölümünde ise kullanıcıların cami tasarımlarına bakış açılarını ölçmek amacıyla anket uygulaması yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Konya İli Selçuklu İlçesi cami kullanıcıları oluşturmaktadır. Kullanıcılara dört bölümde 95 sorudan oluşan anket formu yöneltilmiştir. Bulgular: Çalışmanın bulgular bölümünde geçerli sayılan 99 anket sonucu değerlendirilmiştir. Elde edilen anket sonuçlarına göre; cami kullanıcılarının çağdaş cami mimarisine farkındalıklarının düşük olduğu, sahte tarihselcilik olarak adlandırılan taklit cami mimarisini savundukları tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmada kullanıcıların gelenekselin kopya edildiği cami mimarisine tutumlarının olumlu olduğu belirlenmiş ve cami mimarisinde kullanılan taklit ögeleri destekledikleri tespit edilmiştir. Kullanıcıların gelenekselin yorumlandığı cami mimarisine karşı tutumları olumlu olurken, özgür biçimlenen cami tasarımlarını benimsemediklerini görülmektedir. Kullanıcıların farkındalık düzeylerinin artırılması ve uzmanlar tarafından bilgilendirici seminerler, konferanslar ve TV programları düzenlenmesi gerekliliği ortaya konmuştur.Conference Object Cami Mimarisinde Yenilikçi Yaklaşımların Yarışma Projeleri Üzerinden Değerlendirilmesi(Baku Eurasian University, 2020) Başeren, Meriç Begüm; Oral, MuratMevcut fiziksel koşullar ve kültürel özelliklere göre gelişen cami mimarisi, geçmişte bulunduğu konuma ve döneme göre farklılaşmıştır. Tarihsel süreç içinde farklı niteliklerle yorumlanan, kendini yenileyen, özgün ve işlevsel odaklı olduğu gözlemlenen tasarımlar, özellikle 1950’li yıllardan itibaren, yerini geleneksele öykünen bir yaklaşıma bırakmıştır. Günümüzde ise cami tasarımı, adeta somutlaştırılmış bir imge şeklinde ele alınmaktadır. Bu genel yaklaşım çerçevesinde günümüz cami yapılarının taklitçi bir yaklaşımdan neden kopamadığı sorusunun cevabı aranacaktır. Güncel malzeme, yapım teknikleri ve teknolojinin sunduğu imkânların karşılığını bulduğu modern arayışların ise cevabını sayıca az yapıda bulduğu gözlemlenmektedir. İslam dininde camilerle ilgili mimari bir üslup ya da mekânsal bir biçim tanımlanmamış olmasına rağmen toplumsal bakış açısı, idealize edilmiş bir algı neticesinde sınırların dışına çıkmakta zorlanmaktadır. Buna karşın konu ile ilgili yarışma projeleri ise kültleşmiş bakış açısının değişimine yönelik sınırları aşan ve özgün nitelikte yaklaşımlar ortaya koymaktadır. Çalışmada, cami yapılarının genel karakteri ve anlamı irdelenmiş, cami mimarisinin tarihsel ve mekânsal gelişimi araştırılmış, sembolik anlam ve maneviyatı ile ilgili tanımlamalar yapılmıştır. Modern cami mimarisinde farklı biçimsel ve mekânsal tasarımlar içeren “Cami Tasarımı Fikir Yarışması”, “Şişli Halide Edip Adıvar Külliyesi Ulusal Mimari Proje Yarışması”, “İstanbul Çamlıca Cami Mimari Proje Yarışması”, “Büyükada Çarşı Cami Mimari Fikir Projesi Yarışması” özelinde seçilen projeler analiz edilmiştir. Ödül alan projeler arasından seçilen tasarımlar üzerinden cami mimarisine yaklaşımın değerlendirildiği çalışmada, yarışma şartnameleri, mimari açıklama raporları, jüri kararları ve tasarım girdilerinin mekan üretim biçimine etkileri incelenmiştir. Cami tasarımında, geçmişin bilgi ve deneyiminden yaralanan, günümüz teknolojisiyle bütünleşebilen ve modern çağın ihtiyaçlarına cevap veren özgün bir mimari dil geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda ele alınan cami yarışmaları, farklı ölçeklerde zengin mimari çeşitlilik sunması açısından önemlidir.Book Part Değişen Yaşam Biçimlerinin Konuta Yansıması: Osmaniye Örneği(İksad Publishing House, 2023) Oral, Murat; Büyüköztürk, ElifeConference Object Deprem Sonrası Yeniden Yapılaşma: Osmaniye Örneği(Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, 2023) Büyüköztürk, Elife; Oral, MuratTürkiye, birinci derece deprem kuşağında yer aldığından dolayı, kentlerde deprem etkisi göz ardı edilmemesi gereken önemli bir başlıktır. 2023 Pazarcık depremi birçok ilde can ve mal kaybına neden olmuştur. Bu kentlerden birisi de Osmaniye ilidir. Deprem sonrasında kentte riskli alan ve yapılar, “Hasar Tespit Çalışmalarıyla” yetkililerce tespit edilmiştir. Tespitler sonucu ağır hasarlı ve 2000 yılı öncesi yapılmış orta hasarlı yapıların kontrollü yıkımları gerçekleştirilmiştir. Yıkımlar sonrası kontrolsüz ve çarpık yapılaşan kent için bu durumun bir fırsata çevrilebileceği kanaatine varılmıştır. Kentte ilk olarak dikkat edilmesi gerekli husus zayıf zemin etkisi olan yerlerde yeniden yapılaşmanın öngörülmemesidir. Bu kapsamda yapı açığı ortaya çıkmasına karşı yeni bir kentsel gelişim alanı belirlenmeli, kentin yavaş yavaş o tarafa kaymasına olanak sağlanmalıdır. Kamusal alan eksikliği, otopark, ulaşım, yeşil alan, park sorunları sık sık gündeme gelen kentte, bu konuları göz ardı etmeden yeniden yapılaşmanın sağlanması daha nitelikli alanlar oluşmasına katkı sağlayacaktır. Ancak bu çalışmalar yapılırken kente bütüncül bir açıdan yaklaşılması ihmal edilmemelidir. Bu çalışma, Pazarcık depreminin kentteki hasarlarını ortaya koymayı amaçlama ve yeniden yapılaşma için stratejiler belirlemeyi hedeflemektedir. Bu stratejiler kapsamında depremden çok fazla etkilenen Osmaniye çarşı merkezi, İstasyon caddesi civarı, Yeni Belediye çevresi, Rahime Hatun mahallesine yönelik tespitlerde bulunulup, yön haritaları oluşturulacaktır. Sonuç olarak deprem sonrası kentte yapılacak olan çalışmalar, kentsel dönüşüm kapsamında bütüncül olarak ele alınmalıdır.Book Part Dirençli Kentler Kapsamında Multidisiplinlerin Rolü: Osmaniye Örneği(Platanus Publishing, 2023) Oral, MuratArticle The Effect of Roof Openings on Passive Cooling in Mosque İnteriors(2023) Azkur, Hatice Sena; Oral, MuratIt is known that the energy needs of a naturally ventilated building consume 40% less energy than a mechanically ventilated building. Especially in summer months, the energy needs of mosques increase greatly due to cooling loads. The aim of the study is to provide passive cooling with the stack effect by taking advantage of the large floor height of mosques compared to other buildings and to evaluate the effect of the number of roof openings on passive cooling. Within the scope of the study, a prototype mosque was designed in line with general practices and regulations in Türkiye. Two different opening alternatives were created. In the first alternative, air outlets are created as a single large opening. In the second alternative, the number of openings was increased to four, but the air outlet size remained the same in total. The two prepared alternatives were transferred to ANSYS Fluent software. In this way, the passive cooling of the building was visualized through simulation. The temperature and velocity contour graphs were created as a result of the analysis. According to the results, the alternative in which more than one roof opening was designed, provided better passive cooling than the alternative with a single opening.Book Part Egli’nin Şehir Planlama Anlayışı(Serüven Yayınevi, 2023) Oral, MuratArticle Erken Cumhuriyet Döneminde Ernst Arnold Egli’nin Köy İlk Mektep Planları ve Eğitimin Önemi(2021) Dere, Murat Erdal; Oral, MuratTürkiye’de Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte modern ulus devletin inşa edilmesi için eğitim, mimari, hukuk, kamu yönetimi gibi pek çok alanda önemli projeler hayata geçirilmiştir. Ülke nüfusunun büyük oranda kırsal alanlarda yaşıyor olması köylerde eğitimi gündeme getirmiştir. Erken Cumhuriyet olarak anılan bu dönemde başkent Ankara merkezli kent planı ve modern mimari uygulamalarıyla modern (Batılı) kentlerin kurulması için ülkemize davet edilen mimarlardan İsviçreli Ernst A. Egli, köy ilkokul planları yapması için görevlendirilmiştir. Ernst A. Egli genç denebilecek yaşta Türkiye’ye gelerek gerek mimari eserleriyle gerek Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki mimarlık eğitiminde yapmış olduğu sade ve akılcı reform hamleleriyle gerekse Milli Eğitim Bakanlığındaki Danışmanlığı esnasında Anadolu’nun en ücra köylerinde dahi inşa edilmesi kolay ilkokul tip projeleri hazırlamasıyla genç rejimin ülküsünün gerçekleşmesine büyük önem verilmiş, bu hizmetlerin yürütüleceği mekanların planlanmasında modern mimari öne çıkmıştır. Bu çalışmada dönemin ideolojik ve siyasi yaklaşımlarını yansıtan eğitim kurumlarından Ernst A. Egli’nin köy ilkokul planları ve eğitime verilen önem tartışılmıştır.Book Part Ernst A.egli: Türk Mimarlık Eğitimine Katkıları(Serüven Yayınevi, 2023) Oral, Murat; Dere, Murat ErdalArticle Evacuation Problem in Mosque Buildings, The Case of Konya Hacıveyiszade Mosque(2022) Azkur, Hatice Sena; Oral, MuratEvacuation of assembly buildings in emergencies such as earthquake, fire and terror is very important to prevent major casualties. To evacuate the building smoothly, it’s necessary to realize the right architectural design. There are very few studies both national and international literature on evacuation of mosques in emergencies. The aim of this study is to contribute to literature by a case study on emergency evacuation of mosques. Within the scope of the study, Hacıveyiszade Mosque which is located in the city center of Konya is examined. The mosque was evaluated using a simulation study. According to the findings obtained from the simulation, the evacuation of the mosque was completed in 10 min 48s and the evacuation could not be achieved within the safe evacuation time (2.5 min) specified for this class of buildings. In this context, suggestions made to improve the evacuation performance of the Hacıveyiszade mosque.Conference Object Evolution of Architectural Form(İksad Publishing, 2023) Çalışkan, Ayşe Seda; Yıldız Kuyrukçu, EmineAs a result of the development in information technologies, the reflections of the change environment experienced in many disciplines such as genetics, mathematics and physics have also shown themselves in the field of architecture. Thanks to computer-aided design and manufacturing techniques, design approaches in architectural design, model production processes and model products (models), technological developments and modeling capabilities offered by digital media, design methods have changed and computer has begun to play an important role in the design of architectural form. With the introduction of the computer in form production, some form manufacturing techniques have started to be developed and, in this context, form production processes have also changed. Forms with complexity that cannot be imagined with traditional design approach can be easily designed in digital environment using these techniques. The aim of this study is to examine the change and development in architectural form from past to present with the effect of computer technologies. Within the scope of the study, it was aimed to convey the process as a whole by including the periods up to the period when computer technologies were developed. For this purpose, with the inclusion of computer technologies in the design and manufacturing processes of the architectural form, a table (table 2) was created by selecting important buildings where the historical change of the architectural form can be clearly seen. The study is important in terms of shedding light on the change of architectural form in the historical process. As a result of the analyzes, it was seen that while the rightangled surfaces were dominant in architectural form in the periods when computer technologies were not yet developed in parallel with the previous studies, curvilinear lines and fluid forms began to come to the fore in architectural form in the 2000s with the influence of computer technologies.Article Examination of Kreuzberg Protective City Renewal Principles Specific To Tepebağ-Kayalıbağ(2023) Büyüköztürk, Elife; Oral, MuratRenewing and reuniting the regions of cities that have become collapse areas with the city; urban renewal, which enables the city to be restored, is a term frequently used today. These collapsed areas need to be physically and socially renewed and revitalized. The main purpose of urban renewal studies is to reintegrate the isolated living spaces with the city. This integration should be realized not only physically and economically, but also socially and culturally. Kreuzberg Region in Germany suffered great damage in the World War II and turned into a depression zone over time. The “Protective City Renewal” method, which has been applied in the region since 1961, has an important place in urban renewal studies with its 12 basic principles. Urban renewal works in Tepebağ-Kayalıbağ neighborhoods, which constitute the historical city center in Adana province, are still at the very beginning of the process. Several projects have been carried out within the scope of street rehabilitation studies in the area, but these are thought to be insufficient. The aim of this study is to evaluate the “Protective City Renewal” method and to conduct an experiment on how the 12 principles of this method can be applied to the Tepebağ-Kayalıbağ section, which is an important historical texture to be preserved in Adana.Conference Object Experimental Approach on the Cognitive Perception of Historic Urban Skyline(Konya Technical University Faculty of Architecture and Design, 2017) H. Bostancı, Seda; Oral, MuratIn a lifetime, human brain constitutes cognitive models for various conditions and events in order to be able to adapt to the environment and lead a life based on experiences. Based on multidimensional sensory experiences, people create an internal model of a city and they use this model as a mental sketch in their new urban space experiences. Cognitive mapping methods create qualified data for way-finding and the process of classifying the stimuli of the living area and carrying out spatial designs that promote quality of life. Aesthetic perception of the urban pattern consists of keeping the skylines of a city in memory and being able to create an image in mind. Urban skylines can be classified basically in three categories as the historic skyline, complex skyline in which new and higher structures are dominant and mixed skyline which is a combination of these two situations. The aim of the study is to investigate how the image created by the skylines of historic cities can be expressed by drawing. The basic differences among the cognitive mapping techniques and the cognitive perception and the schematic display of a skyline can be discussed through this experimental approach. This study aims to do experimental research among a group of architecture students who are strong at drawing and schematic expressions. The selected group of samples will be asked to draw (1) the schematic skyline images of the city they live in and a city they have visited as far as they remember, (2) examined how they draw a skyline and how much time it takes after they are shown a skyline of a historic city chosen in a certain time, (3) watch a video on the streets of two different cities they have seen or haven't seen before, and asked to draw a skyline of the city based on what they have watched. Finally, these different situations will be analysed. In the experimental study, After 3 days, drawing the best remembered skyline image will be requested from students. And what the sample group have thought in this selection in terms of aesthetics will be measured with the semantic differential and the adjective pairs. Participants will be asked to draw the catchy image of the skyline shown in order to compare the experimental methods and the subjective aesthetic evaluation methods. Observation-based determinations will be realized by the analysis of these drawings and the adjective pairs. In this way, the relation between the skyline perception and the aesthetic experience in urban life will be discussed.Book Geçmişten Bugüne Çağdaş Camı̇ Mı̇marlığı Tasarım Krı̇terlerı̇(Atlas Akademi Yayıncılık, 2019) Oral, MuratBook Part Geleneksel Külliye ve Cami Mimarisinin Yorumlanmasına Yönelik Bir Stüdyo Deneyimi(Gece Kitaplığı, 2021) Yolcu Özkaynak, Merve; Oral, MuratConference Object Hareketli Küçük Evlerin (movable Tıny Houses) Kullanıcı Ergonomisi(Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yayınları, 2023) Kurnalı, Melih; Ülker, OnurÜlkemizde ve dünyada her geçen gün yaygınlaşan küçük evler için henüz belirli standartlar oluşmamıştır. Ülkemiz deprem kuşağında olduğu için hareketli küçük evlerin güvenle kullanımı için hızla değerlendirilmelidir. Bu bağlamda mevcut yönergeler ile küçük evlerin nasıl olması gerektiği konusu analiz edilerek araştırılmıştır. Çalışmada, küçük evlerin, hareketli küçük ev olarak tanımlanan, treyler, römork ya da dorse üzerine inşa edilenleri ana odak konusu olarak belirlenmiştir. Bu yapılarda evin standartları, genel olarak karayolu taşımacılığı standartları çerçevesinde belirlenmektedir. Öncelik olarak bu standartları ortaya koymak, hareketli küçük evlerin sınırlarını belirlemeyi sağlayacaktır. Literatürde küçük evlere yönelik çalışmaların yoğun olduğu tespit edilmiş, ancak hareketli küçük evlere yönelik çalışmaların sayısının daha az olduğu dikkat çekmiştir. Çalışma ile literatür araştırması ve tarihsel araştırma yöntemleri ile küçük ev hareketinin standartlarına yönelik araştırma amaçlanırken, kullanılan mobilyaların, işlev, ergonomi ve estetik değerleri analiz edilmektedir. Hareketli küçük evlerin teknik özellikleri gereği kullanılacak mobilyaların çok yönlü ve birden fazla işlevi yerine getirebilecek formlarda üretilmesi gereklidir. Bu durum kısıtlı hacimlerdeki mobilyaların neredeyse tamamı için geçerlidir. Çok işlevli ve esnek mobilyalar artan küçük ev kullanımı ile zorunlu olarak yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle kısıtlı hacimler için üretilen mobilyaların mekan kalitesine etkisi, kullanımlarındaki avantaj ve dezavantajların belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Belirlenen özellikler, mobilyaların iyileştirilmesinde ve gelecek kullanımlarında geliştirilmesine yardımcı olabilecektir. Karavanlar temelde geçici kullanım temasındaki mobil yapılar olmalarına karşın, küçük evler adlarına uygun şekilde normal bir konutun küçük boyuttaki versiyonları olarak, kullanıcıların ev konforunda konaklamasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, mobilyalar bu amacın en önemli eklentilerini oluşturmaktadır. Bu çalışma ile hareketli küçük evler ve mobilyalarına yönelik farkındalık sağlamanın yanında bunların temel özelliklerini sunarak hareketli küçük ev tasarımı için temel bir kılavuz oluşturmak amaçlanmaktadır. Çalışmanın en önemli çıktısı hareketli küçük evler için temel tasarım ilkeleri üzerine bir kılavuz olmanın yanında, bu yapılara yönelik alınan uluslararası önlemlere dikkat çekerek bu yapıların mimari birer ürün olarak tasarımcılar tarafından tasarlanmasına olanak verecek yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi için farkındalık oluşturulmasını da içermektedir. Böylece çalışma sonraki hareketli küçük evler ve esnek mobilyalar hakkında yapılacak çalışmalar için bir altlık niteliği de taşımaktadır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

