Please use this identifier to cite or link to this item: https://hdl.handle.net/20.500.13091/1138
Title: Akarsu kıyı yerleşimlerinde kent kimliğinin sürdürülebilirliği
Other Titles: Sustainability of urban identity of riverfront settlements
Authors: Ulusoy, Mine
Özkaynak, Merve
Keywords: Mimarlık
Architecture
Şehircilik ve Bölge Planlama
Urban and Regional Planning
Issue Date: 2021
Publisher: Konya Teknik Üniversitesi
Abstract: Tarihsel süreç içinde suyun varlığı sağladığı avantajlardan dolayı kentlerin kurulmasında etkin nedenlerinden biri olmuş ve önemli uygarlıklar deniz, göl ya da akarsu kıyısında kurulmuşlardır. Dünya'nın beş ana bölgesinde gelişen medeniyetler Nil Nehri, Amazon Nehri, Missisippi Nehri, Sarı Nehir, İndus Nehri, Fırat ve Dicle nehirlerinin ovalarında kurulmuşlardır. Doğal kimlik bileşenlerinden biri olan akarsuların kıyısına yerleşen kentlerde, su yerel kimliğin oluşmasında belirleyici bir etken olmaktadır. Fakat sanayileşme ile birlikte hızla gelişen kentler akarsu kıyılarından uzaklaşmış ve kıyı kavramı önemini kaybetmiştir. Günümüz kentlerinin en önemli problemlerinden biri kentlerin kimliklerinin kaybedilmesiyle ortaya çıkan mekânsal benzeşme olduğu pek çok çalışmada belirtilmektedir. Bu tez çalışmasında ise günümüz kentlerinin kimliklerinin kaybedilme nedenlerinin akarsu kıyı yerleşimleri üzerinden incelenmesi ve birbiriyle kopuk olan akarsu ile kent ilişkisinin entegre edilmesi amacı güderek, bilimsel literatüre bir katkı yapılması amaçlanmıştır. Kentlerin ve tarihi merkezlerinin akarsu ile bütünleşmesi ve kıyıda ulaşılabilir mekanlar planlanması hedefiyle, kimlik, koruma ve sürdürülebilirlik kavramları çevresinde bir araştırma yapmak ve yapılan analizler doğrultusunda tespit edilen sorunlara öneriler getirmek çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Tez kapsamında kent kimliği ve akarsu kıyı yerleşimleri üzerine ulusal ve uluslararası literatür araştırması yapılarak, Türkiye'deki akarsu kıyı yerleşimlerinin kent kimliğinin sürdürülebilirliği üzerine bir analiz modeli kurgulanmıştır. Bu bağlamda Türkiye'de akarsu kıyısında kurulmuş olan kentlerin gelişim sürecinde akarsuyla bütünleşmesine veya ayrışmasına neden olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında kentlerin akarsu ile yerleşim biçimleri ve konumlarına göre bir sınıflandırma yapılarak, kentlerin tarihi kent merkezlerinin kıyı kimliğinin korunabilirliği baz alınarak kategorilere ayrılmıştır. Çalışmanın evrenini oluşturan 18 kent akarsu kıyısının yakınında teğetsel konumda bulunan kentler ile içinden akarsu geçen kentler tarihi kent merkezinin korunduğu, kaybedildiği ve kıyıda yeni yerleşimin yer aldığı kentler olarak dört kategori oluşturulmuştur. Elde edilen sınıflandırma doğrultusunda tarihi kent merkezi akarsu ile ilişkili olan üç kategori çalışma kapsamında incelenirken, bir kategori araştırmanın dışında bırakılmıştır. Nüfus sıralamasına göre; Kategori I'de Diyarbakır ve Edirne, Kategori II'de Antakya ve Amasya, Kategori III'de ise Adana ve Tokat çalışmanın örneklem kentleri olarak belirlenmiş ve seçilen kent merkezlerinin kimliklerinin değişimi yapı, doku ve kentsel ölçekte incelenmiştir. Kentlerin çevresel ve toplumsal kimlik bileşenlerinin belirlenmesi amacıyla coğrafi konum, topografya, iklim, bitki örtüsü, jeolojik yapı, demografik yapı, tarihsel gelişimleri ile kültürel kimliklerini yansıtan farklı uygarlıklara ait tarihi yapılarını içeren kentlere özgü kimlik fişleri oluşturulmuştur. Kentlerin planlama ve imar kararlarında önemli dönüm noktaları araştırılarak, kentin gelişim yönünü etkileyen faktörler ile kentin planlanması ve gelişmesinde akarsuyun rolü incelenmiştir. Mikro ölçekte anıtsal ve sivil mimari örnekleri günümüz yerleşimleri ile ilişkisi karşılaştırmalı olarak incelenerek mimari ölçekte kimlik değişimi saptanmaya çalışılmıştır. Mimari ölçeğin yanı sıra doku ölçeğinde kentlerin kentsel sit alanları ve kent ölçeğinde merkez ilçelerinin akarsu ile ilişkileriyle kıyı hattının değişim sürecini belirlemek amacıyla 19. ve 21. yüzyıla ait kent dokusu analiz edilmiştir. Sayısal analiz metotlarından Space Syntax Yöntemi'nin (Mekan Dizim) kullanıldığı bu çalışmada, kentlerin ve tarihi merkezlerinin akarsular ile entegre edilmesine yönelik bütünleşme, bağlılık, sayısal okunabilirlik ve sinerji değeri gibi parametreleri sayısal veriler üzerinden incelenmiştir. Çalışma sonunda örneklem kentlerin sayısal verilerin yanı sıra mekânsal gelişimleri üzerinden yapılan karşılaştırılmalı analiz çalışması yoluyla, farklı kimlik bileşenlerine sahip kentlerinin akarsu ile bütünleşme sorunları, alınan kararlar ve uygulamaların etkisi kentsel değişkenler saptanmıştır. Kentlerin gelişimlerinde coğrafi konum, topografik yapı ve demografik yapının etkisinin yanı sıra planlama kararlarında doğrultusunda otogar, havaalanı, sanayi ve tarım alanlarının konumlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Kentlerin kimliklerinin sürdürülebilirliğinde ise; coğrafi konum, topografik yapı, jeolojik yapı, vandalizm, savaşlar, doğal afetler, imar, planlama ve koruma kararlarının öne çıktığı görülmüştür. Çalışmada iki kentte akarsu ile bütünleşmesine yönelik kıyı alanlarının rekreasyonel amaçlı kullanım öne çıkmasına rağmen, dört kentte akarsu ile kentin entegre edilmesinde herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak kentlerin akarsularla entegre edilmesinde mimarlık, planlama ve koruma disiplinlerine yönelik öneriler getirilmiştir.
In the historical process, water has been one of the effective reasons for the establishment of cities due to the advantages it provides, and important civilizations have been established by the sea, lake or river. Civilizations that developed in the five main regions of the world were established in the plains of the Nile River, Amazon River, Mississippi River, Yellow River, Indus River, Euphrates, and Tigris rivers. Water is an important factor in the emergence of local identity in cities settled on the banks of rivers, one of the components of natural identity. However, the rapidly developing cities with industrialization moved away from the riverfront and the riverside lost its importance. Many studies indicate that one of the most important problems of today's cities is the spatial similarity that occurs with the loss of the identity of cities. In this thesis, it is aimed to contribute to the scientific literature with the aim of examining the reasons for the loss of the identity of today's cities through river coastal settlements and integrating the relationship between rivers and cities, which are disconnected from each other. With the aim of integrating cities and historical centers with the river and planning accessible places on the coast, it is the aim of the study to conduct a research around the concepts of identity, protection, and sustainability and to make suggestions to the problems identified in line with the analysis. In this study, urban identity and riverfront settlements has been searched an analysis of national and international literature on the sustainability of the model riverfront settlement of urban identity in Turkey are determined. In this context, the process of development of the city founded in the riverfront settlements in Turkey aimed to determine the factors that lead to segregation or integration with rivers. Within the scope of the study, a classification was made according to the settlement types and locations of the cities with rivers, and the cities were categorized based on the preservation of the riverfront settlements identity of the historical city centers. The universe of the study consists of 18 cities, which are tangentially located near the riverfront, and the cities with river passing through, four categories are cities where the historical city center is preserved, lost and new settlements are located on the riverside. As a result of the classification, the two cities with the highest population among the three categories related to the historical city center river were selected as the sampling areas. In this context, Diyarbakır and Edirne in Category I, Antakya and Amasya in Category II, Adana and Tokat in Category III were determined as the sample cities of the study and the change of the identities of the selected city centers was examined in architecture, urban design, and urban scale. To determine the environmental and social identity components of the cities, identity catalog specific to the cities, which include the historical structures of different civilizations that reflect their geographical location, topography, climate, vegetation, geological structure, demographic structure, historical development, and cultural identities, were created. The important turning points in the planning and development decisions of the cities were investigated, and the factors affecting the development direction of the city and the role of the river in the planning and development of the city were examined. Identity change in architectural scale has been tried to be determined by comparatively examining the micro-scale examples of historical building and civil architecture with today's settlements. The historical fabric of the 19th and 21st centuries was analyzed to determine the transformation process of the riverfront with the relationship between the protected area of cities in architecture, urban design, and urban scale. In this study, in which the Space Syntax Method, one of the quantitative analysis methods, was used, the parameters such as integration, connectivity, intelligibility and synergy value for the integration of cities and historical core with rivers were examined through quantitative data. As a result, through the comparative analysis study made on the spatial development of the sample cities as well as quantitative data, the problems of integration with the river of cities with different identity components, the effects of the decisions taken, and the implementations were determined. It was determined that the geographical location, topographic structure, and demographic structure as well as the location of terminal, airport, industrial and agricultural areas were effective in planning decisions in the development of cities. In the sustainability of the identity of the cities; geographical location, topographical structure, geological structure, vandalism, wars, natural disasters, zoning, planning, and conservation decisions are effective. In the study, it was determined that while the coastal areas to integrate with the river in two cities were used for recreational purposes, there was no study in four cities to integrate the river with the city. As a result, suggestions were made for the architecture, planning and conservation disciplines in integrating cities with rivers.
URI: https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=9MiDp3x86xrwjpi5-14w-ePbQ9LttWxZ6snNH6P_TLAIRH8N4LI5lItRKQlV0JCp
https://hdl.handle.net/20.500.13091/1138
Appears in Collections:Tez Koleksiyonu

Files in This Item:
File SizeFormat 
663506.pdf17.56 MBAdobe PDFView/Open
Show full item record

CORE Recommender

Page view(s)

342
checked on Jan 30, 2023

Download(s)

80
checked on Jan 30, 2023

Google ScholarTM

Check


Items in GCRIS Repository are protected by copyright, with all rights reserved, unless otherwise indicated.