Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1626
Browse
Browsing Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Koleksiyonu by Publisher "Asos Yayınevi"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Analysis of Alioune Diop University in the Context of ‘natural and Cultural Sustainability’(Asos Yayınevi, 2020) Yıldız Kuyrukçu, Emine; Taşkıran, MineAlioune Diop University was founded in 2007 as a part of the Senegalese government’s efforts to decentralize higher education provision, seeking both to encourage youth to stay in rural areas and to provide educational programs appropriate to these contexts. The university structure was awarded the Aga Khan Architecture Award in 2019 by achieving both a bold architectural expression and minimizing cost and maintenance costs by using local construction techniques and compliance with sustainability principles. The Aga Khan Architecture Award, which is given once every three yearssince 1977, is an award for architectural products covering contemporary design, social housing, social development, restoration, reuse and regional conservation projects that successfully interpret Islamic culture. How architecture affects the quality oflife has always been a fundamental issue for the Aga Khan Award. While the search for an updated architecture is desired to ensure social development in the Aga Khan Awards, “tradition and locality” are concepts that the institution never gives up from. Local data can be covered as natural and cultural data. The use of local data in the architectural design process is of great importance in terms of “natural and cultural sustainability”. In today’s architecture, this understanding has faded, and it has been observed that the structures are designed as typical repetitive imitations rather than being indigenous to the location. Whereas, each design location has its own geography, culture and lifestyle, as well as many natural and cultural local data. The aim of this study is to emphasize the importance of local data usage in the architectural design process in the architecture that is trying to survive today, to analyze how these processes develop and are 565implemented through the Aga Khan Award winning Alioune Diop University. As a result of the analysis, it was seen that ecologically friendly solutions were presented in the structure, which contains reflections from local architecture. As a result, the Alioune Diop University Education and Research Building is an award-winning structure that has both an audacious architectural expression and has managed to minimize costs and maintenance costs using locally familiar construction techniques and adhering to sustainability principles. The information obtained will also enable future ecological solutions for the sustainability of local architecture.Keywords:Aga Khan Award, Alioune Diop University, Cultural Data, Locality, Natural Data, Natural and Cultural Sustainability1.IntroductionArchitecture is an example of art that has emerged in accordance with the basic needs of mankind. Evolved from the early ages to the present day and developed, varied according to its location, carried the traces of the period of its made, economical, cultural, religious, climatic, topographic, etc. were kneaded with all kinds of factors (Yüksel & Akbulut, 2009).The concept of ‘moving to the future’, which is the necessity of architecture, i.e. sustainability, plays an important role in architecture (Kısa Ovalı & Delibaş, 2016). Sustainability is often performed using local data with basic and simple methods. Local data reflects the fact that the structures are unique to the ground, the culture of the geography in which they are located and the way of life (Büyükpamukçu, 2019). Local data can be covered as natural and cultural data. The use of local data in the architectural design process is of great importance in terms of “natural and cultural sustainability”. In today’s architecture, this understanding has faded, and it has been observed that the structures are designed as typical repetitive imitations rather than being indigenous to location. Whereas, each design location has its own geography, culture and lifestyle, as well as many natural and cultural local data.While the search for an updated architecture is desired to ensure social development in the Aga Khan Awards, “tradition and locality”are concepts that the institution nevergives up from.The Aga Khan Architecture Award, which is given once every three years since 1977, is an award for architectural products covering contemporary design, social housing, social development, restoration, reuse and regional conservation projects that successfully interpret Islamic culture.The aim of this study is 565implemented through the Aga Khan Award winning Alioune Diop University. As a result of the analysis, it was seen that ecologically friendly solutions were presented in the structure, which contains reflections from local architecture. As a result, the Alioune Diop University Education and Research Building is an award-winning structure that has both an audacious architectural expression and has managed to minimize costs and maintenance costs using locally familiar construction techniques and adhering to sustainability principles. The information obtained will also enable future ecological solutions for the sustainability of local architecture.Conference Object İşlevini Yitiren Alışveriş Merkezlerine Bir Çözüm Önerisi: De-malling(Asos Yayınevi, 2020) Erturan, Elif Merve; Yıldız, ZeynepConference Object Konya'da Sanayi Yapılarının Plan Şemalarının Gelişim Süreci(Asos Yayınevi, 2020) Uslugil, Hayriye Elif; Alkan, AhmetConference Object Üniversite Kampüslerinde Yerleşim Sistemlerinin İncelenmesi(Asos Yayınevi, 2023) Kuyrukçu, ZaferÜniversiteler mesleki eğitim veren, bilgiyi üreten ve toplumla paylaşan merkezlerdir. Başlangıçta kentsel bir kurum olarak ortaya çıkan üniversiteler, tarihsel gelişim süreci içerisinde şehir dışına yönelmiş ve daha önce şehirden karşıladığı pek çok işlevi de beraberinde götürmek durumunda kalmıştır. Böylece kentsel işlevleri bünyesinde barındıran üniversite kentleri oluşmaya başlamıştır. Günümüzde bu bağımsız yerleşim modeli, evrensel anlamda ‘kampüs’ olarak adlandırılmaktadır. Üniversite kampüsleri ise bilgi üretimi, araştırma ve eğitim amaçlı tasarlanmış mekanlar olmasının yanı sıra kullanıcılarına sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif aktiviteler için olanak sağlayan dinamik bir yapıya sahiptir. Bu dinamik yapının planlanmasında kampüsün ana işlevlerinin birbiriyle ilişkilerini düzenleyecek, kampüsün büyüme şeklini ve yönlerini belirleyecek bir dizi yerleşim sistemi gelişmiştir. Bu çalışma ile üniversite kampüslerinin tasarımında ortaya çıkan yerleşim sistemlerinin örnekler üzerinden incelenmesi amaçlanmıştır. Kampüs planlanmasında günümüze kadar uygulanan örneklerin incelenmesi ile başlıca bu yerleşim sistemlerinin yaygın, merkezi, moleküler, şebeke, haç tipi ve lineer olmak üzere altı başlık altında sınıflandırıldığı görülmüştür. Bu yerleşim sistemlerinin seçiminde arazi topoğrafyası, teknolojik düzey, iklimsel veriler, öğrenci sayısı, eğitim türü, doğayla iç içe olma, altyapı giderlerini azaltma, gün boyu veya günün belirli saatlerinde yoğun kullanım, yaya erişebilirliği, ekonomi gibi vb. faktörler etkili olabilmektedir. Her bir yerleşim sisteminin olumlu ve olumsuz yönleri olduğu gibi tasarım alanının özel koşulları, bu sistemlerin herhangi birinin kullanılmasını gerektirebilir veya gerektirmeyebilir. Ülkemizde yerleşke şeklinde ilk üniversiteler, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kurulmaya başlanmıştır. Bu üniversite kampüslerinin çoğunda ise tekil bina gruplarının arazi üzerinde rastlantısal bir dağılım göstermesi olarak tanımlanan yaygın (dağınık) yerleşim sisteminin uygulandığı tespit edilmiştir. Bu durum yeni kurulacak bir üniversite kampüsünün tek seferde inşa edilmesinin ekonomik olmaması ile açıklanabilir. Yapıların peyderpey inşa edilmesi, dağınık ve bağımsız yerleşimi nedeniyle kolaydır. Sonuç olarak ülkemizde üniversitelerin az sayıda yapı ve öğrenci ile eğitim-öğretime başlaması, zaman içerisinde artan öğrenci sayısına paralel olarak yapı sayısının da çoğalması ve kampüsün büyümesi beklenmektedir.Conference Object Üretim Mekanlarından Tüketim Mekanlarına Dönüşüm: Eskişehir Örneği(Asos Yayınevi, 2020) Erturan, Elif Merve; Yıldız, ZeynepConference Object Vernaküler Mı̇marı̇de Konut: Beyşehı̇r Yazyurdu Köyü Örneği(Asos Yayınevi, 2021) Canan, Fatih; Çınarka, Emine; Arı, EsraGünümüzde nüfusun ve yapılaşmanın hızla artması, doğal kaynakların tüketimini giderek artırmaktadır. Hızlı nüfus artışı, sanayileşme ve gelişen teknoloji birçok alanda değişikliklere yol açmaktadır. Mimarlık ve şehircilik alanında bakıldığında, temel barınma birimi olan konutlar ve kentlerin dokusu zaman içerisinde değişimler geçirmiştir. Modern mimari, teknolojik imkânlar, ileri yapım teknikleri ve yenilikçi malzemeler çerçevesinde gelişmiştir. Bu gelişim bazı olumsuz sonuçlar doğurmuş, doğal kaynak tüketimini artırmıştır. Son yıllarda yapı sektöründe sürdürülebilirlik ve ekolojik mimari kavramları üzerinde çalışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, geçmişten günümüze intikal eden “vernaküler mimarlık” örnekleri, bulunduğumuz çağda bile sürdürülebilir güncel mimari tasarımlara yol gösterici evrensel nitelikte bilgiler sunabilmektedir. İçinde bulunduğu coğrafyanın özelliklerine ve kültürüne göre şekil almış vernaküler mimarlık, gelenekten öğrenme yaklaşımı çerçevesinde ele alınabilecek bir bilgi edinme kaynağıdır. Çalışma kapsamında vernaküler mimarlığa etki eden faktörler ve sürdürülebilir mimarlık ilkeleri üzerinde durulmuş, konut tasarım kriterleri ele alınmıştır. Çalışmada yöntem olarak literatür araştırması, gözlem, fotoğraflama, ölçü alma ve sahada yapılan görüşmeler kullanılmıştır. Çalışma alanı olarak geleneksel konut dokusunun korunduğu gözlemlenen Beyşehir Yazyurdu Köyü seçilerek, öncelikle konut dokusu, daha sonra seçilen bir konut detaylı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı vernaküler mimaride konut tasarım ilkelerini, yerel mimari ile birlikte ele alarak çıkarımlarda bulunmak, sürdürülebilirlik noktasında farkındalık oluşturmaktır. Sonuç olarak; örneklem alanın geleneksel konut dokusu, malzeme ve yapım tekniği bakımından vernaküler mimarlığın özeliklerini gösterdiği, incelenen konutun tasarım yönteminin sürdürülebilir tasarım ilkeleri ile uyuştuğu gözlemlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, geleneksel konut tasarımında iklim ve topografyanın belirleyici olduğunu, yerel mimari anlayışının sürdürülebilir mimari tasarım ilkeleri benzer kaygılar taşıdığını göstermiştir.

