Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1626

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 489
  • Article
    Mimari Tasarım Eğitiminde Enformel Uygulamalarla Yaratıcılığın Geliştirilmesi: Moda-Mimarlık Etkileşimli Deneysel Bir Uygulama
    (2025) Yılmaz, Bilgehan; Şen, Elif
    Küresel dünyada her alanda yaşanan değişim mimarlık disiplinine de etki etmektedir. Özellikle çağımızın bilişsel dünyasına ayak uydurmak için, mimarlık eğitimi alan bireylerin “yaratıcı düşünce üretebilme" yetilerini geliştirmeleri oldukça önem arz etmektedir. Diğer yandan mimarın sadece mimarlık alanıyla sınırlı kalmadığı, farklı disiplinlerle de işbirliği içerisinde olduğu çağımızın gerçekliğidir. Tüm bu gelişmeler ışığında eğitimin üniversitedeki formel eğitimle sınırlandırılması 21.yy’ın gerektirdiği niteliklere sahip olma bakımından yetersiz kalmaktadır. Hem interdisipliner bir yaklaşımla, hem de formel eğitimin yanı sıra enformel eğitim yöntemlerinin de mimari tasarım eğitimine dahil edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada mimarlık eğitimi için de enformel tasarım araçlarının ve yöntemlerinin kullanımına dair deneyimsel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma genel anlamda öğrencilerin tasarım aşamalarını mimarlık ve moda disiplinlerinin kesişiminde deneyimleyerek, uygulayarak üretmelerini ve yaratıcılık niteliklerinin gelişmesini sağlamıştır. Tüm bu kazanımların yanı sıra grup halinde bir yarışmaya hazırlanırken 21.yy’ın gerektirdiği işbirliği ve kolektif üretme becerilerinin de gelişmesine katkı sağlamıştır.
  • Article
    The Change of Spatial Organization in Konya Apartment Buildings: An Analysis With Space Syntax Approach
    (2025) Şen, Elif; Yılmaz, Bilgehan
    This study aims to examine the spatial transformation that has taken place in apartment-type residential buildings constructed in Konya between 1937 and 2015 through a morphological analysis using graphic theory and spatial composition methods. The research reveals how changing lifestyles and housing needs during Turkey's modernization process were reflected in apartment planning and how this process was shaped by socio-cultural, economic, and technological changes. Eight apartment buildings constructed at approximately ten-year intervals were selected for the study and evaluated in terms of their plan typologies within a historical continuum. Spatial design was analyzed using quantitative indicators such as integration, connectivity, depth, and comprehensibility. Methodologically, the graphic method, which reveals the functional relationships between structures, was used in conjunction with the spatial layout method, which evaluates spatial accessibility. UCL Depthmap software was used to generate numerical data from architectural plans; connectivity and integration values, along with beta and gamma indices, were used as the basis for the analyses. The findings reveal significant transformations in the organization of spatial components: the disappearance of the sofa/hallway, which functions as a transition area, the shift from schemes where wet spaces and kitchens are planned together to more differentiated spatial organizations, and changes in the use of circulation areas due to privacy needs are among these transformations. While early apartment buildings retain traces of traditional multi-generational housing, later examples feature a linear, functionally divided, and privacy-based design; however, the buildings generally have a fragmented spatial integrity. The study reveals that the spatial transformation of apartment buildings in Konya is a continuous process of interaction between traditional values and modern lifestyles. This study provides a methodological framework for analyzing spatial changes in housing typologies using quantitative tools and contributes to design strategies that are sensitive to user behavior and social dynamics.
  • Article
    Türkiye’de Şehir Planlama Disiplininin Kurumsallaşması ve Cumhuriyet Dönemindeki Planlama Çalışmaları
    (NEU PRESS, 2024) Öncel Hale
    Dünyada şehir planlama disiplini, Sanayi devrimine koşut olarak kentlerde nüfus yığılmaları ve kentsel sorunların ortaya çıkmasıyla doğmuştur. Yeni bir anlayış ve yaklaşımı gerekli kılan bu gelişmeler, zamanla kentsel mekanın tasarlanmasının ötesine geçerek, sosyal, ekonomik hatta günümüzde çevresel boyutları da kapsayan bir uğraş alanı haline gelmesine neden olmuştur. Meslek alanının genişleyerek yeni bir meslek adamına duyduğu ihtiyaç, önce mimar veya mimar-şehirci ihtisasına sahip uzmanlarca giderilmiş sonra şehir plancısı yetiştirecek kurumsal yapının oluşmasıyla devam etmiştir. Türkiye’de şehir planlama disiplini de Batı’daki bu gelişmeleri takip etmiştir. İlk şehir planlama çalışmaları, yurtdışından davet edilen uzmanlar tarafından yürütülmüş, daha sonra yeterli meslek adamının yetiştirildiği kabulüyle Türkiye’deki meslek adamları planlama çalışmalarına devam etmiştir. Bu çalışmada, 3194 sayılı İmar Kanunu yayımlanana kadar Türkiye’de şehir planlama disiplininin kurumsallaşması üzerine literatür araştırması yapılmıştır. Türkiye’de ilk imar planlarının ve şehir planlama çalışmalarının oluşturulma süreci incelenmiştir, Cumhuriyet dönemi ve sonrasında üretilen planlama çalışmalarına, planlama mesleğinin kurumsallaşmasına yönelik görüşlere ve planlara ulaşılmıştır. 1960’lara kadar üretilen planlama çalışmalarında, ölçekler arası bütünlük ve tutarlılığın önem kazandığı, alt ölçekte oluşacak kentsel mekanlara yönelik çizim, perspektif, görünüş hatta bina tipolojilerine kadar inen ölçekte çalışmaların yapıldığı görülmüştür. 1960’lardan sonra ise ölçekler arası bütünlük ve tutarlılık planlama süreçlerinde zayıflamaya başlamıştır. 3194 sayılı kanunla başlayan dönemde ise, genellikle TAKS ve KAKS değerlerinin, kat yüksekliklerinin ve yapılaşma düzenlerinin belirlendiği bir planlama dilinin ortaya çıktığı görülmektedir. Bir diğer eleştiri ise imar yönetmelikleri ile tüm kentler için aynı, yerel özellikleri yansıtmayan ölçütlerin belirlenmesi, bunun da tek tip bir çevrenin oluşmasına zemin hazırlamasıdır. Sonuç olarak, kentlerin büyümesi, yürürlüğe giren yasalar ve disiplinler arası ihtisaslaşmanın sonucunda planlamanın dili zaman içerisinde değişim geçirmiştir.
  • Article
    The Effect of Perception and Experience of Students Toward VR in Architectural Education
    (2024) Özeren, Ömer; Sultan Qurraıe Bahar; Juba Ibrahim; Amiri Misagh Haji
    This study investigated the potential of integrating Building Information Modeling (BIM) and Virtual Reality (VR) to enhance spatial perception and the design process in an architectural design studio setting. Undergraduate students at Karabük University designed the interior of a historical leather factory to be converted into a library using Revit and Unreal Engine 5. The findings revealed that VR technology significantly improved students' understanding of design details, spatial relationships, and the overall design process. Students were able to visualize their designs in a more immersive and interactive way, leading to more informed decision-making. Interactive elements, such as lighting controls and material selections, contributed to a more realistic and engaging experience. While visual realism played a role in the effectiveness of VR, the study also highlighted the importance of factors beyond visual realism, such as user experience and presence. These factors can influence how students interact with and learn from the VR environment. Future research is needed to further explore these factors and identify strategies for optimizing VR integration in design education. Overall, this study demonstrates the potential of BIM and VR to transform architectural education by providing students with a more immersive and interactive learning experience. However, it is essential to consider factors beyond visual realism to ensure the effective integration of VR into the design process.
  • Article
    The Role of Digital Design in Cultural Transmission: An Architectural Studio Experience
    (2024) Özeren, Ömer; Sultan Qurraıe Bahar; Eraslan Mustafa Haki
    This study explores the integration of Non-Fungible Tokens (NFTs) into architectural education to equip students with the knowledge and skills necessary to thrive in the digital age. By incorporating NFT technology into the curriculum, the study aimed to foster a comprehensive understanding of digital design, intellectual property protection, and the potential of NFTs in preserving and promoting architectural heritage. The research found integrating NFTs empowered students to explore the intersection of art, technology, and commerce within the architectural realm. By transforming their designs into unique digital assets, students developed a deeper appreciation for their work’s commercial potential and the importance of intellectual property protection. The study demonstrated the role of NFTs in fostering networking opportunities, enabling students to connect with a wider audience and potential collaborators. To fully harness the potential of NFTs in architectural education, the study emphasizes the need for a holistic approach that addresses ethical, legal, and environmental considerations. Educators must instil in students a strong sense of responsibility regarding the creation and utilization of digital assets, including copyright, licensing, and the environmental impact of blockchain technology. Fostering interdisciplinary collaboration is also crucial for equipping students with the diverse skill set required to navigate the complexities of the digital landscape. By addressing these critical dimensions, architectural education can effectively prepare students to become proficient digital designers and informed participants in the evolving NFT ecosystem. This research contributes to the ongoing discourse on the role of technology in shaping the future of architecture and preserving cultural heritage.
  • Article
    The Impact of 3D Printing on Architectural Student Design Skills
    (2024) Sultan Qurraıe Bahar; Özeren, Ömer; Özeren Edibe Begüm
    This study aims to investigate the potential of using 3D printers in architectural education and their effectiveness in developing students' creative design skills. Two groups of architecture students with different levels of spatial perception created physical models for an airport project using 3D printers and traditional methods in the "Project 7" course . The findings revealed that integrating 3D printers into architectural education can play a significant role in enhancing students' design skills and creativity. The 3D printer group significantly improved their spatial perception by utilizing 3D printing technology to materialize and visualize their designs. This enabled students to generate complex geometries and original designs. 3D printer usage also contributed to developing students' problem-solving skills and creativity. The flexibility offered by 3D printers allowed students to easily experiment with different design ideas and find the most suitable solution. In addition to the findings obtained in the research, course instructors also observed that 3D printer users developed their design skills and problem-solving abilities to a greater extent than students using traditional methods. 3D printer users also maintained a higher level of motivation and interest in the project. In conclusion, this study demonstrates that integrating 3D printers into architectural education can be an effective tool for developing students' design skills and creativity. 3D printer usage helps students improve their spatial perception, develop problem-solving skills, utilize their creativity, and increase their motivation towards the project. Further comprehensive research should be conducted and integration with different disciplines should be investigated to gain more knowledge about the impact of 3D printers on architectural education. This will allow for a more effective use of 3D printers in architectural education and further development of students' design skills and creativity.
  • Article
    Reading Place in a Historical Context Through Phenomena in Architectural Competitions
    (2025) Özeren Edibe Begüm; Özeren, Ömer
    Cities are dynamic memory spaces connecting the past and the future, nourishing social memory and identity. Public spaces, as the most significant spatial components of cities, have become both physical and social heritage symbols of urban culture. This article focuses on how architectural competitions examine the geographical, historical, and cultural characteristics of places in public space design and the design decisions related to these contexts. The study investigates the concept of place in architecture through original projects developed for two architectural idea competitions. It deeply analyzes the integration of the designed space with its historical context, urban memory, and phenomenological experiences established with city dwellers. The importance of architectural place for public spaces was explored through award-winning projects. Specifically, the projects "Sazlık 2.0" and "Hazan" highlight the necessity of developing designs with a comprehensive approach that transcends physical boundaries, incorporating cultural, historical, and geographical elements. The relationship with place has been reduced to a semantic dimension through phenomenological experiences. This situation has been defined as an encounter with an abstract idea, a historical, cultural entity or settled memories in a particular place rather than a geographical location in the essence of the phenomenological experience. The findings emphasize that designs based on urban memory increase the likelihood of success, as evidenced by the award-winning projects where historical, cultural, and geographical features were prominently addressed through a direct connection with the place. In conclusion, the study advocates for rethinking public spaces situated within the historical urban memory not merely as physical entities but as components shaped by time, culture, and the environment, as demonstrated by the design alternatives developed for architectural competitions.
  • Article
    Perceptual Evaluation of 21st Century Architectural Forms by Different Groups
    (2024) Yıldız Kuyrukçu, Emine; Çalışkan, Ayşe Seda
  • Article
    Lidar Sensör İle Mimari Plan Şemalarının Okunması: Brookline Çocuk Kütüphanesi Örneği
    (2024) Erturan Elif Merve
    Gelişen teknolojinin disiplinlere etkisi sayesinde her alanda çalışmalar daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmeye devam etmektedir. Lazer nokta bulut sistemlerinin gelişimi ile de ormancılıkta harita oluşturulması gibi sorunlar kolay hale gelirken mimari alanda restorasyon projeleri, bina cephelerinin üç boyutlu ortama aktarılması mümkün olmuştur. Fakat ne yazık ki lazer tarama cihazları çoğu zaman boyutlarının büyüklüğü, ağırlığı ve maliyeti sebebiyle kolay ulaşılabilir değildir. Bu çalışmada önerilen Lidar (Light Imaging Detection and Ranging) sensör ile mimaride plan şemasının okunması yöntemi hem maliyet açısından hesaplı hem de cihazın küçük olması sebebiyle ölçüm yapan kişiyi zorlamayan bir yöntemdir. Çalışma özelinde kullanılan Lidar sensör avuç içi büyüklüğü kadar olup SLAM (Simultaneous Localization and Mapping) yöntemiyle bütünleşik olarak imal edilmiştir. Ayrıca mobil uygulama ile mobil cihazlara bağlanarak sonuç vermektedir. Mimaride kullanım alanı bulabileceği düşünülen sensörün plan şeması okumayı kısa sürede tamamlaması da en büyük avantajlarından biridir. Örneklem olarak Brookline Halk Kütüphanesi’nin çocuk bölümü plan şeması çıkarılmış, bilgisayar ortamına aktarılmış ve işlevsel analizler yapılmıştır.
  • Conference Object
    Sürdürülebilir Yerleşkelerde Kent Bahçeleri Odtü Bostanı Örneği
    (Giresun Üniversitesi Yayınları, 2019) Özen Vesile
    1950’li yıllardan sonra kentsel alanlarda nüfus artışı ve beraberinde gelen hızlı yapılaşma; kentin fiziksel yapısında, sosyal ve kültürel yapısında, demografik yapısında ve ekonomik yapısında değişikliklere sebep olurken hızlı kentleşme ekolojik anlamda da tehdit ve problemler yaratmıştır. Bu durum özellikle son otuz yılda “sürdürülebilirlik” kavramının gündeme gelmesine ve kent planlama alanında önem kazanmasına sebep olmuştur. Sürdürülebilirlik, bugünün kaynaklarının gelecek kuşakların gereksinimlerinden ödün vermeksizin karşılanması ve kullanılmasıdır. Bugünün kaynaklarının dengeli kullanılmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayan en önemli araç toplumsal bilinçtir ve toplumlarda bu bilincin oluşturulmasını sağlayacak en önemli aktörlerden biri ise üniversitelerdir. Üniversiteler, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yanı sıra bireyleri ve toplumları geliştiren kurumlardır. Bu nedenle sürdürülebilirlik gibi evrensel değer taşıyan bir konuda toplum bilinci oluşturulmasında üniversitelerin rolü oldukça büyüktür. Sürdürülebilir yerleşkeler (kampüsler) tasarlamak ve bu alanlarda tarımsal üretim yapılmasını sağlayacak kent bahçeleri oluşturmak, ekoloji ve doğa koruma konusunda farkındalığın artırılmasına katkıda bulunurken bireylerin yaşam kalitesini de artırmaktadır. Sürdürülebilir yerleşkelerin tasarlanması ile üniversiteler ekolojik tehditlerle mücadele edebilen kurumlar haline gelmektedir. Araştırmanın amacı; ODTÜ Bostanı Örneği üzerinden üniversite yerleşkelerinde kent bahçesi uygulamalarının kentin sürdürülebilirliğine ve kent sakinlerinin yaşam kalitesine etkisini değerlendirmektir. Araştırma yöntemi, ODTÜ Bostanı’nı 1 yıl içerisinde ziyaret eden kullanıcıların ziyaretçi profilleri ve burada katıldıkları etkinlikler ile Bostan’da yapılan üretim faaliyetlerini, ziyaretçiler ve kurucular ile yapılan derinlemesine görüşmeler eşliğinde değerlendirmektir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; yerleşkelerde kent bahçesi uygulamalarının sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi ile ilişkili olduğu ve toplumda ekolojik bilincin oluşmasında üniversitelerin önemli bir konumda yer aldığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak; hızlı kentleşme sonucu kentlerde meydana gelen ekolojik sorunlar ile baş edebilmek için toplumun sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenmesi gerekmektedir. Sürdürülebilir yerleşkelerde kent bahçeleri tasarlanarak ve buralarda tarımsal faaliyetler yapılarak bu sorunlar ile mücadele etmek ve toplum bilinci oluşturulması konusunda bir adım atmak mümkündür. Bu amaç ile yerleşkelerde oluşturulan kent bahçelerinin insanların yaşam kalitelerini artırabileceği, doğayla olan bağlarını güçlendirebileceği, tüketim toplumu anlayışından uzaklaşıp üretim toplumu anlayışına yaklaşılabileceği, birden fazla insan tarafından yürütülen bir faaliyet olduğu için kişiler arasındaki etkileşimi ve iletişimi de artırabileceği; kentlerin ise ekolojik anlamda daha sürdürülebilir hale gelebileceği sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Bulanık Mantık (fuzzy Logic) Yöntemi Kullanılarak Vernaküler Mimarinin Sürdürülebilirliği: Akşehir Eski Evleri Örneği
    (2023) Özdemir, Hüseyin
    Vernaküler mimari kültürel, çevresel ve sosyo-kültürel sürdürülebilirlik açısından yeniliklere rehber olmaktadır. Bu anlamda vernaküler mimari özelliklerini yansıtan Akşehir Eski Evleri araştırma konusu olmuştur. Akşehir’in eski evlerinden örnek alan olarak Arife Gürbüz, Vecihi küçük ve Musa Akgöl evi seçilmiştir. Geleneksel mimarinin geleceğe rehber olma özelliğinden yola çıkan bu çalışmada, Akşehir Eski Evleri'nin sürdürülebilir mimariye katkısını gösteren nitelikli bir yerel değer olarak ele alınmaktadır. Bu makale vernaküler mimarinin sürdürülebilirliğini yeni bir yaklaşımla ele almaktadır. Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında topografya, sıcaklık ve hâkim rüzgâr parametreleri ele alınmıştır. Bu parametrelere bağlı olarak Akşehir Eski Evleri’nin sürdürülebilirliği özelinde yapılan çalışmalar bulanık mantık yöntemi ile tespit edilmiştir. Bulanıklık kesin olmayan, belirsiz ve arada olma durumlarına sözlü anlatım ile matematiksel karşılık bulmadır. Bu çalışma bulanık mantık yönteminin farklı disiplinler arası alanlarda kullanılmasına yol göstermektedir.
  • Article
    Günümüz Cami Mimarisindeki Yaklaşımlar: Konya Kent Merkezindeki Cami Örnekleri
    (2023) Özdemir, Hüseyin
    Her yerleşimde toplumların kendi öz kimliğini oluşturan mimari biçimler ortaya çıkmıştır. Bu mimari biçimi yansıtan önemli bir mekân da inanış kültürüne bağlı olarak gelişen camilerdir. İlk yapılan mescid’den günümüzde cami mimarisinin biçimsel değişimi incelenmiştir. Cami mimarisinin biçimsel varlığı yapıldıkları dönemdeki toplumun düşünce ve yaşayış tarzını yansıtmaktadır. Ancak günümüzde cami mimarisi uygulamalarına bakıldığında Anadolu’nun birçok kentinde biçimsel tarz olarak Osmanlı dönemi cami mimarisine benzetilmektedir. Bu benzetmenin yanında yeni düşünce ve söylemlerin dile getirilmesi noktasında, çağın yeniliklerini yansıtan farklı biçimsel cami tasarım uygulamaların varlığı da bilinmektedir. Bu çalışmada eskiye benzetilen cami uygulamaları ve günümüz tasarım anlayışı ile biçimlenmiş cami mimarisinin biçimsel okumaları yapılmıştır. Bu okumalar Konya kent merkezi özelinde geleneksel yaklaşımı taklit eden, yorumlayan örnekler ve farklı tasarım anlayışı ile biçimlenmiş cami örnekleri incelenmiştir. Seçilen cami örnekleri plan, cephe ve mimari ögeleri (kubbe, minare, mihrap) analiz edilerek biçimsel düzeni değerlendirilmiştir. Sonuç olarak cami mimarisine farklı yorumlar getiren biçimsel düzen tasarımcılara yeni fikirler vermekte ve sonraki çalışmalar için bir altlık oluşturmaktadır.
  • Article
    The Role of Informal Structures in Architectural Design Education
    (2020) Özdemir Hüseyin; Önal Gökçe; Öztürk Ayşen
    Informal education contributes to the development of the student's design skills and the performance of architecture education by addressing subjects that do not fall directly into the curriculum. This study is mainly about the development of students' design thinking skills in informal education. In order to make an assessment, a case study was conducted on the Bademlik Design Festival (BTF), which can be described as an important example in the field of informal education. By adhering to the method, surveys were applied to the instructors and students participating in the BTF. The concepts obtained according to the survey results are based on a detailed conceptual framework. Then, by interpreting this conceptual framework, students' learning outcomes are revealed. As a result, it is observed that the students in the workshops conducted at the BTF gain design thinking skills such as “interaction, free and original thinking, innovation, communication and dialogue.
  • Article
    Kentsel Morfoloji: Tarihi-Coğrafi Yaklaşım
    (2024) Arat, Muzaffer Ali
    Bu makalede kentsel morfolojinin kavram olarak ortaya çıkışı, kentsel morfoloji yaklaşımları ve bu yaklaşımlar içerisindeki ‘tarihi-coğrafi yaklaşım’ ve bu yaklaşımın planlama pratiklerindeki rolünden bahsedilmektedir. Öncelikle kentsel morfolojinin tanımı ve hayatımızla olan ilişkisi üzerinde durulmuş olup kentsel morfolojideki temel yaklaşımlara değinerek bu yaklaşımların kenti veya kent parçalarını ele alış biçimleri açıklanmaya çalışılmıştır. Sonrasında, kuramcısının M.R.G. Conzen olduğu tarihi-coğrafi yaklaşımına odaklanıp, yaklaşım içerisindeki farklı konseptler irdelenmiştir. Bunlar sırasıyla, çeper kuşak, morfolojik bölge, burgage cycle, form kompleksleri, morphological frame, ve sabitleme hattıdır. Ardından bu çalışmanın temel amacı çerçevesinde tarihi-coğrafi yaklaşımın kent planlama pratiklerindeki rolü ortaya konulmuştur.
  • Article
    The Effects of Plant Design on Interior Design
    (2024) Çolakkadıoğlu Deniz; Büyücek, Gizem
    İç mekân bitkisel tasarım çalışmalarının görsel, işlevsel ve psikolojik etkilerinin toplumda daha geniş kitlelere sunulabilmesi açısından kullanıcı profili çeşitli olan üniversite yerleşkelerindeki mekânlar ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Karacaoğlan Yerleşkesindeki çoklu mekân kullanımına sahip kütüphane binasında bitkisel tasarım projesi gerçekleştirilmiştir. Çalışma 3 aşamada gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ilk aşamasında bitkisel tasarım çalışmasının yapılacağı alanlar belirlenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında mekanın mevcut durumu analiz edilerek mekânda bitkisel tasarım ile çözümlenmesi gereken sorunlar belirlenmiştir. Çalışmanın üçüncü aşamasında önerilen bitkisel tasarım çalışmalarının görselleştirilmesinde AutoCAD, 3ds Max ve Lumion 10 bilgisayar yazılımlarından yararlanılmıştır.
  • Article
    Beyşehir Kıyısında Tasarımın Yeni Rotası: Kentsel İç Kesimlerle Entegrasyon Stratejileri
    (Mimarlar Odası, 2023) Güvenç Sevcan; Aydemir Zülal; Aygüzer Esra; Öztürk Selman; Özkıral Başak; Metin Hikmet; Serdaroğlu Sağ Neslihan
    Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili olması ve kara toprakları içerisinden geçen nehir, akarsu ve göl kıyıları gibi toplamda 8.333 km kıyıya sahip olması kıyıların ülkenin planlama pratiğinde kayda değer oranda yer edinmesini gerektirmektedir. Ancak, kıyı şeridinde yer alan çok az yerleşimde kıyı odaklı planlama anlayışı pratiğe geçirilebilmiş, yerleşimlerin birçoğunda kıyı, yalnızca peyzaj öğesi olarak değerlendirilen bir yaklaşımla kullanıma sunulmuştur. Kıyı kullanım kültürü ve kıyı-kent entegrasyonu henüz karar vericilerin ilgisini yeteri kadar çekmeyi başaramamıştır. Kıyı alanlarında tasarımla üretilen kentsel çevrelerde, çoğunlukla kıyıya erişimde fiziksel ve psikolojik eşikler bulunmakta, kıyı varlığı algısı ilk cepheden sonra kesilmekte, kıyı bandında süreklilik oluşturulamamakta ve kıyının peyzaj niteliğinde beklentileri karşılayamamaktadır.1 Kıyı alanlarının planlama ve tasarımı söz konusu olduğunda, iç kesimlerdeki planlama ve tasarım yaklaşımları ile bütünleşen şekilde ele alınmaması, kıyı-kent ilişkisinin sağlanamamasına,2 uygulama süreçlerinde kıyı alanlarını turizm için değerlendirirken, kentsel yaşamın ikinci planda kalmasına ve kentin su varlığı zenginliğini değerlendirememesine neden olmuştur.3 Kıyı planlamasında temel kılavuz olan 3.621 sayılı Kıyı Kanunu ile Uygulama Yönetmeliği içerisinde planlamaya dair pek çok ilke sunulmasına karşın, kıyı ve kentsel iç kesimleri bütünleştiren bir kriter bulunmayışı bu sorunun temel nedenlerinden biri durumundadır.4 Ülkemizde, kıyı planlamasında, mekânın analizi ve sentezi üzerine kurgulanmış bir tasarım anlayışının yeteri kadar ön planda olmaması, su varlığı ve kentsel yaşam alanları arasındaki entegrasyonun yakalanmasında açmazlar oluşturmaktadır. Çalışmanın temel amacı, kıyı ve kentsel iç kesimler arasındaki entegrasyonun değerlendirilmesi ve bu entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik tasarım stratejilerinin geliştirilmesidir. Kıyı-kent ilişkisinin analiz edilerek ve kıyının kentle bütünleşmesine ilişkin temel gereklilikler tartışılmıştır. Bu doğrultuda çalışma kapsamında, göl kıyısında yer alan Beyşehir kenti özelinde kıyı ve kentsel iç kesim arasındaki entegrasyon değerlendirilerek tasarım kriterleri oluşturulmuştur. Beyşehir kent merkezi kıyısının örneklem olanak belirlenmesinde; kıyı kent ilişkinin geliştirilmesi bakımından tasarım çalışmalarına açık olması, su varlığına dayalı üretim ve turizm faaliyetlerine yönelik gelişim sürecinde olması, kıyı kavramının deniz kıyısı dışındaki yerleşmelerin tasarım ve planlama sürecindeki önemini vurgulama noktasında önemli bir örnek oluşturabileceği düşüncesi etkili olmuştur.
  • Article
    Eski Stadyum Alanından Yeni Millet Bahçesine: Eskişehir Kent Merkezinde Bir Dönüşüm Örneği
    (2022) Altıntaş Gülcan; Serdaroğlu Sağ Neslihan
    Kent merkezlerinde kalan birçok alan teknolojik, ekonomik, yasal, zamansal ve sosyal anlamdaki değişimi tetikleyen unsurlar nedeniyle dönüşüm sürecine konu olmaktadır. Özellikle metropollerde, kentin en büyük spor alanlarını temsil eden stadyum alanları nicelik ve nitelik bakımından yetersiz kalması nedenleriyle kent merkezlerini terk etme durumunda kalmakta ve 2018 yılından itibaren stadyumların terk ettiği alanlar ağırlıklı olarak millet bahçeleri projeleriyle değerlendirilmektedir. Henüz yeni uygulamaya başlanan bu kapsamdaki dönüşüm projeleri için sonuçlarını tartışmanın, yeni üretilecek projelerdeki stratejilere yönelik önemli bir açılım sağlayacağı düşünülmektedir. Eskişehir Atatürk Stadyumu da bu dönüşüm sürecini yaşayarak kent merkezinden farklı bir konuma taşınmış ve âtıl alana millet bahçesi projesi yapılmıştır. Çalışmada, Eskişehir eski Atatürk Stadyumu’nun yeni Eskişehir Millet Bahçesi’ne dönüşümünün yasal-yönetsel, toplumsal, ekonomik ve tasarım boyutları çerçevesinde sonuçlarını incelemek amaçlanmış ve bu doğrultuda niceliksel analizler kullanılmıştır. Literatür taraması, gözlem ve yarı yapılandırılmış görüşmeler olmak üzere 3 farklı yöntemle veri toplanmıştır. Kavramsal veri makale, tez ve kitaplar ile online veri tabanları üzerinden literatür taraması yoluyla elde edilmiştir. Alan araştırmasında ise gözlem yoluyla mekânsal analizler gerçekleştirilmiş ve 68 kullanıcıyla millet bahçesi projesini değerlendirmeye yönelik Aralık 2021 tarihinde yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar çerçevesinde merkezi yönetim kararlarına dayalı olarak üretilen projenin, yerel değer ve öncelikleri dikkate almaması en büyük olumsuzluk olarak değerlendirilmiştir. Projenin en önemli katkısı ise alanın yine etkin bir kamusal kullanım için değerlendirilme çabasıdır. Sonuçta, projenin olumsuz etkilerinin iyileştirilmesi için önemli olan temel stratejiler belirlenmiştir
  • Article
    Evaluation of Thermal Performance of Traditional Houses and Suggestions for Improvement: Case of Beypazarı Mehmet Üsdün House
    (Gazi University, 2024) Erdurmuş Saliha; Korumaz Mustafa; Urak Zehra Gediz
    Traditional buildings should be studied to increase their thermal performance in order to preserve cultural heritage for future generations and ensure proper functionality. This study presents a model proposal for simulating the thermal performance of traditional houses using DesignBuilder software. The results of this evaluation will be used to create suggestions for improving historical buildings. It is possible to evaluate the thermal performance of traditional houses with current analysis software and make suggestions for improving their capacity through preservation activities. Firstly, data were collected, and standards and simulation tools related to thermal performance were examined. A traditional house was chosen as a case study for creating a proposal model and conducting thermal analysis. In the second step, the data processing stage was performed, and the house model was created in DesignBuilder. The collected data were entered into DesignBuilder and simulated. The simulation results were compared with the Turkish Standards (TS 825 - Thermal insulation requirements for buildings). Finally, suggestions were presented as proposals and solutions to improve the thermal performance of historical buildings based on the findings of this study. As a result of this study, it was found that implementing underfloor heating systems in Mehmet Üsdün House increased the thermal performance of the house by 30-35%. It can be concluded that the thermal performance of historical buildings can be effectively improved through the proper utilization of these buildings.