TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/4
Browse
Browsing TR Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / TR Dizin Indexed Publications Collections by Publication Category "Diğer"
Now showing 1 - 20 of 38
- Results Per Page
- Sort Options
Other Ancient Karez System in Afghanistan: the Perspective of Construction and Maintenance(2019) Himat, Abobakar; Doğan, SelimAncient Karez has a history of millennium. Karez is underground tunnel which is constructed in ground by digging the main well of the system and extending underground tunnel in foothills of the mountains. This system extracts groundwater to surface by gravity without using any pumping equipment. Ancient Karez system is viable in hot, arid and semi-arid climate regions. These systems are one of the best ways of extracting groundwater by gravity in such poor regions. Minimum slope is vital for extracting groundwater to the surface in Karez system. In this study, the perspective of construction and maintenance of Karez system in Afghanistan is assessed. Information related to Karez construction and maintenance is provided in order to improve the quality of work during these processes. The Karez system cannot be used effectively if construction and maintenance processes are not carried out properly. This will affect agricultural productions, water supply and social life in the region. Some possible solutions are suggested for the mitigation of the risk of collapsing and extinction of Karez systems. Some recommendations are provided to encourage the associated organizations in Afghanistan for rehabilitation of Karez irrigation and water supply system.Research Project Antibakteriyel Nanokaplama Teknolojilerinde Mükemmeliyet için Ingiltere-türkiye Isbirligi(2019) Öztürk, Agah Bahadır; Karaman, Mustafa; Dağı, Türk HaticeBu çalısmada kuaterner amonyum fonksiyonel grubu içeren polimerik ince filmler baslatıcılı kimyasal buhar biriktirme (iCVD) teknigi ile farklı alttaslar üzerinde sentezlenmistir. iCVD tekniginde baslatıcı olarak ter bütil peroksit kullanarak poli(dietilaminoetil metakrilat) (PDEAEMA) homopolimer ve poli(dietilaminoetil metakrilat-ko-vinilbenzil klorür) (P (DEAEMAVBC)) kopolimer kaplamaları yapılmıstır. FTIR ve XPS analizleri yapılarak, reaktör girisindeki monomer besleme akıs hızı oranlarının degisimi ile kaplanan filmlerin kimyasal yapılarının ayarlanabildigi gösterilmistir. Kopolimer içerisindeki DEAEMA monomerinden kanaklanan tersiyer amin fonksiyonel grubu antibakteriyel aktivite için gereklidir. PDEAEMA homopolimeri oksijen plazma muamelesi ile kuru bir sekilde protonlanabilmistir. Diger yandan P(DEAEMA-VBC) kopolimeri ilave bir protonlama asamasına ihtiyaç duymamıstır çünkü polimerin tersiyer amin grubu, VBC yapısındaki klor fonksiyonelligi tarafından kolayca protonlanabilmektedir. Hem homo hem de ko-polimerler, kaplanan polimerdeki protonlanmıs azot atomlarının yogunluguna baglı olarak cam, PET levha ve kumas olmak üzere üç farklı alttas üzerinde yüksek antibakteriyel aktivite göstermistir Scotch bantı soyma testi uygulanmıs ve neticesinde kopolimer filmlerin yapısma ve dayanıklılıgının homopolimer filme göre üstün oldugu dogrulanmıstır. En dayanıklı olarak belirlenen kopolimer film gram negatif ve gram pozitif bakterilere karsı çok yüksek log eksiltme degeri göstermistir. Hücre canlılıgı analizine neticesinde bu çalısmada iCVD ile kaplanan antibakteriyel filmlerin toksik olmadıgı kanıtlanmıstır. Çalısmanın ikinci bölümünde bir çekirge türü olan Bradyporus (Callimenus) göçmeninin yumurta kabugundan esinlenerek biyobenzetim ile antibakteriyel yüzey tasarımı gerçeklestirilmistir. Bu amaçla, yumusak litografi yöntemiyle yumurta kabugu yapılarına benzer nano/mikro yapılı esnek yüzeyler üretilmistir. Daha sonra, üretilen yüzey yapıları iCVD teknigi kullanılarak antibakteriyel ince film ile kaplanmıstır. Elde edilen kopyalar, bakteri popülasyonunda 7 log eksiltme degerine kadar ulasan antibakteriyel aktivite ve oldukça yüksek su iticilik göstermistir. Proje yaygınlastırma faaliyetleri kapsamında antibakteriyel.ktun.edu.tr web sitesi yayınlamıs olup, burada proje kapsamında hazırlanan Antibakteriyel Yüzeyler Durum Raporları yayınlanmıstır. Ayrıca, antibakteriyel yüzeylerin öneminin anlatıldıgı projede görev alan ögrenciler tarafından hazırlanan videolar Functional Surfaces youtube kanalında yayınlanmıstır. Proje kapsamında gerçeklestirilen çalıstaylara ait bilgi ve görseller ile; proje yaygınlastırma faaliyetlerine ait diger çalısmaların detayları da proje web sitesine eklenmistir.Other Atıksu Arıtma Tesislerinde Mikrokirleticilerinizlenmesi ve Kontrolü(2019) Kara, Meryem; Nas, Bilgehan; Argun, Mehmet Emin; Yel, Esra; Dinç, Saliha; Koyuncu, SerdarYerüstü ve yeraltı sularında su kalitesinin belirlenmesi için AB Su Çerçeve Direktifindeki 45 öncelikli maddede yer alan MK?lerin izlenmesi yönünde araştırmalar hızlanmıştır. Su kütlelerinde MK?lerin önemli kaynaklarından biri atıksu arıtma tesisleri (AAT)?dir. Bu projede, küçük, orta ve büyük ölçekli 3 yerleşim yerinde 3 farklı arıtma prosesinde MK?ler 1 yıl süreyle izlenmiş ve proseslerin MK?leri giderme performansları ortaya konulmuştur. MK gruplarından; pestisit (Kloropirifos, Atrazin, Klorfenvinfos), fitalat ester (BBP, DEHP, DnOP), yüzey aktif madde (Oktil fenol, Nonil fenol), PAH (Benzo[b]fluoranten, Benzo[k]fluoranten, Benzo(a)piren, Indeno[1,2,3-cd]piren, Benzo[g,h,i]perilen, Fluoranten, Antrasen, Naftalin), VOC (Diklorometan, Benzen, 1.2-dikloroetan), ilaç etken madde (Diklofenak, Karbamazepin, 17-beta-estradiyol, 17-alfa-etinilestradiol) ve ağır metallerden (Cd, Pb, Hg, Ni) toplam 27 MK izlenmiştir. Konya (İleri biyolojik arıtma), Ereğli (Anaerobik ve fakültatif stabilizasyon), Zincirlikuyu (Yapay sulak alan) AAT?lerinden, atıksu geri kazanım tesisinden, pilot ölçekli ultrafiltrasyon (UF), nanofiltrasyon (NF) ve ters osmoz (RO) ünitelerinden oluşan membran tesisten her numune alma döneminde 17 su, 6 çamur numunesi alınarak GC/MS, LC/MSMS ve ICP/MS?de MK ölçülmüştür. Tesislerin ve arıtma proseslerinin MK verileri arasındaki ilişkilerin anlamlılığının istatistiksel olarak ortaya konulabilmesi için saçılma diyagramları, kutu diyagramlar, varyans analizi ve Korelasyon hesaplamaları yapılmıştır. Atıksularda en yüksek konsantrasyonda tespit edilen MK?ler; sırası ile Ni, DEHP, Nonil fenol, Naftalin, Pb ve Diklofenak?dır. VOC?ler en düşük konsantrasyondadır ve görülme sıklığı çok düşüktür. Her üç AAT?de arıtılmış atıksuda; Ni, Pb, Hg, DEHP, Nonil fenol, Naftalin, Diklofenak, Karbamazepin hariç olmak üzere diğer MK?ler 100 ng/L?den düşüktür. %80?in üzerinde verimle arıtılan MK?ler Konya AAT?de Oktil fenol (%93,4), Nonil fenol (%92,7), Atrazin (%92,1), Naftalin (%91,5) ve DEHP (%89,3); Ereğli AAT?de Atrazin (%83,8)?dir. Zincirlikuyu AAT?de hiçbir parametrede %80?den fazla giderim gerçekleşmemiştir. Konya AAT?de Karbamazepin ve Ni, Zincirlikuyu AAT?de Nonil fenol negatif kütle dengesi görülen ve çıkış suyunda konsantrasyonları artan MK?lerdir. Membran proseslerden, UF?in MK gideriminde etkin olmadığı, NF?in 17 MK?de %50?den fazla giderim sağladığı görülmüştür. RO, NF?den sonra bazı MK?lerde ilave giderim sağlamıştır.Research Project Çift Taraflı Sac Hidroşekillendirmede Yükleme Eğrilerinin Adaptif Kontrolle Optimize Edilerek Şekillendirilebilirliğin Artırılması(2020) Halkacı, Hüseyin Selçuk; Türköz, Mevlüt; Dilmeç, MuratBu projede, Çift Taraflı Hidrosekillendirme yöntemini kullanarak, oda sıcaklıgında, derin çekmede günümüz teknolojisiyle mümkün olan, en yüksek sekillendirilebilirliklere ulasmak ve sekillendirilmesi zor parçaları üretebilmek için gerekli olan temel bilimsel çalısmalar yapılmıstır. Çoklu proses parametreleri ve sekillendirilebilme arasındaki iliskiler optimizasyon yapılarak ortaya konulmustur. Günümüzde ÇTHS üzerinde yeni yeni çalısmalar yapılmakta olup, proses parametreleri; sınırlı sayıda geometri için teorik yaklasımlar ve genellikle dar bir bölgede deneme yanılma ile deneysel çalısmalarla belirlenmektedir. Bu çalısmada ise proses parametreleri malzeme ve sekilden bagımsız olarak analizlerde adaptif kontrol kullanılarak belirlenmistir. Bu yöntem literatürde ÇTHS için henüz hiç uygulanmamıstır. Bu proje kapsamında, laboratuvarda bulunan üç eksen kontrollü hidromekanik derin çekme presi, destek basıncını da kontrol edecek tarzda, dört eksen kontrollü hale getirilmis ve ÇTHS prosesi gerçeklestirilmistir. Iç basınç, destek basıncı, baskı plakası kuvveti ve ıstampa pozisyonu parametrelerinin es zamanlı kontrolü için mekanik, hidrolik ve elektronik kontrol sistemi modifiye edilmistir ve sistemin performans deneyleri gerçeklestirilmistir. ÇTHS prosesi sonlu elemanlar metoduyla modellenerek, analizlerde adaptif kontrol saglamak için bulanık mantık algoritmaları gelistirilmistir. Bulanık mantık algoritmalarının analizlerde kullanılmasıyla, elde edilen optimum yükleme egrileri ile deneyler yapılarak elde edilen sonuçlar karsılastırılmıstır. Analizlerin güvenilirlikleri belirlenmis ve parametrelerin prosese etkisi deneysel olarak arastırılmıstır. AISI 304 paslanmaz çelik malzeme için tek taraflı hidrosekillendirme prosesinde olusan burusma problemi ortadan kaldırılarak prosesin basarısı/avantajları ortaya konulmustur. Böylece TÜBITAK tarafından hazırlanan ?Ulusal Bilim ve Teknoloji Politikaları, 2003-2023 Strateji Belgesi? raporundaki ?Hedef 2016: Sac ve boru hidroform islemleriyle yapılan parçalarda Avrupa'da üç tedarikçi ülke arasına girmek? hedeflerine ulasmak için yapılması gereken temel bilimsel çalısmalara önemli katkılar saglandıgı düsünülmektedir.Other Developing Turbulent Flow in Pipes and Analysis of Entrance Region(2021) Canlı, Eyüb; Bilir, Ali Şefik; Bilir, ŞefikTurbulent flows have complex structures due to its nature and its’ analyses are hard either by numerical or experimental means. Hydrodynamic development of turbulent flow is also complex. In this study, velocity and turbulence distributions in hydrodynamic entrance length of pipes are investigated numerically depending on axial and radial locations. Implications of these distributions are qualitatively evaluated in terms of heat transfer. Literature was surveyed for a single empirical expression that provides velocity profile directly according to Reynolds number, radial and axial locations. Requisite for computational fluid dynamics in hydrodynamic entry length of pipes is stressed by assessing turbulence magnitudes in radial and axial directions. Definition of the development length and effects of the definition in respect of heat transfer are discussed. An axisymmetric pipe entrance region was analyzed by means of a commercial CFD code with nondimensional parameters. Therefore, dimensional parameters reduce into one dimensionless independent parameter, i.e. Reynolds number. Four different Reynolds numbers that are 5x103 , 1x104 , 5x104 , 1x105 were used in calculations. k-? turbulence model and standard wall functions were used for turbulence modeling. Hydrodynamic entry length, velocity and turbulence values are presented by means of axial and radial profiles. According to the obtained results, two different directions of radial velocity component values exist in the hydrodynamic entry length that would lead to different radial thermal convection effects. It is found that simultaneously developing velocity profiles and turbulence quantities leads to a characteristic centerline velocity profile. Also, it is seen that a good resolution in hydrodynamic entrance length can be easily achieved by computational fluid dynamics. A detailed composition of hydrodynamic turbulent entrance length analysis, its physical explanations due to simultaneously developing hydrodynamic boundary layers and turbulence production, definition aspects of the entrance length in terms of heat transfer and literature survey for analytical solution of the region are provided.Review Citation - WoS: 1Development Process of Reconstruction Implementation Legislation in Turkey(Geomatik Journal, 2022) Çay, Tayfun; Kandemir, Esra SonelIn this study, legislation and amendments of first zoning law the of Republic of Turkey was published in 1985 to until present day was examined and the development process in the legislation was considered. There are many issues regarding zoning in the zoning legislation. And Many changes have been made over the years. In the study, while considering this development process, especially legal regulations and amendments for zoning implementations, development readjustment share rate and content and zoning amnesties brought to buildings against the zoning legislation were emphasized. The Zoning Laws in Turkey until today, are constructed according to the principle of equal proportion method. However, alternatively, as a necessity the method based on equivalence principle was recommended to be regulated and development readjustment share rate that should be determined according to the equivalence method was proposed.Other Duodenal Varices Diagnosed by Endoscopic Ultrasound: a Case Report(2017) Bıyık, Murat; Asil, Mehmet; Ataseven, Hüseyin; Polat, Hakkı; Demir, Ali; Dertli, RamazanPortal hypertension and associated complications cause significant morbidity and mortality in cirrhotic patients. Variceal development is the most important portal hypertension related complication. Varices most commonly occur around the gastroesophageal junction, but ectopic varices may develop in many gastrointestinal and extra-gastrointestinal localizations. Duodenum is one of the most common localizations for ectopic varices. Diagnosis of duodenal varices is usually made by upper gastrointestinal endoscopy, but endoscopic appearance is not diagnostic and usually further investigations are required in order to make accurate diagnosis. Endoscopic ultrasound is the gold standard method for the examination of gastrointestinal submucosal lesions therefore it is alsouseful in the work up of suspected duodenal varices. Here we present a patient with cryptogenic liver cirrhosis followed in our clinic, whom duodenal lesions suspected of duodenal varices were noticed during upper gastrointestinal endoscopic examination and endoscopic ultrasound was used to confirm the presence of duodenal varices.Other Ebu‟l hasan behmenyâr ve felsefesi(2012) Tas, Ismailİbn Sina, kendisinden sonra da İslam düşüncesini etkileyen en büyük filozoflardan birisidir. Bu anlamda o, aynı zamanda en sistemli ve aşılamamış, hatta kendi eleştiricileri tarafından da vazgeçilemeyen bir filozoftur. Bu durum O nun felsefesinin İslam dünyasında takip edilerek, İbn Sinacı takipçilerin ortaya çıkmasıyla neticelenmiştir. İbn Sina nın en yakın takipçileri ve belki de yayıcıları, onun öğrencileri olmuştur. Ebu l Hasan Behmenyâr b. Merzuban, İbn Sina nın felsefeyle temayüz etmiş en önemli öğrencilerinden birisidir. Hatta hocasının sohbetlerinde bulunup sorularıyla gündemi oluşturan bir kişi olarak da görünmektedir. İbn Sina nın fikirlerini de çok iyi bilen Behmenyâr, iyi bir İbn Sina yorumcusu olarak kabul edilir. Bu çalışmamızda, Behmenyâr ın Risale fi Meratibü‟l Mevcudat, Ma Ba‟dü‟t Tabia vb. ile Kitabü‟t Tahsil adlı eserlerinden yola çıkarak onun felsefesinin genel karakteristiği üzerinde durulacaktır.Other The Effect Of Aerophine 3418a Collector Dosage On Niğde (ulukışla-madenköy) Complex Pb-zn Sulphide Ore Flotation(2021) Ağaçayak, Tevfik; Yılmaz, Nur BenanIn this study, grinding + flotation experiments were performed on the sample of complex Pb-Zn sulphide ore taken from Niğde (Ulukışla-Madenköy) region in Turkey. According to the mineralogical analysis of the ore sample used in experimental studies, it was determined that the ore composition contains calcite, quartz, pyrite, chalcopyrite, hematite, goethite, limonite, gypsum, galena, sphalerite, jarosite, arsenopyrite and marcasite minerals. In addition, Au and Ag grains were found to be inclusions in hematite, goethite and jarosite minerals. The experiments were carried out at a solid ratio of 30%, a flow rate of 10 L/min, a stirring rate of 1250 rpm and pH = 9. In flotation tests, lime is used as the pH regulator, zinc sulphate, sodium silicate as the depressant, sodium isobutyl dithiophosphine as the collector and methyl isobutyl carbinol as the frother. In the flotation studies, the effect of Aerophine 3418A collector dosage on flotation was investigated. As a result, a lead concentrate of 55.13% Pb was obtained and it was found that this concentrate contained 2489 ppm of Ag. The amount of Aerophine 3418A collector was determined as 10 g/t.Research Project Emirgazi (konya) Volkanitlerinin U-pb Zirkon Jeokronolojisi ve Jeokimyasal-izotopikveriler ile Yaşam Sürecinin ve Orta Anadolu Volkanizmasındaki Konumununbelirlenmesi(2019) Gençoğlu Korkmaz, Gülin; Asan, Kürşad; Kurt, HüseyinKonya GD?sunda Karapınar-Emirgazi-Ereğli?ye kadar uzanan geniş bir alanda Neojen Kuvaterner yaşlı volkanik kayaçlar yüzeylemektedir. Çalışma alanındaki lav akıntısı/domlar ve bunların piroklastikleri ile temsil edilen, ortaç-asidik bileşime sahip Neojen yaşlı volkanik kayalar ?Karacadağ volkanitleri?, bununla birlikte cüruf konileri, lav akıntıları ve maar piroklastikleri olarak yüzeyleyen Kuvaterner yaşlı mafik-ortaç volkanitler ise ?Karapınar volkanitleri? olarak isimlendirilmektedir. Bu volkanitler Kapadokya Volkanik Provensinin güneybatı uzantısı olup bu çalışmada Karapınar-Karacadağ Volkanik Kompleksi (KKVK) adı altında toplanmışlardır. Bu çalışmada KKVK?nın arazi çalışmasına dayanan mineralojik (majör-iz)-petrografik, jeokimyasal (tüm kaya majör-iz element ve Sr-Nd-Pb izotop) ve jeokronolojik özellikleri incelenmiştir. Karacadağ volkanitleri kalk-alkalen karakterli olup hakim olarak andezit, nadiren bazalt, dasit ve trakitlerden oluşmaktadır. Karapınar volkanitleri ise geçişli (kalkalkalen-hafif alkalen) jeokimyasal karaktere sahip olup hakim olarak bazalt, daha az bazaltik andezit ve andezitlerden oluşmaktadır. Ar-Ar jeokronolojisi sonucu Karacadağ volkanitlerine ait bazaltların yaşı 5.65 ± 0.06 My, dasitlerin yaşı ise 5.45 ± 0.09 My dır. Literatürde yayınlanmış veriler Karapınar volkanitlerinin 2.5 My?dan daha genç olduğunu göstermektedir.İncelenen volkanitler N-MORB-normalize iz element diyagramlarında orojenik veya kıtasal kabuktan kirlenmiş magmalar için tipik olan LILE (Rb, Ba, Sr, K) zenginleşmesi, negatif Nb-Ta ve pozitif Pb anomalisi göstermektedir. Karacadağ bazaltları Nb/Ta oranları (~10.5) ile kabuk (12-13) bileşimine yakın Nb/Ta oranı içermektedir. Karapınar bazaltlarının Nb/Ta oranları (17- 19) ise kondritik değere (17.5) yakın, OIB (15-16)?den biraz fazla fakat kabuktan oldukça yüksektir. Bu durum Karacadağ bazaltlarının Karapınar bazaltlarına göre kabuk kontaminasyonunun fazlasıyla etkisinde kaldığını, zaman içerisinde kabuk etksinin azaldığını göstermektedir.KKVK ait volkanik kayaların düşük 143Nd/144Nd (0.512706?0.513084), yüksek 87Sr/86Sr (0.704921?0.705924) ve 206Pb/204Pb (18.88?18.92) içerikleri içerikleri kıtasal kabuk bileşenleri içeren manto kaynağının göstergesi olarak yorumlanmıştır. İz element ve izotopik verilerine dayanarak, Karacadağ volkanitlerine ait bazaltik örneklerin yitim zonu bileşenlerince metasomatizmaya uğratılmış litosferik manto kaynağından türediği düşünülmektedir. Karapınar bazaltlarının ise OIB-benzer özellikler sergilemesine rağmen litosferik manto kaynağa işaret etmesinin metasomatizma ve kabuk kontaminasyonuna uğramış olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.Other Hacı Bektaş ve Hacı Toğrul Karşılaşması: Güvercin ve Doğan Donuna Bürünme(2012) Solmaz, Bünyamin; Taşğın, AhmetMakale, Hacı Bektaş Velâyetnamesi’nde Hacı Bektaş ve Hacı Tuğrul arasında da cereyan eden Güvercin ve Doğan şekline bürünmeyi ele aldı. Güvercin ve Doğan motifi farklı birden fazla metinde yer alışlarına bakılmaksızın burada yer verildi. Böylece Hacı Bektaş Velâyetnamesi’nden yola çıkarak Hacı Bektaş ile Hacı Tuğrul arasında geçen olayın batini ve değişmeceli anlamı üzerinde duruldu. Güvercin ve Doğan motiflerinin yer aldığı farklı iki metinlerden ilki Güvercin İlahisi diğeri de Güvercin Manzumesi’dir. Bu manzume, Şah İsmail mahlasıyla Güvercin Manzumesi şeklinde Alevi Bektaşi topluluklar arasında da okunmaktadır. Hacı Bektaş’ın Rum’a yöneldiğinde Rum Erenleri onun Rum’a gelişine engel olmak için birçok tedbir aldılar. Fakat bu tedbirlerin hiçbirinde başarıya ulaşıp sonuca ulaşamadılar. Bu önlemlerden bir tanesi Hacı Tuğrul’un Doğan şekline bürünüp Güvercin şeklinde Rum’a giren Hacı Bektaş’ı yakalamak için hamle yapmasıdır. Makale bu konuya aktarılan metinler üzerinden açıklık getirdi. Sonuç olarak makale farklı metinler üzerinden karşılaştırmalı ele alan ilk çalışmadır. Bu bakımdan da metinlerde ele alınan konu, farklı bağlamlarıyla aktarılmalarına karşın metinler ortak konu etrafında birbirini desteklemektedir. Metinlerdeki kişiler ve birbirleriyle diyaloglarının statüleri etrafında hangi anlamlar içerdiği, Güvercin ve Doğan motifi ile aktarmayı amaçladığı içerik, hangi ortamda nasıl geliştiği üzerinde duruldu.Other İmplant Çıkarılmasında Ultrason Eşliğinde Ulnar Sinir Bloğu Uygulaması(2012) Kütahya, Harun; Çeken, Bedia Mine; Toker, Harun; Köker, Ayşe; Kılıçaslan, Alper[No abstract available]Research Project Jet Puls Filtre Gibi Kesintili Hava Tüketen Sistemler İçin Gömülü Sistem Dinamik Blower Kontrol Cihazı Geliştirilmesi(2021) Çankaya, Nihat; Özcan, Muciz; Çetin, Bekir; Aydoğdu, ÖmerBu projede, jet filtre temizleme sistemlerinde kullanılan basınçlı hava üreteçleri için, var olan verimsizlikleri ortadan kaldıran bir proses kontrol cihazı geliştirilmiştir. Jet filtre temizleme sistemlerinin başlıca özelliği, hava tüketimlerinin periyodik aralıklarla gerçekleşmesidir. Günümüz basınçlı hava üretim sistemlerinde kullanılan enerji tasarrufu çözümleri, sürekli bir hava tüketimi olduğunu kabul etmektedir. Bu sebeple basıncı set değerinde sabit tutmakta, sadece debiyi artırıp azaltmaktadır. Basınçlı hava üretiminde güç tüketimi basınç ve debinin bir fonksiyonudur. Dolayısıyla hem basınç hem debi güç tüketiminde etkilidir. Debi güç tüketimini lineer etkilerken, basınç logaritmik olarak etkiler. Üstelik basınç çalışma sıcaklığını tek başına belirlemekte olup, sıcaklık üzerinde üstel olarak etkilidir. Sürekli bir hava tüketiminin varlığı, basıncın değiştirilmesi izin veremez. Ancak periyodik hava tüketim sistemlerinde durum tamamen farklıdır. Sistemin ne zaman, hangi basınçta ve hangi debide basınçlı hava kullanacağı bellidir. Üstelik bu durum periyodik olarak tekrarlanır. Dolayısıyla bu sistemlerde sadece debi değil, basınç değeri de dinamik olarak ayarlanabilir. Basıncı, set değerinde sabit tutmak yerine, önce mümkün olduğunca düşük tutmak, havanın tüketim anı yaklaştığında ise set değerine doğru yükselmek mümkündür. Bu projede yukarıda anlatılan çalışma yöntemini uygulayabilecek bir kontrol cihazı geliştirilmiş, endüstriyel ortamlarda denenmiştir. Çalışma verileri tam olarak öngörüldüğü gibi gerçekleşmiştir. Buna istinaden INNOPARK Teknoloji Geliştirme bölgesinde JETMASTER adında bir firma kurulmuştur. Geliştirilen teknoloji ticarileştirilerek, bu firma üzerinden endüstriyel kullanıma sunulmuştur.Other Kırgızistan’da Öğrenci Adaylarının Üniversite Tercih Etme Nedenleri Üzerine Bir Araştırma(2021) Najımudınova, Seyil; İsmailova, Rita; Yılmaz, Kürşad; Oskonbaeva, Zamira; Şimşek, Dağıstan; Uulu, Mirzat RakımbekBu araştırmanın amacı, Kırgızistan’da öğrenci adaylarının üniversite tercih etme nedenlerinin tespit edilmesidir. Tarama modelindeki araştırmada örneklem seçilmemiş, evrenin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak bazı anketlerde işaretlemeler eksik yapıldığından sadece tam işa?retleme yapılan 7839 anket ile analizler yapılmıştır. Veriler, Öğrenci Adayı Görüşleri Anketi ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrenci adaylarının tercihlerini en çok etkileyen faktörler, öğretim kalitesi ve akademik kadro, imkânlar ve üniversitenin itibarıdır. Bu durum aday öğrencilerin genel ulusal sınav puanlarına ve geldikleri bölgelere göre değişiklik göstermemektedir. Aday öğrenciler üniversite hakkındaki bilgileri en çok, arkadaşlarından (öğrenciler ve mezunlar), TV, gazete, radyo, internet gibi ortam?lardan ve aile üyelerinden edinmişlerdir. Aday öğrencilerin bilgi kaynakları ile ilgili görüşleri, yıllara, genel ulusal sınav puanına ve bölgelere göre çok büyük değişiklikler göstermemektedir.Other Konya Koyunoğlu Kütüphanesinde Bulunan Alevilik ve Bektaşilik ile İlgili Yazma Eserler(2012) Kaplan, DoğanKonya, anıtsal tarihi binaları kadar yazma eser barındırması yönüyle de ülkemizin en önemli kentlerinden biridir. Bu tarihî kentte beş tane çok önemli yazma eser kütüphanesi bulunmaktadır. Bunlar; Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, Mevlana Müzesi Yazma Eserler Kütüphanesi, Mevlana Müzesi Abdülbaki Gölpınarlı Kütüphanesi, Yusuf Ağa Kütüphanesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi İzzet Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesidir. Bu kütüphanelerden ilk dördü, alanın ilgililerince yeterince tanınmasına karşın, bu önemli yazma kütüphanelerinden biri olan Konya İzzet Koyunoğlu Kütüphanesinin yeterince tanındığını söylemek mümkün görünmemektedir. Adı geçen kütüphane, Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları açısından da önemli materyallere sahiptir. Zira kütüphaneye adını veren İzzet Koyunoğlu, bir koleksiyoner olarak Türkiye’nin her tarafından eser toplamıştır ki bunların önemli bir kısmı da Alevilik ve Bektaşilik ile ilgilidir. Bu bibliyografik çalışmanın amacı bir taraftan araştırıcıların dikkatini bu kütüphaneye çekmek diğer taraftan makalenin ana konusu olan bu kütüphanedeki Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili yüzün üzerindeki eserin tanıtımını yapmaktır. İlgili liste incelendiğinde adı geçen kütüphanenin Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili zengin bir arşive sahip olduğu açıkça görülecektir.Other Lidar 3d Nokta Bulutu Verilerinin Konum ve Renközelliklerine Göre Bölütlenmesi(2020) Baykan, Nurdan; Baykan, Ömer KaanLidar (ışık algılayan ve mesafe ölçen) sistemler ile taranan çevre ve nesnelerin, üç boyutlu ve renkli 3D nokta bulutu verileri elde edilebilmektedir. Lidar teknolojisinin gün geçtikçe daha da gelişmesi ile birlikte, elde edilen verinin kalitesi artmakta (daha detaylı ve yüksek çözünürlüklü olmakta) ve bunun sonucu olarak da çok yüksek miktarlarda düzensiz bir veri yığını ortaya çıkmaktadır. Homojen özelliğe sahip ve konum olarak birbirine yakın veri elemanlarını gruplayarak, birlikte değerlendirilmesini sağlayan bölütleme aşaması, verinin beklenebilir bir zamanda işlenmesi ve nesnelerin ayırt ediciliği yüksek özelliklerinin ortaya çıkmasına imkân verdiği için 3D nokta bulutu işlemede önemli bir role sahiptir. Bölütleme işleminin de, veri miktarına ve kullanım amacına göre beklenebilir derecede hızlı çalışması ve doğru sonuçlar üretmesi önemli bir uğraş konusu olmuştur. Projede geliştirilen metot, bölütleme işlemini sadece yerel yüzeylerdeki nokta gruplarının oluşturdukları düzlemsel eğim açıları ve ağırlık merkezleri gibi basit geometrik özelliklerini kullanarak bölütleme yapabildiği gibi, verideki ayırt edici renk bilgisi yeterli olduğu takdirde noktaların renk özelliklerinden de faydalanabilmektedir. Proje kapsamında, birisi iç mekân ve ikisi dış mekân olmak üzere üç farklı ortam taranarak 3D nokta bulutu verisi temin edilmiştir. Bu ham nokta verileri, veri indirgeme ve/veya gürültü giderme gibi bazı ön işlemlerden geçirilmiş ve önişlem sonucunda bölütleme referans verisi hazırlanmak üzere her birinden örnek bir kesit alınmıştır. Böylece, referans verilerine sahip üç adet örnek bölütleme veri seti oluşturulmuştur. Hazırlanan referans veri setleri üzerinden, metodun nicel test sonuçları (doğruluk ve F1 skor değerleri) elde edilmiş ve literatürde başarı sağlamış metotlar ile hem bölütleme başarısı hem de işlem süresi göz önüne alınarak karşılaştırılmıştır. Test sonuçlarına bakıldığında, projede kapsamında geliştirilen metot 0.85 (%85) doğruluk ve 0.77 (%77) F1 skor ortalama değerleri ile diğer metotlarla karşılaştırıldığında bölütleme başarısı ve hız açısından üstünlük sağlamıştır.Research Project Ligand Bağlı Nano Bakır Malzemenin Sentezi, Karakterizasyonu ve Kesme Sıvısı Olarak Talaşlı İmalatta Kullanılabilirliğinin İncelenmesi(2022) Türköz, Mevlüt; Çetin, Muhammet Hüseyin; Temel, Farabi; Düzcükoğlu, Hayrettin; Şirvan, Onur CanBu çalışmada farklı ligandlarla kaplı bakır nano-partiküllerinin katkı maddesi olarak kesme sıvısındaki tribolojik performansı incelenmiştir. Bakır malzemenin talaş bölgesinde sıcaklığı düşürmesiyle aşınmanın azalması, takım ömrünün ve işlenen malzemenin yüzey kalitesinin artması hedeflenmiştir. Yüksek yüzey enerjisi sayesinde malzemeye iyi tutunan bakırın, sürtünmeden kaynaklı pürüzleri doldurarak sürtünmeyi ve aşınmayı minimize etmesi beklenmektedir. Aşınma bölgesine nüfuz eden bakır nano-partiküllerinin yağlama, yük taşıma ve ısı iletimini arttırma özellikleri göstererek sürtünen yüzeylerde deformasyonu azaltacağı, enerji verimini ve yüzey kalitesini arttıracağı düşünülmektedir. Çalışma üç aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada kimyasal indirgeme metodu yöntemiyle sentezlenen jelatin, selüloz ve PVP kaplı bakır nano-partiküllerinin, UV absorbans, STEM, ıslatabilirlik ve PSA analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre en iyi ligandın jelatin olduğu görülmüştür. İkinci aşamada farklı hız (0,5, 0,7 ve 0,9 m/s) yük (10, 20 ve 35 N) ve ligand parametreleri (Jel, Sel ve PVP) altında pin-on-disk cihazında aşınma deneyi yapılmıştır. Aşınma deneylerinden elde edilen sürtünme katsayısı, ağırlık kaybı ve 3D topoğrafya görüntülerine göre en iyi performansı gösteren ligandlar sırasıyla jelatin, PVP ve selüloz olduğu tespit edilmiştir. %1, %2,5 ve %4 oranlarında CuNP (Jel) içeren su ortamında, en iyi yük ve hız parametreleri kullanılarak aşınma deneyleri yapılmıştır. En iyi performansı gösteren CuNP (Jel) oranının %1 olduğu tespit edilmiştir. Son aşamada farklı hız, ilerleme, derinlik ve sıvı ortamlarında (Bor yağı + su, CuNP-Jel + su, CuNP-PVP + su) cevap yüzeyi metodu kullanılarak talaş kaldırma işlemi yapılmıştır. 3D topoğrafya analizlerinde yüzey pürüzlülüğü açısından en iyi sonuçlar bor solüsyonunda, kesme kuvvetlerine göre en iyi sonuçlar CuNP (Jel) + su ortamında olduğu görülmüştür.Review Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 84A Literature Review on Walking Strategies of Legged Robots(GAZI UNIV, 2020) Bakırcıoğlu, Veli; Kalyoncu, MeteIn this study, previous studies on legged motion; in particular, important milestones of the legged robots' literature were referred. From the past period research, primarily, studies on the walking of the living beings and the machines that can mimic it were mentioned. Subsequently, the history of legged robots that is the subject of the study was addressed. In the studies on the legged robots, two basic approaches as the walking strategy were concerned; static gait and dynamic gait. Due to this reason, the history of the legged robots was reported in chronological order under two main topics as Static Walking Legged Robots and Dynamic Walking Legged Robots. In the Static Walking Legged Robots topic, researches on the development of techniques for controlling of the multi-legged systems to cope with more complex problems of the land adaptation such as locomotion on rough surfaces and overcoming obstacles; as for in the Dynamic Walking Legged Robots topic, researches on the improvement of dynamic control concepts and techniques to develop legged systems with highly sophisticated mobility capabilities such as running and jumping are presented.Other Management of Right Heart Thrombi Associated With Acute Pulmonary Embolism: a Retrospective, Single-Center Experience(2013) Aribas, Alpay; Erdoğan, Halil İbrahim; Akıllı, Hakan; Özdemir, Kurtuluş; Gül, Enes Elvin; Kayrak, MehmetAmaç: Pulmoner emboli (PE) ile ilişkili sağ kalp trombüslerinin mortalitesi 3-4 kat artmaktadır. En korkulan senaryo ise sağ kalp trombüslerinin parçalanması sonucunda rekürren pulmoner emboli gelişmesidir. Pulmoner embolilere eşlik eden sağ kalp trombüsü vakalarının tedavisi zordur ve bu konu ile ilgili literatürde yeterli veri bulunmamaktadır. Yöntemler: Ocak 2006 ila Aralık 2011 tarihleri arasında akut pulmoner emboli tanısı almış 312 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Bilgisayarlı tomografi ile tanı almış 312 akut PE hastalarından ekokardiyografide sağ kalp trombüsü bulunan 35 hasta çalışmaya alındı. Metastatik malignansi bulunan 6 hasta çalışmadan dışlandı. Yirmi dokuz hasta değerlendirilme için uygun bulundu. Hastaların ekokardiyografik raporları da incelendi. Ayrıca katetere bağlı gelişen trombüs (tip B) vakaları da çalışmaya dahil edilmedi. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-kare ve non-parametrik sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında ise Mann-Whitney U testleri kullanıldı. P değerinin 0,05’in altında olması istatistik- sel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların mortalite oranı yüksek bulundu (%34): cerrahi mortalite %100, trombolitik alanlardaki mortalite %18 ve heparin alanlarda mortalite %27 bulundu. Ölen hastalardaki troponin düzeyleri hayatta kalan hastalara göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p=0,03). Heparin alan- larla trombolitik tedavi uygulanan gruplar arasında klinik ve ekokardiyografik olarak anlamlı fark saptanmadı. Fark sadece şok indeksinde saptandı (p=0,02). Ek olarak heparin alan hastaların yatış süresi trombolitik alanlara göre anlamlı olarak uzun bulundu (ortanca olarak 8 güne karşın 3 gün, p<0,01). Sonuç: Akut pulmoner emboliye eşlik eden sağ kalp trombüsü vakalarının insidansının düşük olmasına rağmen mortalitelerinin yüksek seyretmesi halen önemli bir problem olarak kalmaktadır. Tedavi modalite seçiminde hastanın hemodinamik değerleri, laboratuvar parametreleri ve kanama riskleri esas alınarak karar verilmelidir.Other A New Predictor Amh (anti-Müllerian Hormone) To Determining Ovarian Reserve and Menoposual Aging in the Women(2013) Sarıyıldız, Levent; Akdag, TuranMüllerian inhibe edici madde (MIS) olarak da adlandırılan anti-müllerian hormon (AMH), yumurtalıkta granüloza hücreleri tarafından üretilir ve Transforming growth β ailesi (TGF-β) ailesinin bir üyesi olarak bilinmektedir. Araştırmalar AMHnın over folikül gelişimi ve büyümesinde etkili olduğunu ve TGF-βailesinin diğer üyeleri ile aynı özellikleri sergilediğini göstermektedir. AMH,kadınların üreme çağında kritik bir öneme sahiptir. Henüz over rezervi saptanmalarıyla ilgili belli bir standardizasyon geliştirilmemiştir. Son bulgular over fonksiyonun belirlenmesinde, AMH ölçülmesini Folikül stimüle edici hormon (FSH)dan daha öne çıkarmaktadır.


