Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1626
Browse
Browsing Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 290
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part 21. Yy. Barınma Eğilimlerinde Minimalist Bir Yaklaşım "tiny House" Yaşam Modeli(NEÜ Yayınları, 2022) Aköz Çevrimli, Begüm; Çevrimli, S. Cevat; Yılmaz Çakmak, BilgehanConference Object 3d Yersel Lazer Tarama Teknolojisinin Güncel Mimari Koruma Proje Uygulamalarında Kullanım Olanaklarına Yönelik Değerlendirmeler(Municipality of Alanya, 2021) Güleç Korumaz, Saadet Armağan; Kubiloğlu, BüşraMimari belgeleme çalışmalarına 3b lazer tarama teknolojileri önemli oranda kolaylıklar getirmiştir. Bu kolaylıklar mimari belgelemede devrim niteliğindedir ve kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Klasik yöntemlere göre kısa süre içerisinde yüksek doğrulukta, yoğun veri toplama özelliğine sahip lazer tarama teknolojileri koruma uygulamalarının içeriğini ve kalitesini artırmıştır. Bu teknoloji yoğun ve detaylı nokta bulutundan üç boyutlu model veya iki boyutlu paftalar elde etmeye yöneliktir. Bu teknoloji sadece basit CAD tabanlı üretilen koruma projelerine destek özelliğinin yanı sıra, yüksek çözünürlüklü düzlem resimler, sanat turlar, üç boyutlu örgü modeller, iki boyutlu haritalar elde edilmesine olanak sağlamaktadır. Bunun yanında nokta bulutunun dahil edildiği analizler sonucunda belgelenen objenin morfolojik özelliklerine yönelik yüksek doğrulukta veriler elde edilebilmektedir. Teknoloji sayesinde veriler farklı ortamlarda paylaşılabilmekte, filtrelenemiş veriler çevirim içi kullanılabilmekte böylelikle bilgiye farklı disiplinler kolaylıkla ulaşabilmektedir. Teknolojinin bu özellikleri kültürel miras alanında yapılan çalışmalara farklı bir boyut kazandırmakta ve mirasın dijitalleşmesine katkı sağlamaktadır. Çalışma kapsamında 3b belgelemesi gerçekleştirilen kültürel miras örnekleri üzerinden Yersel Lazer Tarama (YLT) çalışmasının mimari belgeleme alanına getirdiği yenilikler ve kullanım olanaklarına yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında veri kalitesini, doğruluğunu ve hızını etkileyecek parametrelere yönelik alan çalışmaları özelinde denemeler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar ile teknolojinin günümüzde kullanım potansiyelini artırmaya yönelik değerlendirmeler yaparak sonuçlar elde edilmiştir.Conference Object "aga Khan Mimarlık Ödüllü" Türk Projelerin Okunması(SOSCON Social Sciences Congresses, 2018) Yıldız Kuyrukçu, Emine1977 yılından beri üç yılda bir verilen Aga Khan Mimarlık Ödülü, İslam kültürünü başarıyla yorumlayan çağdaş tasarım, sosyal konut, toplumsal gelişim, restorasyon, yeniden kullanım ve bölgesel koruma projelerini kapsayan mimarlık ürünlerine verilen ödüldür. Mimarlığın yaşam kalitesini nasıl etkilediği Aga Khan ödülü için her zaman temel bir mesele olmuştur. İlk çıktığı yıllarda eleştirilen Aga Khan mimarlık ödülleri günümü mimarlık camiasında prestijli ve bilimsel bir ödül olarak tanımlanmaktadır. Çalışma kapsamında Türkiye genelinden Aga Khan Mimarlık Ödüllü üç proje seçilmiş; projeler üst ölçekle kurdukları ilişki, benzer yapıların üretilmesinde model olma, fonksiyon, plan şeması, çevre doku doğa ilişkisi, malzeme, yapım tekniği gibi birçok başlıkta analiz edilmiş ve ödül raporları okunmuştur. Bu çalışmaları yapmaktaki amaç bu projelerin ödül almalarını sağlayan ortak noktaların tespit edilmeye çalışılmasıdır. Sonuçta tespit edilen başlıklar tartışılmış ve çıkarımlarda bulunulmuştur.Article Ahp Metoduyla Yer’e Özgü Mimari Tasarım Kriterlerinin Öncelik Sırasının Belirlenmesi(2019) Yıldız Kuyrukçu, Emine; Alkan, Ahmet20. yüzyılda küreselleşme ile mimari tasarımın yerle olan ilişkisi kopmuş, her türlü bölgesel sınır ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda mimarlık, bölgesel bir olgu olmaktan çıkmış, artık sınırları olmayan evrensel bir olgu haline gelmiştir. Çalışma, ‘mimari tasarım-yer’ ilişkisini doğru kurmanın yani yerin ruhunun somutlaştırılmasının yolu olarak Eleştirel Bölgeselciliğin çözüm olabileceğini savunmaktadır. ‘Eleştirel Bölgeselcilik (Critical Regionalism)’ yaklaşımında ‘yer’e ait değerlerle, çağdaş yer yönelimli tasarım yapmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Eleştirel Bölgeselcilik kavramını geliştiren Kenneth Frampton’ın 1987’lerde söylemleştirdiği 10 maddesi yorumlanarak dokuz kriter belirlenmiş ancak bu kriterlerin günümüz koşullarında yetersiz olduğu düşünülerek tarafımızdan dört kriter eklenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait” olarak nitelendirebilmenin on üç evrensel kriteri, dört grup halinde ortaya konulmuştur. Çalışmanın asıl amacı bir yapının eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait olarak adlandırılabilmesi için hangi kriterlerin etken olduğu ve bu kriterlerin öncelik sıralamasını tespit etmektir. Bu doğrultuda doktor unvanına sahip Selçuk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Restorasyon Anabilim Dalı, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Bina Bilgisi Anabilim Dalında görevli toplam 34 uzmandan, bir tasarımın o yere ait olarak algılanmasında belirlenen kriterlerin ne kadar etken olduklarını puanlamaları istenmiştir. Sonuçlar AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) metoduyla analiz edilmiş ve çalışma kapsamında ortaya konulan kriterlerin geçerliliği ve tüm bu kriterlerin öncelik sırası belirlenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye)” ait olarak nitelendirmede öncelikli kriterler tespit edilmiştir.Article Akarsu Kıyı Yerleşimlerinde Kent Kimliğinin Sürdürülebilirliği: Amasya ve Kastamonu Kentleri Örneği(2021) Özkaynak, Merve; Başar, Mehmet EminKent kimliği; bir yerleşimin fiziksel, kültürel, sosyo-ekonomik, tarihsel ve biçimsel faktörlerle zaman içinde oluşan, yerin kendine özgü özelliklerinin tamamı olarak ifade edilebilir. Doğal kimlik bileşenlerinden biri olan akarsuların kıyısında yerleşmiş olan kıyı kentlerinde yerleşim suya göre şekillenmekte ve bu oluşum kentin kimliğine katkı sağlamaktadır. Fakat zamanla akarsulara ve kıyı yerleşimlerine müdahalelerde bulunularak kıyı algısı değiştirilmekte ve kıyı mimari kimliği zedelenmektedir. Bu bağlamda kentlerin kimliklerinin korunması amacıyla, akarsu kıyılarının ve çevre yerleşiminin mimari kimliğinin korunarak, sürdürülmesi gerekmektedir. Çalışma kapsamında; akarsu kıyısında kurulmuş iki kent olan Amasya ile Kastamonu’nun kıyı yerleşimlerinin geçirdiği değişimler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Arşivlerde yer alan fotoğraflardan yararlanılarak, mevcut durumlarının yerinde inceleme ve gözlem yapılması ile geçirdikleri değişim tespit edilmiştir. İki kentin kıyı kimliğinin değişiminin nedenleri araştırılarak, imar planları için öneriler sunulmuştur.Article Akıllı Cam Cephe Sistemleri ve Teknolojileri(2021) Erkol, Esma; Sayın, SelçukCam yüksek U değerine sahip olması sebebiyle diğer yapı malzemelerine kıyasla daha çok enerji kaybına sebep olmaktadır. Binaların ısı kayıplarının %60‘ını oluşturduğu tespit edilen camların bu kayıplarını gidermenin bina enerji tasarrufuna büyük katkısı vardır. Statik camlar olarak bilinen Low-E kaplamalı camlar, kaplamasız camlara oranla daha yüksek enerji performansı sağlayabilmektedir. Fakat enerji performansını ve konfor seviyesini aynı anda sağlamak konusunda değişen iklim özelliklerine uyum gösteremediğinden dolayı yetersiz kalmaktadırlar. Bundan dolayı gelişen teknolojilere paralel olarak enerji performansı ve konfor seviyesini aynı anda sağlayacak şekilde cam cephe sistemleri ve teknolojileri gelişerek "akıllı camlar" olarak mimaride yerini almıştır. Bu çalışmada farklı çeşitlerdeki akıllı camların çalışma prensipleri, teknolojileri ve uygulama alanları incelenmiştir. 7 pasif akıllı cam, 10 aktif akıllı cam olmak üzere toplam 17 farklı akıllı cam cephe teknolojisinin avantaj ve dezavantajları karşılaştırmalı bir şekilde sunulmuştur. Pasif akıllı cam sistemlerinin en büyük dezavantajı, karşılaşılan olumsuz durumlarda insan müdahalesine imkân vermemesidir. Bu sebeple, yapılarda kullanımları çok tercih edilmemektedir. Ancak pasif akıllı cam sistemlerinden aerojel camların ve vakum tüp camların U değerlerini çok küçük değerlere çekebilme ihtimalinin olması, enerji kayıplarının önüne geçilmesi yolunda önemli bir buluştur. Elektrikle çalışan aktif akıllı cam sistemleri için daha çok gelişim söz konusudur. Kullanıcı kontrolüyle çalışmaları, yapılarda daha çok tercih edilmelerini sağlamıştır. En fazla kullanılan çeşidi elektrokromik camlardır. Aktif akıllı cam sistemlerinden likit kristal camlar ve asılı partiküllü camların aktif kalmaları için sürekli güç gerektirmeleri enerji tasarrufu açısından yapılarda daha az tercih edilmelerine sebep olmuştur.Book Part Akıllı Kent Uygulamalarının Engelli ve Yaşlı Bireyler İçin Sunduğu Olanaklara İlişkin Bir Değerlendirme(Eğitim, 2023) Meşhur, Havva Filiz; Fazla, BüşraBook Part Akıllı Şehir Çözümlerinin Sunduğu Olanaklar ve İstanbul’daki Uygulamalara İlişkin Bir Değerlendirme(Nobel Akademik Yayıncılık, 2019) Meşhur, Havva FilizBook Part Aksaray Kent Merkezi'nin Mekansal Dizin ve Tasarım Stratejileri Bağlamında Analizi(İksad Publishing House, 2023) Oral, Murat; Ulusoy, Furkan KemalBook Part Alaeddin Nikah Salonu(torrance Gazinosu)(YEM Yayın, 2021) Canan, FatihBook Part Alanya Eray Erdem Evi Örneğinde Geleneksel Türk Evinin Güncel Kullanıma Uyarlanması(Yaz Yayınları, 2023) Oktaç Beycan, Arife Deniz; Akıllı, AyşeKültürel miras, toplumu geçmişi ile alakalı olarak onu kimliklendiren, günümüze kadar süreklilikle ulaşan ve evrensel niteliği olan bütün somut ve soyut varlıklar bütünüdür. Kültürel Mirasın korunması ile insanların deneyimleri ve geleneklerinin gelecek nesillere aktarılması sağlanırken, geleceğin geçmiş üzerine sağlam temeller üstüne inşası sağlanmaktadır (Ünal, 2014). Deneyimler ve geleneklerin gelecek nesillere aktarılması konusundaki en önemli araçlardan birisi de geleneksel evlerdir. Kültürün mekâna yansımasının güçlü araçlarından biri olan geleneksel evler (Rapaport,2004), ülkemizde büyük bir zenginlik sergilemektedir. Bu yapılar tarihi, kültürel, teknik, estektik açıdan önemli belgelerdir ve korunmalıdır (Kuban, 1962). Zamanla, toplumların sosyo-kültürel ve ekonomik yapısındaki değişimine koşut olarak, geleneksel ev kullanıcılarının yaşam biçimi, konfor istekleri de değişmektedir (Akın ve ark., 2018). İşlevsel ve fiziksel yönden kullanıcıyı zorlayan ve en son olarak da kullanıcısı kaybeden geleneksel evlerin hızla yıprandıkları görülmektedir. Bu nedenle kullanıcısını kaybetmeden güncel hayata adapte edilebilen geleneksel evlerin kalıcı olması sağlanmalıdır. Zira Venedik Tüzüğü Madde 4’te anıt korumadaki temel tutumun kalıcılık ve sürekliliğin sağlanması olduğu vurgulanmaktadır. Kalıcılık anıtın kendi işlevi ile sağlanamadığı takdirde Tüzüğün 5. Maddesine göre anıtın sürekliğinin sağlanması için toplum yararına işlev değişikline de için verilebilmektedir (html-1). Anıtların yeni işlevle geleceğe aktarılmaları konusunda bir çok yayın ve uygulama bulunmaktadır (Onat, 1990) (Özalp, 2000) (Kaşlı, 2009) (İnan, 2013) (Aydın, 2014) (Kuyrukçu ve Yıldız Kuyrukçu, 2017) (Tuğlu Karslı ve Aytıs, 2018) (Kıvılcım, 2019) (Bahar ve Kurak, 2021) (Yılmaz Erkovan, 2021) (Öztürk ve ark., 2022) (Süphanoğlu ve ark., 2022). Ancak anıtın çevresel koşulları müsaitse ve halen yapıldığı dönemindeki işlevi ile kullanılabilecekse, tabii ki yapının işlevinin değiştirilmeden korunması uygun olur. Geleneksel ev bina programı, konforu ile güncel bir kullanıma uyarlanabiliyor, güncel yaşam konforlarına cevap verebilecek hale getirilebiliyorsa yine aynı işlevi ile restore edilmelidir. Yapılan çalışma sonunda yapının planı, yapım tekniği, malzemesi, cephe ve süsleme kütle özellikleri değiştirilmemeli ve zarar görmemelidir. Özellikle 2. Grup tarihi eser olarak tescillenmiş yapılarda iç mekanda yeni düzenlemeye izin verilebilmektedir (Ahunbay, 2004). Ancak bu düzenleme yapılırken yapının tarihi, kültürel, estetik değerler çerçevesinde belge olma özelliğini kaybettirmemelidir. Çalışma kapsamında Alanya kent merkezindeki, eskimiş ve kullanım dışı kalmış, geleneksel bir evin, ailenin isteği üzerine aslına uygun olarak yapılan restorasyonu ve güncel hayata adaptasyonunu konu edilmiştir. Yapının 2011-2013 yılları arasından Müne Mimarlık tarafından rölöve, restitüsyon ve restorasyon çalışmaları yapılmıştır. Literatür çalışması, rölöve, restitüsyon ve restorasyon çizim ve fotoğrafları ile çalışma analiz edilecektir. Çalışmada özgün işlevi ve özgün hali korunan bir geleneksel evin restorasyon adımları anlatılarak başarılı bir çalışmanın genel hatları çizilecektir. Sonuçta, kentsel bellekte önemli yeri olan bir geleneksel evin, güncel yaşama hazır şekilde kullanılama sunulabileceğinin bir örneği verilmiş olacaktır.Conference Object Alışveriş Merkezlerinde Yenileme Çalışmaları ve Yeni Eğilimler: M1 Adana Alışveriş Merkezi Örneği(ISCYA Yayınevi, 2021) Yıldız, Zeynep1950’li yıllarda postmodern tüketim kültürünün mekana dönüşmüş hali olarak ortaya çıkan alışveriş merkezleri, günümüzün en çok tercih edilen alışveriş mekanlarının başında gelmektedir. Genellikle kent merkezinden uzak, ana arterlere yakın olarak konumlanan bu yapı tipi kendine yeni bir kent yaratma iddiasındadır. Ancak bunu çevreden izole, içe dönük bir yaklaşımla gerçekleştirmektedir. Yakın geçmişte tüketicilerin çevreden bağımsız, özellikle açık havadan mahrum bırakılan bu yapı tipolojisini terk ettiği gözlemlenmiştir. Bu durum yatırımcıların yeni bir çözüm olarak açık hava alışveriş mekanlarını geliştirmesini sağlamıştır. Artan açık hava konseptli alışveriş mekanları tüketicilerin ilgisiyle karşılanmıştır. Bu durum geleneksel anlayışla inşa edilen kapalı alışveriş merkezlerinin atıl durma gelmesine neden olmuştur. Kapalı alışveriş merkezleri bu yeni durum içerisinde işlevini ve rekabetini sürdürebilmek adına birtakım yenileme çalışmaları yapmaktadır. Çalışma kapsamında 2000 yılında Adana’da hizmete giren M1 Adana Alışveriş Merkezi bu eksende ele alınmıştır. Zincir bir alışveriş merkezi olan M1 Adana Avm diğer 3 yatırıma benzer şekilde tek katlı, doğrusal plan şemasına sahip, cephe olarak da geleneksel arasta yapılarını anımsatmaktadır. Tip bir proje olan M1 Adana Avm, yeni eğilimler karşısında 2009 ve 2016 yıllarında iki büyük değişim yaşayarak bölgenin en çok tercih edilen alışveriş merkezlerinden biri olmayı başarmıştır. Bu çalışma geleneksel bir alışveriş merkezinin çağa ayak uydurma ve yeni eğilimleri yakalama noktasında yapılabilecek mekansal değişimleri ele almaktadır. Çalışmanın amacı alışveriş merkezlerinin ekonomik ve fonksiyonel sürdürülebilirliğinin önemini ortaya koymaktır.Book Part Alüminyum Üretim Atığı Kırmızı Çamurun Puzolonik Aktivite Özelliğinin Araştırılması(Livre de Lyon, 2022) Duru, Mehmet Oğuz; Dereli, MustafaArticle Anadolu Selçuklu Medreselerinin Yapısal ve Mekânsal Özellik Bağlamında Değerlendirilmesi: Konya Sırçalı Medrese Örneği(2020) Yıldız Kuyrukçu, EmineGeçmişten günümüze Konya, pek çok uygarlığın oluşumuna sahne olmuş, ev sahipliği yapmış ve önemli ölçüde tarihi eserleri koruyabilmeyi başarmış bir kenttir. Anadolu Selçuklu devletine başkentlik yapan ve her dönem önemini koruyan Konya kentinde, Selçuklu dönemine ait çok sayıda dini, askeri ve sivil yapı inşa edilmiştir. Konya’daki sivil yapılar içinde tedris (öğretim) yapılan medreseler ise yerleşim merkezlerinin en anıtsal örnekleridir. 1242 yılında Selçuklu Emiri Bedreddin Muslih tarafından yaptırılan ve ismini çini süslemelerinden alan Sırçalı Medrese, plan düzeni, taş işçiliği ve tezyinat özellikleriyle Anadolu Selçuklu sanatının en gösterişli yapılarından biridir. Sırçalı medrese, özgün ve farklı mimarisiyle günümüze ulaşan tek açık avlulu medrese örneği olmasından dolayı kültürel miras olarak korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir yapıdır. Bu çalışmada Konya Sırçalı Medrese’nin plan şeması, yapım tekniği, malzemesi ve bezeme özellikleri analiz edilmiş, güncel durumu değerlendirilmiştir. Bu amaçla öncelikle plan şemaları bakımından Anadolu Selçuklu Medrese mimarisi analiz edilmiş, alan çalışmasında ise açık avlulu plan tipine örnek Sırçalı Medrese’nin mimari özellikleri, geçirdiği değişimler ve günümüzde özgün durumunu ne kadar koruduğu analiz edilmiştir. Çalışmanın, Anadolu Selçuklu medreselerinin yapısal ve mekânsal özelliklerinin tanımlanmasına katkı sağlayacağı açıktır. Elde edilen verilerle Konya’nın önemli anıtsal yapılarından olan Sırçalı Medrese ile ilgili kültürel bir envanter oluşturularak, bu kültürel mirasın kent belleğinde diri tutulması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlanmıştır.Book Part Anadolu Türk-islam İskan Sisteminde Yerleşmelerinin Oluşumu ve Bir Kır Yerleşmesi Örneği: Konya-hatunsaray Botsa Yerleşimi(Platanus Yayınevi, 2023) Oktaç Beycan, Arife DenizArticle Analysis of Factors Affecting Travel Costs in Beyşehir Lake National Park(Tekirdag Namik Kemal University, 2022) Karakayacı, Zuhal; Karakayacı, Özer; Polat, AhmetMilli parklar sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerlerle rekreasyonel ve turizm amaçlı olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin ikinci büyük milli parkı olan Beyşehir Gölü Milli Parkı da farklı zenginliklerle birçok insanın ziyaret ettiği yerlerden biridir. Milli parklar rekreasyon ve turizm amacıyla kullanıldığında, kullanıcılara bir maliyet getirmektedir. Seyahat, bir rekreasyonel faaliyet için tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır, çünkü bu faaliyetin gerçekleşebilmesi için söz konusu alana seyahat etmek gerekmektedir. Bu kapsamda, çalışmada Beyşehir Gölü Milli Parkı’nın seyahat maliyeti ve buna etki eden faktörleri incelenmiştir. Beyşehir Gölü Milli Parkı içinde bulunan çeşitli rekreasyon yerleri için ortalama seyahat maliyeti 252.97 TL, kişi başına düşen seyahat maliyeti 74.93 TL olarak hesaplanmıştır. Seyahat maliyetini etkileyen faktörleri incelemek için ziyaretçilerin seyahat maliyetleri yarı logaritmik regresyon modeliyle analiz edilmiştir. Bağımlı değişken seyahat süresince yapılan harcamaların toplamından oluşmakta, seyahat maliyetini etkileyen faktörler olarak, yaş, eğitim, medeni durum, gelir, geliş sıklığı, geliş amacı, geliş mesafesi gibi değişkenler alınmıştır. Analizlerde kullanılan; gelir, eğitim durumu, medeni durumun ‘’evli’’ olması, parka bir defadan fazla gelmiş olma, parka gelinen mesafe, parkı ziyaretin esas amaç olması ve parkta geçirilen zaman faktörleri ile seyahat maliyeti arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Yaş, parka geliş sıklığı ve parka şahsi araçla ulaşım sağlamış olma faktörleriyle seyahat maliyeti arasında ise negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Seyahat maliyeti analizlerinde bu faktörlerin ele alınması rekreasyon amacıyla kullanılan alanların ekonomik anlamda değerlendirilmesinde yarar sağlayacaktır. Bir ülkenin önemli doğal kaynağı olan milli parkların ekonomik olarak ta değerlendirilerek milli gelire katkı sağlaması gerçekleştirilmelidir. Bu amaçla, milli parkları turizm faaliyetleri açısından sürdürülebilir hale getirecek çalışmalar doğayı koruyarak yapılmalıdır. Bu çalışmada tespit edilen seyahat maliyetini etkileyen faktörler de dikkate alınarak ilgili birimler tarafından programlar planlanmalıdır.Article Ankara Beypazarı’nda Geleneksel Evlerin Koruma Çalışmalarına Bir Örnek: Ali Ay Evi Restorasyon Projesi(2023) Acar Ata, İlknur; Başar, Mehmet Emin; Tazefidan, Ceyhan; Şenalp, MihrimahKültürel miras değeri taşıyan tarihi yapıların bazıları tasarlandıkları özgün fonksiyonun çağın gereklerine cevap vermemesi, yapıda meydana gelen bozulmalar, kent ve toplumda meydana gelen sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerden dolayı terk kaynaklı atıl durumda kalmaktadır. Bu durumda mimari koruma disiplinine uygun şekilde yapıya restorasyon çalışmalarında müdahaleler gerekmektedir. Yapıya uygun olan yeni işlevin belirlenmesi ve yapıların günümüz şartları doğrultusunda kullanışlı hale getirilmesi bu sorunun çözülerek yapıların gelecek nesillere sağlıklı bir biçimde aktarılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada UNESCO Dünya mirası geçici listesindeki alanlar içinde yer alan Ankara’nın tarihi Beypazarı kentinden geleneksel bir ev örneklem olarak seçilmiştir. Kentte koruma çalışmaları içerisinde kentin kültürünü, yaşam biçimini, mimari üslubunu yansıtan tarihi evlere yönelik tespit, belgeleme ve restorasyon çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar içinde ele alınan yapılardan birisi olan Ali Ay Evi kentsel sit alanı içerisinde kalan Zafer Mahallesi, Milli Egemenlik Caddesi üzerinde bulunan 982 ada 6 parselde yer almaktadır. Günümüzde kullanılmayan iki katlı, zemin ve birinci katında taş ve ahşabın farklı yapım teknikleri ile birlikte kullanıldığı (bağdadi, hımış, yığma) sofalı plan tipine sahiptir. Zemin kat ortak servis alanları (ahır ve samanlık), birinci katta ise yaşama birimler yer almaktadır. Yapının kent içindeki yerinin kente ve topluma katkı sunarak ayakta kalabilmesi için restorasyon çalışmasına ihtiyacı vardır. Bu kapsamda yapının tanımsal belgeleme metodolojisi ile analizi yapılmış (rölöve), özgün halini ortaya koyan restitüsyon çizimleri gerçekleştirilmiştir. Restorasyon projesinde strüktürel risk analizi ve fiziki durumuyla birlikte yapının yeniden kullanımına yönelik getirilen yeni işlevin ihtiyaç programına uygun restorasyon projesi ortaya konulmuştur.Conference Object Ankara Merkez İlçelerindeki Yaşam Çevrelerinin Kent Sağlığı Açısından Değerlendirilmesi(KBAM Yayınları, 2021) Özüduru, Burcu H.; Gürel, Z. Aslı; Yiğiter, Ayten; Baytekin, Esra; Kutlu, B. Hilal; Sertok, Sibel; Şimşekoğlu, VesileBu bildiride Ankara metropoliten alan kapsamında yerleşme içi ilişkiler analiz edildiğine yüksek kaliteli, aktifve toplumsal sağlığı destekleyen, yaşanabilir yaşam çevreleri bileşenlerinin neler olduğu, yerleşmelerdeki sosyo-ekonomik özellikler ile yaşam çevrelerinin fiziksel özellikleri arasında nasıl bir ilişki bulunduğu, sürdürülebilir, halk ve birey sağlığını önceleyen kentsel yaşam çevrelerini destekleyen kentsel tasarım ve planlama ilkelerinin neler olabileceği tartışılması hedeflenmektedir. Şehir ve Bölge Planlama ile Kentsel Tasarım ilkeleri açısından yapılı çevrenin yol ağı düzeni, bağlantıları; arazi kullanım tipleri, kentsel servislerin erişilebilirlikleri, yeşil alanlar ve tipleri, konut yoğunluğu, yapılı çevredeki doluluk/boşluk oranları, bina yükseklikleri ile binalar arasındaki mesafe, yürüyüş yapılan alanların özellikleri (kaldırım, yaya yolları kalitesi, ağaç varlığı vb.) önemli olmaktadır. Halk sağlığı açısından değerlendirildiğinde ise fiziksel aktivite ve sosyal ilişkiler kapsamında beden kitle indeksi, ruh sağlığı ve iyi olma hali (well-being) ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, sağlıklı kentsel yaşama erişim hakkı, kentsel hizmetlerden eşit şekilde faydalanabilme, kentsel yaşama toplum katılımının sağlanması, sağlıklı davranışın kentsel yapılı ve alt yapı çevresi ile desteklenmesi, sektörler arası ilişkilerin kentsel sağlık kapsamında ele alınması, bu çalışmada ön plana çıkan kentsel kamusal politika hedefleri olmalıdır. Bu bağlamda, Ankara ili merkez ilçelerini kapsayan yerleşik alanlarında yaşam çevrelerini oluşturan arazi kullanım çeşitliliği ve yoğunluğu, yeşil alan varlığı ve yoğunluğu, kentsel servislerin mekânsal dağılımı, yol ağlarının morfolojik ve topolojik özelliklerinin (bağlanabilirlik, yakınlık, aradalık) aktif yaşam ile ilişkili olarak beden kitle indeksini, ruh sağlığını ve refah seviyelerini nasıl etkilediği ilçe bazında tematik haritalar ile incelenmektedir. Böylece, Ankara ili merkez ilçeleri kapsamındaki mahallelerde hareketli yaşamı destekleyen nitelikler açısından benzerlik/farklılıkların neler olduğu konularında ilişkili olabilecek göstergelerin incelenerek kentsel gelişim ve halk sağlığı açısından kentlerdeki geçmiş/mevcut mekansal, sosyal, ekonomik, demografik ve erişilebilirlik özelliklerinin kent sağlığını belirlemede etkili olması konusu tartışılmış olacaktır. Sonuçta, Ankara özelinde Sağlıklı Kent ilkelerinin, yaşam çevresi (yapılı çevre ve altyapı) planlama ve tasarımının tartışılması ile halk sağlığı problemlerinin aşılması konusunda bir çerçeve yaklaşım ortaya konulmaktadır.Conference Object Antalya Yeniköy Mahallesi Örneği Üzerinden Evrensel Tasarım İlkeleri Doğrultusunda Kapalı Konut Yerleşkeleri Tasarım Önerisi(ICEANS, 2022) Yıldırım Ateş, Ayşe; Ulusoy, Mineİnsanların yaşamını sürdürdüğü mekanlar olan konutlar, insanların ihtiyaçlarına cevap vermeli, farklı özellikte ve yeterlilikteki tüm bireyler yaşamlarını kolaylıkla sürdürmeli, bireylerin hareketlerini kısıtlamamalı, ulaşılabilir, erişilebilir yani kısaca evrensel tasarıma ilkelerine uygun olmalıdır. Konutlar, evrensel tasarıma uygun olarak tasarlandığında bireylerin farklılaşan yaşam tarzlarını ve değişen insan ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Böylece sonradan konutlara adaptasyon ve özel tasarımlar yapmak gerekmemektedir. Evrensel tasarıma uygun konutlar tasarlandığında, ortalama ölçülerde bireylerden ziyade geniş çeşitlilikteki bireylerin (kalıcı/geçici engelliler, çocuklar, yaşlılar, uzunlar/kısalar, hamileler, bebek arabası kullanıcıları vb.) gereksinimleri eşit bir şekilde karşılanabilmektedir. Son yıllarda tercih edilen, insanlara yeni bir yaşam tarzı olarak sunulan ve kendilerine ait sosyal donatıları ve açık mekanları olan kapalı konut yerleşkeleri evrensel tasarıma uygun olarak tasarlanmalıdır. Kapalı konut yerleşkeleri, ilk olarak Amerika’da ortaya çıkıp tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Türkiye’de de insanlar tarafından tercih edilmekte ve son yıllarda yapımları hızlı bir şekilde artmaktadır. Kapalı konut yerleşkeleri, bahçe duvarı, çit gibi ayırıcı elemanlarla çevrelenmiş, güvenlik sistemleriyle ve elemanlarıyla korunan kendilerine ait havuz, kafe, restoran, spor salonu gibi sosyal donatıları, yürüyüş yolu, oyun parkı gibi açık mekanları bulunan birden çok konutun bir arada bulunduğu konut topluluklarıdır. İnsanların tercih ettikleri bu konut tiplerindeki konutlardaki yaşamın daha sürdürülebilir olması için evrensel tasarım ilkelerine uygun olarak tasarlanmalıdır. Bu çalışma kapsamında, Antalya Kenti Döşemealtı İlçesindeki Yeniköy Mahallesi örneklem alanı olarak seçilmiştir. Çalışma ile kapalı konut yerleşkelerinin tasarımında evrensel tasarım ilkelerine uygun tasarım önerileri sunulması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Yeniköy Mahallesinde bulunan kapalı konut yerleşkeleri alan çalışması yapılarak gözlemlenmiş ve fotoğraflarla mevcut kapalı konut yerleşkeleri evrensel tasarıma uygunluk durumları belgelendirilmiştir. Daha sonra kapalı konut yerleşkeleri kullanıcılarına yapılan üç aşamalı anketle kullanıcıların konutlarını evrensel tasarım ilkelerine uygun bulup bulmadıkları incelenmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre mevcut kapalı konut yerleşkelerindeki otoparkların, konut bloklarının girişleri, asansör, merdiven ve konutlardaki mutfak ve banyoların evrensel tasarım ilkelerine uygun olmadıkları tespit edilmiştir. Sonuç olarak yerinde alan çalışmasında elde edilen veriler ve konut kullanıcılarına yapılan anket sonuçları üzerinden yorumlar yapılarak, evrensel tasarım ilkelerinin kapalı konut yerleşkelerinde uygulanmasına yönelik öneriler geliştirilmiştir.Article Arazi Toplulaştırma Projelerinin Ekonomik Analizi: Üçhüyük Mahallesi, Çumra- Konya- Türkiye Örneği(2020) Çay, Tayfun; Satılmış, Ramazan YoldaşArazi toplulaştırma projeleri sonrasında elde edilen ekonomik kazançlar hem tarım hem de ülke ekonomileri için oldukça önemlidir. Arazi toplulaştırma projelerinin artırılması ve ülke genelinde yaygınlaşmasının sağlanması açısından arazi toplulaştırma projelerinin getirdiği ekonomik kazançların özümsenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Konya İli Çumra İlçesi Üçhüyük Mahallesinde yapılan arazi toplulaştırma projesi incelenerek yapılan toplulaştırma çalışmasının ekonomik analizleri yapılmıştır. Çalışmada çiftçilerle yapılan anketler ve proje sahası bilgileri incelenmiştir. Ayrıca toplulaştırma çalışmalarının işletmeler üzerindeki etkilerinin belirlenebilmesi için işletmeler büyüklüklerine göre 3 gruba ayrılarak işletmeler üzerinde gayri safi üretim değeri, gayri safi hasıla, işletme masrafları, saf hasıla ve net kar kriterlerine göre analizler yapılmış büyük işletmelerin toplulaştırma çalışmalarından daha büyük kar elde ettiği bulunmuştur. Analizler yapılırken önceki yıllarda yapılan çalışmalarla da karşılaştırmalar yapılmıştır.

