WoS İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / WoS Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/2
Browse
Browsing WoS İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / WoS Indexed Publications Collections by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 83
- Results Per Page
- Sort Options
Article 3b T1 Ağırlıklı Mr Görüntülerinde Atlas Tabanlı Hacim Ölçüm Yöntemini Kullanarak Alzheimer Hastalığının Teşhisi(Gazi Univ, 2022) Öziç, Muhammet Üsame; Ekmekci, Ahmet Hakan; Özşen, Seral; Barstuğan, Mücahid; Yıldoğan, Aydın TalipAlzheimer Hastalığı yaşlılık ile beraber başlayan bir beyin hastalığıdır. Hastalığın teşhisi, takibi ve ilgili beyin bölgelerinin ölçümleri yüksek çözünürlüklü üç boyutlu yapısal manyetik rezonans görüntüleri ile yapılabilmektedir. Bu çalışmada, OASIS veri tabanından alınan 70 Alzheimer 70 Normal 3B T1 ağırlıklı MR görüntüleri üzerinde 116 subkortikal bölgenin hacimsel ölçümünü yapabilecek atlas tabanlı bir hacim ölçüm ve sınıflandırma modeli tasarlanmıştır. Ölçülen değerler her bir denekte gri madde, parankim, total beyin hacmi ile bölünerek normalizasyon işlemi yapılmıştır. Böylece ham ölçülen değerler dahil olmak üzere 140x116 matris boyutlu 4 farklı veri kümesi elde edilmiştir. Veri kümeleri entropi, t-test, roc, Bhattacharyya, Wilcoxon özellik derecelendirme yöntemleri ile en anlamlı özellikten en anlamsız özelliğe doğru derecelendirilmiştir. Derecelendirilen veriler her döngüde sırasıyla birleştirilmiş, lineer ve rbf kernel kullanan destek vektör makinelerine 10-kat çapraz geçerleme ile verilerek sınıflandırma işlemi yapılmıştır. Tüm senaryolar analiz edilerek, en az özellikle en iyi sonucu veren küme, özellik derecelendirme ve sınıflandırma metodu ortaya konulmuştur. Normalizasyon ve özellik derecelendirme yöntemlerinin sınıflandırma sonucuna etkisi incelenmiştir. Deneysel işlemler sonucunda roc özellik derecelendirme tabanlı lineer destek vektör makinesi, total beyin hacmi normalizasyonlu 107 özellik kullanarak %95.71 hassasiyet, %94.29 özgüllük, %95.00 doğruluk, 0.95 eğri altında kalan alan değerleri ile en yüksek oranları vermektedir.Conference Object Citation - Scopus: 1Achievable Rate of Noma-Based Cooperative Communication Systems With Best Relay Selection Over Cascaded Rayleigh Fading Channels(IEEE, 2020) Özdemir, ÖzgürIn this paper, the achievable rate analysis of NOMA-based cooperative communication systems with best relay selection is studied. The cascaded Rayleigh fading channels are considered since investigations have shown that cascaded channel structure agree better with mobile network models such as inter-vehicular communication systems. A cooperative network where a source terminal communicates with a destination directly and through a selected relay among K relays is considered and the achievable average rate of this system using NOMA is found by computer simulations. The obtained results for cascaded Rayleigh fading channels in case of decode and forward protocol have shown that the average rate is decreased as the cascading degree increases. It has been also seen that for a given cascading degree the average rate performance of the system is increased when the number of total relays is increased.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 9Ağaç-tohum Algoritmasının Cuda Destekli Grafik İşlem Birimi Üzerinde Paralel Uygulaması(2018) Çınar, Ahmet Cevahir; Kıran, Mustafa ServetSon yıllarda toplanan verinin artmasıyla birlikte verimli hesaplama yöntemlerinin de geliştirilmesi ihtiyacı artmaktadır. Çoğunlukla gerçek dünya problemlerinin zor olması sebebiyle optimal çözümü garanti etmese dahi makul zamanda yakın optimal çözümü garanti edebilen sürü zekâsı veya evrimsel hesaplama yöntemlerine olan ilgi de artmaktadır. Diğer bir açıdan seri hesaplama yöntemlerinde verinin veya işlemin paralelleştirilebileceği durumlarda paralel algoritmaların da geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada literatüre son yıllarda kazandırılmış olan popülasyon tabanlı ağaç-tohum algoritması ele alınmış ve CUDA platformu içerisinde paralel versiyonu geliştirilmiştir. Algoritmanın paralel versiyonunun performansı kıyas fonksiyonları üzerinde analiz edilmiş ve seri versiyonunun performansı ile karşılaştırılmıştır. Kıyas fonksiyonlarında problem boyutluluğu 10 olarak alınmış ve farklı popülasyon ve blok sayıları altında performans analizi yapılmıştır. Deneysel çalışmalar algoritmanın paralel versiyonunun algoritmanın seri sürümüne göre bazı problemler için 184,65 kata performans artışı sağladığı görülmüştür.Article Analysis of Factors Affecting Travel Costs in Beyşehir Lake National Park(Tekirdag Namik Kemal University, 2022) Karakayacı, Zuhal; Karakayacı, Özer; Polat, AhmetMilli parklar sahip olduğu doğal, kültürel ve tarihi değerlerle rekreasyonel ve turizm amaçlı olarak değerlendirilmektedir. Türkiye’nin ikinci büyük milli parkı olan Beyşehir Gölü Milli Parkı da farklı zenginliklerle birçok insanın ziyaret ettiği yerlerden biridir. Milli parklar rekreasyon ve turizm amacıyla kullanıldığında, kullanıcılara bir maliyet getirmektedir. Seyahat, bir rekreasyonel faaliyet için tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır, çünkü bu faaliyetin gerçekleşebilmesi için söz konusu alana seyahat etmek gerekmektedir. Bu kapsamda, çalışmada Beyşehir Gölü Milli Parkı’nın seyahat maliyeti ve buna etki eden faktörleri incelenmiştir. Beyşehir Gölü Milli Parkı içinde bulunan çeşitli rekreasyon yerleri için ortalama seyahat maliyeti 252.97 TL, kişi başına düşen seyahat maliyeti 74.93 TL olarak hesaplanmıştır. Seyahat maliyetini etkileyen faktörleri incelemek için ziyaretçilerin seyahat maliyetleri yarı logaritmik regresyon modeliyle analiz edilmiştir. Bağımlı değişken seyahat süresince yapılan harcamaların toplamından oluşmakta, seyahat maliyetini etkileyen faktörler olarak, yaş, eğitim, medeni durum, gelir, geliş sıklığı, geliş amacı, geliş mesafesi gibi değişkenler alınmıştır. Analizlerde kullanılan; gelir, eğitim durumu, medeni durumun ‘’evli’’ olması, parka bir defadan fazla gelmiş olma, parka gelinen mesafe, parkı ziyaretin esas amaç olması ve parkta geçirilen zaman faktörleri ile seyahat maliyeti arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Yaş, parka geliş sıklığı ve parka şahsi araçla ulaşım sağlamış olma faktörleriyle seyahat maliyeti arasında ise negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Seyahat maliyeti analizlerinde bu faktörlerin ele alınması rekreasyon amacıyla kullanılan alanların ekonomik anlamda değerlendirilmesinde yarar sağlayacaktır. Bir ülkenin önemli doğal kaynağı olan milli parkların ekonomik olarak ta değerlendirilerek milli gelire katkı sağlaması gerçekleştirilmelidir. Bu amaçla, milli parkları turizm faaliyetleri açısından sürdürülebilir hale getirecek çalışmalar doğayı koruyarak yapılmalıdır. Bu çalışmada tespit edilen seyahat maliyetini etkileyen faktörler de dikkate alınarak ilgili birimler tarafından programlar planlanmalıdır.Article Arazi Toplulaştırma Projelerinin Ekonomik Analizi: Üçhüyük Mahallesi, Çumra- Konya- Türkiye Örneği(2020) Çay, Tayfun; Satılmış, Ramazan YoldaşArazi toplulaştırma projeleri sonrasında elde edilen ekonomik kazançlar hem tarım hem de ülke ekonomileri için oldukça önemlidir. Arazi toplulaştırma projelerinin artırılması ve ülke genelinde yaygınlaşmasının sağlanması açısından arazi toplulaştırma projelerinin getirdiği ekonomik kazançların özümsenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Konya İli Çumra İlçesi Üçhüyük Mahallesinde yapılan arazi toplulaştırma projesi incelenerek yapılan toplulaştırma çalışmasının ekonomik analizleri yapılmıştır. Çalışmada çiftçilerle yapılan anketler ve proje sahası bilgileri incelenmiştir. Ayrıca toplulaştırma çalışmalarının işletmeler üzerindeki etkilerinin belirlenebilmesi için işletmeler büyüklüklerine göre 3 gruba ayrılarak işletmeler üzerinde gayri safi üretim değeri, gayri safi hasıla, işletme masrafları, saf hasıla ve net kar kriterlerine göre analizler yapılmış büyük işletmelerin toplulaştırma çalışmalarından daha büyük kar elde ettiği bulunmuştur. Analizler yapılırken önceki yıllarda yapılan çalışmalarla da karşılaştırmalar yapılmıştır.Article Citation - WoS: 1ATMOSFERİK PARTİKÜL MADDELERİN MAKİNE ÖĞRENMESİ İLE TAHMİNİ: BEŞİKTAŞ, İSTANBUL ÖRNEĞİ(2022) Yağmur, EceHava kirliliği, insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkileri nedeniyle uzun yıllardır tartışılmakta olan bir problemdir. Bu problemi çözmek ve gereken önlemleri almak amacıyla hava kalitesinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Hava kalitesi değerlendirilirken kirletici konsantrasyonları analiz edilerek, toplum açısından herkesin anlayabileceği bir indeks sistemi kullanılmaktadır. Ulusal Hava Kalitesi İndeksi kapsamında kalite indeksi hesaplanan beş temel kirleticiden biri, ciddi solunum yolu hastalıklarına sebep olan atmosferik partikül maddelerdir. Bu çalışmada çapı 2,5 mikrondan küçük olan ve PM2,5 olarak adlandırılan atmosferik partikül maddelerin oluşumunda trafik yoğunluğu, meteorolojik koşullar ve NOX, SO2, PM10 hava kirleticilerinin etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı alanlarda verilerin paylaşıldığı açık veri portalından yararlanılarak Beşiktaş bölgesindeki hava kalitesi izleme istasyonu incelenmiştir. Atmosferik partikül maddelerin tahmininde Çoklu Doğrusal Regresyon (ÇDR), Rassal Orman (RO), Destek Vektör Makineleri (DVM) ve Yapay Sinir Ağları (YSA) kullanılmıştır. Regresyon denkleminde farklı bağımsız değişkenlerin incelendiği farklı modeller geliştirilmiştir. Geliştirilen modeller ve kullanılan makine öğrenme algoritmaları determinasyon katsayısı (R2), düzeltilmiş R2, ortalama mutlak hata, ortalama hata karesi ve ortalama hata karesi kökü performans ölçütlerine göre karşılaştırılmıştır. Meteorolojik parametreler, trafik yoğunluğu, tarih ve PM10 konsantrasyonunun bağımsız değişken olarak kullanıldığı model, incelenen tüm performans ölçütlerine göre diğer modellere üstünlük sağlamıştır. Algoritmalar karşılaştırıldığında ise performans ölçütlerinin modellere göre değişiklik gösterdiği görülmüş ancak en iyi performans ortalamasına sahip teknik RO, en kötü performans ortalamasına sahip teknik ise ÇDR olarak bulunmuştur.Article Citation - WoS: 1Badem Kabuğu Atığı Dolgulu Epoksi Biyokompozit Özelliklerinin İncelenmesi(Pamukkale Univ, 2023) Özmeral, Nimet; Kocaman, Süheyla; Soydal, Ülkü; Ahmetli, GülnareBu çalışmada biyobazlı kompozit malzeme elde etmek için dolgu malzemesi olarak badem kabuğu atığı (BK), saf (ER) ve atık polistirenle modifiye bisfenol-A tipi epoksi reçine (ER-PS) kullanılmıştır. BK'nin modifikasyonu, NaOH ve linoleik asit (LnA) ile gerçekleştirilmiştir. BK'nin karakterizasyonunda Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR), taramalı elektron mikroskopisi (SEM), termogravimetrik analiz (TGA) ve partikül boyut dağılım analizleri kullanılmıştır. Kompozitler, döküm tekniği kullanılarak kütlece %10-20-30-40-50 dolgu oranlarında hazırlanmıştır. Kompozitlerin morfolojisi SEM ile karakterize edilmiştir. Epoksi matris tipi ve BK dolgu oranının kompozitlerin mekanik, termal ve su sorpsiyonu özelliklerine etkileri araştırılmıştır. ER-PS/BK kompozitlerinin çekme mukavemeti ve elastise modül (e-modül) değerleri daha düşük, çekme uzama değerleri ise ER/BK kompozitlerine göre daha yüksek bulunmuştur. En yüksek çekme dayanımı değerleri (95-129 MPa) LnA ile modifiye BK kompozitleri için elde edilmiştir. Hazırlanan ER matrisli kompozitlerin dolgu tipine göre çekme mukavemetleri sırası ile: linoleik asit ile modifiye edilmiş BK (LnA-BK) > NaOH ile muamele edilmiş BK (NaOH- BK) > modifiye edilmemiş BK’dir. En uygun BK oranı kütlece %30 olarak belirlenmiştir. Tüm modifiye BK kompozitlerinin e-modül değerleri epoksi matristen daha yüksek bulunmuştur. Sertlik testi sonuçlarına göre kompozitler arasında önemli bir fark belirlenmemiştir. Kompozitlerin su sorpsiyonu BK oranına bağlı olarak artmış ve mekanik özellikleri zayıflatıcı yönde etki etmiştir.Article Beacon Mesafe Değerlerinin Ortam Koşullarına Göre Polinom Enterpolasyonu ve Yapay Sinir Ağlarıyla Belirlenmesi(Pamukkale Univ, 2025) Çakır, Recep; Doganalp, SerkanBluetooth alt yapısına sahip olan, tek bir tuşla açılıp kapatılabilen, küçük boyutlu ve taşınabilen, düşük enerji ile uzun süreler çalışabilen Beacon cihazları son yıllarda oldukça popüler hale geldi. Tanıtım ve konum bazlı projeler başta olmak üzere birçok alanda kullanılmaktadır. Özellikle Beacon’lar tarafından gönderilen Bluetooth sinyallerinin gücündeki değişimden yararlanılarak Beacon cihazı ile kullanıcı arasındaki mesafe belirlenebilmektedir. Bu mesafe bilgisi ise konumlandırma algoritmalarında temel parametre olarak kullanılmaktadır. Beacon üreticisi firmalar tarafından, standart ortam koşulları ile elde edilen veriler kullanılarak Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafe otomatik olarak kullanıcılara sunulmaktadır. Kullanıcı bu mesafeyi ortam koşullarına göre kendi oluşturduğu verileri kullanarak da hesaplayabilmektedir. Bu çalışmada kapalı bir alanda Beacon’lardan gelen Bluetooth sinyalleri kaydedilerek ortam koşullarına göre Beacon ile kullanıcı arasındaki mesafe polinom enterpolasyonu ve yapay sinir ağları yöntemleriyle hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Beacon’lar tarafından kullanıcıya otomatik olarak sunulan mesafe bilgisi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada en iyi sonucu, Beacon’lardan otomatik olarak alınan mesafe bilgisinden 1.21m daha iyi sonuç veren 10. dereceden polinom enterpolasyonu sağlamıştır.Article Canbus Temelli Endüstriyel Sensör Ağı Tasarımı(2022) Canan, Süleyman; Akdemir, Bayram; Üzülmez, HasanEndüstri 4.0 kapsamında sahada kullanılan elektronik sistemlerin veri toplayarak, bu verileri kompleks sistemlerin sağlıklı çalışabilmesi için değerlendirilmek üzere kontrol birimlerine aktarması gerekmektedir. Kontrol birimlerinde değerlendirilen bu veriler sistemin daha verimli kullanılmasını ve uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır. Ayrıca endüstriye yönelik tasarlanmış, yaygın olarak kullanılan ve standartları belirlenmiş bir haberleşme protokolü kullanılarak, cihazlar vasıtasıyla sahadan toplanan veriler farklı uygulamalar için değerlendirilebilir. Endüstriyel alanda yük taşımak için kullanılan gezer köprülü tavan vinçlerinde karşılaşılan operatör kaynaklı yanlış kullanımların tespit edilmesi amacıyla bir sensör ağı tasarlanması, bu çalışmanın esas amacıdır. Bu çalışmada, tasarlanan sensor ağı için CANBus haberleşme altyapısı ve CANopen protokolü kullanılmıştır. Gezer köprülü tavan vinçleri için bir sistem tasarlanmış olup, sistemin genel yapısı gösterilmiştir. Gerçekleştirilen sensör ağı ile endüstriyel alanda kullanılan bir gezer köprülü tavan vincinden; taşınan yükün ağırlığı, taşıma sırasında vinç halatında oluşan salınım ve halat uzunluğu verileri alınmış ve elektronik ortamda depolanmıştır. Sensör ağından alınan verilerin elektronik ortamda depolanması uzun süreli ve sürekli kayıt işleminin yapılabilmesini sağlamıştır. Kaydedilen veriler kullanılarak vinç kullanımı hakkında raporlama ve istatistik çalışmaları yapılabilir. Bu çalışmada, saha uygulamasından elde edilen veriler değerlendirilerek vinç operatörlerinin yanlış uygulamaları tespit edilmiştir.Article Cihanbeyli-celil Boğazı (konya) Peri Bacalarının Araştırılması ve Fiziko-mekanik Özelliklerinin Belirlenmesi(2023) Bilim, Niyazi; Karakaya, Emre; Kekeç, Bilgehan; Karakayacı, ÖzerCihanbeyli (Konya) sınırları içerisinde bulunan Kuşça bölgesindeki peribacası türündeki jeolojik oluşumlar, doğal güzellik yönünden görülmeye değer olup bölge turizmi açısından çok yüksek potansiyele sahiptir. Doğal miras özelliği bulunan bu tür jeolojik oluşumların ayrıntılı bir şekilde araştırılarak turizm potansiyellerinin belirlenmesi ve bölgeye bir jeopark statüsünün kazandırılmasının sağlanması önemli bir konudur. Bu amaç doğrultusunda bu çalışmada, bölgede bulunan peri bacası oluşumlarından alınan kayaç örnekleri üzerinde bazı fiziksel ve mekanik deneyler yapılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Bu sayede peri bacaları oluşumları hakkında önemli bilgiler edinilmiş ve koruma çalışmaları adına ilk adımlar atılmıştır. Yapılan çalışma ile bölgenin tanıtımı amaçlanmış ve bölgenin jeoljik yapısının jeopark olarak nitelendirilme potansiyeli belirlenmiştir.Conference Object Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Classification of Mammography Images by Transfer Learning(IEEE, 2020) Solak, Ahmet; Ceylan, RahimeBreast cancer is the most common cancer type in women worldwide. Diagnosis and early detection of cancer by mammography images are of great importance in cancer treatment. The use of deep learning in Computer Assisted Diagnostic systems has gained a great momentum especially since 2012. In this study, benign and malignant mass images were reproduced with data augmentation and the data sets obtained were classified with deep learning networks. In this study, a scratch Convolutional Neural Network (CNN) architecture was created and transfer learning was realized with different network models which trained on IMAGENET images. In the transfer learning section, separate training results were obtained by performing feature extraction and fine tuning of network parameters. As a result of the study, the best results were obtained with MobileNet, NASNetLarge and InceptionResNetV2 models which are used in transfer learning models.Conference Object Classification of Medical Thermograms Using Transfer Learning(IEEE, 2020) Örnek, Ahmet Haydar; Ceylan, MuratThermal imaging has been used for decades to monitor the health status of neonates as an non-invasive and non-ionizing imaging technique. Applications such as thermal asymmetry and disease analysis can be performed by applying deep learning methods to thermal imaging technique. However, thousands of different images are needed to perform analyzes with deep learning methods. It takes many years to create data sets with thousands of different images due to feeding time, medication time and instant baby care in the neonatal intensive care unit. In this study, a unhealthy-healthy classification was performed using thermal images obtained from the Selcuk University, Faculty of Medicine, Neonatal Intensive Care Unit for one year. Transfer learning method has been used to overcome the lack of data problem. When VGG16 model was used for transfer learning, the results were obtained as 100% sensitivity and 94.73% specificity. This result shows that thermal imaging and transfer learning method can be used in early diagnosis of diseases.Article Çok Katlı Mekanların Navigasyonu için Bluetooth Tabanlı Beacon Teknolojisi: Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Örneği(2024) Çakır, Recep; Çiçekdemir, Çağrı; Doğanalp, Serkanİnsanlar alışveriş merkezi, hastane, metro, otopark gibi büyük yapıdaki kapalı alanlarda çoğu kez yönlerini bulmakta zorluk çekmektedirler. Bu tip kapalı alanlarda GNSS teknolojisinin de yetersiz kalmasından dolayı farklı teknolojilerle navigasyon ihtiyacı giderilmektedir. Bu teknolojilerden biri de Bluetooth tabanlı Beacon teknolojisidir. Bu çalışmada Beacon teknolojisi kullanılarak Pamukkale Üniversitesi Hastanesi için navigasyon amaçlı Android ve iOS tabanlı bir mobil uygulama geliştirilmiş ve mobil platformlarda yayınlanarak insanların kullanımına sunulmuştur. Çalışmada hastane katlarının haritası çıkartılarak her bir kata konum belirleme amaçlı Beacon ağı kurulmuştur. Hastanenin kat haritaları, ITRF datumunda ve UTM projeksiyonunda elde edilmiştir. Beacon’lar sinyal yapısına göre her bir kata gruplandırılarak yerleştirilmiştir. Beacon cihazlarının konumlandırılması hastanenin fiziksel durumuna göre 7 ile 12 metre arasında değişkenlik gösteren aralıklarla Yakınlık (Proximity) algoritmasına göre yapılmıştır. Uygulamada Dijkstra algoritması en kısa yol algoritması olarak seçilmiş ve navigasyon testleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan navigasyon testlerinde %95 başarı elde edilmiştir.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Çoklu İHA’larla Kısıt Tatmin Problemi Temelli Çok Amaçlı Görev Planlaması(Gazi University, Faculty of Engineering Architecture, 2025) Atay, Yılmaz; Ayvaz, Emre; Babaoğlu, İsmailİnsansız hava araçlarının dahil olduğu çoklu görev planlama problemleri; zamana bağlı görevler ve çeşitli türdeki araçların sensör, konum, yakıt, faydalı yük vb. farklı yetenek ve kısıtlarına bağlı olarak ne tür görevleri yapabileceğinin belirlenmesini ve bunların planlamasını ifade eder. Bu problem, Kısıt Tatmin Problemi (KTP) olarak modellenebilmektedir. Zamansal KTP (ZKTP) ise ardışıl görevlerin, zamansal anlamda görev ikililerine bölünerek KTP üzerine inşasını modeller. Bu işleme bağlı olarak görev isterleri ile İnsansız Hava Aracının (İHA)’nın yetenekleri arasındaki statik ve dinamik kısıtlara bağlı olarak gerçekleştirebilecek eylemler ile ilgili baskın bir çözüm kümesi aranır. Böylece görevler ile mevcut İHA’ların yetenekleri arasındaki ilişki, zamansal boyutta irdelenerek çok amaçlı problemleri optimize eden aday çözümler bulunur. İyileştirilmiş ZKTP (İZKTP) yönteminde KTP’deki aç gözlü yaklaşım yerine, etki alanındaki en yüksek puana sahip İHA’nın göreve atanması önerilmiştir. Ek olarak, iyileştirilmiş ileri kontrol yöntemiyle bir sonraki görevin etki alanındaki İHA'ların gerçek zamanlı konumlarına ve zamanlarına göre atama durumu değerlendirilebilmektedir. Bu çalışmada, yakıt tüketimini ve toplam havada kalma süresini en aza indiren uygun bir çözüm kümesinin KTP ile aynı zaman karmaşıklığı içinde bulunması amaçlanır. Burada, zamansal kısıt tatmin modeli gerçeklenmiş ve çeşitli görevlerde karmaşıklığı aşamalı olarak değiştirilerek geri izleme (Backtracking), ileri kontrol (Forward Checking), yay tutarlılığı (Arc Consistency), düğüm tutarlılığı (Node Consistency) yöntemleriyle önerilen yaklaşımın performansı, deneysel çalışmalarla doğrulanmıştır. Bu kapsamda yapılan deneyler iki farklı aşamayı içermektedir. İlk aşamada, çeşitli yetenek ve kısıtlara sahip İHA'ların farklı isterleri olan görevlere atanmasını içeren farklı simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Buradaki simülasyonlarda olası gerçek senaryolardan esinlenen sentetik veriler kullanılmıştır. İkinci aşamada ise atamalar sonrası dinamik programlama temelli etki alanı güncellemesiyle görev ikililerinin zaman pencerelerinde değişen süreçleri takip eden düğüm kontrolü, geri izleme, ileri kontrol ve yay tutarlılığı yaklaşımları kullanılmıştır. Önerilen KTP ile gerçekleştirilen testler sonucu sekiz farklı görev içeren iş paketinde, KTP ile benzer zaman karmaşıklığında daha uygun maliyet ve zaman çıktıları elde edilmiştir. Testler kapsamında 64 farklı görev içeren bir problem için önerilen yöntem, standart KTP’ye göre12 adet daha az İHA kullanılmasını sağlayarak önemli bir performans artışına ulaşmıştır.Article Comparison of Different Interpolation Methods on the Estimation of Mean Gravity Anomaly(Geomatik Journal, 2025) Oz, Merve; Abbak, Ramazan AlpayIn gravimetric geoid determination, free-air gravity anomaly is used as input data. Therefore, gravity measurements taken on the physical Earth's surface are reduced to mean sea level and referred to free-air gravity anomalies. After the reduction, free-air gravity anomalies should be interpolated to grid centres for geoid determination studies. However, since free-air gravity anomalies contain topographic effects, they create an undulating surface and are not suitable for interpolation. To eliminate topographic effects, the Bouguer plate effect is removed from the free-air gravity anomalies, resulting in Bouguer gravity anomalies. After this step, Bouguer anomalies can be interpolated to grid centre. A review of the literature shows that there are several options for the interpolation process. In this study, it was aimed to determine the most accurate approach by using different interpolation methods to see the effects of the interpolation process. The state of Colorado, USA, was selected as the study area. The minimum, maximum and average topography in the study area are 1306 m, 4372 m and 2469 m, respectively. Thus, the KTH method providing successful results in mountainous regions, was chosen as the geoid determination method. The numerical results demonstrates that the inverse distance weighting method supplies the most accurate geoid model. In addition, the inverse distance weighting geoid model was used as a reference in the study and the geoid models obtained from other interpolation methods were compared. The comparisons showed that there were significant differences between the interpolation methods in high-altitude regions.Conference Object Citation - WoS: 5Citation - Scopus: 8Comparison of Linear Discriminant Analysis, Support Vector Machines and Naive Bayes Methods in the Classification of Neonatal Hyperspectral Signatures(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2021) Cihan, Mücahit; Ceylan, MuratHyperspectral imaging (HSI) is an imaging method that enables to obtain a large number of two-dimensional images in a wide wavelength range in the electromagnetic spectrum band. HSI has an important potential in biomedical applications as it provides diagnostic information about tissue physiology, morphology and composition. In this study, spectral signatures of unhealthy and healthy neonates were extracted using HSI method. Then, data statistics (minimum, maximum, mean, median and standard deviation) of these signatures were obtained and classified with Linear Discriminant Analysis, Support Vector Machines and Naive Bayes Methods. After the classification processes, the best result was achieved using Linear Discriminant Analysis with 90.63% accuracy, 87.50% sensitivity and 93.75% specificity. © 2021 IEEE.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4A Comparison of Rans-Based Turbulence Modeling and Piv Experiments for Flow Over a Simplified Road Vehicle(Gazi Universitesi, 2023) Aksoy, M.H.; Okbaz, A.; Yaǧmur, S.; Doǧan, S.The aerodynamic forces on road vehicles and flow structures around them result from complex interactions between fluid and structure. Ahmed body is a simplified car model created to demonstrate and simplify the flow around real-size ground vehicles. In this study, the flow structure on the wake region of Ahmed body with different slant angles (Θ=15°, 25°, and 35°) was investigated. Experimental studies were conducted in a water channel by Particle Image Velocimetry (PIV). The freestream velocity was set to 0.2 m/s, and the Reynolds number defined by the characteristic length of the Ahmed body was 4.16×104 for Computational Fluid Dynamics (CFD) and PIV experiments. CFD simulations were performed using three different turbulence models: realizable k-ϵ, RNG k-ϵ, and SST k-ω, and the results were compared to experiments. The results are presented with different flow features such as time-averaged velocity vectors and velocity contours, streamline topology, vorticity, and Turbulence Kinetic Energy. The closest results to the experiments were obtained by the SST k-ω turbulence model for all slant angles of the Ahmed body. In addition, the drag coefficient is found to be 0.37 for all slant angles analyzed by SST k-ω turbulence models, which are also close to the results in the literature. © 2023 Gazi Universitesi Muhendislik-Mimarlik. All rights reserved.Article Citation - WoS: 1Deep Learning Based Super Resolution Application for a New Data Set Consisting of Thermal Facial Images(Gazi Univ, 2022) Şenalp, Fatih Mehmet; Ceylan, MuratAlthough thermal camera systems can be used in any application that requires the detection of temperature change, thermal imaging systems are highly costly systems and this situation makes difficult the common use of thermal systems. In addition, blurry images of low quality can occur when thermal images are obtained. In this article, super resolution application has been carried out on a data set consisting of thermal face images obtained from two different thermal cameras. The specified data set was created differently from traditional methods, low resolution (LR) thermal images were obtained from a 160x120 thermal resolution camera, while high resolution (reference) images were obtained from a camera with a thermal resolution of 640x480. Later, unnecessary parts of these images were cropped and another study was carried out by focusing only on the face area. A deep learning model based on adversarial generative networks (GAN) has been developed for these applications. The success performance of the results was evaluated by the image quality metrics PSNR (peak signal to noise ratio) and SSIM (structural similarity index). It has been observed that the results of the application performed by focusing only on the facial areas are better than the results of the application with original images. In addition, this study gave positive results in terms of approximating the resolution of the thermal images obtained by the less costly thermal camera to the resolution of the thermal camera, which has a high cost and can obtain high quality images, especially visually.Article Design and Implementation of a Quasi-Z Inverter(Pamukkale Univ, 2022) Endiz, Mustafa Sacid; Akkaya, RamazanIn this study, single phase quasi-Z-source inverter (QZSI) circuit was designed and realized which is an improved version of ZSI and offers a unique power conversion concept by eliminating the conceptual and theoretical limitations of the conventional current and voltage source inverters. Simple boost PWM control technique has been employed to the switches using NUCLEO-F411RE development board since this technique doesn't involve low-frequency ripples on the passive components of the impedance network and has lower distortions at the output. It has been shown that the developed QZSI circuit can work as a buck-boost converter at different shoot-through duty ratios. At the output of the circuit up to 300W, the AC output voltage is obtained with 85% efficiency. It has been observed that simulation and experimental results carried out in the laboratory environment are compatible.Conference Object Citation - Scopus: 1Design of Adaptive Speed Control System With Model Predictive Control(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2021) Budak, S.; Sungur, C.; Terzioğlu, H.Model predictive control used in adaptive speed control systems can make inferences by predicting the future like a driver, taking precautions, imposing restrictions in terms of safety, comfort and fuel consumption just like the driver, and giving different degrees of importance to these restrictions. The importance of choosing appropriate parameter values used in model predictive control design was emphasized with graphics in the simulation study. When the appropriate parameter values are selected, speed and distance control gave the best results according to the results obtained. © 2021 IEEE.

