Konya Teknik Üniversitesi Yayınları
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1742
Browse
Browsing Konya Teknik Üniversitesi Yayınları by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 113
- Results Per Page
- Sort Options
Article 1/5 Ölçekli Betonarme Çerçevelere Farklı Güçlendirme Metotları Uygulanması Üzerine Deneysel Çalışmalar(Konya Technical University, 2019) Balık, Fatih Süleyman; Bahadir, FatihBu deneyselçalışmada; mevcut yapıların özelliklerini yansıtacak şekilde 1/5 ölçekli, tekaçıklıklı ve iki katlı 5 adet betonarme çerçeve üretilmiştir. Bu çerçevelerden2 adedi referans numune olarak biri boş çerçeve diğeri gazbeton dolgu duvarlıolarak kullanılmıştır. Diğer üç adet betonarme çerçeve ise soğuktaşekillendirilmiş çelik (CFS) duvar sistemi, betonarme dolgu duvarlı ve hemdüzlem dışı betonarme duvarlı hem de betonarme kolon mantolu olarakgüçlendirilmiştir. Üretilen tüm numuneler tersinir-tekrarlanır yatay yük ve sabitdüşey yükleme altında test edilmiştir. Test numunelerine ait dayanım, rijitlikve enerji tüketme kapasiteleri birbirleri ile karşılaştırılmıştır.Güçlendirilmiş numunelere ait yatay yük taşıma ve enerji tüketme kapasiteleri,referans numunelere göre daha yüksektir. Fakat soğukta şekillendirilmiş çelik(CFS) duvar sistemi ile güçlendirilen numunenin başlangıç ve maksimum yüktekirijitlik değerleri, gazbeton dolgu duvarlı (AACW) referans numuneninkinden dahadüşük olmuştur.Article Açık Kaynak Medikal Yardımcı Robot Kolun Python İle İleri Kinematik Analizi(Konya Technical University, 2021) Gül, MehmetGünümüzde Covid-19 gibi pandemik hastalıkların tüm dünyayı hızla etkilemesi ve buna bağlı tüm dünyada yüzbinlerce kişinin hayatına mal olmuşken sağlık çalışanlarının dünya genelindeki özverili çalışmalarının önemi ortaya çıkmıştır. Çalışmada, sağlık çalışanlarının iş yükünün paylaşılması için süreç içerisinde destek elemanları olarak medikal yardımcı makineler üzerine inceleme yapılmıştır. Geliştirilen medikal yardımcı robotik kol, sağlık çalışanlarının iş yükünün paylaşılması açısından özellikle pandemi sürecinde son derece önem arz etmektedir. Geliştirilen robot kol açık kaynak ve de eklemlerinin model baz alınarak uyarlanabilir olması son derece önemli bir özelliktir. Robot kolun açık kaynak olması oluşabilecek telif haklarından kaynaklı sorunlarında giderilmesi açısından son derece önemlidir. Robot kol profesyonel özellikte endüstriyel boyutlarda kullanıma uygun özelliklere sahiptir. Çalışmada kullanılan robot kol 3D yazıcıdan basılmış ve robot kol 5 serbestlik derecesine (5 DoF) sahip mafsallı robot koldur. 3D yazıcıdan basılabilir olması bu tür profesyonel robot kollar açısından maliyet olarak ciddi tasarruf sağlamaktadır. Robot kolun çalışma uzayının belirlenmesi ve ayrıca kontrolü açısından kinematik analiz önemlidir. Bu makalede, çalışma uzayının belirlenmesi, erişebilir noktalarının tespiti için ileri kinematik analizi derin öğrenme ile yapıldı.Article AĞIRLIK MATRİSLERİNİN 3-SD HELİKOPTERİN DDRD TABANLI KONTROL METODU ÜZERİNE ETKİLERİ(Konya Technical University, 2021) Çopur, Engin HasanDurum Değişkenine Bağlı Riccati Denklemi (DDRD) tekniği, verilen ikinci dereceden bir maliyet fonksiyonunu en aza indirecek şekilde doğrusal olmayan bir sistem sınıfı için optimale yakın bir kontrol kanunu sağlar. Doğrusal olmayan sistem (DOS) matrisleri her zaman anında hesaplanıp, DOS doğrusal ve zamanla değişmeyen bir sistem olarak ele alınabilir ve ilgili optimal kontrol problemi her anda Doğrusal Kuadratik Regülatör (DKR) problemi olarak tanımlanabilir. Bu nedenle, DKR'nin ağırlık matrisleri, DDRD denetleyicisi vasıtasıyla kapalı çevrim sistemin geçici zaman cevabını şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmada, üç serbestlik dereceli (3-SD) deney helikopterinin pozisyon kontrolü için DDRD tabanlı bir optimal kontrolcü tasarlandı. Deneyler, helikopterin geçici zaman cevabı üzerindeki etkilerini değerlendirilmek için farklı ağırlık matrisleriyle tekrarlandı. Deneylerin ilk aşamasında, ağırlık matrisleri sabit gerçek elemanlı köşegen matris olarak seçildi. DDRD metoduyla kontrol edilen helikopterin durumlarıyla ilişkili köşegen elemanlar, bu durumların geçici zaman cevaplarını nasıl etkilediğini incelemek için değiştirildi. İkinci aşamada, ağırlık matrisleri durum bağımlı olarak seçildi. Her iki aşamadaki deneysel sonuçların kıyaslaması, durum bağımlı ağırlık matrislerinin yerleşme zamanı ve kalıcı durum hatası gibi geçici zaman cevabının özelliklerini iyileştirme yeteneğine daha fazla sahip olduklarını ortaya çıkartmaktadır.Article Agrega Kalitesi İyileştirmenin Kırma Döngüsü Değişimi İle Araştırılması: Dik Milli Kırıcı İçin Örnek Bir Çalışma(Konya Technical University, 2021) Köken, Ekin; Çimşir, KeremBu çalışma kaya kırma döngüsünün agrega kalitesi üzerinde olan etkilerini araştırmaktadır. Bu amaçla, Vize’de (Kırklareli, Türkiye) bulunan bir kırma – eleme tesisi dikkate alınmıştır. Mevcut çalışma koşulları dikkate alınarak, kırma – eleme tesisinin bilgisayar ortamında simülasyonu yapılmıştır. Simülasyonlar üretim miktarı, kırıcıların verimliliği ve boyut küçültme oranı gibi niceliksel verileri içermektedir. Konik ve dik milli kırıcılar dikkate alınarak, kaya agrega kalitesi 33 – 63 mm boyut grubundaki agregalar için araştırılmıştır. Büyük ölçekte gerçekleştirilen parçalanma deneylerinde, kaya agrega kalitesinin kırma döngüsünden etkilendiği belirlenmiştir. Kırma döngüsünde yapılan bazı değişimler ile, araştırılan agregaların Los Angeles aşınma değeri ve yassılık indeksi sırasıyla %32 ve %35 oranlarında iyileştirilmiştir. Bu çalışmada agrega kalitesi iyileştirme süreçlerine ilişkin ana hatlar ve detaylar verilmiştir.Article Aısı 1040 Çeliğinin Kuru ve Islak Koşullarda Delinmesinin Deneysel ve İstatistiksel İncelenmesi(Konya Technical University, 2020) Özsoy, Murat; Özsoy, NeslihanAISI 1040 çeliği, makine ve imalat sanayinde yaygın olarak kullanılan ve çeşitli makine parçası,otomotiv parçası, kalıp ve diğer birçok alanda yer alan bir malzemedir. Son yıllarda işleme alanındakiteknolojik gelişmeler, işleme performansını etkileyen birçok soruna yol açmıştır. Delme en önemli işlemeoperasyonlarından biridir. Bu çalışmada kesme hızı (15, 20 m/dak), diş başı ilerleme (0.1, 0.15 mm/diş),matkap tipi (HSS-E, HSS-E TiN kaplı), delme stili (standart, gagalama) ve soğutma tipi (sıvı, hava) gibidelme parametrelerinin etkisi AISI 1040 çeliği üzerinde incelendi. Parametrelerin yüzey pürüzlülüğüüzerindeki etkileri araştırıldı. Deneyler L8 ortogonal dizisine göre planlandı. Taguchi’nin Sinyal/Gürültüanalizi ile optimum koşullar bulundu. Sonuçların ölçülen/hesaplanan değerlerinin dağılımını belirlemekiçin olasılık analizi yapıldı. Son olarak, optimizasyonun başarısını kontrol etmek için doğrulama testleriyapıldı. Yüzey pürüzlülüğü için en uygun koşullar A1B2C2D1E2'de gözlenmiştir (yani, kesme hızı:15m/dak, diş başı ilerleme: 0,15mm/diş, soğutma tipi: sıvı, delme tipi: standart ve matkap tipi: HSS-ETiNkaplı).Article Aısı 304 Paslanmaz Çelik Sacın Hidromekanik Derin Çekilmesi(2020) Türköz, MevlütKorozyona karşı üstün dirençleri nedeniyle gıda, mutfak eşyaları, ev eşyaları, otomotiv, uzay vehavacılık ile tıp endüstrisinde sıklıkla kullanılan paslanmaz çelik sac malzemeler, genellikle klasik derinçekme yöntemi ile şekillendirilmektedir. Klasik yöntemlerle yapılan derin çekme işlemlerinde, kalıpyapımının maliyetli, zaman alıcı ve zahmetli olmasından dolayı bu yöntem ile üretim özellikle az sayıdaparça üretiminde ekonomik olmamaktadır. Hidromekanik Derin Çekme (HDÇ) yönteminde ise sıvıbasıncı yardımıyla tek bir kalıp kullanılarak üretim yapmak mümkündür. Böylece karmaşık geometriyeve farklı kalınlığa sahip saclar, kalıp uyumu aranmadan daha ekonomik ve daha kaliteli olarakşekillendirilebilmektedir. Bu çalışmada, AISI 304 kalite paslanmaz sac malzemeden silindirik bir parçanınHDÇ yöntemiyle şekillendirilmesi sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak sanal ortamda incelenmiştir.İncelemeler sonucunda, sacda yırtılma ve buruşma oluşturmayacak en uygun kalıp tasarım parametreleribelirlenmiş ve bu parametreler kullanılarak deneysel olarak parça üretiminde tatbik edilmiştir. Sonuçolarak AISI 304 paslanmaz çelik sacın, HDÇ prosesiyle başarıyla şekillendirilmesi için gerekli olanoptimum parametreler belirlenmiş ve sonlu eleman analizlerinin prosesteki optimum parametrelerinbelirlenmesinde güvenle kullanılabileceği ortaya konulmuştur.Article Alternatif Yakıt Hidrojen Üretiminde Mezogözenekli Alüminosilikat Destekli Katalizörler(Konya Technical University, 2021) Saleh, Ahmat Ibrahim; Kaya Ekinci, Emine; Pekmezci, Birce; Oktar, NurayBu çalışma kapsamında asetik asitten hidrojen üretimi için karbon oluşumuna karşı dirençli Ni içerikli mezogözenekli alüminosilikat (Al2(SiO2)3) destekli katalizörler geliştirilmiştir. Mezogözenekli ticari alüminosilikat (Al2(SiO2)3) katalizör destek malzemesi olarak kullanılmıştır. Ayrıca, ticari alüminosilikat destek malzemesinin yapısına hidrojen seçiciliğinin arttırılması için nikelin yanısıra Mg, La, Ce, Ca ve Ru metalleri (kütlece % 5) ıslak emdirme yöntemi ile yüklenmiştir. Sentezlenen katalizörlerin bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirlenmesi için karakterizasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Mezogözenekli Al2(SiO2)3 malzemelerinin N2 adsorpsiyon-desorpsiyon analizi sonucu elde edilen izotermleri Tip IV izotermi ile uyumlu olup malzemelerin levha gibi yapıda olduğu saptanmıştır. Hazırlanan katalizörlerin katalitik aktivite testleri sürekli akışlı dolgulu reaktör sisteminde 750 C reaksiyon sıcaklığında ve 1/2.5 (AA/H2O) besleme molar oranında yürütülmüştür. Aktivite test çalışmaları sonucunda katalizör içeriğinin, ürün dağılımını önemli ölçüde etkilediği görülmüştür. 5Ni-3Ru@Al2(SiO2)3 ve 5Ni-3CeO2@Al2(SiO2)3 katalizörleri ile hidrojen içeriği yüksek sentez gazı (sırasıyla yaklaşık % 44 ve % 46) elde edilmiştir. Ayrıca 5Ni@Al2(SiO2)3 katalizörüne MgO ilavesi hidrojen seçiciliğini oldukça etkilemiştir. 5Ni-3MgO@Al2(SiO2)3 katalizörü ile eşit molarda H2 ile CO içeren ve Fischer-Tropsch prosesi için önemli bir ham madde olan sentez gazı elde edilmiştir.Article ALÜMİNYUM HİDROKSİT KRİSTALİZASYONU ÜZERİNE LİTYUM SAFSIZLIĞININ ETKİSİ(Konya Technical University, 2020) Ceyhan, Ayhan Abdullah; Temiz, HalilBu çalışmada, farklı modülb değerlerine (1,35; 1,41; 1,45; 1,49; 1,8; 2,0; 2,25; 2,50) sahip sodyum alüminat çözeltilerinin nükleasyon davranışları incelenmiştir. Bu amaçla, çözeltiye verilen farklı aşırı doygunluk değeri (1,321-1,785) ve farklı derişimde (5-20 ppm) lityum (Li) varlığı için bekleme zamanı ölçümleri yapılmıştır. Deneysel çalışmalar sonucu, kritik serbest enerji değişimi, kritik nüklei yarıçapı, kritik nükleide yer alan molekül sayısı ve nükleasyon hızı hesaplanmıştır. Katkısız sodyum alüminat çözeltisi için bekleme zamanının, farklı aşırı doygunluk değerlerine bağlı olarak 100-400 dk. aralığında değiştiği belirlenmiştir. Lityum varlığında ise, en yüksek bekleme zamanı 10 ppm lityum derişimi için 20 dk. olarak tespit edilmiştir. Klasik nükleasyon teorisine göre yapılan hesaplamalar sonucu, lityum varlığında, katkısız ortama kıyasla, kritik nüklei yarıçapının düştüğü, kritik nükleideki molekül sayısının azaldığı ve nükleasyon hızının arttığı belirlenmiştir. 5 ppm lityum katkısı için, katkısız ortama kıyasla, nükleasyon hızındaki artışın yaklaşık 100 kat, 20 ppm lityum katkısı için ise yaklaşık olarak 39 kat olduğu belirlenmiştir. Lityum varlığında, farklı modülb değerlerindeki sodyum alüminat çözeltilerinin bekleme zamanlarının düşük ve yüksek modülb değerine sahip çözeltiler için 6 – 7 dk. aralığında değiştiği tespit edilmiştir. Modülb 1,49 ve 1,8 için ise maksimum 10 dk’lık bekleme süreleri elde edilmiştir.Article Araç İçi Sesinden Aracı Tanıma ve Sınıflandırma(Konya Technical University, 2021) Aydemir, Emrah; Işık, MuratGünümüzde, teknolojik imkanların hızla gelişmesiyle ses sınıflandırma uygulamalarının sayıları da artmakta ve popüler bir çalışma alanı haline gelmektedir. Bu çalışmada, amacımız durağan halde bir aracın üretmiş olduğu sesi kullanarak "aracın sesli imzasını" üretmek ve aracın sınıflandırılması için kullanmaktır. Çalışan bir aracın sesi; motor sesi, titreşimden kaynaklı sesler, rüzgâr sesleri gibi bazı seslerin bir araya gelmesiyle oluşur. Uygulamada 22 aracın rölantideki sesleri kaydedilmiş ve Local Binary Pattern (LBP) ve Cubic SVM algoritmaları kullanılarak %95,2 oranında başarılı sınıflandırılmıştır. Ayrıca, elde edilen sonuçlar literatürdeki çalışmalarla karşılaştırılmıştır.Article ARAÇ SÜSPANSİYON SİSTEMİNİN NÜMERİK ve DENEYSEL DİNAMİK ANALİZİ(Konya Technical University, 2021) Okuturlar, Himmet; Tinkir, MustafaBu çalışmada bir binek araç süspansiyon sisteminin nümerik ve deneysel dinamik analizi incelenmiştir. Öncelikle gerçek bir araca ait MacPherson tip süspansiyon sisteminin matematiksel modeli Newton-Lagrange yasaları, MATLAB/Simulink/SimMechanics yazılımı ve katı model kullanılarak oluşturulmuştur. Farklı modelleme yaklaşımlarından elde edilen sistemin hareket davranışları farklı yol girdilerine göre simule edilmiş ve modelleme sonuçları karşılaştırılmıştır. Modelleme çalışmalarının doğrulanması amacı ile gerçek bir aracın hem ön hem arka süspansiyon sisteminin dinamik davranışı deneysel olarak ölçülmüştür. Deneysel çalışmalarda yol girdisine göre aracın deplasman davranışının ölçülmesinde görüntü işleme metodu kullanılmıştır. Görüntü işleme prosesleri MATLAB/Computer Vision System Toolbox yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nümerik ve deneysel sonuçlara göre süspansiyon sistemindeki yay (k) ve sönüm (b) katsayıları karşılaştırılmış ve nümerik modellerde kullanılan bu katsayılar deneysel sonuçlara göre irdelenmiştir. Sonuç olarak bu araştırma kapsamında, görüntü işleme sonucu ile modelleme yöntemleri arasında elde edilen sonuçların birbirine çok yakın olduğu görülmüştür. Ayrıca deneysel ve teorik sonuçlar arasında sistemin ortalama deplasman davranış farkı ön süspansiyon için minimum 7.92x10-8 mm. ve arka süspansiyon için 1.12x10-7 mm. olarak bulunmuştur.Article Arı Algoritması (aa) ve Parçacık Sürü Optimizasyonu (pso) Kullanarak Çeyrek Araç Modeli Tasarım Parametrelerinin Belirlenmesi(Konya Technical University, 2021) Eser, Onur; Çakan, Abdullah; Kalyoncu, Mete; Botsali, FatihBu çalışmada, araç dinamiği çalışmalarında yaygın olarak kullanılan çeyrek araç modeli kullanılmıştır. Çeyrek araç modeli oluşturularak, sistemin yaylı ve yaysız kütlesi, yay sertliği, sönümleme katsayısı ve lastik sertliği olmak üzere beş adet tasarım parametresi optimizasyon algoritmaları aracılığı ile belirlenmek üzere seçilmiştir. Optimizasyonun amacı; belirlenen yol profilinde çeyrek araç süspansiyon sisteminin daha iyi sürüş kabiliyeti ve konfor elde edebilmek adına süspansiyon sistemindeki sapmaların minimize edilmesi olarak belirlenmiştir. Arı Algoritması (AA) ve Parçacık Sürü Optimizasyon (PSO) algoritmaları kullanılarak MATLAB yazılımı aracılığı ile tasarım parametrelerinin optimum değerleri belirlenmiştir. Çeyrek araç modeli blok diyagramı Matlab/Simulink ile oluşturulmuş ve belirlenen optimum değerler kullanılarak, ISO 8608 Standartlı C sınıfı yol profili cevapları incelenmiştir. Yapılan simülasyonlar sonucunda Arı Algoritmasının daha başarılı sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar tablo ve grafikler halinde verilmiştir.Article BALIKESİR İLİ ERDEK İLÇESİ İÇİN BAĞIMSIZ HİBRİT ENERJİ SİSTEMİNİN FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI VE EKONOMİK ANALİZİ(Konya Technical University, 2021) Güven, Aykut Fatih; Mete, MertcanBu çalışmada Balıkesir’in Erdek ilçesinin 2020 yılı aylık elektrik tüketim değerlerini karşılamak amacı ile oluşturulabilecek en optimum şebeke bağlantısız hibrit enerji sistemi tasarımı HOMER programında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı ise fosil yakıtların tükenmesi ile artan maliyetleri ve çevreye verdikleri zararlardan ötürü seçilen bölgenin daha ucuz ve temiz olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi eldesini sağlamaktır. Bölgenin enerji ihtiyacını karşılayacak en optimum sistem arayışında farklı senaryolar oluşturulup analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu senaryoları oluşturan sistem bileşenleri ise güneş paneli, rüzgar türbini, batarya, dönüştürücü, yakıt pili, Elektrolizör, hidrojen tankı, dizel ve biyogaz jeneratörü olmaktadır. Oluşturulan farklı senaryolar arasındaki fark kullanılan jeneratör tiplerinden kaynaklanmaktadır. Oluşturulan senaryoların optimizasyon sonuçları arasında yapılan analizler sonucunda şebeke bağlantısız Güneş paneli /Rüzgar türbini/Dizel Jeneratör/Batarya sisteminin 165 milyon $ net bugünkü maliyet ve 0,109 $ birim enerji maliyeti ile en uygun sistem olduğu ortaya koyulmaktadır. Şebeke bağlantısız Güneş paneli/Rüzgar türbini/Dizel Jeneratör/Batarya sisteminin her ne kadar diğer sistemlere göre daha yüksek emisyon değerleri olsa da bu değerler kabul edilebilir düzeyde olmaktadır. Hem istenilen maliyet değerlerini hem de istenilen çevreci yaklaşım açısından en optimum sistem tasarımını temsil etmektedir.Article BETONARME KİRİŞLERİN ŞEKİL DEĞİŞTİRME ESASLI HASAR SINIRLARININ ARAŞTIRILMASI(2020) Yüksel, S. Bahadır; Foroughi, Saeid; Jamal, RohullahYapısal elemanların deprem performansının belirlenmesi için bu çalışmada, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018’de betonarme elemanlar için öngörülen şekil değiştirme esaslı hasar sınırları analitik olarak incelenmiştir. Farklı geometri ve parametrelerde betonarme kiriş modelleri tasarlanmıştır. Gerçek malzeme davranışları esas alınarak elde edilen momenti-eğrilik ilişkilerinden kiriş kesitlerinin elastik ötesi davranışları incelenmiştir. Betonarme kiriş modelleri için moment-eğrilik ilişkilerinden elde edilen veriler kullanılarak kiriş kesitlerinin kırılma durumları ve davranışları incelenmiştir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018’de verilen hasar sınır değerleri betonarme kiriş modelleri için hesaplanmıştır. Şekil değiştirme değerleri TBDY 2018’de tanımlanmış olan Göçmenin Önlenmesi, Kontrollü Hasar ve Sınırlı Hasar Performans seviyeleri için hesaplanmıştır. Betonarme kirişler için göz önüne alınan üç ayrı hasar sınırı ve bu hasar sınırlarına karşı gelen birim şekil değiştirme değerleri incelenmiştir. İlgili yer değiştirme taleplerine karşılık gelen kiriş hasarları gözlenmiş ve hasar sınırları değerlendirilmiştir. Betonarme kirişlerde farklı performans düzeyi için beton ve donatı çeliği birim şekil değiştirmeleri ve plastik dönmeleri hesaplanarak performans düzeyleri araştırılmıştır. Göçmenin Önlenmesi ve Kontrollü Hasar performans düzeyleri için plastik dönmelerin hasar sınırları; akma eğriliği, kopma eğriliği, plastik mafsal uzunluğu, kesme açıklığı ve boyuna donatı çapının fonksiyonudur.Article Betonarme Kolonların Sargısız ve Sargılı Beton Dayanımının Analitik Olarak Araştırılması(2019) Yüksel, S. Bahadır; Foroughi, SaeidBetonarme kolonlar taşıyıcı sistemlerin moment aktaran kritik yapısal sistemleridir ve yeterli dayanımve süneklikte tasarlanmalıdır. Betonarme kolonların sargı donatısı özellikle depreme maruz kaldıklarıdurumlarda sargı etkisi ile kolonların dayanım ve sünekliğinin artırmasında önemli rol oynar. Betonarmekolonlarda sargı donatısı boyuna donatının yerel burkulmasını geciktirmek, kesme kuvvetine karşıkoymak, ani kesme kırılmasını önlemek ve sargı etkisi ile dayanım ve sünekliği artırmak için kullanılır.Sismik yüklere maruz kalan betonarme elemanların davranışı, esas olarak betonun nihai dayanımına vesünekliğine bağlıdır. Bu parametreleri araştırmak için değişik geometride betonarme kolon modelleritasarlanmıştır. Sargı donatı çapının ve sargı donatı aralığının betonarme kolon modellerinin davranışınaetkisi analitik olarak araştırılmıştır. Sargı donatıları ile sarılmış betonarme kolon modellerinin davranışınıaraştırmak için literatüre sunulmuş olan analitik modeller kullanılmıştır. Farklı parametrelerde tasarlanansargılı kolon modelleri için gerilme-birim şekil değiştirme eğrileri çizilmiş ve elde edilen sonuçlarkarşılaştırılarak yorumlanmıştır.Article Betonarme Sonlu Eleman Analizinde Alternatif Bir Kohezif Çatlak Modeli(Konya Technical University, 2021) Selman, EfeBeton yapıların hasar değerlendirmelerinde, çatlak yüzeylerindeki kohezif etkileşimi göz önüne alan modeller, güvenilir ve gerçekçi simülasyonlara olanak tanımışlardır. Kohezif modeller, çatlak arayüzeylerinde, çatlak açılma ve kohezif kapanma gerilmeleri arasındaki dengeyi, betonun çekme yumuşaması özelliği ile birlikte göz önüne almaktadır. Bu çalışma, bu kohezif yaklaşımdan kaynaklanarak, kohezif etkileşimin çatlak yüzeylerinde betonun çekme yumuşaması davranışına göre tanımlandığı bir sonlu eleman modeli geliştirmiştir. Nümerik analizler için ABAQUS programı kullanılmıştır. Sunulan kohezif esaslı modelin etkinliğini gösterme amaçlı, diğer simülasyon Genişletilmiş Sonlu Eleman Metodu’nu kullanarak gerçekleştirilmiş ve iki yaklaşımın sonuçları yapısal parametreler bazında karşılaştırılmıştır. İki yaklaşım sonuçları arasındaki yüksek uyum, sunulan kohezif çatlak yaklaşımının doğruluğunu kanıtlamıştır.Article Biaril Bileşiklerinin Sentezi İçin Kitosan-guar Sakizi Kompoziti İçeren Biyobozunur Mikrokapsüller Üzerine İmmobilize Edilmiş Oldukça Aktif ve Sağlam Paladyum Nanopartiküller(Konya Technical University, 2020) Baran, TalatBu çalışmada, kitosan-guar sakızı kompozitinden (CS-GG) oluşan son derece kararlı biyobozunur mikro kapsüller, katalizör desteği olarak hazırlandı. Daha sonra, paladyum partikülleri, herhangi bir toksik indirgeyici madde kullanmadan tasarlanan destek üzerine başarıyla dekore edildi (Pd NP@CS-GG). CS-GG ve Pd NP@CS-GG’lerin yapısal karakterizasyonu farklı analitik tekniklerle yapıldı ve paladyum nanopartiküllerinin boyutunun 23-48 nm aralığında değiştiği tespit edildi. Daha sonra, Pd NP @ CS-GG'nin katalitik aktivitesi, mikrodalga ısıtma kullanılarak çözücüsüz ortam altında çeşitli biaril bileşiklerin üretiminde değerlendirildi. Pd NPs@CS-GG, çeşitli aril halojenürlerin iyi reaksiyon verimleriyle istenilen biaril bileşiklerine dönüştürülmesinde yüksek katalitik performans gösterdi. Ayrıca, Pd NPs@CS-GG'nin, en az yedi kez tekrar kullanımı nedeniyle uzun yaşam süresine sahip bir katalizör olduğu bulundu.Article BİR FAZLI DGM DOĞRULTUCU İÇİN LCL FİLTRE TASARIMI VE AKTİF GÜÇ KONTROLÜ(Konya Technical University, 2020) Karafil, Akif; Özbay, HarunDarbe genişlik modülasyonlu (DGM) doğrultucu devrelerinin, geleneksel diyotlu doğrultucu devrelerine göre en önemli avantajları DA geriliminin ve güç faktörünün ayarlanabilir olmasıdır. Fakat DGM doğrultucu devrelerinde sert anahtarlama durumu oluştuğundan dolayı şebekede yüksek dereceli akım harmonikleri oluşur. Yüksek dereceli bu akım harmoniklerinin azaltılabilmesi için şebeke tarafında bir filtre kullanılması gerekir. Birçok filtre çeşidi bulunmasına rağmen LCL tipi filtre en çok kullanılan filtre tipidir. Bu çalışmada LCL filtre hesabı yapılarak aktif güç kontrollü bir fazlı DGM doğrultucu devresine ait benzetim ve deneysel sonuçlar verilmiştir. Çalışmanın benzetimi PSIM programında yapılmıştır. Sistemde tüm kontrol yazılımı için program içerisindeki C bloğuna kodlar yazılmış ve program tarafından gömülü kod üretilmiştir. Sistem 400 W aktif güç aktaracak şekilde tasarlanmış olup güç kontrolü için PI, akım kontrolü için PR denetleyici ve şebeke frekans kontrolü için T/4 gecikmeli faz kilitleme döngü (FKD) algoritması kullanılmıştır.Article BİR HİDROLİK DERİN ÇEKME PRES MAKİNESİNİN PLC TABANLI BULANIK MANTIK KONTROLÜ VE ENDÜSTRİ 4.0 UYGULAMASI(Konya Technical University, 2019) Aydoğdu, Ömer; Çatkafa, AhmetBu makalede bir derin çekme pres makinesinin PLCtabanlı bulanık mantık kontrolü gerçekleştirilmiştir. PLC ortamında BulanıkMantık Denetleyiciler için bulanıklaştırma, çıkarım işlemi ve durulaştırmaadımları ayrı bloklar olarak gerçekleştirilmiş, blokların program dâhilindeyürütülmesi ile kontrol işlemi gerçekleştirilmiştir. PLC ortamında gerçekleştirilenbulanık mantık kontrol programı, derin çekme pres makinasında uygulanmış vekarşılaştırma amaçlı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca hidrolik derin çekme presmakineleri için Endüstri 4.0 kavramı incelenmiş, mevcut sistemlerlekarşılaştırılması yapılmış ve mevcut sistemlerin Endüstri 4.0’a uyumları elealınmıştır. Çalışmada, proje kapsamında iki farklı hidrolik derin çekme presmakinesi ele alınmıştır. Bunlardan biri klasik olarak kontrol edilen AC motortahrikli sabit devir ve debide olan hidrolik güç ünitesi ile çalışan birprestir. Diğer makine ise servo motor tahrikli değişken debili hidrolikpompanın bulunduğu hidrolik güç ünitesi ile çalışan sistemdir. Bu iki sistemarasında belirli özellikler için kıyaslama yapılarak Endüstri 4.0 uyumu veüstünlüğü somutlaştırılmaya çalışılmıştır.Article Bulanık Çıkarım Sisteminde Kural Tahmini için Yeni Yaklaşım: Toplu Taşıma Bakım Sistemi İçin Bir Örnek Olay Çalışması(Konya Technical University, 2020) Erdoğan, Melike; Kaya, İhsanBüyük şehirlerde yaşanan nüfus artışı ve bireysel araç kullanımının artması, trafik problemini de beraberinde getirmiştir. Bu durumların neticesinde toplu taşıma sistemlerinin de olumsuz etkilendiği söylenebilir. Bu anlamda toplu taşıma sistemlerini (TTS) analiz etmek, hem şehir hayatı hem de toplu taşıma kullanıcıları için oldukça kritik ve önemlidir. Toplu taşıma sistemlerinde meydana gelebilecek herhangi bir arızanın birçok sorunu beraberinde getireceği söylenebilir. Günlük hayatın aksaması, can ve mal kayıpları ya da çevreye verilen zarar bu sorunlardan yalnızca birkaçıdır. Bu kapsamda, toplu taşıma sistemleri için etkili bir bakım planlama yapılması çok önemlidir. Bu çalışmada, toplu taşıma sistemlerinin bakım planlamasında, birçok faktörü göz önüne alan bir bulanık tabanlı kural sistemi (BKTS) ile kuralların tahmini ele alınmıştır. Metrobüs sisteminin bakım planlamasından kullanılacak kural tabanlı bu sistem, toplu taşıma sistemlerinde olan arızalar ve bu arızalar karşısında alınacak aksiyonların öngörülmesinde oldukça etkili olacaktır. Bu sistem için önerilen kural tahmini ile bakım prosedürlerinin kesinliğinin ve esnekliğinin arttırılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, çalışma kapsamında yapay sinir ağları (YSA) geliştirilmiş ve kural tahmini için kullanılmıştır. Bu amaçla, kural tabanında yer almayan on adet durum için tahminleme yapılarak ilgili girdiler için bulanık kural tabanlı bakım çıkarım sisteminin hangi sonuçları ortaya koyduğu belirlenmiştir. Böylece, YSA'nın mevcut kural tabanlı bakım sistemine dahil olmayan kuralların analizi için etkili bir şekilde kullanılabileceği gösterilmiştir.Article Bütünleşik Çkkv Metotları ile Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi için Zırhlı Amfibi Araçların (aav) Seçimine İlişkin Bir Karar Verme Model Önerisi(Konya Technical University, 2020) Yıldızbaşı, Abdullah; Özdemir, Mustafa BurakÇok Maksatlı Amfibi Hücüm Gemileri (LPD) “Kuvvet Aktarımı" ve "Amfibi harekat" ana görevfonksiyonlarına sahip olacak şekilde tasarlanmış ve bu harekat fonksiyonları için gerekli bütün araçlarladonatılmış olmalıdır. Belirtilen görev fonksiyonlarını gerçekleştirmek için hangi tip aracın en uygunolduğuna karar verme ve seçim süreci ise zor ve birden fazla kriterin bir arada değerlendirilmesinigerektiren karmaşık bir süreçtir. Bu makalede, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden AHSveELECTRE yaklaşımları birlikte kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) veçalışmanın temeli olan ELECTRE yöntemi açıklanmış ve AAV'ler hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmakapsamında, model için gerekli kriterler amfibi harekat alanında tecrübeli bir kurul tarafındanbelirlenmiş, uluslararası savunma sanayi pazarlarında dört farklı AAV aynı kurul tarafındanincelenmiştir. ELECTRE yönteminin uygulanmasında kullanılan ölçütler AHP tarafından belirlenmiştir.Daha sonra ELECTRE yöntemi ile LPD'de konuşlandırılabilecek Zırhlı Amfibi Araçlar (AAV) arasında birsıralama yapılmış ve en uygun olan AAV seçilmiştir.

