01. Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/1
Browse
Browsing 01. Araştırma Çıktıları | WoS | Scopus | TR-Dizin | PubMed by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 3547
- Results Per Page
- Sort Options
Article BİYOGRAFİK AÇIDAN İSMAİL SAFA'NIN ŞİİRLERİ(2011) Engın, ErtanEdebî eserin konusu ve teması ile sanatçının hayatı arasında benzerlik ve paralellikleri tespit etmek, eserde sanatçının hayatından izler aramak, uzun geçmişi olan bir inceleme yöntemidir. İsmail Safa; şiirlerinde hayatından çok sayıda izler barındıran, hayatındaki dönüm noktalarını sıkça şiirine taşıyan ve yaşadıkları, eserini doğrudan etkileyen bir şairdir. Bu yazıda İsmail Safa'nın, hayatına ilişkin kesitleri aktaran, kendisi için bazı önemli izleklerin ifade edildiği şiirleri değerlendirilmiştir. Safa'nın hayatıyla şiirleri arasındaki ortak noktalar; ,Eğitim', ,Aile Hayatı' ve ,Çocukluk ve İlk Gençlik Anıları' başlıkları altında incelenmiştir.Article Hıristiyanlığın İlk Yıllarında Akdeniz Ülkelerini Etkisi Altına Alan Kadın: Tekla(2012) Öztürk, NerminKonya/İkoniumda doğup Silifke/Seleuciade ölen Tekla erken Hıristiyanlık döneminin en önemli kadın şahsiyetlerinden birisidir. O, Hıristiyanlıkla Pavlusun Anadoluya yaptığı ilk misyon yolculuğu sırasında Konyada tanışır ve Pavlusun öğrencisi olur. Hıristiyan kilisesinin kuruluşunda havarilerin arasında aktif olarak görev yapar. Bu gün bile Kilisedeki kadınların sahip olamadıkları öğretme yetkisi ve vaftiz gibi sakramentleri icra eder. Ayrıca Hıristiyanlığın ilk kadın şehidi kabul edilir. Yaşantısıyla insanları öylesine derinden etkiler ki ölümünden sonra özellikle Akdeniz ülkelerindeki Hıristiyanlar arasında bir Tekla kültü oluşmasına sebep olur. Günümüzün Batı dünyasında da o hem kendini kiliseye adamış kadınlar hem de feministler için rol model olmayı sürdürmektedir.Article Investigating Resilience of Adolescents in Different Risk Groups(2012) Sipahioglu, Önder; Yılmaz, HasanPsikolojik Sağlamlık, özellikle teşhis ve önleme kavramları ile beraber gün geçtikçe eğitim çevrelerinde önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, farklı risk gruplarındaki ergenlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya Aksaray Ġlinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaöğretim okullarında öğrenim gören 499 öğrenci katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Psikolojik Sağlamlık ve Ergen Gelişim Ölçeğinin Türkçe uyarlaması ve araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu kullanılmıştır. Ölçek 54 maddeli dörtlü likert tipi bir ölçektir. Elde edilen veriler; açımlayıcı faktör analizi, t-testi ve ANOVA teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, yoksulluk içinde bulunma (ailesi ile birlikte), tek ebeveyn ile yaşama, cinsiyet ve okul türü değişkenlerine göre farklılaştığını göstermektedir.Article Ahmed Adnan Saygun'un Çoksesli Müzikte/türk Çoksesli Müziği'nde Ulusalcılığa İlişkin Kodları?*(2012) Yöre, Seyit; Gökbudak, Z. SeçkinTürkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sistemi, Ziya Gökalp ve Atatürk'ün düşünceleri çerçevesinde, ulus-devlet temeline bağlı ulusalcı bir modernleşmeden oluşmuş, bu sistem Türkiye'deki kültürel ve müziksel yaratımı etkilemiş ve böylece, besteciler ulusal müzik malzemeleri ile uluslararası çoksesli müzik tekniklerini birleştirilerek devlet sistemine uygun bir ulusalcı çoksesli müzik yaratmışlardır. Türk çağdaş müziği olarak da anılan bu yeni müziğin ilk kuşak bestecilerinden biri de Ahmed Adnan Saygun'dur. O, müzik eserlerinin yanında, söylemleriyle de müzikte ulusalcılığı vurgulamış ve diğer bestecilerin içinde öne çıkmıştır. Bugüne kadar Saygun ve eserleri hakkında araştırmalar olmasına rağmen, onun ulusalcılık yaklaşımları hakkında doğrudan herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada, Saygun'un çoksesli müzikte/Türk çoksesli müziği'nde ulusalcılığa ilişkin kodları etnomüzikoloji disiplini ve nitel araştırma modelinde literatür ve içerik analizi teknikleriyle araştırılmış, sonuç olarak ortaya çıkan on iki kod Saygun'un görüşleriyle tanımlanarak, yorumlanmıştırArticle İbn Rüid‟e Göre Allah‟ın Varlığı ve Birliği(2012) Cengız, Lütfüİbn Rüşd, objektif, tutarlı ve küllî bir bakış açısını yöntem olarak benimsemiş ve buna göre düşüncelerini ortaya koymuş bir filozof olarak, pek çok alanda söz söylediği gibi ''Kelam'' alanında da değerlendirme ve yorumlarda bulunmuştur. Kelam ilmini, ''cedel ilmi'' olarak isimlendiren İbn Rüşd, Kelam ilminin metodunun da ''cedel sanatı'' olduğunu ifade etmiştir. Bu çalışma, Kelam problemleri içerisinde merkezî konumda olan Allah‘ın varlığı ve birliği meselesinin İbn Rüşd düşüncesinde nasıl şekillendiği sorusunu cevaplamayı amaç edinen bir araştırmadır. Bu çalışmada, Allah‘ın varlığı ve birliği meselesi, İbn Rüşd‘ün eserlerinde ele aldığı ve belirlediği şekliyle değerlendirilmiştir. Fakih, mütekellim, filozof ve şârih olarak çeşitli eserleri olan İbn Rüşd‘ün kelâmî yönüne bu araştırmada temas edilmiştir.Article Kişilerarası Öz Yeterliklerin Öğretmenlik Tutumlarını Yordama Gücü: Okul Öncesi Öğretmenleri Üzerinde Bir Çalışma(2012) Durmusoglu Saltalı, Neslıhan; Budak, Onay; Arslan, EmelBu çalışma okul öncesi öğretmenlerin kişiler arası öz yeterliklerinin öğretmenlik tutumları üzerindeki etkisinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı illerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi her hangi bir okul öncesi eğitim kurumunda öğretmenlik yapan 241 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin öğretmenlik tutumlarının belirlenmesinde Bilgin (1996) tarafından geliştirilen Öğretmenlik Tutum Ölçeği (ÖTÖ), kişilerarası öz yeterliklerinin belirlenmesinde Brouwers ve Tomic (2002) tarafından geliştirilip Çapri ve Kan (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlama geçerlik güvenilirlik çalışmaları yapılan Kişilerarası Özyeterlik Ölçeği (KÖYÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin çözümlenmesinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları okul öncesi öğretmenlerinin otokratik, demokratik ve boşvermiş öğretmenlik tutumlarının sınıf yönetimi, meslektaş işbirliği ve idare işbirliği alanlarındaki öz yeterliği ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca idare işbirliğinde öz yeterliğin öğretmenlik tutumlarının hepsini, sınıf yönetiminde öz yeterliğinde otokratik tutumu anlamlı düzeyde açıkladığı bulunmuştur.Article Konya İl Merkezinde Sağlıkta Dönüşüm Öncesi ve Sonrası Gebe ve Bebek İzlemleri(2012) Bodur, Said; Filiz, Emel; Çakıl, Enver; Durduran, YaseminAmaç: Bu çalışmada, gebe izlemlerinin gebelik haftasına ve bebek izlemlerinin bebeğin ayına uygun olarak yapılıp yapılmadığının sahada değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Bu tekrarlayan kesitsel araştırma, Konya il merkezinde yapıldı. 2006 yılında gebeler için örnek büyüklüğü, kentsel toplumda bilinen doğum öncesi bakım alma oranı dikkate alınarak hesaplandı (n=175). Bebekler için de aynı örnek büyüklüğü temel alındı. Kümelerin alınacağı mahalleler, rasgele belirlendi. 2011 yılında da aynı örnek hacmi ve aynı süreç uygulandı. Veriler, gebe ve bebek anneleriyle yüz yüze görüşülerek toplandı. Bulgular: Araştırmaya alınan gebelerin gebelik haftası ortalaması 25±9 idi. 2006 yılında izlenmeyen gebe oranı % 23 iken 2011’de % 7 idi (P<0.001). 2006 ve 2011 yıllarında ortanca gebe izlem sayısı sırasıyla 2 ve 3’tü (P<0.001). Gebelerin, Sağlık Bakanlığının protokollerine göre, vaktinde ve uygun sayıda izlenme oranı 2006’da % 51, 2011’de % 79 idi (P<0.001). Hekim ve ebe-hemşire izlemleri birlikte ele alındığında antenatal bakım alma oranı 5 yıl içinde % 91’den % 99’a yükselmişti (P<0.01). Araştırmaya dâhil edilen bebeklerin yaş ortalaması 6±3 ay idi. Hiç izlenmeyen bebek oranı 2006’de % 6, 2011’de % 2’ydi (P<0.01). Ortanca bebek izlem sayısı 2006’da 3 iken 2011’de 4’tü (P<0.01). Protokolde belirtilen aralıklara uygun izlenme oranı % 33’den % 18’e düştüğü hesaplandı (P<0.01). Sonuç: Kentsel toplumda gebe ve bebek izlem parametrelerinin çoğu artış gösterirken, bebeklerin vaktinde izlem oranında sağlıkta dönüşüm sonrasında gerileme olmuştur.Article 891–1924 Yıllarında “assomptıon‟un augustġnlerġ” tarġkatının eskġġehġr merkezlġ mġsyonerlġk faalġyetlerġ(2012) Aydın, MehmetAssomption‘un Augustinleri''tarikatının Eskişehir‘deki misyonerlik faaliyetleri, genelde Assomptionistlerin Anadolu‘daki misyon faaliyetlerine bağlı olarak yürütülmüştür. Bu tarikatın başlangıçtaki amacı, Fransa‘yı yeniden Hıristiyanlaştırmaktır. Bu amaçla Emmanuel d‘Alzon (1810–1880), 1845‘te ''Assomption‘un Augustinleri''veya''Assomptionist''tarikatını kurmuştur. Tarikatın ismini, D‘Alzon‘un görev yaptığı Nime Şehrindeki Assomption kolejinden aldığı tahmin edilmektedir. Assomptionist''tarikatı 1864 de Roma tarafından tanınmıştır. ''Assomptionist''ismi, Hz. Meryem‘in göğe çıkışına olan inancın bir ifadesi olarak verilmiştir. Bu inanç, Katolik kilisesi mensupları arasında XIII. yüzyıldan beri yaygın olmakla beraber, 1950 yılında Papa XII. Pie tarafından dogma olarak ilan edilmiştir. Böylece Katolik kilisesi Meryem‘in günahsız hamileliğini ve onun göğe yükselişini kendileri için manevi bir feyz kaynağı olarak benimsemişlerdir. Anahtar kelimeler: Misyon, Assumption, Meryem, Katolik, Papa.Other Ebu‟l hasan behmenyâr ve felsefesi(2012) Tas, Ismailİbn Sina, kendisinden sonra da İslam düşüncesini etkileyen en büyük filozoflardan birisidir. Bu anlamda o, aynı zamanda en sistemli ve aşılamamış, hatta kendi eleştiricileri tarafından da vazgeçilemeyen bir filozoftur. Bu durum O nun felsefesinin İslam dünyasında takip edilerek, İbn Sinacı takipçilerin ortaya çıkmasıyla neticelenmiştir. İbn Sina nın en yakın takipçileri ve belki de yayıcıları, onun öğrencileri olmuştur. Ebu l Hasan Behmenyâr b. Merzuban, İbn Sina nın felsefeyle temayüz etmiş en önemli öğrencilerinden birisidir. Hatta hocasının sohbetlerinde bulunup sorularıyla gündemi oluşturan bir kişi olarak da görünmektedir. İbn Sina nın fikirlerini de çok iyi bilen Behmenyâr, iyi bir İbn Sina yorumcusu olarak kabul edilir. Bu çalışmamızda, Behmenyâr ın Risale fi Meratibü‟l Mevcudat, Ma Ba‟dü‟t Tabia vb. ile Kitabü‟t Tahsil adlı eserlerinden yola çıkarak onun felsefesinin genel karakteristiği üzerinde durulacaktır.Other İmplant Çıkarılmasında Ultrason Eşliğinde Ulnar Sinir Bloğu Uygulaması(2012) Kütahya, Harun; Çeken, Bedia Mine; Toker, Harun; Köker, Ayşe; Kılıçaslan, Alper[No abstract available]Article Hacı Bektai Velî'ye Atfedilen Yeni Bir Risale Tırâinâme-i Hacı Bektaş El- Horosânî(2012) Senzeybek, AytekinAraştırmamızın konusu, Konya İzzet Koyunoğlu Kütüphanesi 11442 numarada kayıtlı bir Mecmuatü‟r-Resâil içerisinde yer alan Tırâşnâme-i Hacı Bektâş el-Horasânî isimli bir yazmadır. Yazmanın başlığında eserin Hacı Bektaş Velî‟ye ait olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bununla birlikte, Bektaşilik hakkında günümüze kadar yapılmış olan araştırmaların hiçbirinde Hünkâr‟a ait bu isimde bir eserden söz edilmemiştir. Kütüphanelerde yaptığımız araştırmalarda yazmanın başka bir nüshasına rastlamadık. Dolayısıyla elimizdeki nüsha tek nüsha özelliğini taşımaktadır. 1700‟lü yıllarda istinsah edildiğini tahmin ettiğimiz yazmada Bektaşi tarikatındaki halifelik erkânın uygulanışı anlatılmaktadır.Article The hıstory of armutlu in isaurıa regıon durıng the roman and byzantıne perıods(2012) Küçükdag, YusufÖncesinde Isaura‟da olduğu bilinen bu bölge sonrasında, Türk-Armutlu olarak adlandırılmıştır. Bölgenin yerleşimi Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine kadar uzanır (M.Ö. 333–331). Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile birlikte M.S. I. yüzyılda Armutlu topraklarında birçok yerleşim görülmüştür. Kültürel faaliyetler M.S. II. yüzyılda başlamıştır. Armutlu bölgesi valiler tarafından yönetilmiştir. M.S. IX. yüzyılda ise Arap-Müslümanların akınlarıyla bölge ayrılmıştır. Türklerin Anadolu‟yu fethetmesinden sonra, M.S. XIII. yüzyılın başlarında Armutlu bölgesine Türkmen kabileleri yerleşmiştir.Article Job and Life Satisfaction of the Medical Staff in Rehabilitation Centers(2012) Özgirgin, Nese; Doğan, Asuman; Deniz, Mehmet Engin; Odabaş, Hilal; Özyeşil, ZümraAmaç: Bu araştırmanın amacı, bedensel engelli ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı hastalarla çalışan sağlık personelinin, iş doyumu ve yaşam doyumu düzeylerini ve bazı değişkenlerle aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmada bağımsız değişkenlerle ilgili bilgiler araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgiler anketi ile elde edilmiştir. Sağlık personelinin iş doyumları İş Doyumu Ölçeği ve yaşam doyumları ise Yaşam Doyumu Ölçeği ile belirlenmiştir. Bulgular: Araştırmanın veri toplama grubunu oluşturan sağlık personelinin 108’i (%78,3) kadın ve 30’u (%21,7) erkek olmak üzere toplam 138 personel araştırmaya katılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; erkek personelin iş doyumu kadın personelden anlamlı düzeyde yüksekken, yaşam doyumu puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde farklılık saptanmamıştır. Çalışan sağlık personeli içerisinde iş doyumu ve yaşam doyumu en yüksek olan grup uzman hekimler iken, iş doyumu ve yaşam doyumu en düşük olan grubun ise fizyoterapistler olduğu görülmüştür. Mesleğinden yeterince tatmin olan, hastalarına yeterince faydalı olduğunu ifade eden, aldığı ücretin işinin karşılığı olduğunu düşünen personel ile iş yaşamının aile yaşamını olumsuz yönde etkilediğini söyleyen, iş yaşamında sorun yaşayan, üstleriyle olan kişisel ilişkilerine ve meslek grubu değişkenlerine göre sağlık personelinin iş doyumu ve yaşam doyumu puan ortalamaları arasında anlamlı düzeyde farklılıklar belirlenmiştir. Sonuç: Ayrıca sağlık personelinin iş doyumları ile yaşam doyumları arasında anlamlı düzeyde ilişki saptanmıştır. Yaptığı işten doyum almak, bireyin yaşam doyumunda ve üretkenliğinde önemli bir yere sahiptir. Bireyin yaşam ve iş doyumuna olumsuz etki eden etkenleri ortaya koymak ve bunlara çözüm üretmekle, hem üretkenliğini hem de iş ve yaşam doyumunu yükseltmek mümkün olabilir. Türk Fiz T›p Re hab Derg 2012;58:16-21. Anah tar Ke li me ler: Engelliler, sağlık personeli, iş doyumu,Article Okulöncesi Çocuklarının Türkçe Ediniminde Yaptıkları Kurallaştırma Hatalarının İncelenmesi(2012) Kabadayi, AbdülkadirDuygusal ve sosyal iletişimin en önemli birimlerinden biri olan dil, bilgi iletmek için sınırsız birleşimi olan istemli sembollerin kullanıldığı karmaşık bir iletişim sistemidir. Bu süreç içerisinde etkileşim ve iletişimi etkili bir şekilde gerçekleştirirken ses bilimsel, biçimbirimsel ve söz dizimi açısından dili kullananların gelişim seviyesi bakımından bazı hataların oluşması kaçınılmaz olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 3-6 yaş çocuklarının ana dili Türkçe edinim sürecinde yapmış oldukları kurallaştırma hatalarını incelemektir. Çalışmaya, Konya Karatay Fevzi Çakmak Anaokulu'na devam eden 36 okul öncesi öğrencisi tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Bu araştırmada, okulöncesi çocukları ana dil Türkçe ediniminde, dil bilgisi kurallarının en çok hangi unsurlarında kurallaştırma hatalarına gitmektedir sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmaya konu olan öğrenciler, boylamsal olarak, 12 hafta boyunca gözlemlenmişlerdir. Adı geçen öğrencilerin yaptığı kurallaştırma hataları kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların, Türkçedeki, isimden isim; fiilden isim yapan eklerle; soru eki, bildirme / tasarlama kipi, iyelik eki, zaman tümleci ve sayı kavramlarında kurallaştırma hataları yaptıkları bulunmuştur. Daha sonra adı geçen kurallaştırma hataları Türkçedeki yapım ekleri, çekim ekleri ve zaman tümleci başlıkları altında tema ve alt temalara ayrılarak sınıflandırılmıştır. Çalışma grubundaki çocukların çeşitli kurallaştırma hataları yaptıkları bulunmuş ve bu hatalar ilgili başlıklar altında örneklerle gösterilmiştir. En sonunda, okul öncesi öğrencilerinin yaptığı kurallaştırma hatalarının giderilmesi için öğretmen ve ebeveyne bazı önerilerde bulunulmuşturArticle Cardiac Iron Load and Novel P-Wave Measurements in Patients With Thalassemia Major the Role of P Index and Interatrial Block(2012) Kayrak, Mehmet; Abdulhalikov, Turyan; Acar, Kadir; Gül, Enes Elvin; Özbek, Orhan; Uçar, RamazanKalpteki demir yükünün ventriküler repolarizasyon üzerindeki olumsuz etkileri beta-talasemi hastalarında gösterilmiştir. Fakat atriyal fibrilasyon (AF) gelişiminin bağımsız risk faktörleri olan P-dalga parametreleri ile ilgili beta talasemili hastalarda kısıtlı bilgi vardır. Bu nedenle biz asemptomatik beta talasemili hastalarda P-dalga parametreleri ile magnetic rezonans görüntülemede (MRG) elde edilen demir yükü arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık.Çalışmaya 22 β-TM hastaları ve yaş ve cinsiyetle uyumlu olan 22 sağlıklı kontrol dahil edildi. P max, P min, and Pi β-TM grupta sağlıklı kontrole gore anlamlı derecede yüksek tespit edildi (p=0.005, p=0.01, and p=0.03, sırasıyla). Pd gruplar arasında benzer bulundu (p=0.46). Kısmı IAB prevalansı β-TM hastalarında artmış bulundu ve komplet IAB sadece bir hastada görüldü P-dalga parametreleri kardiyak T2*<20 msan and T2*>=20 msan olan hastalarda benzer bulundu. P-dalga parametreleri ile kardiyak T2* MRG değerleri arasında anlamlı korelasyon izlenmedi. Bu çalışma gösterdi ki, P-dalga parametreleri sol ventrikül fonksiyonları korunmuş olan β-TM hastalarında kısmen etkilenmiştir ve bu bozulma kardiyak demir yükü ile ilişkili değildir. Sonuç olarak, β-TMnin AF gelişmesindeki rolü halen tartışmalıdır.Article Okulöncesi Çocuklarının Türkçe Ediniminde Yaptıkları Kurallaştırma Hatalarının İncelenmesi(2012) Kabadayi, AbdülkadirDuygusal ve sosyal iletişimin en önemli birimlerinden biri olan dil, bilgi iletmek için sınırsız birleşimi olan istemli sembollerin kullanıldığı karmaşık bir iletişim sistemidir. Bu süreç içerisinde etkileşim ve iletişimi etkili bir şekilde gerçekleştirirken ses bilimsel, biçimbirimsel ve söz dizimi açısından dili kullananların gelişim seviyesi bakımından bazı hataların oluşması kaçınılmaz olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 3–6 yaş çocuklarının ana dili Türkçe edinim sürecinde yapmış oldukları kurallaştırma hatalarını incelemektir. Çalışmaya, Konya Karatay Fevzi Çakmak Anaokulu’na devam eden 36 okul öncesi öğrencisi tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Bu araştırmada, okulöncesi çocukları ana dil Türkçe ediniminde, dil bilgisi kurallarının en çok hangi unsurlarında kurallaştırma hatalarına gitmektedir sorusuna cevap aranmıştır. Araştırmaya konu olan öğrenciler, boylamsal olarak, 12 hafta boyunca gözlemlenmişlerdir. Adı geçen öğrencilerin yaptığı kurallaştırma hataları kayıt altına alınmıştır. Katılımcıların, Türkçedeki, isimden isim; fiilden isim yapan eklerle; soru eki, bildirme / tasarlama kipi, iyelik eki, zaman tümleci ve sayı kavramlarında kurallaştırma hataları yaptıkları bulunmuştur. Daha sonra adı geçen kurallaştırma hataları Türkçedeki yapım ekleri, çekim ekleri ve zaman tümleci başlıkları altında tema ve alt temalara ayrılarak sınıflandırılmıştır. Çalışma grubundaki çocukların çeşitli kurallaştırma hataları yaptıkları bulunmuş ve bu hatalar ilgili başlıklar altında örneklerle gösterilmiştir. En sonunda, okul öncesi öğrencilerinin yaptığı kurallaştırma hatalarının giderilmesi için öğretmen ve ebeveyne bazı önerilerde bulunulmuştur.Article Boşnaklar‟ın Bosna-hersek Devleti‟ni Kurma Mücadelesi ve Alıja Izetbegovıc(2012) Halilovic, Cemile TekinEski Yugoslavya Devleti‘nin dağılmasından sonra, 1991 yılında Bosna- Hersek Devleti Alija Izetbegovıc önderliğinde kurulmuştur.Müslüman bir ailenin çocuğu olan Izetbegovıc, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de önemli vazifelerde bulunmuştur.Saray-Bosna‘da henüz lise öğrencisiyken politikayla ilgilenmeye başlayan Izetbegovıc, Müslüman Gençler Külübü‘ne katılmıştı.Bu süre zarfında ise kendini İslami eğitim açışından geliştirmiştir.1946 ve 1983 yılları arasındaki politik faaliyetlerinden dolayı iki kez tutuklanan Izetbegovıc, dokuz yıl hapis cezası çekmiştir.Haisten çıktıktan sonra arkadaşlarıyla birlikte Demokratik Eylem Partisi‘ni kurmuştur.Bu olayı takiben Bosna-Hersek Devleti bağımsızlığını ilan etti ve Izetbegovic Cumhurbaşkanı olarak seçildi.İki dönem cumhurbaşkanlığı yaptıktan sonra, kendi isteği ile görevi bırakmıştır.Eylül,2003 yıl‘ında Saray-Bosna‘da vefat etmiştir.Aynı zaman‘da bir çok önemli kitab‘ın yazarı olan Izetbegovic‘in önemli kitapları arasında''İslam Deklarasyonu‘ ve̳Doğu ve Batı Arasında İslam‘bulunmaktadır.Article Kalp Yetersizliğinde Nebivolol ve Bisoprololün Kalp Hızı Değişkenliği Üzerine Etkisi(2012) Akilli, Hakan; Yazıcı, Mehmet; Demir, Kenan; Kayrak, Mehmet; Aribas, Alpay; Sizer, MuratAmaç: Azalmış kalp hızı değişkenliği (HRV), kalp yetmezliği (KY) hastalarında kardiyak mortalite, ani ölüm ve aritmik olayların güçlü bir belirleyicisidir. Beta bloker (BB) tedavisinin KY hastalarında HRV’yi artırdığı gösterilmiştir. Çalışmamızda ikinci kuşak selektif bir BB olan Bisoprolol ile nitrik oksit salınımı gibi ilave özelliklere sahip, üçüncü kuşak bir BB olan Nebivolol’ün KY hastalarında HRV üzerine etkilerini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya yeni KY tanısı konan, BB tedavi almayan, ejeksiyon fraksiyonu %40'ın altında olan 40 hasta alındı. Hastalar iki gruba randomize edildi. Birinci grup standart KY tedavisine ek olarak nebivolol, ikinci gruba standart KY tedavisine ek olarak bisoprolol tedavisi başlandı. Tüm hastalara BB tedavisinden önce ve tolere ettikleri maksimum BB dozuna ulaştıktan bir ay sonra 24 saat holter kaydı yapıldı. HRV değişkenlerinden zaman-alan analizi için; R-R aralıklarının standart sapması (SDNN), kayıttaki 5 dakikalık segmentlerin ortalama R-R aralıklarının standart sapması (SDANN), komşu R-R aralıklarının arasındaki farkların karelerinin top- lamı alındıktan sonraki ortalamanın kare kökü (rMSSD); frekans-alan analizi için düşük frekans (LF), yüksek frekans (HF), LF/HF değerleri kullanıldı. Bulgular: Ortalama BB dozu nebivolol için 8,9±1,9 mg ve bisoprolol için 8,5±2,2 mg olarak hesaplandı. SDNN ve rMSSD’de her iki grupta da başlangıç ölçümlere göre anlamlı artış izlendi (nebivolol ve bisoprolol için p<0,05). LF ve HF değerleri nebivolol grubunda başlangıç ölçümlere göre anlamlı olarak artarken (sırasıyla p<0,05, p<0,01), bisoprolol grubunda ise anlamlı değişiklik izlenmedi. SDANN ve LF/HF oranları açısından gruplar arası anlamlı fark tespit edilmedi. Sonuç: Nebivolol ve bisoprolol, orta ve ileri KY hastalarında HRV’nin zaman ve frekans alan indekslerinde benzer ölçüde artış sağlamaktadır.Other Konya Koyunoğlu Kütüphanesinde Bulunan Alevilik ve Bektaşilik ile İlgili Yazma Eserler(2012) Kaplan, DoğanKonya, anıtsal tarihi binaları kadar yazma eser barındırması yönüyle de ülkemizin en önemli kentlerinden biridir. Bu tarihî kentte beş tane çok önemli yazma eser kütüphanesi bulunmaktadır. Bunlar; Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi, Mevlana Müzesi Yazma Eserler Kütüphanesi, Mevlana Müzesi Abdülbaki Gölpınarlı Kütüphanesi, Yusuf Ağa Kütüphanesi ve Konya Büyükşehir Belediyesi İzzet Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesidir. Bu kütüphanelerden ilk dördü, alanın ilgililerince yeterince tanınmasına karşın, bu önemli yazma kütüphanelerinden biri olan Konya İzzet Koyunoğlu Kütüphanesinin yeterince tanındığını söylemek mümkün görünmemektedir. Adı geçen kütüphane, Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları açısından da önemli materyallere sahiptir. Zira kütüphaneye adını veren İzzet Koyunoğlu, bir koleksiyoner olarak Türkiye’nin her tarafından eser toplamıştır ki bunların önemli bir kısmı da Alevilik ve Bektaşilik ile ilgilidir. Bu bibliyografik çalışmanın amacı bir taraftan araştırıcıların dikkatini bu kütüphaneye çekmek diğer taraftan makalenin ana konusu olan bu kütüphanedeki Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili yüzün üzerindeki eserin tanıtımını yapmaktır. İlgili liste incelendiğinde adı geçen kütüphanenin Alevilik ve Bektaşilik ile ilgili zengin bir arşive sahip olduğu açıkça görülecektir.Other Hacı Bektaş ve Hacı Toğrul Karşılaşması: Güvercin ve Doğan Donuna Bürünme(2012) Solmaz, Bünyamin; Taşğın, AhmetMakale, Hacı Bektaş Velâyetnamesi’nde Hacı Bektaş ve Hacı Tuğrul arasında da cereyan eden Güvercin ve Doğan şekline bürünmeyi ele aldı. Güvercin ve Doğan motifi farklı birden fazla metinde yer alışlarına bakılmaksızın burada yer verildi. Böylece Hacı Bektaş Velâyetnamesi’nden yola çıkarak Hacı Bektaş ile Hacı Tuğrul arasında geçen olayın batini ve değişmeceli anlamı üzerinde duruldu. Güvercin ve Doğan motiflerinin yer aldığı farklı iki metinlerden ilki Güvercin İlahisi diğeri de Güvercin Manzumesi’dir. Bu manzume, Şah İsmail mahlasıyla Güvercin Manzumesi şeklinde Alevi Bektaşi topluluklar arasında da okunmaktadır. Hacı Bektaş’ın Rum’a yöneldiğinde Rum Erenleri onun Rum’a gelişine engel olmak için birçok tedbir aldılar. Fakat bu tedbirlerin hiçbirinde başarıya ulaşıp sonuca ulaşamadılar. Bu önlemlerden bir tanesi Hacı Tuğrul’un Doğan şekline bürünüp Güvercin şeklinde Rum’a giren Hacı Bektaş’ı yakalamak için hamle yapmasıdır. Makale bu konuya aktarılan metinler üzerinden açıklık getirdi. Sonuç olarak makale farklı metinler üzerinden karşılaştırmalı ele alan ilk çalışmadır. Bu bakımdan da metinlerde ele alınan konu, farklı bağlamlarıyla aktarılmalarına karşın metinler ortak konu etrafında birbirini desteklemektedir. Metinlerdeki kişiler ve birbirleriyle diyaloglarının statüleri etrafında hangi anlamlar içerdiği, Güvercin ve Doğan motifi ile aktarmayı amaçladığı içerik, hangi ortamda nasıl geliştiği üzerinde duruldu.

