Türkiye için deniz kadastrosu kavramsal çerçevesinin belirlenmesi ve arazi yönetimi alan modeli (ISO 19152) tabanlı veri modelinin geliştirilmesi
Türkiye için deniz kadastrosu kavramsal çerçevesinin belirlenmesi ve arazi yönetimi alan modeli (ISO 19152) tabanlı veri modelinin geliştirilmesi
Abstract
From the past to the present, the effective management and efficient use of terrestrial areas have been prioritised, while marine areas have been given lower priority. However, it is increasingly recognised that a country's interests are not limited to its land areas; national sovereignty encompasses a holistic structure that includes land, sea and air elements. For Türkiye, which is surrounded by seas on three sides and has maritime jurisdiction zones nearly as extensive as its land area, coastal and maritime areas are of great ecological, economic and strategic importance. These areas can directly or indirectly affect numerous sectors of various types. However, uncertainties in determining and managing rights, responsibilities and restrictions in coastal and marine areas lead to various legal, technical and administrative problems. In this context, 'marine cadastre' refers to the recording of coastal and marine areas in the same way as terrestrial areas, the determination of rights of use, responsibilities and restrictions, and answering the questions 'where, how much, what is there?', managing spatial data related to marine areas in a holistic manner, thereby reducing or preventing conflicts between uses. The primary objective of this study is to establish a conceptual framework for a marine cadastre to ensure the sustainable management of rights, responsibilities, and restrictions within Türkiye's coastal and marine areas. In accordance with this framework, the study aims to develop a national 'Türkiye Marine Cadastre Data Model' based on the ISO 19152 Land Administration Domain Model. The methodology involved conducting surveys and interviews with key stakeholders involved in the management of these areas, enabling a multidimensional assessment of the existing legal, technical, and administrative infrastructure. Through practitioner experiences, systemic deficiencies were identified, providing a foundation for data-driven future strategies. Based on these findings, a comprehensive marine cadastre conceptual framework tailored to Türkiye's specific requirements was designed, informed by national/international regulations and global best practices. In the final stage, the 'Türkiye Marine Cadastre Data Model' was developed to systematically define and manage parties, spatial units, and their associated rights, responsibilities, and restrictions in alignment with international standards. This study establishes a conceptual marine cadastre framework that serves as a fundamental infrastructure for practitioners and administrators in the implementation process within Türkiye. It demonstrates that the developed 'Türkiye Marine Cadastre Data Model' effectively defines party-related data, models the life cycle of rights, responsibilities, and restrictions within a technical structure, and enables the comprehensive representation of multidimensional spatial data. These capabilities underline the model's applicability in planning, monitoring, and decision-making processes for the sustainable management of Türkiye's marine areas. Consequently, the study provides one of the most important technical foundations for the implementation of the 'Blue Homeland', ensuring that it transcends being merely a strategic and policy document to become a functional administrative reality.
Geçmişten günümüze karasal alanların etkin yönetimi ve verimli kullanımı öncelikli bir konu olarak ele alınırken denizel alanlara daha az bir öncelik verilmiştir. Ancak günümüzde bir ülkenin çıkarlarının yalnızca kara alanıyla sınırlı olmadığı; ulusal egemenliğin kara, deniz ve hava unsurlarını içeren bütüncül bir yapıyı kapsadığı gerçeği giderek daha fazla kabul görmektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ve kara yüzölçümüne yakın genişlikte deniz yetki alanlarına sahip Türkiye için; kıyı ve denizel alanlar ekolojik, ekonomik ve stratejik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bu alanlar, farklı türde ve çok sayıda sektörü doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyebilmektedir. Ancak kıyı ve denizel alanlardaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların belirlenmesi ve yönetilmesi konularında yaşanan belirsizlikler çeşitli yasal, teknik ve yönetimsel sorunlara yol açmaktadır. Bu bağlamda 'deniz kadastrosu', kıyı ve denizel alanlarında karasal alanlara benzer şekilde kayıt altına alınması, kullanım hak, sorumluluk ve sınırlılıkların belirlenmesi, 'ne, nerede, ne kadar?' sorularına yanıt verilmesi, denizel alanlara ilişkin mekânsal verilerin bütüncül bir yapıda yönetilmesi ve kullanımlar arası uyuşmazlıkların azaltılması veya engellenmesi açısından en iyi yönetim ve uygulama araçlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin kıyı ve denizel alanlarındaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların sürdürülebilir kullanımı ve yönetimini sağlamak üzere deniz kadastrosuna yönelik kavramsal bir çerçeve oluşturmak ve bu çerçeve doğrultusunda ISO 19152 Arazi Yönetimi Alan Modeli tabanlı özgün bir 'Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modeli' geliştirmektir. Belirlenen bu amaç doğrultusunda izlenen yöntemde; öncelikle Türkiye'nin kıyı ve denizel alan yönetimine dahil olan paydaşlarla anket uygulamaları ve mülakat görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Böylelikle mevcut yasal, teknik ve yönetimsel altyapı çok boyutlu olarak değerlendirilmiş; sistemdeki eksiklikler uygulayıcı deneyimleriyle saptanarak gelecek stratejilerine veri temelli bir altlık oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular ile ulusal/uluslararası düzenlemeler ve küresel ölçekteki güncel deniz kadastrosu uygulamaları ışığında, Türkiye'nin özgün gereksinimlerini karşılayan bütüncül bir deniz kadastrosu kavramsal çerçevesi tasarlanmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise; paydaşların, mekânsal birimlerin ve bunlara ilişkin hak, sorumluluk ve sınırlılıkların uluslararası standartlara uygun şekilde tanımlanması ve sistematik bir şekilde yönetilmesi amacıyla, ISO 19152 Arazi Yönetimi Alan Modeli temel alınarak 'Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modeli' geliştirilmiştir. Bu çalışma ile Türkiye'de deniz kadastrosu uygulamasının hayata geçirilmesi sürecinde, uygulayıcılara ve yöneticilere temel altyapı olarak kullanılabilecekleri kavramsal bir deniz kadastrosu sistemi ortaya konulmuştur. Geliştirilen Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modelinin; paydaşlara ilişkin verileri bütüncül bir biçimde tanımlayabildiği, denizel alanlardaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların yaşam döngüsünü teknik bir yapıda kurgulayabildiği ve çok boyutlu mekânsal verilerin kapsamlı bir biçimde temsil ve yönetimini mümkün kıldığı belirlenmiştir. Modelin sunduğu yetenekler, Türkiye'nin denizel alanlarının sürdürülebilir yönetimine yönelik planlama, izleme ve karar alma süreçleri açısından uygulanabilirliğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak çalışma; Mavi Vatan doktrininin yalnızca bir strateji ve politika belgesi olarak kalmamasını sağlayarak, uygulamaya aktarılmasına yönelik en önemli teknik altyapılardan birini sağlamaktadır.
Geçmişten günümüze karasal alanların etkin yönetimi ve verimli kullanımı öncelikli bir konu olarak ele alınırken denizel alanlara daha az bir öncelik verilmiştir. Ancak günümüzde bir ülkenin çıkarlarının yalnızca kara alanıyla sınırlı olmadığı; ulusal egemenliğin kara, deniz ve hava unsurlarını içeren bütüncül bir yapıyı kapsadığı gerçeği giderek daha fazla kabul görmektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ve kara yüzölçümüne yakın genişlikte deniz yetki alanlarına sahip Türkiye için; kıyı ve denizel alanlar ekolojik, ekonomik ve stratejik açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bu alanlar, farklı türde ve çok sayıda sektörü doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyebilmektedir. Ancak kıyı ve denizel alanlardaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların belirlenmesi ve yönetilmesi konularında yaşanan belirsizlikler çeşitli yasal, teknik ve yönetimsel sorunlara yol açmaktadır. Bu bağlamda 'deniz kadastrosu', kıyı ve denizel alanlarında karasal alanlara benzer şekilde kayıt altına alınması, kullanım hak, sorumluluk ve sınırlılıkların belirlenmesi, 'ne, nerede, ne kadar?' sorularına yanıt verilmesi, denizel alanlara ilişkin mekânsal verilerin bütüncül bir yapıda yönetilmesi ve kullanımlar arası uyuşmazlıkların azaltılması veya engellenmesi açısından en iyi yönetim ve uygulama araçlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin kıyı ve denizel alanlarındaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların sürdürülebilir kullanımı ve yönetimini sağlamak üzere deniz kadastrosuna yönelik kavramsal bir çerçeve oluşturmak ve bu çerçeve doğrultusunda ISO 19152 Arazi Yönetimi Alan Modeli tabanlı özgün bir 'Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modeli' geliştirmektir. Belirlenen bu amaç doğrultusunda izlenen yöntemde; öncelikle Türkiye'nin kıyı ve denizel alan yönetimine dahil olan paydaşlarla anket uygulamaları ve mülakat görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Böylelikle mevcut yasal, teknik ve yönetimsel altyapı çok boyutlu olarak değerlendirilmiş; sistemdeki eksiklikler uygulayıcı deneyimleriyle saptanarak gelecek stratejilerine veri temelli bir altlık oluşturulmuştur. Elde edilen bulgular ile ulusal/uluslararası düzenlemeler ve küresel ölçekteki güncel deniz kadastrosu uygulamaları ışığında, Türkiye'nin özgün gereksinimlerini karşılayan bütüncül bir deniz kadastrosu kavramsal çerçevesi tasarlanmıştır. Çalışmanın son aşamasında ise; paydaşların, mekânsal birimlerin ve bunlara ilişkin hak, sorumluluk ve sınırlılıkların uluslararası standartlara uygun şekilde tanımlanması ve sistematik bir şekilde yönetilmesi amacıyla, ISO 19152 Arazi Yönetimi Alan Modeli temel alınarak 'Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modeli' geliştirilmiştir. Bu çalışma ile Türkiye'de deniz kadastrosu uygulamasının hayata geçirilmesi sürecinde, uygulayıcılara ve yöneticilere temel altyapı olarak kullanılabilecekleri kavramsal bir deniz kadastrosu sistemi ortaya konulmuştur. Geliştirilen Türkiye Deniz Kadastrosu Veri Modelinin; paydaşlara ilişkin verileri bütüncül bir biçimde tanımlayabildiği, denizel alanlardaki hak, sorumluluk ve sınırlılıkların yaşam döngüsünü teknik bir yapıda kurgulayabildiği ve çok boyutlu mekânsal verilerin kapsamlı bir biçimde temsil ve yönetimini mümkün kıldığı belirlenmiştir. Modelin sunduğu yetenekler, Türkiye'nin denizel alanlarının sürdürülebilir yönetimine yönelik planlama, izleme ve karar alma süreçleri açısından uygulanabilirliğini kanıtlamaktadır. Sonuç olarak çalışma; Mavi Vatan doktrininin yalnızca bir strateji ve politika belgesi olarak kalmamasını sağlayarak, uygulamaya aktarılmasına yönelik en önemli teknik altyapılardan birini sağlamaktadır.
Description
Keywords
Jeodezi ve Fotogrametri, Geodesy and Photogrammetry
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Volume
Issue
Start Page
End Page
327
