Kansun, Gürsel

Job Title:Dr. Öğr. Üyesi
Email Address:gkansun@ktun.edu.tr
Main Affiliation:02.07. Department of Geological Engineering
Status: Current Staff
Scopus ID:Scopus Profile14123249900
YÖK Akademik: ED54D71A1649B212
Google Scholar:Google Scholar ProfilefYUTXJAAAAAJ
Web of Science ID:Web of Science ProfileCXE-5457-2022
Name Variants:
Kansun, Gursel Kansun, G.

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 21
  • Conference Object
    Kızören (karatay-konya) Çevresindeki Obrukların Jeolojik ve Morfolojik Özellikleri
    (Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği, 2022) Arık, Fetullah; Dülger, Alper; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Göçmez, Güler; Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ilinin yaklaşık 65 km kuzeydoğusunda bulunan Kızören mahallesi çevresinde belirlenen obrukların jeolojik ve geometrik özelliklerinin verilmesini amaçlamaktadır. Konya – Aksaray yolu üzerinde bulunan bölgede tespit edilen obruk sayısı 50’ dir. Bölgede çok sayıda kırık sistemi bulunmaktadır. Bu kırık sistemleri KG, DB ve KB-GD gidişe sahiptir. Bölgedeki en eski obruk olan Kızören obruğunun uzun ekseni 327 m, kısa ekseni 232 m olan elips şeklinde bir yapıya sahiptir. Bölgedeki obrukların derinlikleri 0.15 m ile 1.5 m arasında değişmektedir. Obrukların uzun eksenleri 1.4 m ile 26 m arasındadır. Yerleşim yerlerine ve ana yollara oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 7 m2 ile 1259 m2 arasında değişmektedir. Belirlenen obrukların uzun eksenleri ile hazırlanan gül diyagramına göre obrukların uzun eksenlerinin büyük bir bölümü K 20o -40o D arasında değişmektedir. Obrukların tamamı 1019-1090 m kotları arasındadır. İnceleme alanında bulunan obrukların çoğu, Üst Miyosen – Alt Pliyosen yaşlı İnsuyu Formasyonu üzerine çökelmiş çakıl, kum ve jipslerden oluşan Pleyistosen yaşlı Tuzgölü Formasyonu içerisinde gözlenmektedir. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar gözlenmekte ve obruklar aşağıya doğru daralan bir yapı sunmaktadır. Kızören yöresindeki obrukların temel birimleri ve İnsuyu Formasyonu’ nu kesen kırık sistemleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bölgede yapılan sondajlarda kalınlıkları 40 cm ile 2 m arasında değişen en az 10 farklı seviyede boşluklar vardır. Kızören Obruğu’nun batısında yapılan çok elektrotlu elektrik özdirenç tomografi (ERT) çalışmalarına göre boşluklar batıya doğru azalarak devam etmektedir. Bölgedeki obruklar gerek yerleşim yerleri gerekse ulaşım ağları için tehlike arz etmektedir.
  • Conference Object
    Sazgeçit-sarıtopallı (ereğli-konya) Çevresinin Jeolojisi ve Obruk Oluşumları
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan; Göçmez, Güler; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Dülger, Alper; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ilinin yaklaşık 140 km güneydoğusunda bulunan Ereğli ilçesinin batısındaki Sazgeçit ve Sarıtopallı mahalleleri arasında belirlenen obrukların jeolojik ve geometrik özelliklerinin verilmesini amaçlamaktadır. İnceleme alanında temeli Geç Miyosen - Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu oluştururken Pleyistosen-Holosen yaşlı Hotamış formasyonu ve Holosen yaşlı Akhüyük travertenleri bu birimi uyumsuzlukla örtmektedir. Bölgede derinlikleri 0.15 m ile 3 m ve çapları 1 m ile 80 m arasında değişen 114 adet obruk tespit edilmiştir. Yerleşim yerlerine ve Ereğli Organize Sanayi Bölgesi’ne oldukça yakın olan obrukların alanları 0.79 m2 ile 5024 m2 arasında değişmektedir. Belirlenen obrukların çoğu dairesel bir yapıya sahiptir. Obrukların tamamı 1015-1022 m kotları arasındadır. Bölgede çok sayıda yüzey yarıkları bulunmaktadır. İnceleme alanında bulunan obrukların çoğu Hotamış formasyonunun suya doygun koyu renkli topraklarından oluşan Bataklık üyesi içerisinde bulunmaktadır. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar gözlenmektedir. Tespit edilen obruklar derine doğru daralan bir yapı sunmaktadır. Ayrıca bölgede içerisinde çok sayıda küçük ölçekli obruk barındıran yaklaşık 200 m çapına varan çöküntü alanları yer almaktadır. Bölgedeki obruklar gerek yerleşim yerleri gerekse sanayi alanları için tehlike arz etmektedir.
  • Article
    The Stratigraphic and Petrographic Characteristics of Metamorphites of Alanya Unit, and the Porphyroblast - Foliation Relationships in Sugözü Complex (Middle Nappe), Anamur-MersinTurkey
    (EJOSAT, 2020) Kansun Gürsel; Koçak Kerim; Afzali Ahmad Omid; Öztürk Alican; Delikan Arif; Delikan Selma; Işık Fuat
    The study area is located in the southern part of the Central Taurus in Anamur (Mersin) vicinity. The Alanya Unit consisting of completely metamorphites consists of threeimbricate metamorphic nappes. Lower-Middle Cambrian aged the Mahmutlar group (lower nappe) is composed of widespread mica schists containing crystallized limestone, cherty dolomite, quartzite interlevels and greenschist lenses. Precambrian aged Sugözü complex (middle nappe) contains kyanite-sillimanite-staurolite mica schists and widespread garnet-mica schists, which contain greenschist-amphibolite-amphibol schist bands-lenses and metagabro-metadiabase dykes-interlevels. In the middle nappe, Cambrian and Permian blocks belonging to Alanya Unit are observed. The Yumrudağ group (upper nappe) begins with Lower-Middle Cambrian aged mica schists containing cherty dolomite, crystallized limestone, quartzite interlevels and greenschist lenses. Higher up with an unconformity pass into the Upper Permian aged alternation of quartz schist - calc schist - crystallized limestone - phyllite and thick bituminous crystallized limestone containing greenschist lenses. Barite, copper and galenite formations take place in upper nappe lithologies (Ağzıkara formation). Upper Paleocene - Middle Eocene aged Kötekler formation unconformably overlies the Alanya Unit. Alanya Unit has been subjected to multi-stage deformations in connection with intense tectonic movements. Especially, biotite (brown, green) + muscovite + garnet (prop-almandine-grossular) + quartz ± chlorite (ripidolite-picnochlorite, pennin-clinochlore) ± kyanite ± staurolite ± sillimanite + plagioclase (albite-oligoclase-andesine) ± epidote ± zoisite/clinozoisite ± orthoclase + tourmaline (green, brown) ± graphite ± sphene ± rutile ± apatite mineral paragenesis are observed in metapelitic and metasemipelitic rocks belonging to Sugözü complex (middle nappe). Amphibolites and amphibole schists of this complex contain hornblende (tchermacite, ferro-tchermacite, magnesio-hornblende and edenite) + garnet + plagioclase (albite-oligoclase-andezine) ± relic clinopyroxene (augite-pigeonite) + chlorite (ripidolite, clinochlore) ± orthoclase ± epidote ± zoisite/clinozoisite ± biotite (green, brown) ± actinolite ± muscovite ± quartz ± calcite ± sphene ± apatite ± rutile mineral assemblage. Hornblende (tchermacite, ferro-tchermacite) + plagioclase (albite-oligoclase-andesine) + relic clinopyroxene (augite) ± garnet + quartz + chlorite (ripidolite, pennin-clinochlore) ± actinolite ± zoisite/clinozoisite ± epidote ± calcite ± sphene ± apatite is observed in metagabbros and metadiabases. The greenschists are characterized by tremolite + actinolite + chlorite (ripidolite-picnochlorite) + plagioclase (albite) ± garnet + zoisite / clinozoisite + epidote ± quartz ± microcline ± relic clinopyroxene (augite) ± calcite + sphene ± apatite mineral assemblage. Especially when the index minerals, different mineral paragenesis and deformation-metamorphism relations within the Sugözü complex take into account, it has been seen that Alanya unity underwent three phases of metamorphism which follow one another.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    The Effects of Petrographic Differences on The Geomechanical Properties and Freeze-Thawing (f-T) Processes of Building Stones Used in Aya Helena Church (sille/Konya
    (VORONEZH STATE TECHNICAL UNIV, 2020) Saydan, Murat; Keskin, Ülkü Sultan; Kansun, Gürsel
    Statement of the problem. Located in the very center of Anatolia, Konya houses many historical artefacts. Sille, which has an important place in the history of Christianity, is also within the borders of Konya. In this region,Volcanic rocks were formed as a result of volcanism activities that occurred thousands of years ago. These rocks have been used in many historical building in the Sille and Konya city center. One of this structures is the Aya Helena Church. Results and conclusions. Within the scope of this study, many samples were taken from the volcanic rocks with similar petrographic properties used in the Aya Helena Church excavated from the Sille region of Konya. These stones were investigated to index and mechanical properties and the resulting loss of strength of F-T cycles. Thus, although these rocks, known as Sille rocks in the region, show similar characteristics in terms of external appearance, their index and mechanical properties seem to be significantly different from each other.
  • Conference Object
    Stratigraphy and Petrographical Properties of the Kazdağ Massif Metamorphites in the North of Güre-Çamlıbel, Edremit-Balıkesir
    (SETSCI, 2019) Kansun, Gürsel; Afzali, Ahmad Omid; Ökmen, Gülçin
    The study area covers Kaz Mountain and its surroundings which is located in the north of Güre, Çamlıbel and Arıtaşı Neighborhoods of Edremit District of Balıkesir Province. The Kazdağ Massif which is estimated to be of Paleozoic primitive age starts with the Fındıklı formation in the lower part. This formation is composed of hornblende gneiss, biotite-hornblende gneiss, epidote-hornblende gneiss, epidote-biotite gneiss, garnet-biotite gneiss, garnet-hornblende gneiss, disten-garnet-mica schist and disten-garnet-biotite schist which show alternation with crystallized limestones (Altınoluk marble member). In the upper part of the Fındıklı formation, there are crystallized limestones (Babadağ marble member). Tozlu formation which is tectonically overlain Fındıklı formation consists of amphibolite – amphibole schist (amphibolite member), metadunite – metaproxenite – metaproxenhornblendite - serpentinite (metaophiolite member) and crystallized limestones (marble member) with lateral-vertical transition with each other. Sarıkız formation is observed with an unconformity on Tozlu formation. Sarıkız formation starts with the thin gneiss level in the lower part, and upwards, higher up pass into thick crystallized limestones with calcschist interlevels. In the upper part Sütüven formation which is observed tectonically is composed of mica gneiss - sillimanite-biotite gneiss - hornblende-biotite gneiss including granitic gneiss (granitic gneiss member) - amphibolite - marble bands and lenses. The anatexis ve migmatite is sometimes observed in Sütüven formation. The mineral assemblage which consist of hornblende (tschermakite, edenite and barroisite) + plagioclase (albite-oligoclaseandesine) + quartz ± orthoclase + biotite (brown, green) + garnet (prop-almandine-grossular) ± epidote ± zoisite / clinozoisite ± chlorite (ripidolite-picnochlorite, penninite-clinochlore) ± kyanite ± staurolite + muscovite ± calcite ± sillimanite ± microcline + tourmaline (green, brown) + sphene ± rutile ± apatite are observed in amphibole gneisses and biotite gneisses which constitute the dominant lithology of Fındıklı formation. The disten-garnet-mica schist and disten-garnet-biotie schist which are observed in the upper part of fındıklı formation show the mineral assemble which consist of biotite (brown) + quartz + garnet (propalmandine-grossular) + kyanite + sillimanite + plagioclase (albite-oligoclase-andesine) ± muscovite + chlorite (ripidolitepicnochlorite, penninite-clinochlore) ± epidote ± zoisite / clinozoisite + orthoclase + tourmaline (green) ± sphene ± rutile ± apatite. The mineral assemblage which consist of plagioclase (albite-oligoclase-andesin) + quartz ± orthoclase + biotite (brown and green) ± sillimanite + hornblende (tschermakite) ± garnet (prop-almandine-grossular) ± epidote ± zoisite / clinozoisite ± chlorite (ripidolite-picnochlorite, penninite-clinochlore) + muscovite ± kyanite ± calcite ± staurolite ± microcline + tourmaline (green, brown) + sphene ± rutile ± apatite are observed in mica gneiss, sillimanite-biotite gneiss and hornblende-biotite gneiss which constitute the dominant lithology of Sütüven formation. The amphibolites which are located as interlevels in this formation are evident with the mineral assemblage which consist of hornblende (tschermakite) + plagioclase (albite-oligoclase-andesine) ± biotite (brown) ± quartz ± epidote ± zoisite / clinozoisite ± chlorite (ripidolite-picnochlorite, penninite-clinochlore) + sphene. The granitic gneisses belonging to Sütüven formation show the mineral assemblage which consist of plagioclase (albiteoligoclase-andesine) + orthoclase + quartz + biotite (brown) ± hornblende (tschermakite) + garnet (prop-almandine-grossular) ± chlorite (ripidolite-picnochlorite, penninite-clinochlore) ± epidote ± zoisite / clinozoisite + sphene ± rutile ± apatite. That both the mineral paragenesis in different metamorphism conditions is observed in the metapelitic-metasemipeliticmetabasic rocks which are located in especially the Fındıklı and Sütüven formations of the Kazdağ Massif and this massif has exposed to metamorphism with multi-stage as a result of dense tectonic movements indicate that this massif has undergone metamorphism of least three stage.
  • Article
    Ürünlü (çumra-konya) Çevresinde Yeraltısuyu Seviye Değişimleri ve Obruk Oluşumları
    (2022) Göçmez, Güler; Dülger, Alper; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan
    Konya Kapalı Havzası içerisinde yer alan Ürünlü (Çumra-Konya) Mahallesi ve çevresi tarımsal üretim bakımından havzanın en önemli bölgelerinden biridir. Çumra İlçesinin yaklaşık 9 km doğusunda bulunan Ürünlü mahallesi ve çevresinde Geç Miyosen-Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu temeli oluşturmaktadır. Çumra bölgesinde 43 adet sondaj kuyusundan seviye ölçümü yapılmıştır. Kuyuların derinlikleri 20-200 m, debileri 5-40 l/s, beslenim dönemindeki statik seviyesi 13.9-110.26 m, boşalım dönemindeki statik seviyesi 22 m-101.2 m’dir. Bu dönemler arasında kuyularda 0.1 m ile 29 m arasında düşüm olmuştur. İnceleme alanında Konya Fay Zonu’na paralel fayların yanı sıra yaklaşık D-B doğrultulu faylar da yer almaktadır. Obrukların Konya Fay Zonu doğrultusuna paralel oldukları tespit edilmiş olup bölgedeki obruk oluşumlarının faylarla ilişkili olduklarını göstermektedir. İnceleme alanındaki obruklar İnsuyu formasyonu ve üzerine çökelmiş genç birimler içerisinde oluşmaktadır. Obrukların tamamı 1000-1010 m kotları arasındadır. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar bulunmakta ve obruklar derine doğru daralan bir yapı sunmakta ve obrukların gelişimi devam etmektedir. Ürünlü Mahallesinin kuzey kesiminde yaklaşık 1.4 x 1.0 km boyutlu alan içinde 23 adedinin derinliği 1-3 m arasında, 342 adedinin derinliği 1 m’den daha sığ olmak üzere toplam 365 adet obruk tespit edilmiştir. Obrukların uzun eksenleri 0.7 m ile 88.5 m, kısa eksenleri ise 0.7-44.0 m arasında değişmektedir. Yerleşim bölgelerine ve bazı tarımsal sanayi üretim tesislerine oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 0.38 m2 ile 2674.69 m2 arasındadır. Bölgede çok su isteyen mısır, ayçiçeği vb. bitkilerin ekilmesi, kuyulardan yapılan aşırı su çekimi yeraltısuyu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk oluşumunu hızlandırmaktadır. Akiferlerden olan çekim beslenimden oldukça fazladır. Her geçen gün artan kaçak kuyular, uygun olmayan bitki deseni, aşırı çekim yeraltı su seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk, yarık ve çatlakların oluşumunu hızlandırmaktadır. Bölgedeki obruklar yerleşim yerleri ve tarımsal sanayi üretim tesisleri için tehlike arz etmektedir.
  • Book
    Obruk Teknik Klavuz
    (Paradigma Akademi Yayınları, 2023) Arık, Fetullah; Bilgilioğlu, Süleyman Sefa; İban, Muzaffer Can; Delikan, Arif; Göçmez, Güler; Döyen, Adnan; Kansun, Gürsel; Gezgin, Cemil; Bilgilioğlu, Hacer; Dülger, Alper
    Obruk Türkçe kökenli bir kelime olup, çökme dolinlerine verilen özel bir isimdir.Konya ilimizde yaygın olarak Karapınar, Çumra, Karatay ve Cihanbeyli ilçeleri çevresinde irili ufaklı, sulu veya susuz çok sayıda obruk bulunmaktadır. Obruk riski oluşan bölgelerde imar planına esas çalışmalar, demir yolları, doğalgaz boru ve enerji nakil hatları ile otoyollarda obruk risk analizi yapılması gerekmektedir. Obruk oluşumları sadece günümüzde değil binlerce hatta yüzbinlerce yıldır devam eden jeolojik olaylardır. Ancak son yıllarda Konya Kapalı Havzası’nda obruk oluşumlarının hızı artmıştır. Özellikle son 10-15 yıllık periyot içinde 20’nin üzerinde oluşan yeni obruk alanı bilinmektedir. Konya bölgesinde, AFAD Başkanlığımız ve Konya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüz tarafından yürütülen ve yaklaşık dört yıl süren “Obruk Alanlarının Tespit Edilmesi” isimli proje kapsamında obruk duyarlılık araştırması yapılmış, obruk duyarlılık analizi kapsamında gerekli olan tüm metodolojiler kullanılmış ve proje başarı ile tamamlanmıştır. Konya Kapalı Havzası Obruk Alanlarının Tespit Edilmesi isimli projede kullanılan prensipler ve metotlar derlenerek teknik kılavuz haline getirilmiştir. Kılavuz özellikle obruk duyarlılık analizi gerektiren bölgelerin özelliklerini ve obruk duyarlılığının nasıl yapılması ve/veya yaptırılması gerektiğini açıklamaktadır. Bu nedenle birçok resmi kurum ve özel teşebbüslerin obruk risk analizi hakkındaki görüşlerine farklı bir bakış açısı getirecek, giderek tehdit haline gelen obrukların tespiti ve önlenmesi konusunda ülkemizde ve dünyamızda obruk çalışmalarına ışık tutacaktır. Obruk Teknik Kılavuz kitapçığı, AFAD’ın risk azaltma odaklı Bütünleşik Afet Yönetim Stratejisini yansıtan afet öncesi çalışmalara güzel örnek bir çalışma olarak arşivde yerini alacaktır. Teknik kılavuzun giderek tehdit haline gelen obrukların tespiti ve önlenmesi konusunda Ülkemizde ve Dünyamızda obruk çalışmalarına ışık tutması dileğiyle, emeği geçenlere teşekkür ederim.
  • Conference Object
    Karacadağ Volkanitlerine Ait Andezitik ve Bazaltik Volkanitlerin Petrolojisi ve Jeokimyası, Karapınar–emirgazi, Konya, Türkiye
    (2023) Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan
    Karacadağ volkanitleri, Karapınar’ın doğu-kuzeydoğusunda Karapınar – Emirgazi arasında oldukça geniş bir alanda yüzeylemektedir. Bölgede, Üst Miyosen – Pliyosen yaşlı Karacadağ volkanitleri, yaygın olarak andezitik domlar, kalın - çok kalın andezitik lav akıntıları, proklastik kül-cüruf akmaları ve bazaltik lav akıntıları şeklinde gözlenir. Ayrıca, yaygın olmayan dasitik domlar-lav akıntıları ve riyolitik dom-nek yapıları izlenir. Karacadağ volkanitleri yaygın olarak andezitler-bazaltik andezitler ve proklastiklerden, kısmen bazaltlardan ve çok az yayılıma sahip dasitler ve riyolitlerden oluşur. Afanitik porfirik, hipokristalin porfirik, hiyalin porfirik ve hiyalopolitik fluidal dokular gösteren andezitler ve bazaltik andezitler plajioklas, klinoproksen, ortoproksen, hornblend, yer yer biyotit ve kuvars, nadiren olivin, mikrolitler ve volkanik cam içerir. Bazı andezitlerde bazaltik ve gabroik anklavlar gözlenir. Holokristalin porfirik doku ile belirgin bazaltlar plajioklas, klinoproksen, olivin, ortoproksen ve mikrolitlerden yapılıdır. Karacadağ volkanitlerine ait andezitler ve bazaltlar kalk-alkalin ve metaaluminalı özelliklere sahiptir. Andezitler çoğunlukla yüksek K’lu - nadiren orta K’lu iken, bazaltlar çoğunlukla orta K’lu - nadiren yüksek K’ludur. Si ve Ba-Sr içeriklerine göre, andezitlerde amfibol + klinoproksen + ortoproksen  plajioklas  biyotit fraksiyonlaşması, bazaltlarda ise ortoproksen + plajioklas fraksiyonlaşması önemli bir rol oynamıştır. SiO2-Y içeriklerine göre, andezitlerde amfibol içeren fraksiyonlaşma etkinken, bazaltlarda amfibol içermeyen fraksiyonlaşma etkindir. Karacadağ volkanitlerinde, SiO2-Rb, Ta-Yb-Th ve Ti-La-Nb içeriklerine göre, andezit ve bazaltların gelişiminde fraksiyonel kristalleşme ve/veya asimilasyon-fraksiyonel kristalleşme (magma karışımı) süreçleri önemli bir rol oynamıştır. Nb-Y-Rb içeriklerine göre, Karacadağ volkanitlerine ait andezit ve bazaltların gelişiminde hem dalma-batma zonu zenginleşmesi hem de kabuksal kontaminasyonun etkileri gözlenir. Andezitler ve bazaltlar kalk-alkalin bazaltlar ve kıtasal volkanik yay bazaltları özellikleri gösterir. Bu volkanitler orojenik bölgede oluşmuştur.
  • Conference Object
    Karapınar-ereğli-emirgazi (konya) Çevresindeki Yeraltı Suyu Seviye Değişiminin Obruk Oluşumlarına Etkisi
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Göçmez, Güler; Dülger, Alper; Coşkuner, Berkant; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Döyen, Adnan; Kansun, Gürsel; Arslan, Şükrü
    Bu çalışmada Konya İlinin doğusunda yer alan Karapınar-EreğliEmirgazi çevresinde yeraltısuyu seviyesindeki değişiminin obruk oluşumlarına olan etkisi amaçlanmıştır. Bölgede Paleozoyik, Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı birimler bulunmaktadır. 2021 yılında aylık ortalama sıcaklık 13,5 oC, toplam yağış 149.5 mm.dir.Sıcaklık ve buharlaşma değerlerindeki artış, yağış değerinde azalma ve aşırı çekimler nedeniyle yeraltı su seviyesindeki düşümler artmıştır . Obruk oluşumları ve yeraltı su seviyesi arasında önemli bir ilişki vardır. Geçmişte yeraltı su seviyesinin daha yüksek olması nedeniyle topografik olarak daha yüksek alanlarda meydana gelen obruklar son yıllarda yeraltı su seviyesinin düşmesine bağlı olarak daha düşük alanlarda olup sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Karapınar bölgesinde 619 adet Ereğli bölgesinde ise 130 adet obruk ile pek çok yarık ve çatlak tespit edilmiştir. 1965’li yıllardan bu yana devam eden kuraklık ve yeraltı suyu kullanımına bağlı olarak yıllık ortalama 1 m düşüm gerçekleşmiştir. Çalışma döneminde Karapınar bölgesinde 87adet kuyuda seviye ölçümü yapılmıştır. Beslenim ve boşalım dönemleri (Mayıs 2021-Ağustos 2021) arasında kuyulardaki düşüm 3.7 m. ile 28.6 m. arasındadır. Düşümün en fazla olduğu bölge Fevzipaşa mevkii dir. Ereğli bölgesindeki 47 adet kuyudaki düşüm 3.7 m. ile 27.6 m. arasındadır. Emirgazi bölgesinde 26 adet kuyuda ölçülen düşüm değeri ise 0-15 m. arasındadır. DSİ’ne ait rasat kuyularındaki düşüm miktarları ise Karapınar bölgesinde 3,7-28,6 m. Ereğli bölgesinde 0,32- 17.12 m. arasındadır. Bölgede çok su isteyen mısır ayçiçeği.vb. ekilmesi, kuyulardan yapılan aşırı çekim yeraltısuyu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk oluşumunu hızlandırmaktadır. Akiferlerden olan çekim beslenimden oldukça fazladır. Her geçen gün artan kaçak kuyular, uygun olmayan bitki deseni, aşırı çekim yeraltısu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk, yarık ve çatlakların oluşumunu hızlandırmaktadır.
  • Article
    Kaz Dağı Civarındaki Kazdağ Masifi Metamorfitlerinin Metamorfizma Özellikleri, Edremit – Balıkesir
    (Gumushane University, 2023-07-28) Kansun, G.; Ökmen, G.
    The Kazdağ Massif begins with Fındıklı formation, which consists of amphibole gneisses, micaschists and metacarbonates. On top, with a tectonic contact, Tozlu formation consisting of amphibolites and metaophiolites and Sarıkız formation consisting of crystallized limestones are observed. At the top, again with a tectonic contact, Sütüven formation, which is mostly made of gneisses, is located. Initially, Kazdağ Massif was exposed to a progressive metamorphism from epidote-amphibolite facies (430-500oC temperature-5-8 kbar pressure) to staurolite-almandine sub-facies of amphibolite facies (550-625oC temperature-5-8 kbar pressure-20-30 km depth) whose effects are observed in Fındıklı and Sütüven formations. In the Tozlu formation, the metamorphism is initially observed in amphibolite facies. Later, the Massif underwent the progressive metamorphism in the sillimanite-almandine-orthoclase sub-facies of the upper amphibolite facies at 650-725oC temperature-3-6 kbar pressure and at 10-20 km depth. This metamorphism is observed in Fındıklı and Sütüven formations. These second metamorphism effects are not observed in Tozlu formation. Therefore, amphibolite facies metamorphism of Tozlu formation developed in a different environment. Tozlu formation is the separate tectonic slice within Kazdağ Massif. The emplacement of Tozlu formation into Kazdağ Massif, and therefore the tectonic slicing of Kazdağ Massif within itself, must have been after second metamorphism stage in upper amphibolite facies. After this tectonic slicing, the whole of Massif underwent the regressive metamorphism in greenschist facies at 375-430oC temperature-2-3.5 kbar pressure and at depth of ~10 km. © 2023, Gumushane University. All rights reserved.

Research Topics

Physical Sciences
Computer ScienceEarth and Planetary Sciences
Artificial IntelligenceGeophysicsGeochemistry and PetrologyOceanography
Geochemistry and Geologic Mapping
Geological and Geochemical Analysis
earthquake and tectonic studies
Mineralogy and Gemology Studies
Marine and environmental studies

Sustainable Development Goals

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
Documents

8

Citations

154

h-index

4

Documents

8

Citations

125

Publication Collaboration

Affiliation Name Count
Konya Technical University 6
Selçuk University 3
World Health Organization - Afghanistan 3
Konya Food and Agriculture University 1
1 / 1
Data obtained from OpenAlex
JournalCount
Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi2
Selçuk Üniversitesi Sosyal ve Teknik Araştırmalar Dergisi2
European Journal of Science and Technology1
Gumushane Universitesi Fen Bilimleri Dergisi1
International Journal of Environmental Trends (IJENT)1
Current Page: 1 / 2
Scholarly Output

21

Articles

12

Views / Downloads

90/234

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

12

Scopus Citation Count

8

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.57

Scopus Citations per Publication

0.38

Open Access Source

17

Supervised Theses

1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud