Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.13091/11691
Job Title:Prof. Dr.
Email Address:cinal@ktun.edu.tr
Main Affiliation:02.08. Department of Geomatic Engineering
Status: Current Staff
ORCID:
0000-0001-8980-2074
0000-0001-8980-2074Scopus ID:
24587100500
24587100500YÖK Akademik: 4720106DDD4B36CC
Google Scholar:
c7KPLKAAAAAJ
c7KPLKAAAAAJWeb of Science ID:
AAB-2567-2022
AAB-2567-2022Name Variants:
Inal, Cevat
36 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 36
Article Gnss Tekniği ile Düşey Yöndeki Deformasyonların Araştırılması(2022-06-30) Bilgen, Burhaneddin; İnal, CevatYerkabuğunda ve mühendislik yapılarında deformasyonların izlenmesi ve analizi jeodezinin önemli konuları arasında yer almaktadır. Deformasyonların izlenmesi amacıyla genel olarak referans ve obje noktalarından oluşan bir jeodezik ağ oluşturulur. Ağ noktalarındaki hareketler analiz edilerek deformasyon araştırması yapılır. Bu hareketlerin belirlenmesine yönelik ölçmeler klasik teknikler ile yapılabileceği gibi GNSS teknikleriyle de yapılabilmektedir. Statik konum belirleme yöntemi, bu tür hassas jeodezik uygulamalarda yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Bu çalışmada; GNSS tekniğinin düşey yönlü deformasyonları belirleyebilme kapasitesi araştırılmıştır. Bu amaçla, Selçuk Üniversitesi Kampüs alanında bir mikro jeodezik ağ tasarlanmıştır. Tasarlanan ağda obje noktası üzerine sanal deformasyonlar oluşturmaya yarayan bir düzenek yerleştirilmiş ve düşey yönde sanal deformasyonlar meydana getirilerek periyot ölçüleri gerçekleştirilmiştir. Periyot ölçüleri Bernese v5.2 bilimsel GNSS yazılımı ile değerlendirilmiş, GNSS ağlarında deformasyon analizi gerçekleştirmek amacıyla geliştirilen yazılım kullanılarak İteratif Ağırlıklı Benzerlik Dönüşümü Yöntemiyle analiz edilmiş ve belirlenen deformasyonlar ölçü günlerindeki iyonosferik aktiviteler de dikkate alınarak sanal deformasyon değeriyle kıyaslanmıştır. Analizler sonucunda sanal deformasyon değeriyle uyuşumlu vektörel deformasyon büyüklükleri elde edilmiş ve koordinat bileşenleri yönündeki hareket büyüklüklerinin de düzenek üzerinde verilen sanal deformasyon miktarıyla uyuşumlu olduğu görülmüştür.Article Galileo Uydu Sisteminin Nokta Konumlamaya Etkisi [article](2023-04-26) İnal, Cevat; Gündoğan, Tunahan; Bülbül, SercanKüresel konumlama çalışmalarında GPS, GLONASS, Galileo ve BeiDou, bölgesel olarak ise IRNSS ve QZSS uydu sistemleri kullanılmaktadır. Yakın zamana kadar nokta konumları GPS ve GLONASS, BeiDou uydu sistemleri kullanılarak belirlenmiştir. 2020 yılından itibaren Galileo uydu sistemi de kullanılmaya başlanmıştır. GNSS ile nokta konumlarının belirlenmesindeki doğruluk kullanılan uydu sistemine, değerlendirme yazılımına, veri toplama süresine/kayıt aralığına vb. etkilere bağlı olarak değişmektedir. Bu çalışmada, Galileo uydu sisteminin nokta konumlamaya etkisi, ölçü süresine bağlı olarak araştırılmıştır. Bu kapsamda, 15.10.2020-13.11.2020 tarihleri arasında seçilen 7 adet TUSAGA istasyonun günlük RINEX verileri, 14 adet IGS istasyonuna ait RINEX verilerinden yararlanılarak, 2, 4 ve 12 saatlik dilimlere ayrılmış ve çözümler GAMIT/GLOBK ile GPS (G), GLONASS (R), Galileo (E) ve GPS+GLONASS+Galileo (GRE) ile değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda sadece GPS ile elde edilen günlük koordinatlar esas alınarak diğer uydu kombinasyonlarının bu koordinatlara yaklaşımı analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde, ölçü süresi arttıkça doğruluğun arttığı, GPS koordinatlarına en iyi yaklaşımı sırasıyla, GRE., Galileo ve GLONASS uydu kombinasyonlarının sağladığı sonucuna varılmıştır.Article Farklı regresyon modelleriyle kestirilen zenit troposferik gecikmelerin değerlendirilmesi(2022) Akar, Ali Utku; İnal, CevatYapay zekâ ve makine öğrenimi alanındaki gelişmeler, GNSS uygulamalarındaki sorunlara alternatif çözümler sunmakta veya mevcut çözümlerin verimliliğini artırmaya imkân sağlamaktadır. GNSS’de karşılaşılan birçok hata vardır ve bu hatalar kullanıcılar için problem oluşturmaktadır. Troposferik gecikme bunlardan birisidir. GNSS teknolojisine ilginin artmasıyla beraber öğrenme algoritmalarının atmosfer/troposfer çalışmalarında kullanımı, troposferik gecikme kestirimi için yeni modellerin oluşturulmasını önemli hale getirmiştir. Bu çalışmada, Radyal Tabanlı Destek Vektör Regresyonu (RTF-DVR), Ridge ve Elastik-Net regresyon modelleriyle zenit troposferik gecikmenin (ZTD) kestirilmesi amaçlanmış, makine öğrenimi esasına göre eğitilmiş yeni regresyon modellerinin ZTD kestiriminde alternatif olarak tercih edilebilirliği araştırılmıştır. Bunun için farklı yöntemlerden elde edilen sonuç ZTD modelleri karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarından RTF-DVR modelinin daha iyi sonuçları verdiği, bunu Elastik-Net ve Ridge modellerinin takip ettiği tespit edilmiştir. Sonrasında yeni modellerden elde edilen ZTD değerleri, Canadian Spatial Reference System–Precise Point Positioning (CSRS-PPP) ZTD değerleriyle karşılaştırılıp modellerin performansı değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonuçlarına göre, CSRS-PPP’ye en uyumlu modelin RTF-DVR olduğu sonucuna varılmıştır.Article TUSAGA-Aktif İstasyonlarındaki Meteorolojik Hava Olaylarının Hassas Nokta Konumlamaya Etkisi(2021-12-31) İnal, Cevat; Bilgen, Burhaneddin; Bülbül, SercanHassas Nokta Konumlama (PPP), santimetre mertebesinde konum doğruluğu sağlayan bir teknik olarak geliştirilmiş ve günümüzde bilimsel çalışmalarda yaygın olarak kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. PPP tekniğinde, tek bir GNSS alıcısından elde edilen ham verilerin hassas uydu yörünge ve saat düzeltmeleri kullanılarak değerlendirilmesi sonucunda cm mertebesinde doğruluk elde edilebilmektedir. Bu çalışmada; Batı, Orta ve Doğu Anadolu’da yer alan ikişer adet TUSAGA-Aktif istasyonundaki meteorolojik hava olaylarının PPP’ye etkisi birden fazla internet tabanlı değerlendirme servisiyle araştırılmış ve sonuçlar istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda; Batı Anadolu’da AFYN ve ESKS, Orta Anadolu’da KAYS ve SIVS, Doğu Anadolu’da ise ERZR ve VAN1 istasyonları seçilmiştir. Bu istasyonlara ait farklı meteorolojik etkiler altında veri kayıt aralığı 30 saniye olan 30 gün 24 saatlik RINEX verileri temin edilmiştir. Temin edilen veriler internet tabanlı PPP servislerinden; Canadian Spatial Reference System – PPP (CSRS-PPP), GNSS Analysis and Positioning Software (GAPS) ve MagicGNSS kullanılarak değerlendirilmiştir. İnternet tabanlı servislerden elde edilen koordinatların gerçek koordinat değerlerinden farkları alınarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Karşılaştırmalar sonucunda tüm hava koşullarında MagicGNSS’in en iyi sonuçları verdiği, yağmurlu ve karlı hava koşullarının internet tabanlı PPP servislerinin doğruluğunu etkilediği görülmüştür.Article Citation - Scopus: 2Investigation Of Position Accuracy İn Uavs;(Osman Orhan, 2023-12-05) Yıldırım, Ö.; İnal, C.; Bülbül, S.; Bilgen, B.Digital Terrain Models (DTMs) are used as primary data in many engineering projects. In addition to classical terrestrial techniques, space and satellite techniques and Unmanned Aerial Vehicles (UAVs) are commonly used in the production of the DTMs. In the production of the DTM with the help of the UAVs, measurements can be made easily where people can access hardly, and large areas can be mapped quickly. However, one of the most fundamental problems in the UAVs is to obtain the most accurate DTM by choosing the homogeneously spread ground control points (GCPs) number. In this study, the effect of flight altitude and the density of GCPs on position accuracy were investigated in production of the DTM. For this purpose, 56 points were established at approximately 40 m intervals and images from 80, 100, 120 m flight altitude were taken in the test area. The rapid static Global Navigation Satellite Systems (GNSS) method was used to obtain the coordinates of the points with high accuracy. Then, the homogeneously spread 5, 10, and 15 points were chosen as GCPs, respectively. The images were evaluated in Pix4d Mapper software with 9 different combinations and DTMs were produced. Outliers of the coordinates obtained from the models were detected by Bland-Altman Plot. To determine the geometric accuracy of the produced models, the coordinates of the test points obtained from the models and the results of rapid static GNSS measurements were compared with the statistical methods and the obtained results were interpreted. © Author(s) 2023.Doctoral Thesis Tusaga-aktif Noktalarının Deformasyon Belirlemede Kullanılabilirliği(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Gündüz, Ahmet Mete; İnal, Cevat1980'li yıllarda hayatımıza giren ve 2000'li yıllarda sivil kullanıma açılan GPS(Global Positioning System), haritacılık uygulamalarında yoğun kullanım alanı bulmuştur. Daha sonraki yıllarda Rusya'nın GLONASS, Çin'in Beideu, Hindistan'ın IRNSS ve Avrupa Birliği'nin GALILEO gibi diğer ülkelerin uydu sistemlerinin de faaliyete geçmesiyle sistem, GNSS(Global Navigation Satellite System) olarak adlandırılmıştır. GNSS tekniği ile önceleri, sadece statik gözlemler yapılarak elde edilen verilerin sonradan işlenmesi (post process) suretiyle nokta konumları belirlenebilmekteydi. Ancak GNSS tekniğinin yoğun kullanımı, günümüzde anlık olarak konum belirleme ihtiyacını doğurmuştur. Bunun sonucunda da önce tek bir noktaya dayalı olarak klasik RTK (Real Time Kinematic), ardından da Ağ-RTK teknikleri geliştirilmiştir. Günümüzde birçok ülkede Ağ-RTK tekniği ile sürekli gözlem yapan sabit GNSS istasyonları ağları (CORS - Continuously Operating Reference Station) bulunmaktadır. Ülkemizde de ulusal ölçekte 158 istasyondan oluşan (KKTC(Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti)'de 4 adet dahil) tüm ülkeyi kapsayan TUSAGA-Aktif (CORS-TR) (Türkiye Ulusal Sabit GNSS Ağı – Aktif) sistemi ve yerel ölçekte bazı belediyelerin kurmuş oldukları kendi bölgelerini kapsayacak şekilde sürekli gözlem yapan GNSS-CORS ağları mevcuttur. Bu ağlar hem post proses hem de anlık olarak koordinat üretimine imkan vermektedir. TUSAGA-Aktif sistemi, tüm kullanıcıların kontrol merkezinden hizmet almasına imkan sağlamakta, tüm ülke genelinde hizmet sunulabilmekte, tüm coğrafi bilgi teknolojilerine altlık oluşturabilmekte, ED50 ve ITRFyy datumu dönüşümü ilişkilerini sağlayabilmektedir. Aynı zamanda kara, hava ve deniz araçlarının sürekli izlenmesi ve yönlendirilmesi, kişisel olarak yön, yol ve adres bulma, çok hızlı ve duyarlı kadastro ölçümü, haritalama ve mühendislik uygulamaları ile coğrafi kent ve bilgi sistemi çalışmalarında yoğun olarak kullanım alanı bulmaktadır. Bu çalışmadaki amaç, herhangi bir mühendislik yapısındaki veya yer kabuğundaki deformasyonların belirlenmesinde TUSAGA-Aktif noktalarının kullanılıp kullanılamayacağı sorusuna yanıt bulmaktır. Bu amaçla iki aşamalı bir uygulama yapılmıştır. Uygulamanın ilk aşamasında, TUSAGA-Aktif sistemine ait noktaların yer kabuğu ya da yapı deformasyonlarını belirlemedeki başarısı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bunun için TUSAGA-Aktif sistemine ait 1 saniyelik ve 30 saniyelik veriler kullanılarak herhangi bir mühendislik yapısındaki ya da yer kabuğundaki hangi büyüklükte deformasyonların belirlenebileceği ve optimal ölçü süresinin ne olacağı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu v amaç doğrultusunda deformasyon miktarını önceden belirlemeye imkan sağlayan bir düzenek tasarlanmıştır. Düzenek üzerinde yapılan ölçülerden elde edilen sonuçlar incelendiğinde TUSAGA-Aktif noktaları kullanılarak yatay yöndeki deformasyonların belirlenebilmesi için 6 ve 12 saatlik ölçüler yeterli olurken, düşey yöndeki deformasyonların belirlenebilmesi için 24 saatlik ölçülerin kullanılmasının yerinde olacağı kanısına varılmıştır. Uygulamanın ikinci aşamasında ise, KAF (Kuzey Anadolu Fay hattı) etrafında seçilen TUSAGA-Aktif sistemine ait 9 adet istasyonun 2009-2018 yıllarını kapsayan 10 yıllık ve 30 saniye kayıt aralıklı verileri kullanılarak, 7 adet IGS noktasına dayalı çözümleri gerçekleştirilmiştir. Sonrasında bu noktalarda ardışık yıllar için anlamlı bir hareket olup olmadığının bağıl güven elipsoitleri yöntemiyle analizi yapılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan analizlerin neticesinde, KAF üzerinde seçilen TUSAGA-Aktif noktalarının tamamında anlamlı bir hareket olduğu ve bu hareketlerin literatürde geçen TUSAGA-Aktif nokta hızlarıyla uyumlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Doctoral Thesis Makine Öğrenme Tekniklerine Dayalı Bölgesel Troposferik Gecikme Modelinin Geliştirilmesi(2026) Akar, Ali Utku; İnal, CevatKüresel Navigasyon Uydu Sistemleri (GNSS: Global Navigation Satellite Systems) ve iletişim sistemlerinde kritik bir rol oynayan troposfer, meteorolojik koşullara bağlı olarak radyo sinyallerinin yayılımını etkiler. Kuru hava ve su buharının neden olduğu kırılma etkileri, sinyallerin bükülmesine ve hızının düşmesine yol açarak uydu ile alıcı arasındaki efektif yol uzunluğunu artırır. Bu troposferik gecikmeler sinyal yolu boyunca oluşsa da uzay jeodezisi tekniklerinde, izdüşüm fonksiyonları aracılığıyla başucu yönünde hesaplanır ve Zenit Troposferik Gecikme (ZTD: Zenith Tropospheric Delay) olarak tanımlanır. Bugüne kadar ZTD modellemesi için birçok yaklaşım benimsenmiştir; ancak, troposferin karmaşık ve değişken yapısı mevcut yöntemlerin hem süreklilik hem de mekânsal doğruluk açısından sınırlı kalmasına neden olmaktadır. Özellikle bölgesel ölçekte meteorolojik koşulların belirgin ve hızlı değişkenlik göstermesi, küresel ya da genelleştirilmiş troposfer modellerinin yerel atmosferik yapının kendine özgü özelliklerini yeterince temsil edememesine neden olmaktadır. Bu durum, atmosferik parametrelerin hem zamansal hem de mekânsal açıdan yüksek çözünürlükle modellenebilmesi için bölgesel ZTD modellerinin geliştirilmesini kaçınılmaz hale getirmektedir. Buna karşılık, yapay zekâ ve makine öğrenmesi, atmosferik süreçlerdeki doğrusal olmayan ilişkileri ve gizli örüntüleri doğrudan veriden öğrenebilme yeteneği sayesinde ZTD modellemesine yeni bir bakış açısı getirmiştir. Bu tez çalışmasında, makine öğrenmesi yöntemlerine dayalı 'Kümeleme+Tahmin' metodolojisi geliştirilerek Türkiye için doğruluğu yüksek bölgesel ZTD modellerinin üretilmesi amaçlanmıştır. Üretilen tahmin modellerin genellenebilirliği ve güvenilirliği ise Avrupa Bölgesi üzerinde test edilmiştir. Türkiye ve Avrupa'da benzer meteorolojik özellikler sergileyen pilot bölgelerin belirlenmesi süreci K-means, K-medoids, Birleştirici Hiyerarşik, Mekânsal Kısıtlı Çok Değişkenli Kümeleme (SCMC: Spatially Constrained Multivariate Clustering) ve Kümeleme Yapısının Belirlenmesine Yönelik Nokta Sıralama (OPTICS: Ordering Points To Identify the Clustering Structure) gibi çeşitli kümeleme algoritmaları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, SCMC yönteminin diğer algoritmalara kıyasla önemli ölçüde daha başarılı performans sergilediğini; özellikle karmaşık meteorolojik örüntüleri yüksek doğrulukla ayrıştırabilme yeteneği sayesinde en güvenilir ve etkili kümeleme yaklaşımı olarak öne çıktığını göstermiştir. SCMC analizinden elde edilen çıktılar ışığında meteorolojik açıdan en yüksek benzerliği gösteren pilot bölgeler Türkiye ve Avrupa için tez kapsamında seçilmiştir. Türkiye'den seçilen pilot bölgedeki modelleme çalışmalarında, bölgesel farklılıkların değerlendirilebilmesi amacıyla SCMC analizi kullanılmış ve coğrafi yapıyı en iyi temsil eden üç alt bölge (Bölge 1, Bölge 2 ve Bölge 3) oluşturulmuştur. Pilot bölge ve tüm alt bölgeler için eğitim-test veri setleri elde edilmiştir. Bölgesel ZTD tahmin modelleri; Destek Vektör Regresyonu (SVR: Support Vector Regression), Gradyan Artırma Makinesi (GBM: Gradient Boosting Machine), Hafif Gradyan Artırma Makinesi (LightGBM: Light Gradient Boosting Machine), Aşırı Gradyan Artırma (XGBoost: eXtreme Gradient Boosting), Zamansal Evrişimsel Ağ (TCN: Temporal Convolutional Network) ve Dikkat Tabanlı Mekânsal-Zamansal Grafik Evrişimsel Sinir Ağı (ASTGCN: Attention-based Spatial-Temporal Graph Convolutional Network) mimarisi üzerinden pilot bölge (tüm) ve alt bölgeler için ayrı ayrı üretilmiş, performansları test verileri üzerinden karşılaştırılmıştır. Performans analiz sonuçlarına göre, tüm modellerin belirli bir doğruluk seviyesi sunduğunu göstermekle birlikte, ASTGCN ve XGBoost modellerinin diğer yaklaşımlara göre daha üstün performans sergilediği tespit edilmiştir. Bu iki model hem mekansal hem de zamansal bağımlılıkları daha etkin bir şekilde modelleyerek daha düşük hata oranları elde etmiştir. Ayrıca, alt bölgeler için geliştirilen modellerin, genellikle tüm pilot bölge için geliştirilen tek bir modele kıyasla daha yüksek doğruluk sağladığını ortaya koymuştur. Özellikle, alt bölgeler için ASTGCN modelinin en yüksek başarıyı elde ettiği gözlemlenmiştir. Türkiye'de geliştirilen bölgesel ZTD modellerinin genellenebilirliğini değerlendirmek amacıyla optimize edilmiş hiperparametreler aynen korunarak Avrupa veri setine uygulanmış ve her iki bölgede de benzer performans sıralamaları elde edilmiştir. ASTGCN ve XGBoost modelleri, farklı coğrafyalarda gösterdikleri yüksek doğruluk ve tutarlılık ile önerilen 'Kümeleme+Tahmin' yaklaşımının coğrafi bağımsızlığını ve uygulanabilirliğini ortaya koymuştur. En başarılı iki modelin performansı, Uluslararası GNSS Servisi (IGS: International GNSS Service) ile Viyana İzdüşüm Fonksiyonları (VMF: Vienna Mapping Functions) veri sunucusu tarafından hizmete sunulan ve referans niteliğindeki IGS-ZTD ile VMF3-ZTD ürünleriyle ISTA ve TUBI istasyonlarında karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, ASTGCN modelinin VMF3-ZTD ile yüksek uyum (R² > 0.81) ve düşük hata (RMSE ≈ 0.019 m) sağladığını, ayrıca IGS-ZTD'deki veri boşluklarının model tarafından istikrarlı biçimde doldurulabildiğini göstermektedir. Bu bulgular, mekânsal-zamansal öğrenme temelli bölgesel modellerin troposferik ürünlerdeki eksiklikleri bütünleyebilen ve bazı durumlarda ikame edebilen güçlü bir alternatif sunduğunu ortaya koymaktadır.Article VMF Veri Sunucusundan Türetilen Grid Bazlı VMF3 ve GPT3 Troposfer Modellerinin Karşılaştırılması: Avrupa Bölgesi için Bir Çalışma(2024-12-30) Inal, Cevat; Akar, Alı UtkuToplam Zenit Gecikmesi (ZTD), elektromanyetik sinyallerin doğruluğunu etkileyen önemli bir faktör olduğundan Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri (Global Navigation Satellite Systems, GNSS), jeodezi ve haritacılık, hava durumu tahminleri ve astronomik gözlemler gibi yüksek doğruluk gerektiren uygulamalar için belirlenmesi gerekir. Gecikme etkisi, yüzey meteorolojik parametrelerine dayanan geleneksel troposfer modelleriyle tahmin edilebilir. Meteorolojik verilerin birtakım çevresel ve ekonomik hususlar nedeniyle yerinde gözlemlerden elde edilememesi ve ilgili modellerdeki içsel modelleme hataları dikkate alındığında, bu yaklaşımların veri işleme süreçlerinde doğru sonuçları sağlaması zorlaşmaktadır. Bir çözüm olarak, Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi'nden (ECMWF) sürekli güncellenen Sayısal Hava Tahminleri (NWP) verilerine dayalı Vienna İz Düşüm Fonksiyonu (VMF) veri sunucusu; ayrık ve ampirik olmak üzere iki farklı modelden troposferik ürünler sağlamaktadır. Ayrıca, bu sunucuda, referans istasyonlarındaki yerinde gözlemlerle elde edilen saha bazlı (site-wise) ZTD’ler doğrudan, istasyonların bulunmadığı rastgele konumlardaki ZTD’lerin kestirimi için grid bazlı (grid-wise) veriler kullanıcılara sunulmaktadır. Bu çalışma, VMF veri sunucusu tarafından türetilmiş grid Viyana İz Düşüm Fonksiyonu-3 (VMF3) ve Global Basınç ve Sıcaklık-3 (GPT3)troposfer modellerinin ZTD kestirimindeki performansının karşılaştırmalı analizine odaklanmıştır. Avrupa Bölgesi’nden seçilmiş rastgele konumlardaki referans noktaları üzerinden uygulama gerçekleştirilmiş olup modellerden elde edilen günlük ZTD’ler değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçları, VMF3 modelinin 0.7-1.1 cm arasında değişen Karesel Ortalama Hata (KOH) değerleri ile ZTD’yi kestirdiğini, bu hata değerlerinin GPT3 modeli için 3.2-5.0 cm arasında olduğunu göstermiştir. Genel olarak, VMF3’ün GPT3 modeline kıyasla ZTD kestirimindeki yeteneğinin daha yüksek olduğu söylenebilir. Yerinde gözlemlerin mümkün olmadığı ya da saha bazlı ürünlere ait veri arşivinin olmadığı konumlar için ZTD’nin belirlenmesinde grid bazlı VMF3’ün destekleyici bir model olarak kullanılabileceği sonucuna varılabilir.Master Thesis Elipsoidal Yüksekliklerin Ortometrik Yüksekliğe Dönüşümünün Matlab ile Programlanması(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Kılıç, Hasan Hüseyin; İnal, CevatGNSS teknikleri ile yüksek doğruluklu nokta konum bilgisi hızlı ve ekonomik olarak üretilmektedir. Ancak, bu teknik ile belirlenen yükseklikler geometrik olarak ifade edilir, referans elipsoidinin konumuna göre farklılık gösterir. Bu nedenle, elipsoidal yükseklikler doğrudan jeodezik amaçlarda kullanılamadığı için GNSS ile belirlenen elipsoidal yüksekliklerin ortometrik yüksekliğe dönüşümü zorunlu olmaktadır. Bu çalışmada elipsoidal yüksekliklerin ortometrik yüksekliğe dönüşümü konusu incelenmiştir. Enterpolasyon yöntemleri kullanılarak elipsoidal yüksekliklerin ortometrik yüksekliğe dönüşümü konusunda MATLAB programlama dilinde bir program hazırlanmıştır. Bu program sayesinde uygulama alanında elipsoidal ve ortometrik yüksekliği bilinen noktalardan yararlanarak, elipsoidal yüksekliği bilinen diğer noktaların; ağırlıklı ortalama, polinom yüzeyleri ve multiquadratik enterpolasyon yöntemleri ile ortometrik yükseklikleri hesaplanabilmektedir. Hazırlanan program elipsoidal ve ortometrik yüksekliği bilinen 76 noktadan yararlanılarak test edilmiştir. Uygulamada, bu noktaların 40 tanesi dayanak noktası, 36 tanesi test noktası olarak kullanılmıştır. Ayrıca, test alanındaki noktaların yükseklikleri Türkiye Jeoidi-2003 (TG03) ile belirlenmiştir. Test noktalarının bilinen ortometrik yükseklikleri ile enterpolasyon ile belirlenen yükseklikler arasındaki farklar ve ortalama hatalar incelendiğinde, ağırlıklı ortalama ile enterpolasyonda delunay üçgenleme kriteri kullanıldığında k=2 için ortogonal polinomda kübik yüzeyin, ortogonal olmayan polinomda da bi-kübik yüzeyin daha iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Elde edilen enterpolasyon sonuçları ve TG03'e göre hesaplanan değerler birlikte değerlendirildiğinde, çalışma alanı için multiquadratik enterpolasyonun diğerlerine göre daha iyi sonuç verdiği görülmektedir.Article Citation - WoS: 10Citation - Scopus: 10Performance of Spatial Interpolation Methods in Predicting Gnss Zenith Total Delay(Elsevier B.V., 2024-03-01) Akar, A.U.; Inal, C.This study proposes an alternative approach to the grid-wise VMF1 over Europe, through spatial interpolation of the site-wise VMF1 product. The performance of Ordinary Kriging and IDW was evaluated for predicting ZTD. Using 2020 data collected at 24 GNSS stations, two scenarios were constructed for February and August. Ordinary Kriging and IDW predictions were performed by making model adjustments via performance metrics and method successes were compared. The results showed that the ordinary kriging achieved a success rate of 83.2 %, while the IDW method achieved 77.1 % success. We compared the results with the grid-wise VMF1 to control the accuracy of spatial interpolations. Finally, the methods proposed as alternatives to gridded VMF1 were verified through the CSRS-PPP(ZTD). Ordinary-Kriging (RMSEFeb: [0.92–2.95 cm]; RMSEAug: [1.76–3.85 cm]) was in better compliance with the CSRS-PPP(ZTD), compared to the grid-wise VMF1 (RMSEFeb: [1.59–3.01 cm]; RMSEAug: [2.32–3.93 cm]). These results support that the quality of gridded products can be improved by spatial interpolations. © 2024 Elsevier Ltd
Research Topics
Domains
Physical Sciences
Fields
EngineeringEarth and Planetary SciencesPhysics and Astronomy
Subfields
Aerospace EngineeringOceanographyAstronomy and AstrophysicsCivil and Structural Engineering
Specific Research Areas
GNSS positioning and interference
Geophysics and Gravity Measurements
Inertial Sensor and Navigation
Ionosphere and magnetosphere dynamics
Structural Health Monitoring Techniques
Sustainable Development Goals
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
2
Research Products
13CLIMATE ACTION
1
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
1
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
1
Research Products

Documents
28
Citations
238
h-index
10

Documents
22
Citations
212
Publication Collaboration
| Affiliation Name | Count |
|---|---|
| Konya Technical University | 19 |
| Selçuk University | 19 |
| Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi | 6 |
| Izmir Kâtip Çelebi University | 4 |
| Ankara Hacı Bayram Veli University | 2 |
1 / 3
Data obtained from OpenAlex
| Journal | Count |
|---|---|
| Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi | 4 |
| Konya mühendislik bilimleri dergisi (Online) | 3 |
| Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi | 2 |
| Arabian Journal of Geosciences | 1 |
| Earth Science Informatics | 1 |
Current Page: 1 / 4

Scholarly Output
36
Articles
22
Views / Downloads
127/469
Supervised MSc Theses
9
Supervised PhD Theses
3
WoS Citation Count
61
Scopus Citation Count
64
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
1.69
Scopus Citations per Publication
1.78
Open Access Source
23
Supervised Theses
12
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

