Arık, Fetullah

Job Title:Prof. Dr.
Email Address:farik@ktun.edu.tr
Main Affiliation:02.07. Department of Geological Engineering
Status: Current Staff
Scopus ID:Scopus Profile6506355305
YÖK Akademik: DEB29B2E09F3AFE5
Google Scholar:Google Scholar ProfilebJYrM8gAAAAJ
Web of Science ID:Web of Science ProfileJVZ-2445-2024
Name Variants:
Arik, Fetullah

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 74
  • Conference Object
    Konya-karapınar Bölgesinde Gölsel Çökellerin Özellikleri ve İçerisinde Oluşan Obrukların Oluşum Nedenleri
    (2021) Delikan, Arif; Arık, Fetullah; Özen, Yeşim
    Yaklaşık 42 bin km2 den oluşan Konya Kapalı Havzası içerisinde yer alan Karapınar Bölgesi (Sultaniye Havzası), batıda Seyithacı Fay Zonu, doğuda ise Nasuhpınarı Fay Zonu ile sınırlandırılmıştır. Konya bölgesinde 12.000 yıl önce kurak iklim rejimi başlamış ve son 6.000 yıl içinde ise sulak alanlar neredeyse tümüyle kurumuştur. Bölgede kalan son sulak alanlar ise 50 yıl içerisinde tamamen kurumuştur. Özellikle Karapınar bölgesinde hem kuraklık hem de yoğun tarımsal sulama nedeni ile yeraltı su tablası son 20 yıl içerisinde yaklaşık 40 metre düşüş göstermiştir. Karapınar Sultaniye havzasını kontrol eden her iki fayın yükselen bloklarında kireçtaşı-marn-çamurtaşıkumtaşı ardalanmasından oluşan Geç Miyosen-Erken Pliyosen yaşlı İnsuyu Formasyonu ve bu formasyonu kesen genç volkanikler yer almaktadır. Sultaniye havzası içerisinde İnsuyu Formasyonu’nun üzerinde uyumsuzlukla Kuvaterner yaşlı çamurtaşı-marn-kumtaşı ve jips ara katkılarından oluşan Hotamış Formasyonu bulunmaktadır. Karapınar bölgesindeki obruklar, İnsuyu Formasyonu içerisinde gelişen karstik boşlukların çökmesi sonucu oluşmuşlardır. Obruklar genelde 5-50 metre çapa ve 2-55 metre derinliğe sahiptir. Oluşan obruklar genellikle dairesel ve oval geometrilidir. Sultaniye Ovası’nın batısında yeralan Seyithacı Fay Zonu üzerinde görülen yüzlerce obruk, genellikle düşen blokların üzerinde meydana gelmiştir. Ovanın doğusundaki Nasuhpınarı Fay Zonu üzerinde de onlarca obruk izlenmektedir. Ovanın doğu kesimindeki obrukların çapı 2-20 metre arasında değişmekte olup derinlikleri ise 5 metreye ulaşabilmektedirler. Havza içerisinde ise obruklar genellikle havzanın kuzeyinde 2-30 metre çapında, 2-5 metre derinliğinde sarkma ve çökme şeklinde izlenmektedir. Karapınar bölgesinde yer alan Permo-Mesozoyik yaşlı denizel çökeller ve İnsuyu Formasyonu’na ait karbonatlı kayaçlar içerinde çok büyük iç karstlaşma bulunmaktadır. Karstlaşma binlerce yıldır paleotopografya, kırık hatları, yağışlar ve özellikle genç volkaniklerden gelen CO2 ve SO2 gazlarının yeraltı sularına karışması nedeni ile yeraltı sularının hafif asidik özellik kazanması sonucunda karbonatlı kayaçların çözünmesi ile meydana gelmiştir. Bölgedeki fay ve çatlak sistemlerinin çözünebilir kayaçlar içerisinde bu suların dolaşımını kolaylaştırması ve mevcut boşlukları tahrip etmesi nedeniyle bölgede fay kontrollü yüzlerce obruk meydana gelmiştir. Bölge gerek yapısal jeolojik gerekse hidrojeolojik bakımdan oldukça aktif olduğundan halen obruk oluşumları artarak devam etmektedir.
  • Conference Object
    Kızören (karatay-konya) Çevresindeki Obrukların Jeolojik ve Morfolojik Özellikleri
    (Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği, 2022) Arık, Fetullah; Dülger, Alper; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Göçmez, Güler; Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ilinin yaklaşık 65 km kuzeydoğusunda bulunan Kızören mahallesi çevresinde belirlenen obrukların jeolojik ve geometrik özelliklerinin verilmesini amaçlamaktadır. Konya – Aksaray yolu üzerinde bulunan bölgede tespit edilen obruk sayısı 50’ dir. Bölgede çok sayıda kırık sistemi bulunmaktadır. Bu kırık sistemleri KG, DB ve KB-GD gidişe sahiptir. Bölgedeki en eski obruk olan Kızören obruğunun uzun ekseni 327 m, kısa ekseni 232 m olan elips şeklinde bir yapıya sahiptir. Bölgedeki obrukların derinlikleri 0.15 m ile 1.5 m arasında değişmektedir. Obrukların uzun eksenleri 1.4 m ile 26 m arasındadır. Yerleşim yerlerine ve ana yollara oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 7 m2 ile 1259 m2 arasında değişmektedir. Belirlenen obrukların uzun eksenleri ile hazırlanan gül diyagramına göre obrukların uzun eksenlerinin büyük bir bölümü K 20o -40o D arasında değişmektedir. Obrukların tamamı 1019-1090 m kotları arasındadır. İnceleme alanında bulunan obrukların çoğu, Üst Miyosen – Alt Pliyosen yaşlı İnsuyu Formasyonu üzerine çökelmiş çakıl, kum ve jipslerden oluşan Pleyistosen yaşlı Tuzgölü Formasyonu içerisinde gözlenmektedir. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar gözlenmekte ve obruklar aşağıya doğru daralan bir yapı sunmaktadır. Kızören yöresindeki obrukların temel birimleri ve İnsuyu Formasyonu’ nu kesen kırık sistemleri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bölgede yapılan sondajlarda kalınlıkları 40 cm ile 2 m arasında değişen en az 10 farklı seviyede boşluklar vardır. Kızören Obruğu’nun batısında yapılan çok elektrotlu elektrik özdirenç tomografi (ERT) çalışmalarına göre boşluklar batıya doğru azalarak devam etmektedir. Bölgedeki obruklar gerek yerleşim yerleri gerekse ulaşım ağları için tehlike arz etmektedir.
  • Conference Object
    Gümenek (komana) ve Döllük Köyleri (tokat) Civarındaki Kalsedonların Petrografik ve Gemolojik İncelenmesi
    (JMO, İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2018) Ruşen, Abdurrahman; Arık, Fetullah
    The study area covers the Komana-Döllük Village and its vicinity in the Central Black Sea Region, just west of Tokat. Tokat is very rich in semi-precious stones and has good quality jasper, wood opal, petrified wood, chalcedony, agate, chrysoprase, quartz, agate etc. in the region. There are very high-quality chalcedony and agate formations in Turhal-Tokat and Almus line. In this study, it is aimed that the geological features of the Gümenek and Döllük villages in the western part of Tokat Province and interrelations between the chalcedonies and geological units were investigated. Paleozoic metamorphic rocks of the Tokat Massif, Cenozoic volcano-sedimentary sequence and Quaternary clastics cropped out in the study area. The Tokat Massif, which forms the basement of the study area, is metamorphosed in the low grade greenschist facies and is represented by metabasalt, metagreywacke, micaschist, crystallized limestone, marble, amphibolite and slightly blueschists. In the west of the area, the Middle Eocene volcano-sedimentary rocks unconformably cover the Tokat Massif. Chalcedony formations are observed along a fault zone close to the D-B trending line passing through the metamorphic units of the Tokat Massif. The chalcedonies were formed mostly in the cracks, fractures and cavities of the recrystallized limestones, which had a more fractured and brecciated structure due to faults along a line approximately 25 m perpendicular to this fault zone. The colour of the chalcedonies is mostly light blue and close to white, dark blue and greyish blue. Usually symmetrical and asymmetric vessel filling, gap filling, geoid, banded and lacy structure is observed. Parallel to each other, several mm thick banded structures are common from the outside of the void and some cavities are filled with coarse crystalline quartz. Chalcedony species consist of microcyristalline quartz. The chalcedony samples collected during field studies were classified in Selçuk University SÜKOP Gemstone Application and Research Center, and then they were cleaned, cut, etched and polished for plate, slice, ball and cabochon production. The obtained polished products were used to production of rings, necklaces, earrings, brooches, bracelets, rosaries, keyrings and nameplates. As a result, the chalcedony of the region provides many criteria such as structure, texture, hardness, variety of colours, polishing, light reflection and durability and can be used as a gemstone. If the chalcedony potential of the region is assessed and evaluated by appropriate production methods, significant contributions can be made to the promotion and economy of the region.
  • Master Thesis
    Goşgarçay (batı Azerbaycan) Porfir Bakır Yatağının Jeolojik, Mineralojik, Petrografik ve Jeokimyasal Özellikleri
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Alımammadov, Nıjat; Arık, Fetullah
    Bakır eski çağlardan günümüze kadar farklı uygulama alanlarında insanlık için vazgeçilmez bir doğal kaynaktır. Bu yüksek lisans tez çalışmasında Azerbaycan Cumhuriyeti'nin batısında ülkenin en önemli doğal zenginliklerinden biri olarak kabul edilen Goşgarçay porfir bakır yatağının jeolojik, mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın asıl konusu olan Goşgardağ (Batı Azerbaycan) porfir bakır yatağı 19. yüzyılda keşfedilmiş ve 20. yüzyılda Eski Sovyet araştırmacıları tarafından daha detaylı araştırmalara konu olmuştur. 20. yüzyılın sonundan itibaren Küçük Kafkasya'nın Azerbaycan kısmının ve özellikle Murovdağ cevherleşme alanının Goşgardağ ve Goşgarçay cevher alanlarında umut verici porfir bakır yataklarının keşfedilmesi bölgeye daha fazla ilgi duyulmasına neden olmuştur. Goşgardağ cevherleşme alanı ve etrafında farklı bileşimli plutonik komplekslerin, hidrotermal alterasyon zonlarının, metasomatitlerin ve cevherleşmeyle kökensel ilişkisi olan fayların bulunması, bölgedeki maden yatak ve zuhurlarının gözlemsel jeolojik özellikleri, jeokimyasal ve jeofiziksel anomalilerin varlığı bölgenin detaylı olarak incelenmesi için araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Bu çalışmada Goşgarçay porfir bakır yatağının jeolojik, yapısal, mineralojik-petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin araştırılarak cevherin yayılımı, geometrisi, tenör ve rezervinin ortaya konularak yatağın işletilmesi için en uygun yöntemin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla; Goşgarçay porfir bakır yatağında cevher ve yankayaçlar tespit edilmiş, cevherleşmesinin yapısal özellikleri araştırılmış, cevher mineralleri ile bazı gösterge ve iz elementlerin metasomatitlerde ve yan kayaçlardaki dağılımı belirlenmeye çalışılmış ve yüksek tenöre sahip cevherleşme alanlarının sınırları ortaya konulmuştur. Goşgarçay cevherleşme alanında başlıca andezit-bazalt kompleksleri, bazik ve ortaç volkanikler, proklastikler ve sedimanter kayaçlar yüzeylemektedir. Goşgarçay porfir-bakır yatağında bulunan başlıca cevher mineralleri pirit, kalkopirit, sfalerit ve manyetittir. Cevherleşme içinde gang mineralleri ile yankayaçlarda kuvars, plajioklas, alkali feldispat, kil mineralleri, zeolitler, dolomit, kalsit, amfibol, hematit ve mikalar tespit edilmiştir. Goşgarçay porfir Cu yatağında cevher ve yankayaçlardan alınan numunelerde ana bileşenlerin ortalama miktarı % 56.7 SiO2, % 8.16 Al2O3, % 6.37 Fe2O3, % 2.75 CaO, % 2.14 MgO, % 1.61 Na2O ve % 1.09 K2O şeklindedir. Goşgarçay porfir bakır yatağında ortalama 19094,6 ppm Cu bulunmakta olup değişim aralığı 34.2 - 64500 ppm'dir. Yataktaki Cu mineralojik ve petrografik analizlerde belirlenen kalkopirit, bornit, ile bakır içeren sülfatlara bağlıdır. Yataktaki Zn orani 12.2- 437 ppm arası değişirken 11.3 ppm'e ulaşan Au, 475 ppm'e ulaşan As, 234 ppm'e ulaşan V, 373 ppm'e ulaşan Ba içerikleri önemli görülmektedir Cevher mikroskobisi çalışmalarında yaygın gözlenen pirit, kalkopirit, sfalerit ve galenit Pb, Zn, Fe ve Cu'ın ana mineralleridir. Goşgarçay porfir-bakır yatağından alınan % 100'e yakın saflıkta ayrılan numunelerde kükürt izotopu analizlerine göre ?34S değerleri ‰ -0.5 ile ‰ 6.5 arasında değişmektedir. Kalkopiritlerin ?34S değerleri ‰ -0.2 - ‰ 0.2, piritlerin ?34S değerleri -0.5 - ‰ 6.5 arasında değişirken bornitin ise ?34S değeri ‰ 0.1'dir Yataktan alınan 4 adet kuvarslı numunede gerçekleştirilen sıvı kapanım çalışmasına göre, birinvil ve ikincil kapanımlar belirlenmiş olup birincil kapanımlar mineralin oluşumu sırasında, ikincil kapanımlar ise mineralin oluşumu sonrası mikro kırıklarda oluşmuştur. Birincil kapanımlar, oda sıcaklığında sıvı ve gaz (SG-tip) içeren iki fazlı kapanımlar lup sıvı faz gaz fazından hacimsel olarak daha büyük ve baskındır. Ölçülen SG-tip birincil kapanımların boyutları 5-30 m? arasında olup yaygın olarak 15 mikron boyutundadır. SG-tipi kapanımlarda yapılan ölçümlerde Tm-ice değerlerinin -1.5 ile -4.8 °C arasında, homojenleşme sıcaklıkları ise (Th, °C) 253.3 °C ile 380°C arasında değişmekte olup Tm-ice'a karşılık gelen tuzluluklar ise %2,6 ile %7,6 NaCl arasında değişmektedir. Goşgarçay porfir bakır yatağında yapılan jeolojik incelemeler cevher ve yankayaçların litolojik özellikleri, mineralojik-petrografik ve jeokimyasal analizler ile kükürt izotopu ve sıvı kapanım verilerine göre cevherleşme bölgedeki cevherleşme Dogger yaşlı volkanosedimanter kayaçları kesen Geç Kretase yaşlı bazik-ortaç plutonik kayaçların sınırında hipotermal koşullarda oluşmuştur.
  • Conference Object
    Sazgeçit-sarıtopallı (ereğli-konya) Çevresinin Jeolojisi ve Obruk Oluşumları
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan; Göçmez, Güler; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Dülger, Alper; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ilinin yaklaşık 140 km güneydoğusunda bulunan Ereğli ilçesinin batısındaki Sazgeçit ve Sarıtopallı mahalleleri arasında belirlenen obrukların jeolojik ve geometrik özelliklerinin verilmesini amaçlamaktadır. İnceleme alanında temeli Geç Miyosen - Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu oluştururken Pleyistosen-Holosen yaşlı Hotamış formasyonu ve Holosen yaşlı Akhüyük travertenleri bu birimi uyumsuzlukla örtmektedir. Bölgede derinlikleri 0.15 m ile 3 m ve çapları 1 m ile 80 m arasında değişen 114 adet obruk tespit edilmiştir. Yerleşim yerlerine ve Ereğli Organize Sanayi Bölgesi’ne oldukça yakın olan obrukların alanları 0.79 m2 ile 5024 m2 arasında değişmektedir. Belirlenen obrukların çoğu dairesel bir yapıya sahiptir. Obrukların tamamı 1015-1022 m kotları arasındadır. Bölgede çok sayıda yüzey yarıkları bulunmaktadır. İnceleme alanında bulunan obrukların çoğu Hotamış formasyonunun suya doygun koyu renkli topraklarından oluşan Bataklık üyesi içerisinde bulunmaktadır. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar gözlenmektedir. Tespit edilen obruklar derine doğru daralan bir yapı sunmaktadır. Ayrıca bölgede içerisinde çok sayıda küçük ölçekli obruk barındıran yaklaşık 200 m çapına varan çöküntü alanları yer almaktadır. Bölgedeki obruklar gerek yerleşim yerleri gerekse sanayi alanları için tehlike arz etmektedir.
  • Conference Object
    Aşağıpınarbaşı (selçuklu-konya) Çevresindeki Kırık Hatlarının Obruk Oluşumları ile İlişkisi
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Dülger, Alper; Arık, Fetullah; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ilinin yaklaşık 25 km kuzeydoğusunda bulunan Aşağıpınarbaşı Mahallesi (Selçuklu-Konya) çevresinde belirlenen yeni kırık hatlarının obruklar ili ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İnceleme alanında temeli Geç Miyosen - Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu oluştururken Pleyistosen-Holosen yaşlı Hotamış formasyonu ve Holosen yaşlı Karahüyük ve Konya formasyonu bu birimi uyumsuzlukla örtmektedir. Konya kent merkezine oldukça yakın olan inceleme alanında derinlikleri 2 m’ye kadar olan 71 adet obruk tespit edilmiştir. Bölgedeki obrukların 39’u Konya-Ankara YHT hattının batısında 32’si ise hattın doğusunda yer almaktadır. Ayrıca Konya-Ankara Karayolunun doğusunda da 2 adet obruk tespit edilmiştir. Bölgede Konya Fay Zonuna paralel olarak uzanan uzunluğu 1.6 km genişliği 3 metreye kadar izlenen düşey atımı 3 metreye ulaşan yeni bir normal fay (Pınarbaşı Fayı) gelişimi mevcuttur. Pınarbaşı Fayı’nın düşen bloğunda fay ile ilişkili gelişen obrukların derinlikleri 0,15 m ile 2 m arasında değişmektedir. Obrukların uzun eksenleri 1 - 110 m, kısa eksenleri 1 - 90 m arasında değişmektedir. Yerleşim bölgelerine, hızlı tren hattına, ana yollara ve önemli sanayi tesislerine oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 0.76 m2 ile 7771.5 m2 arasında değişmektedir. Belirlenen obrukların uzun eksenleri ile hazırlanan gül diyagramı obrukların uzun eksenlerinin çok büyük bir bölümünün Konya Fay Zonu’ na paralel K 0o-10o D doğrultusunda yönlendiğini göstermektedir. Obrukların tamamı 1000-1022 m kotları arasındadır. Obruklar Konya havza düzlüğü ile Konya Fay Zonu dikliği arasında kalan bölgede yer almaktadır. Bu faylanmaya bağlı olarak bölgede Holosen yaşlı Konya formasyonu ile Üst Miyosen – Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu yan yana gelmektedir. İnceleme alanında bulunan obrukların çoğu İnsuyu formasyonu üzerine çökelmiş olan genç birimler içerisinde gözlenmektedir. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar gözlenmekte ve obruklar derine doğru daralan bir yapı sunmaktadır.
  • Conference Object
    Doğa Olaylarının Afete Dönüşmemesi İçin Yerleşim Yerlerinde Doğa Olayları Risk Değerlendirmesi
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Yağmur, Mustafa; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Dülger, Alper
    Ülkemizin topoğrafik, jeolojik ve tektonik yapısı nedeniyle meydana gelen deprem, heyelan, sel, kaya düşmesi, obruk oluşumu, yangın vb. doğal olaylarla ilgili gerekli önlemler alınmamasından kaynaklı, doğal olaylar afete dönüşmekte can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Afet sonrası kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve meslek odaları tarafından yerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporlarda doğal olayların afete dönüşmesinde birçok eksikliklerin ve hataların bir bileşkesi olarak doğal olayların afete dönüştüğü bilimsel ve teknik olarak ortaya konmaktadır. Ülkemizin bir yerinde deprem kaynaklı afet meydana gelirken, aynı zaman farklı yerlerde, sel, heyelan ve yangın oluşumu gibi afetlerin de oluştuğu bilinmektedir. Toplumda güvenlik kültürü oluşturulması, doğal olayların afete dönüşmemesi veya kayıp veya yaralanma oluşturmayacak kabul edilir risk seviyesinde kalması, doğal olayların etki alanları ve yerleşim yerlerine etkisi, risk değerlendirmesi yapılması ve risk değerlendirme sonuncuna göre hazırlanan rapora uygun önlemlerin alınması ile mümkün olacaktır. Risk değerlendirme çalışmaları İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirme mevzuatından faydalanılarak yerleşim yerleri işyeri kabulü ile Risk değerlendirme çalışması yapılması, Risk Değerlendirme Ekiplerinin oluşturulması, bu ekiplerin eğitimi ve çalışma şartlarının planlanmasını kapsamalıdır. Doğa kaynaklı afetlerin yaşanmaması veya en az can ve mal kaybı ile atlatılması, yapılacak Risk Değerlendirme çalışmalarının istenilen hedefe ulaşması amacıyla yapılacak çalışmalarda sürecin aktifliği ve tarafların özellikle yerbilimcilerin aktif katkısı ile gerekli önlemlerin alınması ile mümkün olacaktır.
  • Conference Object
    Öneri Jeopark Alanı: Karatay- Çumra - Karapınar Ereğli-halkapınar (konya), Jeoparkı
    (KOP Bölgesi Üniversiteler Birliği UNİKOP, 2021) Arık, Fetullah
    Karapınar-Çumra-Karatay Jeoparkının başlangıcı Çumra’nın güneyindeki Tımraş (Gökhüyük) obruğu ile başlamakta olup Çumra’nın hemen kuzeyinde bulunan ve Anadolu Medeniyeti’nin en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Çatalhüyük’e ve doğuya doğru Konya’nın 40 yıllık rüyasının son durağı olan Hotamış Su Depolaması’na uzanır. Karapınar, Çumra ve Kızören arasında irili ufaklı, sulu veya susuz çok sayıda obruk bulunmaktadır. Bu obrukların en iyi bilinenleri Çıralı, Meyil, Tımraş, Kızören ve Yarımoğlu obruklarıdır. Obrukların çok büyük bir çoğunluğu Orta Anadolu’da oldukça geniş bir yayılım alanına sahip olan Üst Miyosen-Alt Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu içinde oluşmuştur. Karapınar’ın doğu ve kuzeydoğusunda Pliyosen-Holosen döneminde etkin olan volkanik faaliyetlere bağlı olarak ortaya çıkan Maarlar ve Maar Gölleri, cüruf konileri, proklastik malzemeler, kumullar gibi çok sayıda volkanik yapılar yer almaktadır. Konya ve Tımraş arası 50 km, Tımraş-Kızören arası yaklaşık 200 km, Kızören-Konya arası 75 km ve Konya’da başlayıp Konya’da bitecek gezi güzergahı yaklaşık 315 km’dir
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Geochemical, Fluid Inclusion and Sulfur Isotope Studies of the Daghkesemen Au-Bearing Polymetallic Deposit (northwestern Azerbaijan) in Lesser Caucasus: Implications for Ore Genesis
    (Pergamon-Elsevier Science Ltd, 2022-12-01) Arık, Fetullah; Özen, Yeşim; Bakhshiyev, Akif
    The Daghkesemen Au-bearing polymetallic vein-type deposit, which is the most important ore deposit of the Kazakh graben located in the northwestern part of the Lesser Caucasus, is hosted by calc-alkaline volcanic rocks (andesite, dacite, basaltic trachyandesite, trachyandesite, rhyodacite and their pyroclastics), subvolcanic rocks (andesite porphyry, dolerite, albitophyre/rhyodacite porphyry), and volcanic breccias. The mineralization is commonly observed as gold-bearing quartz-sphalerite-galena-chalcopyrite veins. The Daghkesemen Au-bearing polymetallic deposit, mostly observed in the propylitic alteration, is commonly composed of primarily sphal-erite, galena, chalcopyrite, pyrite, native gold, bornite and magnetite, and secondarily digenite, cerussite, covellite, chalcocite, malachite, azurite, hematite, jarosite, and anglesite. The Daghkesemen Au-bearing poly -metallic deposit mostly comprises Zn, Pb, Cu, Au, Ag, Fe and Cd. Homogenization temperatures (Th) of the fluid inclusions in sphalerite and quartz range from 200.1 ???C to 281.2 ???C and 266.4???266.7 ???C, respectively. The low salinities for the fluid inclusions in sphalerite and quartz show a range of 0.7???6.6 wt % NaCl equivalent and 2.7 to 3.1 wt % NaCl equivalent, respectively. Eutectic temperatures measured in the fluid inclusions vary between-27.4 and-18.2 ???C, indicating H2O???NaCl???KCl system. The ??34SH2S values (-0.8 to -4.4???) of sulfides (chal-copyrite, sphalerite, galena and pyrite) suggest a magmatic-hydrothermal origin for sulfur. The calculated sulfur isotopic geothermometer is value of 190 ???C for sphalerite-chalcopyrite pair. The geochemical, mineralogical, sulfur isotopic and fluid inclusion data of the Daghkesemen Au-bearing polymetallic deposit suggest an inter-mediate sulfidation epithermal deposit associated with volcanic rocks. <comment>Superscript/Subscript Available</comment

Research Topics

Physical Sciences
Computer ScienceEarth and Planetary Sciences
Artificial IntelligenceGeophysicsGeochemistry and PetrologyOceanography
Geochemistry and Geologic Mapping
Geological and Geochemical Analysis
earthquake and tectonic studies
Mineralogy and Gemology Studies
Marine and environmental studies

Sustainable Development Goals

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
3
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
2
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
1
Research Products
Documents

22

Citations

351

h-index

8

Documents

18

Citations

320

Publication Collaboration

Affiliation Name Count
Konya Technical University 12
Selçuk University 6
Izmir Institute of Technology 1
Izmir University 1
Azerbaijan State Oil and Industry University 1
1 / 3
Data obtained from OpenAlex
JournalCount
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi2
Selçuk Üniversitesi Sosyal ve Teknik Araştırmalar Dergisi2
Türkiye Jeoloji Bülteni2
ARABIAN JOURNAL OF GEOSCIENCES1
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mühendislik ve mimarlık fakültesi dergisi (online)1
Current Page: 1 / 3
Scholarly Output

74

Articles

19

Views / Downloads

375/791

Supervised MSc Theses

4

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

46

Scopus Citation Count

54

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.62

Scopus Citations per Publication

0.73

Open Access Source

54

Supervised Theses

5

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud