Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.13091/11969
Job Title:Prof. Dr.
Email Address:msdonduren@ktun.edu.tr
Main Affiliation:02.02. Department of Civil Engineering
Status: Current Staff
ORCID:
0000-0001-9686-9322
0000-0001-9686-9322Scopus ID:
34879745300
34879745300YÖK Akademik: AE0C9C951DA2B05F
Google Scholar:
ikoXHqgAAAAJ
ikoXHqgAAAAJWeb of Science ID:
CNC-9406-2022
CNC-9406-2022Name Variants:
Döndüren, M. S. Döndüren, M. Sami
14 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Low-Velocity Impact Behavior of Two-Way Sfrc Slabs Strengthened With Steel Plate(Springernature, 2024-05-08) Al-Hagri, Mohammed Gamal; Döndüren, M. Sami; Yılmaz, Tolga; Anıl, Özgür; Erol, Hakan; Şengel, Hasan SelimStructural systems and structural elements can often suffer severe damage or even completely collapse under the effect of sudden dynamic impact loading, which is a different type of loading that is not considered during their design. Research on how structures behave under impact loading and how they can be strengthened to perform better against this type of loading has increased to avoid such undesirable severe damage. Within the scope of this study, it is aimed to improve the behavior and increase the performance of two-way steel fiber-reinforced concrete (SFRC) slabs, one of the leading structural elements that can be affected by impact loading, using steel fiber concrete (SFC) and placing steel plates on the surface of the RC slab. Within the scope of the study, the effects of placing FRC as layers in different positions within the slab and placing the steel plate on different surfaces of the slabs were examined. Impact loading was applied using a drop weight test setup designed by the authors, and the acceleration-time, displacement-time, and impact loading-time behaviors of the RC slabs were measured and interpreted. The use of fiber concrete in RC slabs and strengthened with steel plates increased the maximum acceleration values by an average of 3% and 113%, respectively. The use of fiber concrete in RC slabs reduced the maximum displacement and residual displacement values by an average of 2% and 25%, respectively. Placing steel plates on the slabs reduced the maximum displacement and residual displacement values by an average of 270% and 199%, respectively. In addition, the energy absorption capacities of RC slabs were calculated, and how they were affected by experimental variables was examined. Numerical analyses of the RC slabs tested in the study were also conducted using ABAQUS finite element software, and the results obtained were compared with the experimental ones.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Effect of Single and Hybrid Incorporation of Steel, Polypropylene, and Pet Fibers on the Properties of Concrete Under Static and Impact Loading(ICE Publishing, 2025-05-01) Al-Hagri, M.G.; Döndüren, M.S.In this paper, the effect of single and hybrid use of steel fibers (STF), polypropylene fibers (PPF), and PET fibers (PETF) on the static and impact properties of concrete was comprehensively evaluated. Concretes were evaluated and compared according to different properties, including static properties (unit weight, compressive strength, flexural strength, splitting tensile strength, fracture energy, and flexural toughness), microstructural properties, impact performance, and cost. In addition, the overall performances of the tested mixtures were comparatively assessed using the desirability function (DF) analysis. The performed tests and analyses showed that while STF had a positive effect on the compressive strength of concrete, PPF and PETF had a negative effect. On the other hand, fibers, especially STF, remarkably increased the splitting tensile strength, flexural strength, flexural toughness, fracture energy, and impact performance of concrete. It was found that under static and impact loads, fibers were successful at shifting the brittle behavior of concrete into a more ductile one. Scanning electron microscopy (SEM) analysis revealed that STF had a better adherence with the surrounding cement paste than PPF and PETF. It was concluded from the DF analysis that concrete containing %1 STF showed the best overall performance among all the tested concrete mixtures. © 2025 ICE Publishing. All rights reserved.Article Effect of Column Cross Section and Concrete Compressive Strength on the Resistance of Rc Columns Subjected To Axial Loads and Loads Created by Creep(2022-09-06) Nakipoğlu, Abdulhamit; Al-Hagri, Mohammed Gamal; Döndüren, Mahmud SamiReinforced concrete buildings that are not properly designed, constructed, or supervised, might not have the resistance to bear even their own weight. When the effects of deformation in the concrete over time are added to the loads, great damages and even collapses can be seen. In this study, the performance of reinforced concrete buildings under axial loads was investigated. The effect of creep in concrete over time was also evaluated. Creep deformation has been integrated into the analysis with a simple method. A total number of 20 8-storey reinforced concrete frame buildings were modeled via ETABS. In each model, only column dimensions and concrete compressive strengths have been changed. The models were analyzed under the combined effect of axial loads and creep. As a result, the effect of concrete compressive strength and column dimensions on collapse in reinforced concrete buildings under the mentioned effects was examined. The results showed that column dimensions should be much high to prevent collapse when low strength concrete is used in buildings. In addition, a formula that can be used to determine the parameters of concrete quality and column cross-sectional areas required against collapse is proposed for the preliminary design of similar types of buildings.Article Experimental Investigation of the Behavior of Unreinforced Masonry Structures Under Horizontal Loads as Defined in TBDY-2018(2025) Dondüren, Mahmud Samı; Orhan, MehmetYığma yapılar, Türkiye’deki yapı stoğunun önemli bir bölümünü oluşturmakta ve özellikle Doğu Anadolu, Kuzey Anadolu ve Batı Ege fay hatları boyunca yaygın olarak kullanılmaktadır. Genellikle ekonomik nedenlerle tercih edilen bu yapılar, malzeme kalitesi ve inşaat tekniklerinin yetersizliği nedeniyle depreme karşı risk taşımaktadır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) kapsamında tanımlanan farklı yığma yapı türleri arasında yer alan donatısız yığma yapılar, bu çalışmada deneysel olarak incelenmiştir. Çalışmada, 1/1 ölçekli, tek katlı ve tek açıklıklı donatısız yığma yapı numunesi laboratuvar ortamında üretilmiş ve tersinir yükleme testine tabi tutulmuştur. Deney yükleme prosedürü, maksimum yüke kadar yük kontrollü, maksimum yükten sonra ise deplasman kontrollü olarak gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmaların her aşamasında, uygulanan yük ve deplasman değerleri bilgisayar aracılığıyla kaydedilmiştir. Yapıda oluşan çatlakların boyutları, kalınlıkları ve yapıda bulundukları konumlar dikkatle gözlemlenmiş ve yapıya işaretlenerek hasar durumu detaylı bir şekilde belirlenmiştir. Bu çalışma, donatısız yığma yapıların deprem performansını incelemiş olup çekme ve itme yükleri etkisi altındaki binadaki çatlak oluşum bölgeleri gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, donatısız yığma yapıların pencere çevresinde çatlaklarının oluştuğu ve gevrek bir davranış sergilediği, bu nedenle diğer yığma yapı türlerinin incelenmesi ve analitik olarak karşılaştırılmasının önem taşıdığı anlaşılmaktadır.Article Tarihi Yığma Tütünsüz Baba Türbesinin Mekaniksel Davranışının İncelenmesi(2019) Döndüren, Mahmud Sami; Demiröz, Atila; Şişik, ÖzlemBu çalışmada, Edirne’de bulunan, 15.YY. ile 16.YY’da inşa edilmiş, Tütünsüz Baba türbesinin mekaniksel davranışları araştırılmıştır. Türbenin statik analizleri yapılarak, mevcut durumu değerlendirilmiştir. Yapılar Sap2000 V18 paket programında sonlu elamanlar modeli ile modellenerek çeşitli yükler altında oluşan kuvvetler ve gerilmeler hesaplanmıştır. Bu gerilmelere bağlı oluşan deformasyonlar belirlenmiştir. Hesaplanan deformasyon ve gerilmelerin emniyet gerilmelerini aşıp aşmadığı irdelenmiştir. Sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak makro modelleme yaklaşımı ile modellemeler yapılarak Sap2000 paket programı yardımıyla çözümler elde edilmiştir. Analiz sonuçlarında türbede oluşan asal gerilmeler değerlendirilmiş ve statik anlamda taşıyıcılık durumları belirlenmiştir.Doctoral Thesis Experimental Investigation of Effect of Damage, Repair and Strengthening on Dynamic Behavior in R C Buildings(2024) Nakipoğlu, Abdulhamit; Döndüren, Mahmud SamiBütün yapılar ortam şartlarından dolayı her an az veya çok şiddette titreşime maruz kalırlar. Titreşimin kaynağı, yapılarda büyük hasarlar oluşturabilen zamana bağlı dinamik yüklerdir. Sistemlerde meydana gelen titreşim tepkisini zamandan bağımsız statik analiz yöntemleriyle çözümlemek çok gerçekçi olmayıp yapıların davranışını da tam manasıyla yansıtamamaktadır. Dinamik yüklemeye maruz bir sistemde oluşacak tepkiler statik yüklemeye maruz sistemlere kıyasla daha büyük olmaktadır. Yapılarda daha büyük iç kuvvetler ve yer değiştirmeler meydana gelmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda yapıların tasarım aşamasında dinamik yüklerin rolü çok büyüktür. Bu sebeplerden dolayı, yapıların dinamik etkiler altındaki davranışını incelemek ve bu incelemeleri dinamik çözüm yöntemleri vasıtasıyla yapmak oldukça önemlidir. Deprem laboratuvarı yakıştırması dahi yapılan ülkemiz için bir dinamik yükten bahsedeceksek bu şüphesiz deprem yükü olacaktır. Türkiye her yıl yaklaşık 30 bin depremi tecrübe etmektedir. Bu depremlerin bir kısmı yapılara hasar verecek seviyede olmaktadır. Burada elbette yapının durumu ve performansı da belirleyicidir. Deprem etkisiyle hasar almış olan yapılar çoğu zaman güçlendirme/onarım işlemleri henüz başlamamışken artçı veya yeni ana sarsıntıların etkisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, halihazırda belirli bir seviyede hasarlı olan bir yapıda deprem direnci azalmış olacağından yeni sarsıntılar yapının göçmesine sebep olabilmektedir. Daha önceden de olduğu gibi çok yakın zamanda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de maalesef bu durum milletimiz tarafından acı bir şekilde tecrübe edilmiştir. Bu çalışmada, betonarme binalarda deprem neticesinde oluşan hasarlar ile uygulanan onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranış üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, laboratuvar ortamında üretilmiş olan 3 adet 1/3 ölçeğindeki 3 boyutlu 2 katlı-tek açıklıklı betonarme çerçeve numunesinin sarsma tablasında zorlanmış titreşim deneyleri yapılmıştır. Numuneler hasarsız, hasarlı, onarılmış ve güçlendirilmiş durumlarında test edilmiştir. Hasarlı durumda numunelerin birleşim bölgeleri zayıflatılmıştır. Hasarlı bölgeler devamında tamir harcı kullanılarak onarılmıştır. Güçlendirme aşamasında sistemsel bazda teknikler kullanılmıştır. Bu aşamada, düzlem içi betonarme perdeler vasıtasıyla güçlendirme, X şeklinde çelik çaprazlarla güçlendirme yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca yine bu aşamada, dolgu duvarların dinamik davranışa katkısını görmek maksadıyla bir de dolgu duvarlarla iyileştirme yöntemi uygulanmıştır. Zorlayıcı yük olarak, 0,19 g, 0,36 g, 0,46 g ve 0,54 g en büyük yer ivmesi değerlerine sahip olan 4 farklı şiddette yapay yer hareketi kullanılmıştır. Numunelerin farklı durumlarında bu 4 farklı şiddetteki dinamik yük altında toplam 200'den fazla zorlanmış titreşim deneyi yapılmıştır. v Deneylerde ivmeölçerler vasıtasıyla zamana bağlı ivme verileri ve potansiyometrik cetveller vasıtasıyla zamana bağlı deplasman verileri kaydedilmiştir. Bu veriler üzerinden geleneksel deneysel modal analiz yöntemiyle dinamik parametreler (doğal titreşim frekansları, doğa titreşim periyotları, doğal sönüm oranları, mod şekilleri) belirlenmiş ve ivme, deplasman tepki spektrumları oluşturulmuştur. Ayrıca, zaman tanım alanında; kat deplasmanları, taban kesme kuvvetleri, taban devrilme momentleri ve taban kesme kuvveti-tepe deplasmanı, taban devrilme momenti-tepe deplasmanı oranı histerezis eğrileri, yanal ötelenme rijitlikleri elde edilmiştir. Diğer bir taraftan, numunelerde aynı durum, yükleme ve şartlar altında sonlu elemanlar yöntemi mantığıyla çalışan ETABS yapısal analiz programı kullanılarak zaman tanım alanında hesap yöntemiyle nümerik analizler de yapılmıştır. Deneysel ve nümerik olarak elde edilen bütün parametre ve grafikler ışığında hasar, onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranışa etkileri irdelenmiştir. Sonuçta, hasarlı durumda yanal ötelenme rijitliğinin ciddi oranda azaldığı ve deplasman taleplerinin oldukça arttığı, güçlendirmelerin etkisiyle büyük miktarda rijitlik kazanımı meydana gelerek aynı yükler altında kaydedilen deplasman değerlerinin çok azaldığı görülmüştür. Benzer şekilde, 1. doğal titreşim frekanslarında, hasarlı durumdan güçlendirilmiş duruma geçildiğinde değerlerin ortalama %70 oranında arttığı hesaplanmıştır. Genel olarak, düzlem içi betonarme perdelerle yapılan güçlendirme sonucunda her yönden en iyi performanslara erişilmiştir. Ayrıca, nümerik analiz sonuçları da deneysel sonuçlarla büyük oranda uyumlu çıkmıştır.Master Thesis Deprem Etkisi Altında Mevcut Betonarme Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirme Teknikleri Maliyet Analizlerinin Karşılaştırılması(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Raofe, Ahmad Arshad; Döndüren, M. SamiDepremler, tüm yeryüzünde büyük can ve mal kaybına neden olan doğal afetlerin en yıkıcı ve etkilerinden biridir. Son yüzyılda dünyada birçok büyük deprem meydana geldiği ve bu depremler sonucunda milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, sayısız yapının yıkıldığı bilinmektedir. Depreme karşı güvenliği sağlayamayan mevcut yapıların, tamamının yıkılarak yeniden inşa edilmesi ekonomik nedenlerden dolayı mevcut şartlarda mümkün değildir. Bu anlamda birçok durumda yeterli deprem güvenliğine sahip olmayan yapıların güçlendirilmesi tercih edilmiştir. Bu çalışmada, TBDY 2018 'e göre mevcut betonarme binaların deprem etkisi altında değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı konusu incelenmiştir. Birinci aşamada mevcut betonarme binaların değerlendirilmesi konusunda TDY 2007 ile TBDY 2018 arasındaki temel farklar anlatılmıştır. Örnek olarak seçilen betonarme mevcut bir bina STA4-Cad-V14 programı kullanılarak hem TDY 2007'e göre hemde TBDY 2018 'e göre dayanım ve tasarım analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada TBDY 2018'de önerilen betonarme yapılar için güçlendirme yöntemleri ile tasarım yapılmıştır. Sistem bazında ve eleman bazında ayrı ayrı güçlendirme yaparak kalıp, demir ve beton metrajları belirlenerek maliyet analizi açısından karşılaştırmaları yapılmıştır.Article Betonarme Bir Binanın Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ile Dbybhy 2007 ve Tbdy 2018 Yönetmeliklerine Göre Analizi(2021) Döndüren, Mahmud Sami; Havva, Şeyda; Ecemiş, Ali SerdarAktif bir deprem kuşağında bulunan ülkemizde meydana gelen depremler sonucunda çok fazla can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Bu doğrultuda depreme dayanıklı yapı kalitesinin arttırılması için gerekli kurallar ve standartlar deprem yönetmelikleri şeklinde ortaya çıkmıştır. Çıkarılan deprem yönetmelikleri teknolojinin gelişmesi, deprem alanında bilgi birikiminin artması sonucu belirli zamanlarda revize edilmektedir. Son çıkarılan yönetmelik; 18 Mart 2018 yılında resmi gazetede yayınlanan ve 1 Ocak 2019 yılından itibaren kullanılmaya başlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018)’ dir. Bu çalışmada TBDY 2018 ile (Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği) DBYBHY 2007 (Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik) yönetmelikleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde deprem ve deprem etkisi sonucu yapılarda meydana gelen hasarlar incelenmiştir. Sonraki bölümlerinde DBYBHY 2007 ile TBDY 2018 yönetmelikleri deprem hesabı açısından kıyaslanmış, seçilen modeller üzerinde sayısal olarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çerçeveli ve perdeli-çerçeveli taşıyıcı sisteme sahip, bodrumlu ve bodrumsuz şekilde seçilen modeller analiz edilmiştir. Modellerin İstanbul ve Konya’ da olduğu, Z1-ZA ve Z3-ZD olmak üzere iki farklı yerel zemin sınıfına sahip olduğu kabulü yapılmıştır. Seçilen modeller için TBDY 2018 ile DBYBHY 2007’ ye göre ayrı ayrı deprem analizleri yapılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak yapılan çalışmada TBDY 2018 ile kat deplasmanlarında artış gözlenirken kat kesme kuvvetlerinde genellikle bir azalma olduğu görülmüştür.Doctoral Thesis Betonarme Binalarda Hasar, Onarım ve Güçlendirmelerin Dinamik Davranışa Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2024) Naki̇poğlu, Abdulhami̇t; Döndüren, Mahmud Sami̇Bütün yapılar ortam şartlarından dolayı her an az veya çok şiddette titreşime maruz kalırlar. Titreşimin kaynağı, yapılarda büyük hasarlar oluşturabilen zamana bağlı dinamik yüklerdir. Sistemlerde meydana gelen titreşim tepkisini zamandan bağımsız statik analiz yöntemleriyle çözümlemek çok gerçekçi olmayıp yapıların davranışını da tam manasıyla yansıtamamaktadır. Dinamik yüklemeye maruz bir sistemde oluşacak tepkiler statik yüklemeye maruz sistemlere kıyasla daha büyük olmaktadır. Yapılarda daha büyük iç kuvvetler ve yer değiştirmeler meydana gelmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda yapıların tasarım aşamasında dinamik yüklerin rolü çok büyüktür. Bu sebeplerden dolayı, yapıların dinamik etkiler altındaki davranışını incelemek ve bu incelemeleri dinamik çözüm yöntemleri vasıtasıyla yapmak oldukça önemlidir. Deprem laboratuvarı yakıştırması dahi yapılan ülkemiz için bir dinamik yükten bahsedeceksek bu şüphesiz deprem yükü olacaktır. Türkiye her yıl yaklaşık 30 bin depremi tecrübe etmektedir. Bu depremlerin bir kısmı yapılara hasar verecek seviyede olmaktadır. Burada elbette yapının durumu ve performansı da belirleyicidir. Deprem etkisiyle hasar almış olan yapılar çoğu zaman güçlendirme/onarım işlemleri henüz başlamamışken artçı veya yeni ana sarsıntıların etkisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, halihazırda belirli bir seviyede hasarlı olan bir yapıda deprem direnci azalmış olacağından yeni sarsıntılar yapının göçmesine sebep olabilmektedir. Daha önceden de olduğu gibi çok yakın zamanda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de maalesef bu durum milletimiz tarafından acı bir şekilde tecrübe edilmiştir. Bu çalışmada, betonarme binalarda deprem neticesinde oluşan hasarlar ile uygulanan onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranış üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, laboratuvar ortamında üretilmiş olan 3 adet 1/3 ölçeğindeki 3 boyutlu 2 katlı-tek açıklıklı betonarme çerçeve numunesinin sarsma tablasında zorlanmış titreşim deneyleri yapılmıştır. Numuneler hasarsız, hasarlı, onarılmış ve güçlendirilmiş durumlarında test edilmiştir. Hasarlı durumda numunelerin birleşim bölgeleri zayıflatılmıştır. Hasarlı bölgeler devamında tamir harcı kullanılarak onarılmıştır. Güçlendirme aşamasında sistemsel bazda teknikler kullanılmıştır. Bu aşamada, düzlem içi betonarme perdeler vasıtasıyla güçlendirme, X şeklinde çelik çaprazlarla güçlendirme yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca yine bu aşamada, dolgu duvarların dinamik davranışa katkısını görmek maksadıyla bir de dolgu duvarlarla iyileştirme yöntemi uygulanmıştır. Zorlayıcı yük olarak, 0,19 g, 0,36 g, 0,46 g ve 0,54 g en büyük yer ivmesi değerlerine sahip olan 4 farklı şiddette yapay yer hareketi kullanılmıştır. Numunelerin farklı durumlarında bu 4 farklı şiddetteki dinamik yük altında toplam 200'den fazla zorlanmış titreşim deneyi yapılmıştır. v Deneylerde ivmeölçerler vasıtasıyla zamana bağlı ivme verileri ve potansiyometrik cetveller vasıtasıyla zamana bağlı deplasman verileri kaydedilmiştir. Bu veriler üzerinden geleneksel deneysel modal analiz yöntemiyle dinamik parametreler (doğal titreşim frekansları, doğa titreşim periyotları, doğal sönüm oranları, mod şekilleri) belirlenmiş ve ivme, deplasman tepki spektrumları oluşturulmuştur. Ayrıca, zaman tanım alanında; kat deplasmanları, taban kesme kuvvetleri, taban devrilme momentleri ve taban kesme kuvveti-tepe deplasmanı, taban devrilme momenti-tepe deplasmanı oranı histerezis eğrileri, yanal ötelenme rijitlikleri elde edilmiştir. Diğer bir taraftan, numunelerde aynı durum, yükleme ve şartlar altında sonlu elemanlar yöntemi mantığıyla çalışan ETABS yapısal analiz programı kullanılarak zaman tanım alanında hesap yöntemiyle nümerik analizler de yapılmıştır. Deneysel ve nümerik olarak elde edilen bütün parametre ve grafikler ışığında hasar, onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranışa etkileri irdelenmiştir. Sonuçta, hasarlı durumda yanal ötelenme rijitliğinin ciddi oranda azaldığı ve deplasman taleplerinin oldukça arttığı, güçlendirmelerin etkisiyle büyük miktarda rijitlik kazanımı meydana gelerek aynı yükler altında kaydedilen deplasman değerlerinin çok azaldığı görülmüştür. Benzer şekilde, 1. doğal titreşim frekanslarında, hasarlı durumdan güçlendirilmiş duruma geçildiğinde değerlerin ortalama %70 oranında arttığı hesaplanmıştır. Genel olarak, düzlem içi betonarme perdelerle yapılan güçlendirme sonucunda her yönden en iyi performanslara erişilmiştir. Ayrıca, nümerik analiz sonuçları da deneysel sonuçlarla büyük oranda uyumlu çıkmıştır.Article Citation - Scopus: 2Single and Combined Effect of Fine and Coarse Tire Rubbers on the Static, Microstructural, and Impact Properties of Concrete(Springer, 2023-09-01) Donduren, M. S.; Al-Hagri, M. G.This paper presents an experimental investigation on the static, microstructural and impact properties of concrete incorporating tire rubbers. Fine tire rubber (FR) and coarse tire rubber (CR) were used to replace fine and coarse aggregates, respectively, by 10 and 20% by volume. The single and combined effects of tire rubbers on the unit weight, mechanical properties (compressive strength, split tensile strength, flexural strength, and flexural toughness properties) and impact resistance of concrete were evaluated. Drop-weight test using concrete beams was conducted to evaluate the impact behavior of concrete. The microstructure of concrete was also investigated using SEM analysis. The results showed that incorporation of FR and CR reduced the unit weight, compressive strength, and flexural strength of concrete. Lower content of tire rubbers increased the split tensile strength of concrete, however higher content of tire rubbers resulted in its reduction. On the other hand, tire rubbers were found to remarkably enhance the energy absorption capacity, fracture energy and impact strength of concrete. SEM observations revealed that rubberized concretes had more porosity and weaker interfacial transition zone than normal concrete. In general, when FR and CR were used together, they showed an average static and impact performance compared to their single use.
Research Topics
Domains
Physical Sciences
Fields
Engineering
Subfields
Civil and Structural EngineeringBuilding and Construction
Specific Research Areas
Masonry and Concrete Structural Analysis
Structural Behavior of Reinforced Concrete
Seismic Performance and Analysis
Innovative concrete reinforcement materials
Concrete and Cement Materials Research
Sustainable Development Goals
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
24
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
13CLIMATE ACTION
1
Research Products

Documents
26
Citations
165
h-index
7

Documents
12
Citations
96
Publication Collaboration
| Affiliation Name | Count |
|---|---|
| Selçuk University | 15 |
| Konya Technical University | 14 |
| Istanbul Aydın University | 3 |
| Istanbul University | 2 |
| Gazi University | 2 |
1 / 2
Data obtained from OpenAlex
| Journal | Count |
|---|---|
| Magazine of Concrete Research | 3 |
| Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi | 3 |
| Konya mühendislik bilimleri dergisi (Online) | 2 |
| Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi | 2 |
| Indian Geotechnical Journal | 1 |
Current Page: 1 / 3

Scholarly Output
40
Articles
20
Views / Downloads
208/642
Supervised MSc Theses
12
Supervised PhD Theses
4
WoS Citation Count
8
Scopus Citation Count
45
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.20
Scopus Citations per Publication
1.13
Open Access Source
27
Supervised Theses
16
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

