Döndüren, Mahmud Sami

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Döndüren, M. S.
Döndüren, M. Sami
Donduren, M. Sami
Döndüren, M.S.
Donduren, M. S.
Döndüren, Mahmud Sami̇
Donduren, Mahmud Sami
Döndüren, Mahmud S.
Donduren, Mahmud S.
Job Title
Email Address
msdonduren@ktun.edu.tr
Main Affiliation
02.02. Department of Civil Engineering
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

16

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

1

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

2

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

0

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

0

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

0

Research Products
Documents

26

Citations

165

h-index

7

This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

36

Articles

16

Views / Downloads

32/261

Supervised MSc Theses

12

Supervised PhD Theses

4

WoS Citation Count

8

Scopus Citation Count

44

WoS h-index

2

Scopus h-index

3

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.22

Scopus Citations per Publication

1.22

Open Access Source

23

Supervised Theses

16

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Magazine of Concrete Research3
Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi2
Bulletin of Earthquake Engineering1
Challenge Journal of Concrete Research Letters1
Indian Geotechnical Journal1
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 36
  • Master Thesis
    Deprem Etkisi Altında Mevcut Betonarme Binaların Değerlendirilmesi ve Güçlendirme Teknikleri Maliyet Analizlerinin Karşılaştırılması
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Raofe, Ahmad Arshad; Döndüren, M. Sami
    Depremler, tüm yeryüzünde büyük can ve mal kaybına neden olan doğal afetlerin en yıkıcı ve etkilerinden biridir. Son yüzyılda dünyada birçok büyük deprem meydana geldiği ve bu depremler sonucunda milyonlarca insanın hayatını kaybettiği, sayısız yapının yıkıldığı bilinmektedir. Depreme karşı güvenliği sağlayamayan mevcut yapıların, tamamının yıkılarak yeniden inşa edilmesi ekonomik nedenlerden dolayı mevcut şartlarda mümkün değildir. Bu anlamda birçok durumda yeterli deprem güvenliğine sahip olmayan yapıların güçlendirilmesi tercih edilmiştir. Bu çalışmada, TBDY 2018 'e göre mevcut betonarme binaların deprem etkisi altında değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı konusu incelenmiştir. Birinci aşamada mevcut betonarme binaların değerlendirilmesi konusunda TDY 2007 ile TBDY 2018 arasındaki temel farklar anlatılmıştır. Örnek olarak seçilen betonarme mevcut bir bina STA4-Cad-V14 programı kullanılarak hem TDY 2007'e göre hemde TBDY 2018 'e göre dayanım ve tasarım analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. İkinci aşamada TBDY 2018'de önerilen betonarme yapılar için güçlendirme yöntemleri ile tasarım yapılmıştır. Sistem bazında ve eleman bazında ayrı ayrı güçlendirme yaparak kalıp, demir ve beton metrajları belirlenerek maliyet analizi açısından karşılaştırmaları yapılmıştır.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    Single and Combined Effect of Fine and Coarse Tire Rubbers on the Static, Microstructural, and Impact Properties of Concrete
    (Springer, 2023) Donduren, M. S.; Al-Hagri, M. G.
    This paper presents an experimental investigation on the static, microstructural and impact properties of concrete incorporating tire rubbers. Fine tire rubber (FR) and coarse tire rubber (CR) were used to replace fine and coarse aggregates, respectively, by 10 and 20% by volume. The single and combined effects of tire rubbers on the unit weight, mechanical properties (compressive strength, split tensile strength, flexural strength, and flexural toughness properties) and impact resistance of concrete were evaluated. Drop-weight test using concrete beams was conducted to evaluate the impact behavior of concrete. The microstructure of concrete was also investigated using SEM analysis. The results showed that incorporation of FR and CR reduced the unit weight, compressive strength, and flexural strength of concrete. Lower content of tire rubbers increased the split tensile strength of concrete, however higher content of tire rubbers resulted in its reduction. On the other hand, tire rubbers were found to remarkably enhance the energy absorption capacity, fracture energy and impact strength of concrete. SEM observations revealed that rubberized concretes had more porosity and weaker interfacial transition zone than normal concrete. In general, when FR and CR were used together, they showed an average static and impact performance compared to their single use.
  • Article
    Tarihi Yığma Tütünsüz Baba Türbesinin Mekaniksel Davranışının İncelenmesi
    (2019) Döndüren, Mahmud Sami; Demiröz, Atila; Şişik, Özlem
    Bu çalışmada, Edirne’de bulunan, 15.YY. ile 16.YY’da inşa edilmiş, Tütünsüz Baba türbesinin mekaniksel davranışları araştırılmıştır. Türbenin statik analizleri yapılarak, mevcut durumu değerlendirilmiştir. Yapılar Sap2000 V18 paket programında sonlu elamanlar modeli ile modellenerek çeşitli yükler altında oluşan kuvvetler ve gerilmeler hesaplanmıştır. Bu gerilmelere bağlı oluşan deformasyonlar belirlenmiştir. Hesaplanan deformasyon ve gerilmelerin emniyet gerilmelerini aşıp aşmadığı irdelenmiştir. Sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak makro modelleme yaklaşımı ile modellemeler yapılarak Sap2000 paket programı yardımıyla çözümler elde edilmiştir. Analiz sonuçlarında türbede oluşan asal gerilmeler değerlendirilmiş ve statik anlamda taşıyıcılık durumları belirlenmiştir.
  • Article
    Betonarme Bir Binanın Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi ile Dbybhy 2007 ve Tbdy 2018 Yönetmeliklerine Göre Analizi
    (2021) Döndüren, Mahmud Sami; Havva, Şeyda; Ecemiş, Ali Serdar
    Aktif bir deprem kuşağında bulunan ülkemizde meydana gelen depremler sonucunda çok fazla can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Bu doğrultuda depreme dayanıklı yapı kalitesinin arttırılması için gerekli kurallar ve standartlar deprem yönetmelikleri şeklinde ortaya çıkmıştır. Çıkarılan deprem yönetmelikleri teknolojinin gelişmesi, deprem alanında bilgi birikiminin artması sonucu belirli zamanlarda revize edilmektedir. Son çıkarılan yönetmelik; 18 Mart 2018 yılında resmi gazetede yayınlanan ve 1 Ocak 2019 yılından itibaren kullanılmaya başlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018)’ dir. Bu çalışmada TBDY 2018 ile (Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği) DBYBHY 2007 (Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik) yönetmelikleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde deprem ve deprem etkisi sonucu yapılarda meydana gelen hasarlar incelenmiştir. Sonraki bölümlerinde DBYBHY 2007 ile TBDY 2018 yönetmelikleri deprem hesabı açısından kıyaslanmış, seçilen modeller üzerinde sayısal olarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çerçeveli ve perdeli-çerçeveli taşıyıcı sisteme sahip, bodrumlu ve bodrumsuz şekilde seçilen modeller analiz edilmiştir. Modellerin İstanbul ve Konya’ da olduğu, Z1-ZA ve Z3-ZD olmak üzere iki farklı yerel zemin sınıfına sahip olduğu kabulü yapılmıştır. Seçilen modeller için TBDY 2018 ile DBYBHY 2007’ ye göre ayrı ayrı deprem analizleri yapılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak yapılan çalışmada TBDY 2018 ile kat deplasmanlarında artış gözlenirken kat kesme kuvvetlerinde genellikle bir azalma olduğu görülmüştür.
  • Master Thesis
    Betonarme Yapılarda Beton Basınç Dayanımıının Yapı Dinamik Davranışına Etkisi
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Sayın, Mevlüde Nisa; Döndüren, Mahmud Sami
    Dinamik yük, zamana bağlı olarak büyüklüğü değişen yük demektir. Yapıya aniden etkiyip kısa sürede büyük değişim gösteren yük (kuvvet) olarak da tanımlanabilir. Yapılarda statik kuvvetlerin yanı sıra dinamik kuvvetler de çok önemli bir yere sahiptir. Hatta statik ve dinamik yüke karşı verilen tepkiler kıyaslandığında dinamik kuvvetlere verilen tepkilerin daha fazla olduğu bilinmektedir. Dinamik kuvvetlerin en etkilisi ise deprem kuvvetleridir. Deprem kuvveti yatay hareketler oluşturmaktadır. Ülkemiz ve dünyada deprem kuvvetinin yapılarda önemi yadsınamaz bir gerçektir. Projelendirmede deprem kuvveti dikkate alınmadığı takdirde, özellikle betonarme yapılar son derece olumsuz etkilenebilmektedir. Bu yüzden deprem mühendisliğinde yapılara etkiyen kuvvetlerin etkisinin nasıl iyileştirilebileceğine dair birçok araştırma yapılmaktadır. Bu araştırmalarda kullanılan deneysel yöntemlerden biri sarsma tablası deneyleridir. Sarsma tablası deneyi sonucunda deprem kuvveti altındaki yapının kapasitesi, dinamik karakteristikleri belirlenmektedir. Yapılan bu tez çalışmasında, sarsma tablası üzerinde zorlanmış kuvvetlerle farklı beton basınç dayanımına sahip kolon numunelerin sarsılması gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 6 adet farklı beton basınç dayanımına sahip kolon numunesi 1/3 ölçeklendirme ile hazırlanmıştır. Hazırlanmış olan betonarme kolon numunelerin çelik sınıfı ve geometrik boyutları aynı olarak tasarlanmıştır. Sarsma tablasında zorlanmış titreşime maruz kalan bu betonarme kolon numunelerden elde edilen verilerin filtreleme ve analiz işlemleri yapılarak FRF grafikleri elde edilmiş, dinamik karakteristikleri belirlenmiştir. Betonarme elemanların en temel malzemesi olan betonun sınıflandırmasının deprem etkisi altında frekans ve sönüm oranına etkileri belirlenmiştir. Numuneler arasında karşılaştırmalar yapılarak uygulama ve analizle ilgili çeşitli sonuçlara varılmıştır. Deney sonucunda beton basınç dayanımı en yüksek numunenin (SN-06) en düşük numuneye (SN-01) oranına göre frekans değerinin %8,08 arttığı, sönüm oranının ise %30,98 azaldığı görülmüştür. Beton basınç dayanımı ile frekansın doğru orantılı, sönüm oranının ise ters orantılı olduğu kanıtlanmıştır.
  • Doctoral Thesis
    Experimental Investigation of Effect of Damage, Repair and Strengthening on Dynamic Behavior in R C Buildings
    (2024) Nakipoğlu, Abdulhamit; Döndüren, Mahmud Sami
    Bütün yapılar ortam şartlarından dolayı her an az veya çok şiddette titreşime maruz kalırlar. Titreşimin kaynağı, yapılarda büyük hasarlar oluşturabilen zamana bağlı dinamik yüklerdir. Sistemlerde meydana gelen titreşim tepkisini zamandan bağımsız statik analiz yöntemleriyle çözümlemek çok gerçekçi olmayıp yapıların davranışını da tam manasıyla yansıtamamaktadır. Dinamik yüklemeye maruz bir sistemde oluşacak tepkiler statik yüklemeye maruz sistemlere kıyasla daha büyük olmaktadır. Yapılarda daha büyük iç kuvvetler ve yer değiştirmeler meydana gelmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda yapıların tasarım aşamasında dinamik yüklerin rolü çok büyüktür. Bu sebeplerden dolayı, yapıların dinamik etkiler altındaki davranışını incelemek ve bu incelemeleri dinamik çözüm yöntemleri vasıtasıyla yapmak oldukça önemlidir. Deprem laboratuvarı yakıştırması dahi yapılan ülkemiz için bir dinamik yükten bahsedeceksek bu şüphesiz deprem yükü olacaktır. Türkiye her yıl yaklaşık 30 bin depremi tecrübe etmektedir. Bu depremlerin bir kısmı yapılara hasar verecek seviyede olmaktadır. Burada elbette yapının durumu ve performansı da belirleyicidir. Deprem etkisiyle hasar almış olan yapılar çoğu zaman güçlendirme/onarım işlemleri henüz başlamamışken artçı veya yeni ana sarsıntıların etkisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, halihazırda belirli bir seviyede hasarlı olan bir yapıda deprem direnci azalmış olacağından yeni sarsıntılar yapının göçmesine sebep olabilmektedir. Daha önceden de olduğu gibi çok yakın zamanda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de maalesef bu durum milletimiz tarafından acı bir şekilde tecrübe edilmiştir. Bu çalışmada, betonarme binalarda deprem neticesinde oluşan hasarlar ile uygulanan onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranış üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, laboratuvar ortamında üretilmiş olan 3 adet 1/3 ölçeğindeki 3 boyutlu 2 katlı-tek açıklıklı betonarme çerçeve numunesinin sarsma tablasında zorlanmış titreşim deneyleri yapılmıştır. Numuneler hasarsız, hasarlı, onarılmış ve güçlendirilmiş durumlarında test edilmiştir. Hasarlı durumda numunelerin birleşim bölgeleri zayıflatılmıştır. Hasarlı bölgeler devamında tamir harcı kullanılarak onarılmıştır. Güçlendirme aşamasında sistemsel bazda teknikler kullanılmıştır. Bu aşamada, düzlem içi betonarme perdeler vasıtasıyla güçlendirme, X şeklinde çelik çaprazlarla güçlendirme yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca yine bu aşamada, dolgu duvarların dinamik davranışa katkısını görmek maksadıyla bir de dolgu duvarlarla iyileştirme yöntemi uygulanmıştır. Zorlayıcı yük olarak, 0,19 g, 0,36 g, 0,46 g ve 0,54 g en büyük yer ivmesi değerlerine sahip olan 4 farklı şiddette yapay yer hareketi kullanılmıştır. Numunelerin farklı durumlarında bu 4 farklı şiddetteki dinamik yük altında toplam 200'den fazla zorlanmış titreşim deneyi yapılmıştır. v Deneylerde ivmeölçerler vasıtasıyla zamana bağlı ivme verileri ve potansiyometrik cetveller vasıtasıyla zamana bağlı deplasman verileri kaydedilmiştir. Bu veriler üzerinden geleneksel deneysel modal analiz yöntemiyle dinamik parametreler (doğal titreşim frekansları, doğa titreşim periyotları, doğal sönüm oranları, mod şekilleri) belirlenmiş ve ivme, deplasman tepki spektrumları oluşturulmuştur. Ayrıca, zaman tanım alanında; kat deplasmanları, taban kesme kuvvetleri, taban devrilme momentleri ve taban kesme kuvveti-tepe deplasmanı, taban devrilme momenti-tepe deplasmanı oranı histerezis eğrileri, yanal ötelenme rijitlikleri elde edilmiştir. Diğer bir taraftan, numunelerde aynı durum, yükleme ve şartlar altında sonlu elemanlar yöntemi mantığıyla çalışan ETABS yapısal analiz programı kullanılarak zaman tanım alanında hesap yöntemiyle nümerik analizler de yapılmıştır. Deneysel ve nümerik olarak elde edilen bütün parametre ve grafikler ışığında hasar, onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranışa etkileri irdelenmiştir. Sonuçta, hasarlı durumda yanal ötelenme rijitliğinin ciddi oranda azaldığı ve deplasman taleplerinin oldukça arttığı, güçlendirmelerin etkisiyle büyük miktarda rijitlik kazanımı meydana gelerek aynı yükler altında kaydedilen deplasman değerlerinin çok azaldığı görülmüştür. Benzer şekilde, 1. doğal titreşim frekanslarında, hasarlı durumdan güçlendirilmiş duruma geçildiğinde değerlerin ortalama %70 oranında arttığı hesaplanmıştır. Genel olarak, düzlem içi betonarme perdelerle yapılan güçlendirme sonucunda her yönden en iyi performanslara erişilmiştir. Ayrıca, nümerik analiz sonuçları da deneysel sonuçlarla büyük oranda uyumlu çıkmıştır.
  • Article
    Effect of Column Cross Section and Concrete Compressive Strength on the Resistance of Rc Columns Subjected To Axial Loads and Loads Created by Creep
    (2022) Nakipoğlu, Abdulhamit; Al-Hagri, Mohammed Gamal; Döndüren, Mahmud Sami
    Reinforced concrete buildings that are not properly designed, constructed, or supervised, might not have the resistance to bear even their own weight. When the effects of deformation in the concrete over time are added to the loads, great damages and even collapses can be seen. In this study, the performance of reinforced concrete buildings under axial loads was investigated. The effect of creep in concrete over time was also evaluated. Creep deformation has been integrated into the analysis with a simple method. A total number of 20 8-storey reinforced concrete frame buildings were modeled via ETABS. In each model, only column dimensions and concrete compressive strengths have been changed. The models were analyzed under the combined effect of axial loads and creep. As a result, the effect of concrete compressive strength and column dimensions on collapse in reinforced concrete buildings under the mentioned effects was examined. The results showed that column dimensions should be much high to prevent collapse when low strength concrete is used in buildings. In addition, a formula that can be used to determine the parameters of concrete quality and column cross-sectional areas required against collapse is proposed for the preliminary design of similar types of buildings.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 3
    Low-Velocity Impact Behavior of Two-Way Sfrc Slabs Strengthened With Steel Plate
    (Springernature, 2024) Al-Hagri, Mohammed Gamal; Döndüren, M. Sami; Yılmaz, Tolga; Anıl, Özgür; Erol, Hakan; Şengel, Hasan Selim
    Structural systems and structural elements can often suffer severe damage or even completely collapse under the effect of sudden dynamic impact loading, which is a different type of loading that is not considered during their design. Research on how structures behave under impact loading and how they can be strengthened to perform better against this type of loading has increased to avoid such undesirable severe damage. Within the scope of this study, it is aimed to improve the behavior and increase the performance of two-way steel fiber-reinforced concrete (SFRC) slabs, one of the leading structural elements that can be affected by impact loading, using steel fiber concrete (SFC) and placing steel plates on the surface of the RC slab. Within the scope of the study, the effects of placing FRC as layers in different positions within the slab and placing the steel plate on different surfaces of the slabs were examined. Impact loading was applied using a drop weight test setup designed by the authors, and the acceleration-time, displacement-time, and impact loading-time behaviors of the RC slabs were measured and interpreted. The use of fiber concrete in RC slabs and strengthened with steel plates increased the maximum acceleration values by an average of 3% and 113%, respectively. The use of fiber concrete in RC slabs reduced the maximum displacement and residual displacement values by an average of 2% and 25%, respectively. Placing steel plates on the slabs reduced the maximum displacement and residual displacement values by an average of 270% and 199%, respectively. In addition, the energy absorption capacities of RC slabs were calculated, and how they were affected by experimental variables was examined. Numerical analyses of the RC slabs tested in the study were also conducted using ABAQUS finite element software, and the results obtained were compared with the experimental ones.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 3
    Effect of Single and Hybrid Incorporation of Steel, Polypropylene, and Pet Fibers on the Properties of Concrete Under Static and Impact Loading
    (ICE Publishing, 2025) Al-Hagri, M.G.; Döndüren, M.S.
    In this paper, the effect of single and hybrid use of steel fibers (STF), polypropylene fibers (PPF), and PET fibers (PETF) on the static and impact properties of concrete was comprehensively evaluated. Concretes were evaluated and compared according to different properties, including static properties (unit weight, compressive strength, flexural strength, splitting tensile strength, fracture energy, and flexural toughness), microstructural properties, impact performance, and cost. In addition, the overall performances of the tested mixtures were comparatively assessed using the desirability function (DF) analysis. The performed tests and analyses showed that while STF had a positive effect on the compressive strength of concrete, PPF and PETF had a negative effect. On the other hand, fibers, especially STF, remarkably increased the splitting tensile strength, flexural strength, flexural toughness, fracture energy, and impact performance of concrete. It was found that under static and impact loads, fibers were successful at shifting the brittle behavior of concrete into a more ductile one. Scanning electron microscopy (SEM) analysis revealed that STF had a better adherence with the surrounding cement paste than PPF and PETF. It was concluded from the DF analysis that concrete containing %1 STF showed the best overall performance among all the tested concrete mixtures. © 2025 ICE Publishing. All rights reserved.
  • Doctoral Thesis
    Betonarme Binalarda Hasar, Onarım ve Güçlendirmelerin Dinamik Davranışa Etkisinin Deneysel Olarak İncelenmesi
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2024) Naki̇poğlu, Abdulhami̇t; Döndüren, Mahmud Sami̇
    Bütün yapılar ortam şartlarından dolayı her an az veya çok şiddette titreşime maruz kalırlar. Titreşimin kaynağı, yapılarda büyük hasarlar oluşturabilen zamana bağlı dinamik yüklerdir. Sistemlerde meydana gelen titreşim tepkisini zamandan bağımsız statik analiz yöntemleriyle çözümlemek çok gerçekçi olmayıp yapıların davranışını da tam manasıyla yansıtamamaktadır. Dinamik yüklemeye maruz bir sistemde oluşacak tepkiler statik yüklemeye maruz sistemlere kıyasla daha büyük olmaktadır. Yapılarda daha büyük iç kuvvetler ve yer değiştirmeler meydana gelmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda yapıların tasarım aşamasında dinamik yüklerin rolü çok büyüktür. Bu sebeplerden dolayı, yapıların dinamik etkiler altındaki davranışını incelemek ve bu incelemeleri dinamik çözüm yöntemleri vasıtasıyla yapmak oldukça önemlidir. Deprem laboratuvarı yakıştırması dahi yapılan ülkemiz için bir dinamik yükten bahsedeceksek bu şüphesiz deprem yükü olacaktır. Türkiye her yıl yaklaşık 30 bin depremi tecrübe etmektedir. Bu depremlerin bir kısmı yapılara hasar verecek seviyede olmaktadır. Burada elbette yapının durumu ve performansı da belirleyicidir. Deprem etkisiyle hasar almış olan yapılar çoğu zaman güçlendirme/onarım işlemleri henüz başlamamışken artçı veya yeni ana sarsıntıların etkisinde kalmaktadır. Dolayısıyla, halihazırda belirli bir seviyede hasarlı olan bir yapıda deprem direnci azalmış olacağından yeni sarsıntılar yapının göçmesine sebep olabilmektedir. Daha önceden de olduğu gibi çok yakın zamanda 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de maalesef bu durum milletimiz tarafından acı bir şekilde tecrübe edilmiştir. Bu çalışmada, betonarme binalarda deprem neticesinde oluşan hasarlar ile uygulanan onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranış üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, laboratuvar ortamında üretilmiş olan 3 adet 1/3 ölçeğindeki 3 boyutlu 2 katlı-tek açıklıklı betonarme çerçeve numunesinin sarsma tablasında zorlanmış titreşim deneyleri yapılmıştır. Numuneler hasarsız, hasarlı, onarılmış ve güçlendirilmiş durumlarında test edilmiştir. Hasarlı durumda numunelerin birleşim bölgeleri zayıflatılmıştır. Hasarlı bölgeler devamında tamir harcı kullanılarak onarılmıştır. Güçlendirme aşamasında sistemsel bazda teknikler kullanılmıştır. Bu aşamada, düzlem içi betonarme perdeler vasıtasıyla güçlendirme, X şeklinde çelik çaprazlarla güçlendirme yöntemleri kullanılmıştır. Ayrıca yine bu aşamada, dolgu duvarların dinamik davranışa katkısını görmek maksadıyla bir de dolgu duvarlarla iyileştirme yöntemi uygulanmıştır. Zorlayıcı yük olarak, 0,19 g, 0,36 g, 0,46 g ve 0,54 g en büyük yer ivmesi değerlerine sahip olan 4 farklı şiddette yapay yer hareketi kullanılmıştır. Numunelerin farklı durumlarında bu 4 farklı şiddetteki dinamik yük altında toplam 200'den fazla zorlanmış titreşim deneyi yapılmıştır. v Deneylerde ivmeölçerler vasıtasıyla zamana bağlı ivme verileri ve potansiyometrik cetveller vasıtasıyla zamana bağlı deplasman verileri kaydedilmiştir. Bu veriler üzerinden geleneksel deneysel modal analiz yöntemiyle dinamik parametreler (doğal titreşim frekansları, doğa titreşim periyotları, doğal sönüm oranları, mod şekilleri) belirlenmiş ve ivme, deplasman tepki spektrumları oluşturulmuştur. Ayrıca, zaman tanım alanında; kat deplasmanları, taban kesme kuvvetleri, taban devrilme momentleri ve taban kesme kuvveti-tepe deplasmanı, taban devrilme momenti-tepe deplasmanı oranı histerezis eğrileri, yanal ötelenme rijitlikleri elde edilmiştir. Diğer bir taraftan, numunelerde aynı durum, yükleme ve şartlar altında sonlu elemanlar yöntemi mantığıyla çalışan ETABS yapısal analiz programı kullanılarak zaman tanım alanında hesap yöntemiyle nümerik analizler de yapılmıştır. Deneysel ve nümerik olarak elde edilen bütün parametre ve grafikler ışığında hasar, onarım ve güçlendirmelerin dinamik davranışa etkileri irdelenmiştir. Sonuçta, hasarlı durumda yanal ötelenme rijitliğinin ciddi oranda azaldığı ve deplasman taleplerinin oldukça arttığı, güçlendirmelerin etkisiyle büyük miktarda rijitlik kazanımı meydana gelerek aynı yükler altında kaydedilen deplasman değerlerinin çok azaldığı görülmüştür. Benzer şekilde, 1. doğal titreşim frekanslarında, hasarlı durumdan güçlendirilmiş duruma geçildiğinde değerlerin ortalama %70 oranında arttığı hesaplanmıştır. Genel olarak, düzlem içi betonarme perdelerle yapılan güçlendirme sonucunda her yönden en iyi performanslara erişilmiştir. Ayrıca, nümerik analiz sonuçları da deneysel sonuçlarla büyük oranda uyumlu çıkmıştır.