Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.13091/11734
Job Title:Doç. Dr.
Email Address:ikoc@ktun.edu.tr
Main Affiliation:04.01. Department of Architecture
Status: Current Staff
ORCID:
0000-0002-4864-6906
0000-0002-4864-6906YÖK Akademik: 8859C1915A56FFBA
Google Scholar:
Wn0QeIAAAAJ
Wn0QeIAAAAJWeb of Science ID:
LRI-6134-2024
LRI-6134-2024Name Variants:
Koc, Ilhan
25 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 25
Conference Object Investigation of Energy Supply of a Residential Area From Renewable Energy Sources: the Case of "our City-Konya Project"(Keykubat Yayınları, 2022) Köse, Faruk; Koç, İlhanApproximately 25% of the total energy consumed in the world is used in residences. Considering that approximately 80% of the total energy consumption is from fossil fuels polluting the environment, it is seen that the energy sources used in settlements have an effect of 20% on environmental pollution and greenhouse effect. In this article it has been investigated whether the entire energy of the settlements can be produced by using renewable energies, mainly solar and wind energy. This research was carried out in an exemplary settlement in Konya within the scope of the "Our City-Konya" project completed in November 2019, which was prepared for the Ministry of Environment Urbanization and Climate Change. Developing designs within the framework of environmentally sensitive and sustainable approaches in urban planning are the goals and basic principles of the strategy plan. Within the framework of these principles, it is important to reduce the deteriorating global climate effects by providing renewable energy production and efficiency in settlements. In this context, measures have been taken in design studies of the field in order to provide energy efficiency in urban design work and to reduce the negative effects of climate change. Within the scope of the study targeting the concepts of ecological (environmental) and sustainable cities it is aimed to set an example for new applications to be made in the project concept. Türkiye has a very good potential in terms of solar and wind energy capacity from renewable energy sources. Especially in Konya, in which the research area is existed, the potential for solar energy is quite high. In the area planned to have a population of 20,000, buildings are designed as detached block of 2, 4 and 6 storey. It has been determined that it may be possible to meet the heating energy of the settlement with soil and solar heat pumps in winter, but the cost will be very high in today's conditions. It has been designed that the electrical energy and hot water needs of all residences, including official and social facilities in the planning area, can be met with solar PV-T and wind energy systems suitable for the settlement.Conference Object İklim Değişikliği Bağlamında Isı Adası Etkisinin Azaltılmasına Yönelik Sürdürülebilir Soğutma Yaklaşımı(Ertual Akademi, 2022) Duru, Mehmet Oğuz; Koç, İlhanGünümüzde insanlığın karşılaştığı en büyük zorlukların başında küresel iklim değişikliği gelmektedir. Yapılan araştırmalar, küresel iklim değişikliği etkisinin, 1951 yılından günümüze her on yılda, yeryüzü sıcaklığını 0.12°C artmasına neden olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu değişim; kuraklık, orman yangınları, deniz ekosistemlerinin bozulması, bitkisel üretkenliğin düşmesi, buzulların eriyerek deniz seviyelerinin yükselmesi, birçok canlı habitatının yok olması gibi çevresel tehlikelerin görülme sıklığını ve büyüklüğünü artırmıştır. Bu çalışmanın amacı, küresel sıcaklığın artmasıyla ortaya çıkan kentsel ısı adası olgusunun negatif etkilerini azaltmaya yönelik hem kent ölçeğinde hem de yapı düzeyinde sürdürülebilir soğutma alternatiflerinin tespit edilerek, öneriler getirmek olarak belirlenmiştir. Sürdürülebilir soğutma yöntemlerinin irdelendiği bu çalışmada, kapsamlı literatür analiyle elde edilen verilerin, amaç doğrultusunda sentezlenmesini içeren niteliksel araştırma yöntemleri uygulanmıştır. Çalışmanın sonucu olarak, günümüzün en önemli iklimsel sorunlarının başında gelen küresel sıcaklık artışı ve kentsel ısı adası etkisinin azaltılmasına yönelik sürdürülebilir soğutma yaklaşımının; uygulama yöntemleri, sağlayacağı avantajlar ve iklim değişikliği ile mücadeledeki önemi elde edilmiştir.Conference Object Ülkemiz Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasında Yaşanan Sistematik Sorunlar(Diyarbakır Dicle Üniversitesi, 2021) Koç, İlhan; Çağlayan, NeslihanBook Part Mimari Tasarımda Gömülü Karbon Değerinin Azaltılmasında Yapı Malzemesinin Önemi(Livre de Lyon, 2022) Koç, İlhan; Duru, Mehmet OğuzArticle Yapılarda Gömülü ve Kullanım Enerjisi Kavramlarının Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) Metodolojisiyle İrdelenmesi(2021) Koç, İlhan; Dinçer, Sevde Gülizar; Duru, Mehmet OğuzAccording to many scientific investigations, approximately half of the annual energy consumption realized globally is used for the activities carried out for the production, operation, and maintenance of buildings. This energy, most of which is obtained from fossil fuels, is one of the leading factors that constitute climate change caused by carbon emissions. Embodied energy: it covers all of the activities carried out before the commissioning process, such as the extraction of raw material, its processing and obtaining it as a building material, the transportation of the building material to the construction site and the construction of the building. The operational energy is defined as the energy consumed in order to create the comfort conditions of the end user, such as in the air conditioning and lighting of the buildings, especially in heating and cooling, and in the operation of energy-requiring appliances. Effectively reducing the carbon footprint of buildings is possible with designs that take into account both embodied and operational energy. However, researches have focused more on operational energy, ignoring embodied energy, which is a relatively complex and tedious process to calculate. In this study, the relationship between embodied and operational energies and carbon emissions with each other, especially considering existing buildings, through the concept of life cycle assessment. In the study, a method in which the findings obtained by conducting extensive literature analysis on internationally accepted scientific publications are compared and synthesized in order to create a conceptual framework has been preferred. As a result of the study, it has been determined that in order to ensure ecological sustainability, it will not be sufficient to reduce the operational energy only, and it is necessary to determine policies together with embodied energy.Review Article Yapılarda Gömülü ve Kullanım Enerjisi Kavramlarının Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (ydd) Metodolojisiyle İrdelenmesi(2022) Koç, İlhan; Duru, Mehmet Oğuz; Dinçer, Sevde GülizarYapılan birçok bilimsel araştırmalara göre, küresel çapta gerçekleştirilen yıllık enerji tüketiminin yaklaşık yarısı, yapıların üretilmesi, işletilmesi ve bakımı için gerçekleştirilen faaliyetlerde kullanılmaktadır. Büyük oranı fosil kaynaklı yakıtlardan elde edilen bu enerjinin, kullanımıyla birlikte karbon emisyonuna neden olarak, iklim değişikliğini oluşturan etmenlerin başında gelmektedir. Gömülü (embodied) enerji; ham maddenin çıkarılması, işlenmesi, yapı malzemesine dönüştürülmesi, şantiye sahasına taşınması ve yapı inşası gibi devreye alma sürecinden önce gerçekleştirilen faaliyetlerin bütününü kapsamaktadır. Kullanım (operational) enerjisi ise, nihai kullanıcının iç ortam konfor şartlarını oluşturmaya yönelik, yapıların başta ısıtma, soğutma gibi iklimlendirilmesinde, aydınlatılmasında, enerji gerektiren araç-gereçlerin çalıştırılmasında tüketilen enerji olarak tanımlanmaktadır. Yapıların karbon ayak izinin etkili bir şekilde azaltılabilmesi, hem gömülü (embodied) hem de kullanım (operational) enerjisini dikkate alan tasarımlar ile mümkündür. Ancak, yapılan araştırmalar daha çok kullanım (operational) enerjisine odaklanarak, nispeten hesaplanması karmaşık ve yorucu bir süreç olan gömülü (embodied) enerjiyi göz ardı etmiştir. Bu çalışmada, yaşam döngüsü değerlendirmesi kavramı üzerinden, özellikle mevcut yapılar dikkate alınarak, gömülü (embodied) ve kullanım (operational) enerjileri kaynaklı karbon salınımlarının birbiriyle olan ilişkisi, irdelenmiştir. Çalışmada, uluslararası kabul görmüş bilimsel yayınlar üzerinden kapsamlı literatür analizi yapılarak elde edilen bulguların, kavramsal bir çerçeve oluşturmak amacıyla, karşılaştırılarak sentezlendiği bir yöntem tercih edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, ekolojik sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için, sadece kullanım (operational) enerjisinin azaltılmasının yeterli olmayacağı, gömülü (embodied) enerji ile birlikte politikaların belirlenmesi zorunluluğu tespit edilmiştir.Doctoral Thesis Tarihi Yapılarda Zemin Suyundan Kaynaklanan Yapısal Bozulmalar ve Onarımlarına İlişkin Sistematik Yaklaşım Yöntemleri(Konya Teknik Üniversitesi, 2024) Pala, Yusuf; Koç, İlhanTarihi yapılar, taşınmaz kültür varlıkları olarak toplumların sosyal, ekonomik ve kültürel birikimini geçmişten günümüze taşıyan en önemli unsurlardır. Bulunduğu coğrafya, sosyal ve stratejik konumu sebebiyle ülkemizde geçmiş birçok medeniyete ait; Selçuklu, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri olmak üzere sayısız tarihi eser mevcuttur. Bu eserlerden bir kısmı uzun yılların yıpranmasına dayanamayarak yok olmuşlar; fakat toplumsal, mülkiyet ve yapısal (güçlü yapı malzemesi ve teknikleri) özellikleri bakımından kamusal ve dini yapıların birçoğu uzun yıllardır ayakta kalabilmiş ve yaşamlarını günümüzde kadar sürdürmüşlerdir. Ülkemizin sahip olduğu önemli değere haiz söz konusu tarihi eserlerin, doğru yöntemler ile uzun dönemli korunması büyük önem arz etmektedir. Söz konusu eserlerin büyük bir kısmı anıtsal özellikte kamu ve vakıf mülkiyetindeki yapılardan oluşmaktadır. Bu yapıtlar; uzun yıllar zamana ve doğal şartlara karşı ayakta kalmalarını; çoğunlukla taş, tuğla ve geleneksel harçlar ile inşa edilmiş olmalarına borçlular. Ancak, dönemlerinin yapı tekniğine bağlı olarak eserlerde kullanılan malzemeler genellikle yumuşak bünyeli olmaları sebebiyle dış hava şartlarına, özellikle zemin suyuna karşı her zaman savunmasız ve korunaksız kalmışlardır. Ülkemizde tarihi yapılar mevcut yasa, yönetmelikler ve ilke kararları doğrultusunda projelendirilerek korunmaya çalışılmaktadır. Fakat, çeşitli onarım süreçleri geçirmelerine rağmen eserlerin, toprak temaslı (temel ve subasman) kısımlarında zemin suyu (nemi) kaynaklı bozulmalara maruz kaldıkları görülmektedir. Bu kapsamda bu tez çalışmasının amacı, ülkemizdeki tarihi anıtsal yapıların korunmasında sıklıkla karşılaşılan zemin suyu (nemi) kaynaklı sorunların tespit edilmesi ve çözümünde sistematik olarak geleneksel ve günümüz modern yöntemler ile sonuca varılmasını sağlamaktır. Çalışmanın yürütüldüğü yörenin tarihsel özelliği sebebiyle alanda çok sık mevcut olan Selçuklu ve Beylikler Dönemi eserlerden; Hacı Hasan Camii, Akşehir İplikçi Camii, Ermenek Ulu Camii, Eskil Ulu Camii, Meram İplikçi Camii, Meram Taş (Akçe Gizlenmez) Camii, İnce Minareli Medresesi örneklem eserler olarak tezin ana materyalini oluşturmaktadır. Ayrıca, konu kapsamında yapılmış birçok ulusal ve uluslararası akademik çalışmalardan başka tarihi yapılardaki su ve nem durumunun tespiti için teknik donanımlar, özellikle eserlere zarar vermemek amacıyla tahribatsız kızılötesi termografi ile yüzeysel kapasitif nem ölçüm metotları kullanılmıştır. Tez kapsamında alanda seçilen örneklem esrelerde yapılan incelemeler, gözlemler ve teknik ölçümlemeler sonucunda özetle şu değerlendirmeler elde edilmiştir: Seçilen örneklem tarihi eserlerin tescil öncesi bilimsel olmayan yanlış onarım uygulamaları ile tescil sonrası Koruma Kurulu kararları doğrultusunda yapılan onarımların eserlere yapısal olarak birçok zarar verdiği tespit edilmiştir. Tescil sonrası yapılan müdahalelerin de izinsiz yapılan birtakım uygulamalar olduğu ya da Kurul kararlarının bilimsel verilere uygun olarak uygulanmadığı gözlemlenmiştir. Eserlerde tespit edilen yapısal bozulmaların önlenmesine ilişkin çözüm önerilerinde her yapının kendine has arazi konumu, malzeme ve yapım tekniği sebepleriyle zeminden kaynaklanan su ve neme karşı korunmaları farklılıklar arz etmektedir. Bu bakımdan yapıların değişen durumlarına göre onarım teknikleri önerilmiştir. Öncelikle geleneksel olarak önleyici koruma yöntemleri olarak, çatılarından yağmur ve kar sularının zemine sağlıklı tahliyesinin yapılarak oradan ızgaralı drenaj kanalları ile uzaklaştırılması, modern zamanlarda yükseltilmiş çevre zemin kotlarının özgün seviyelerine indirilmesi, daha sonra yapıların özgün zemin kotuna indirilerek eserler genel olarak dıştan gelen suya karşı korunması önerilmiştir. Tabi bunların yanı sıra tarihi eserlerin zemin temel ve subasman seviyesinde oluşmuş su ve nemin giderilmesi ise yapıların durumlarına göre dıştan pozitif yalıtım, içten negatif yalıtım ile birlikte gerekli durumlarda kapilariteye karşı enjeksiyon ve tuzdan arındırma kompresi gibi birçok modern uygulama yöntemlerden bazen biri bazen birkaçı kullanılarak çözümler önerilmiştir. Söz konusu tarihi eserler ülkenin gelecek kuşakları da düşünerek turizm ve kültürel bakımdan çok önemli değere sahip olmaları, eserlerin her türlü fiziki sorunlara karşı korunmaları çok titiz bir şekilde bilimsel araştırmalara dayalı olarak projelendirilerek yapılmalıdır. Tarihi eserlerin korunmasında toplumsal bilinçlenmenin artırılması için okul öncesi eğitim-öğretimden itibaren konuya yer verilmesinin yanı sıra üniversite ve kurumsal düzeyde bilimsel çalışmalar desteklenmelidir.Master Thesis Konya Sahip Ata Külliyesi Camii Restorasyonu Üzerine Bir İnceleme(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Erdem, Muhammed Naim; Koç, İlhanBinlerce yıllık tarihe sahip Anadolu'nun stratejik bir noktasında yer alan Konya şehri, eski çağlardan beri üzerinde yaşamış olan önemli medeniyetlerin kültürlerini barındırmaktadır. Bu kültürel mozaiğin en önemli unsurlarından biri olan Anadolu Selçukluları devrinde, yapı bânîleri arasında öne çıkan isimlerden birisi olan Sâhib-i Atâ Fahreddin Ali uzun yıllar çeşitli devlet kademelerinde görev almış ve 1288 yılında ölünceye kadar çok sayıda tarihi eser yaptırmıştır. Halk arasında yaygın bilinen ismiyle Sahip Ata'nın yaptırdığı eserler arasında, en mühimlerinden biri olarak Konya Sahip Ata Külliyesi sayılabilir. 1258-1283 yılları arasında tamamlanan külliyenin camisi, yıllar içinde büyük tahribatlar görmüş ve 1871 yılında günümüzdeki haliyle inşa edilmiştir. Özgün taç kapısı ve mihrabı incelendiğinde özgün caminin ne kadar mühim bir sanat eseri olabileceği dikkat çekmektedir. Günümüzde yeniden onarımı, ilgili kurumların gündeminde olan caminin tarihine bir ışık tutmak gerektiği düşünülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada; özgün yapının nasıl bir tasarımda olduğu ve neden günümüze ulaşamadığı, mevcut yapının ne gibi sebeplerle özgün halinden farklı şekilde inşa edildiği, yapının geçmişte gördüğü onarımlar gibi hususlar değerlendirilerek bu kültürel mirası korumak adına gelecekte yapılması gereken müdahale önerileri sunulmuştur.Article Citation - WoS: 1Green Building Assessment Model for Historic Buildings of Turkey(Konya Technical Univ, Fac Architecture & Design, 2023-12-28) Yetkin, Elif Gizem; Koç, İlhanGrave structures are architectural works reflecting the cultural accumulation, continuity and political power of societies. In the context of sustainability, while \"green building\" certification systems are developing in building productions in the world, new guidelines are also being created. Of course, new guidelines are also being developed on the certification as green buildings within the scope of the protection and restoration of historical buildings that should be specially considered. In this study, it is aimed to create a model that will allow the historical buildings in Turkey to be evaluated in the context of “the green building” concept. With this model, it is considered that historical building conservation practices will contribute positively to the works of restorers in making those heritage sites more environmentally friendly and sustainable. For the model designed to evaluate historical buildings within the scope of green buildings, historical buildings were handled under 3 groups: a) 1st Group Historical Buildings, b) 2nd Group Historical Buildings and c) Reconstructed Historical Buildings. As creating the designed model, GBC-Italy system criteria were taken as the basis. The criteria were carried out by conducting a questionnaire with experts in this field. Importance of the relevant evaluation criteria in the scoring system were determined by using the AHP method. As a result of the analyzes and calculations, the accuracy of the scoring was confirmed. As historical buildings are evaluated according to the conditions of their periods, it is obvious that they are sustainable buildings. Naturally, nowadays to be able to preserve historical buildings for the future generations in a proper way is usually ensured by giving them a new function. The requirements of the new functions given to create the necessary equipment to provide today's comfort conditions in historical buildings naturally change the sustainable characteristics of the historical heritage. This evaluation system, designed to preserve the green building characteristics of historical buildings and to ensure their sustainability with their new functions, will be an important guide.Doctoral Thesis Sürdürülebilir Mimari Bağlamında Ülkemiz Tarihi Yapıları için Yeşil Bina Değerlendirme Modeli Önerisi(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Yetkin, Elif Gizem; Koç, İlhanSürüdürülebilirlik kavramının yapım sektörüne etkisinin bir sonucu olarak ortaya çıkan yeşil bina yaklaşımları ve buna bağlı olarak oluşturulan yeşil bina değerlendirme sistemleri dünyada kabul görmüştür. İlk olarak yeni yapılan yapılar için kullanılan yeşil bina değerlendirme sistemleri zamanla mevcut yapı stokunun çevresel etkilerini azaltmayı hedefleyen yeni değerlendirme araçları geliştirmiştir. Mevcut yapı stoku içinde tarihi yapıların yeşil bina değerlendirme sistemleri kapsamında farklı gereksinimlerinin olduğu bilinmektedir. Ülkemizde de ulusal yeşil bina değerlendirme sistemi oluşturma çalışmaları devam etmektedir ancak tarihi yapıların değerlendirilmesine olanak sağlayacak bir sistem henüz geliştirilmediği tespit edilmiştir. Bu çalışmada, ülkemiz tarihi yapılarının koruma ve onarım uygulamaları sırası ve sonrasında çevresel etkilerini değerlendirmeye olanak sağlayacak bir model geliştirmek amaçlanmıştır. Tez kapsamında, dünyada kullanılmakta olan yeşil bina değerlendirme sistemleri incelenmiştir. BREEM ve LEED gibi sertifika sistemleri tarihi yapılar özelinde değerlendirme kriterlerine sahiptir. Bunlar dışında, tarihi yapı kapsamında yeşil bina değerlendirme sistemlerinden, ulusal ölçekte olan GBC-İtalya detaylı olarak ele alınmıştır. Ülkemizde tarihi yapılar iki farklı grup altında tescillenmektedir. Oluşturulan modelin yapının yeşil bina değerini belirlemesi beklendiği için 1.Grup ve 2. Grup tarihi yapılar için farklı uygulama yapılmasına olanak sağlayacak puanlama sistemi oluşturulmuştur. Ayrıca iki tescil grubundan bağımsız olarak model kapsamında rekonstrüksiyon uygulanacak yapılarında değerlendirilmesinde uygulanmak üzere üçüncü bir puanlama sistemi önerilmektedir. Model kapsamında seçilen üç puanlama sistemi için 1. Sınıf =1. Grup tarihi yapılar, 2. Sınıf = 2. Grup tarihi yapılar ve 3. Sınıf = Rekonstrüksiyon yapılmış tarihi yapılar olarak sınıflandırılmıştır. Önerilen modelin değerlendirme kriterlerinin oluşturulabilmesi için konusunda uzman kişiler ile anket çalışması yapılmıştır. Uzmanların, tarihi yapı yeşil bina değerlendirme kriterleri kapsamında tarihi değer, sürdürülebilir arazi, su yönetimi, enerji ve atmosfer, malzeme ve kaynaklar, iç ortam hava kalitesi, bölgesel öncelik, yenilikçilik, sağlık ve güvenlikle kriterler ve alt kriterlerinin AHS yöntemiyle analizine olanak sağlayacak şekilde cevaplandırılması istenmiştir. AHS yöntemi kullanılarak ilgili değerlendirme kriterlerinin puanlama sistemindeki ağırlıkları belirlenmiştir. Yapılan analizler ve hesaplamalar sonucunda puanlamaların doğruluğu teyit edilmiştir. Modelin tarihi yapılar üzerinde uygulamasının yapılması için dört adet örnek seçilmiştir. Model kapsamında önerilen üç farklı puanlama sisteminin ilgili alanlarında uygulama yapılmasına olanak sağlayacak şekilde örnekler seçilmiştir. Sonuç olarak tarihi yapıların yeşil yapı değerlendirme modeli kapsamında değerlendirilmesi için yapının temel özelliklerine uygun olacak şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir. Bu tez tarihi yapı koruma uygulamalarının çevre dostu olması konusunda korumacıları aydınlatacak ve tarihi yapı koruma uygulamalarının değerlendirilmesine de katkı sağlayacaktır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
Research Topics
Domains
Social SciencesPhysical Sciences
Fields
Arts and HumanitiesEarth and Planetary SciencesEngineering
Subfields
ArcheologyGeologyBuilding and ConstructionCivil and Structural Engineering
Specific Research Areas
Cultural Heritage Management and Preservation
3D Surveying and Cultural Heritage
Building Energy and Comfort Optimization
BIM and Construction Integration
Infrastructure Maintenance and Monitoring
Sustainable Development Goals
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
10
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
9
Research Products
13CLIMATE ACTION
4
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
4
Research Products
14LIFE BELOW WATER
4
Research Products
15LIFE ON LAND
2
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
2
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
2
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
2
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

Documents
1
Citations
1
Publication Collaboration
| Affiliation Name | Count |
|---|---|
| Konya Technical University | 8 |
| Alanya University | 2 |
1 / 1
Data obtained from OpenAlex
| Journal | Count |
|---|---|
| Kent Akademisi (Online) | 2 |
| bāb Journal of Architecture and Design | 1 |
| DergiPark (Istanbul University) | 1 |
| ICONARP International Journal Of Architecture And Planning | 1 |
| Journal of Architecture Engineering and Fine Arts | 1 |
Current Page: 1 / 2

Scholarly Output
25
Articles
9
Views / Downloads
112/153
Supervised MSc Theses
3
Supervised PhD Theses
4
WoS Citation Count
1
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.04
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
17
Supervised Theses
7
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

