Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/2243
Browse
Recent Submissions
Article Aısı 304 Paslanmaz Çelik Sacın Hidromekanik Derin Çekilmesi(2020) Türköz, MevlütKorozyona karşı üstün dirençleri nedeniyle gıda, mutfak eşyaları, ev eşyaları, otomotiv, uzay vehavacılık ile tıp endüstrisinde sıklıkla kullanılan paslanmaz çelik sac malzemeler, genellikle klasik derinçekme yöntemi ile şekillendirilmektedir. Klasik yöntemlerle yapılan derin çekme işlemlerinde, kalıpyapımının maliyetli, zaman alıcı ve zahmetli olmasından dolayı bu yöntem ile üretim özellikle az sayıdaparça üretiminde ekonomik olmamaktadır. Hidromekanik Derin Çekme (HDÇ) yönteminde ise sıvıbasıncı yardımıyla tek bir kalıp kullanılarak üretim yapmak mümkündür. Böylece karmaşık geometriyeve farklı kalınlığa sahip saclar, kalıp uyumu aranmadan daha ekonomik ve daha kaliteli olarakşekillendirilebilmektedir. Bu çalışmada, AISI 304 kalite paslanmaz sac malzemeden silindirik bir parçanınHDÇ yöntemiyle şekillendirilmesi sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak sanal ortamda incelenmiştir.İncelemeler sonucunda, sacda yırtılma ve buruşma oluşturmayacak en uygun kalıp tasarım parametreleribelirlenmiş ve bu parametreler kullanılarak deneysel olarak parça üretiminde tatbik edilmiştir. Sonuçolarak AISI 304 paslanmaz çelik sacın, HDÇ prosesiyle başarıyla şekillendirilmesi için gerekli olanoptimum parametreler belirlenmiş ve sonlu eleman analizlerinin prosesteki optimum parametrelerinbelirlenmesinde güvenle kullanılabileceği ortaya konulmuştur.Article GÖRÜNÜR IŞIK İLE UYARILABİLEN Ppy/ZnO@Fe KOMPOZİTİNİN FOTOKATALİTİK AKTİVİTESİNİN OPTİMİZASYONU(2021) Haspulat Taymaz, BircanGünümüzde endüstrileşmenin artması beraberinde pek çok çevre problemini getirmiştir. Tekstil endüstrisi başta olmak üzere, kağıt, deri ve kozmetik sektörlerinde kullanılan sentetik organik boyar maddelerin alıcı ortam olan sulara deşarjı çevreyi ciddi anlamda tehdit etmektedir. Bu nedenle, bu sektörlerden gelen ve sentetik boyar madde içeren atık suların çevreye salınmadan önce muhakkak arıtılması gerekmektedir. Günümüzde boyar maddelerin alıcı ortamdan uzaklaştırılması için fotokatalitik atık su arıtımı en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Bu çalışmada polimerizasyon ortamında ZnO@Fe nanopartikülleri ultrasonikasyon ile dağıtılarak pirol ve amonyum peroksidisülfat varlığında kimyasal oksidatif polimerizasyon yöntemi ile polipirol/ZnO@Fe (Ppy/ZnO@Fe) nanokompozitleri elde edilmiştir. Ppy/ZnO@Fe kompozitinin yapısal, morfolojik ve spektroskopik özellikleri SEM, XRD, FTIR, DSC ve UV-vis absorpsiyon yöntemleri ile aydınlatılmıştır. Ppy/ZnO@Fe kompozitinin fotokatalitik aktivitesi görünür ışık altında rodamin B (RdB) boyasının fotokatalitik olarak giderilmesi ile incelenmiştir. Fotokatalitik aktiviteye fotokatalizör miktarının, boya derişiminin, ışıma zamanın ve boya pH’ının etkisi deney tasarımı yöntemlerinden biri olan Taguchi yöntemi ile optimize edilmiştir. 60 dk sonunda RdB boyasının Ppy/ZnO@Fe katalizörlüğünde görünür ışık altında %99 oranında rengi giderilmiştir.Article Betonarme Kolonların Sargısız ve Sargılı Beton Dayanımının Analitik Olarak Araştırılması(2019) Yüksel, S. Bahadır; Foroughi, SaeidBetonarme kolonlar taşıyıcı sistemlerin moment aktaran kritik yapısal sistemleridir ve yeterli dayanımve süneklikte tasarlanmalıdır. Betonarme kolonların sargı donatısı özellikle depreme maruz kaldıklarıdurumlarda sargı etkisi ile kolonların dayanım ve sünekliğinin artırmasında önemli rol oynar. Betonarmekolonlarda sargı donatısı boyuna donatının yerel burkulmasını geciktirmek, kesme kuvvetine karşıkoymak, ani kesme kırılmasını önlemek ve sargı etkisi ile dayanım ve sünekliği artırmak için kullanılır.Sismik yüklere maruz kalan betonarme elemanların davranışı, esas olarak betonun nihai dayanımına vesünekliğine bağlıdır. Bu parametreleri araştırmak için değişik geometride betonarme kolon modelleritasarlanmıştır. Sargı donatı çapının ve sargı donatı aralığının betonarme kolon modellerinin davranışınaetkisi analitik olarak araştırılmıştır. Sargı donatıları ile sarılmış betonarme kolon modellerinin davranışınıaraştırmak için literatüre sunulmuş olan analitik modeller kullanılmıştır. Farklı parametrelerde tasarlanansargılı kolon modelleri için gerilme-birim şekil değiştirme eğrileri çizilmiş ve elde edilen sonuçlarkarşılaştırılarak yorumlanmıştır.Article MERRIFIELD REÇİNESİNE DESTEKLENMİŞ KALİKS[4]AREN DİNİTRO TÜREVİNİN SULU ORTAMDAKİ FENOLİK TÜRLERE KARŞI EKSTRAKSİYON ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ(2020) Temel, FarabiBu çalışmada, Merrifield reçinesine desteklenmiş kaliks[4]aren dinitro türevi (DNK[4]MR)hazırlanarak, sulu ortamda bulunan önemli organik kirleticilerden olan fenol (FEN), p-klorofenol (PKF),m-nitrofenol (MNF) ve p-nitrofenol (PNF) gibi bazı fenolik türlere karşı ekstraksiyon özellikleri incelendi.Sentezlenen bileşiklerin, FT-IR analizleri ile karakterizasyonları gerçekleştirildi. Sonuçlara göre, yukarıdabahsi geçen fenolik türlere karşı sırasıyla % 24,3, 40,5, 62,4 ve 65,9 ekstraksiyon verileri elde edildi.Ayrıca, farklı fenolik tür konsantrasyonlarına karşı DNK[4]MR'nin ekstraksiyon özellikleri incelendi.Son olarak, DNK[4]MR'nin fenolik türlere karşı ekstraksiyon kabiliyetlerinin ayrıntılı bir şekildeincelenmesi için farklı konsantrasyonlarda ligand çözeltileri hazırlanarak log D'ye karşı log [L] grafiğiçizilerek etkileşim sonucu oluşan ekstraksiyon denge sabitleri (Kex) hesaplandı. Hem literatür bilgilerihem de yapılan bu çalışmanın sonuçlarına göre, kaliksaren türevlerinin kendisine özgü üç boyutlu yapısıve hidrojen bağı yapabilme kabiliyetleri sayesinde, fenolik türlerin sulu ortamlardan uzaklaştırılmasıkonusunda oldukça kullanışlı olabileceklerini göstermiştir.Article DÜŞÜK MALİYETLİ SÜREKLİ DALGA DOPPLER RADARI İLE TEMASSIZ YAŞAMSAL BELİRTİ ÖLÇÜMÜ(2020) Şeflek, İbrahim; Yaldız, ErcanHayati sinyallerin temassız olarak uzaktan algılanması birçok uygulama açısından önem arz etmektedir. Bu algılamayı gerçekleştiren radarlar biyoradar olarak adlandırılmaktadır. Biyoradar kişinin solunum ve kalp atışından kaynaklanan göğüs duvarı hareketinin değişimiyle Doppler prensibini kullanarak hayati sinyallerin doğru bir şekilde ölçülmesini sağlamaktadır. Bu çalışmada, 24 GHz çalışma frekansına sahip düşük maliyetli sürekli dalga (CW) Doppler radarı kullanılarak insan denekten temassız bir şekilde yaşamsal belirti (solunum, kalp atış hızı) ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Ölçümlerden elde edilen sinyallerin işlenmesinde iki farklı yöntem kullanılmıştır. İlk yöntem Hızlı Fourier Dönüşümünü (FFT) esas alırken ikinci yöntemde Dalgacık yöntemine dayalı Çoklu Çözünürlük Analizi (MRA) yöntemi kullanılmaktadır. Solunum hızında birinci ve ikinci yöntem için elde edilen sonuçlar %3.75 ve %0’ hata oranlıdır. Kalp atışı için sırasıyla %9.35 ve %8.45 hata oranlı değerler elde edilmiştir. Bu sonuçlar özellikle radarların tıbbi uygulamalar için başarıyla kullanılabileceğini göstermektedir.Article Bütünleştirici Analiz Kullanarak Behçet Hastalığında Biyobelirteç Adayları Belirlenmesi(Konya Technical University, 2021) Sevimoğlu, TubaBehçet Hastalığı, vücutta kan damarı iltihabına neden olan ve tüm organ sistemlerini etkileyebilen nadir bir oto enflamatuar ve otoimmün hastalıktır. Hastalığın patofizyolojisi halen araştırılmaktadır.Semptomlar değişkenlik gösterdiği için teşhis edilmesi zordur ve hastalık için yeterli tıbbi tedavi yoktur.Bu çalışmada Behçet Hastalığı gen (izole edilmiş CD4 + T hücreleri ve CD14 + monositlerinden örnekler) ve miRNA ekspresyonu (trombosit içermeyen plazmadan örnekler) veri setleri istatistiksel olarak analiz edilmiştir. CD4 + T hücreleri ve CD14 + monositleri için farklı şekilde ifade edilen genler tanımlanmış ve bu verilerle ilişkili miRNA listelenmiştir. Protein-protein ve miRNA - hedef gen etkileşim ağları oluşturulmuş ve bu ağların merkezi olanları her iki hücre tipi için belirlenmiştir. Gen ekspresyon verileri ile ilişkili metabolitler ve metabolik yollar ortaya konulmuş ve ilişkili sinyal yollarını ve hastalıklarını tanımlamak için zenginleştirme analizi yapılmıştır. Trombosit içermeyen plazma örneklerinin farklı olarak ifade edilen miRNA'ları da tanımlanmıştır. Analiz sonuçları, hücre/doku tipine bağlı genomik yeniden programlamayı göstermiştir. Tüm hücre/doku türlerinde merkezi miRNAlar (hsa-miR-17-5p, hsa-miR-603, hsa-miR-375, hsa-miR-107, hsa-miR-454-3p, hsa-miR-650, hsa-miR-142-3p and hsa-miR-765) ve CD4 + ve CD14 + hücreleri için metabolitler (guanidinoasetat ve histon-L-lizin) biyobelirteç adayları olarak belirlenmiştir. Gelecekte yapılacak olan ve bu aday biyobelirteçlere odaklanan deneysel çalışmalar ile bir teşhis kiti veya geliştirilmiş terapötiklerin tasarımı gerçekleştirilebilir.Article Hidrotermal Olarak Sentezlenen Titanyum Dioksit Mikronaltı Tozları Üzerine Kalsinasyon Sıcaklığının Etkileri(Konya Technical University, 2021) Bulut, Büşra; Duman, ŞeymaBu çalışma, titanyum dioksit (TiO2) mikronaltı tozların titanyum tetraizopropoksit başlangıç malzemesinden, hidrotermal yöntem ve ardından yapılan kalsinasyon ile sentezlenme prosedürünü incelemektedir. Hidrotermal sentez sonrası yapılan kalsinasyon işleminin, 200 °C ‘den 800 °C’ye kadar değişen sıcaklıklarda uygulanması ile, bu sıcaklıkların elde edilen tozların kristal fazı, morfolojisi ve partikül boyutu üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Kalsinasyon işlemini takiben, elde edilen tozlar çeşitli karakterizasyon teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Morfolojik analiz sonuçlarına göre mikronaltı tozların kristal yapısı artan kalsinasyon sıcaklığından etkilenmiştir. Anataz ve rutil faza sahip TiO2 mikronaltı tozlar, sırasıyla iki modlu ve tek modlu partikül boyut dağılımı göstermişlerdir. Ayrıca, kalsinasyon sıcaklığı arttıkça sentezlenen mikronaltı tozların partikül boyutları azalırken, kristalit boyutları artmıştır. Faz analizi sonuçları, tetragonal yapıda anataz ve rutil faza sahip TiO2 mikronaltı tozları ortaya çıkarmıştır. Özellikle, anatazdan rutil faza dönüşüm düşük sıcaklıklarda gerçekleştirilmiştir.Article Farklı Duvar Örgüleri ile Üretilmiş Prototip Yığma Binaların Sarsma Tablası Deneyleri(Konya Technical University, 2021) Bahadır, Fatih; Balik, Fatih SüleymanDeprem nedeniyle meydana gelen en büyük hasarlar, duvar düzleminde kesme ve kayma çatlaklarının oluşması, duvarların düzlem-dışı dışı hareket etmesi, duvarların köşelerden ve döşemelerden ayrılmasıdır. Bu çalışmada, 1/6 ölçekli, tek katlı ve üç bölmeli farklı duvar örgüleri üretilmiş prototip yığma yapılar sarsma tablası üzerinde test edilmiştir. Bu prototip yığma yapılar sinüzoidal dinamik test ile sarsma tablasında test edilmiştir. Test numunelerinin duvarları sırasıyla haç, flamen, ingiliz ve hollanda tip örgüler ile üretilmiştir. Test numunelerinin davranışları, elastik sismik yükleri ve deplasmanları kıyaslayabilmek için numunelere aynı yer hareketi verilmiştir. Test numunelerinin yer değiştirme ölçümleri görüntü işleme yöntemi ile yapılmış ve ivme değerleri ivmeölçerler ile ölçülmüştür.Deneysel çalışmalarda deprem sırasında gözlemlenen, farklı tipte göçme modları ve çatlaklar meydana gelmiştir. Sallama tablasında, Numune 4'te (hollanda örgü) maksimum elastik sismik yük oluşmuştur.Numune 1 (haç örgü) diğer örneklere göre deneylerde daha rijit davrandığından dolayı, numune 1 en yüksek sismik performansı ulaşmıştır. Sonuç olarak, özenle imal edilmeyen ve mühendislik hizmeti almayan tüm yığma yapılar, örgü türü ne olursa olsun yeterli deprem performansı gösteremez. TBSC-2018'de belirtilen yığma binalarda kapı ve pencere kenarlarına düşey lentolar yapılabilir veya kapı ve pencere boşlukları küçültülebilir, bu da sismik performansına önemli katkı sağlayabilir.Article An Economic and Technical Review for the Utilization of Hvdc in Turkey and in the World(Konya Technical University, 2021) Acaroğlu, Hakan; Najafi, Atabak; Kara, Ömer; Yürük, BurcuIn recent years, it is seen that High Voltage Direct Current (HVDC) transmission line systems have come to the fore in the field of energy efficiency in the world. Therefore, it is predicted that analyzing the technological and economic advantages of HVDC transmission line systems will make an important contribution to energy efficiency policies. In this regard, this study aims to examine the technological and economic advantages of HVDC transmission systems through the historical development with applications in Turkey and in the world. In addition to this, it is expected that the evaluation of the effects of energy efficiency on the economy will bring a different perspective to the energy and economic literature. Therefore, it is thought that energy and economic policies for the spread of HVDC transmission line systems worldwide will be essential. The asymmetric distribution of natural energy sources in the world causes energy supply security problems in the countries such as Turkey in terms of high foreign dependence on energy. For this reason, it is necessary to meet the increasing energy demand and increase the existing capacity day by day. Besides, it is important to develop policies for efficient use of energy.HVDC technology is extremely important for a developing country like Turkey. Moreover, it is known that this energy transmission technology has become widespread in developed countries. Thereby, a technical comparison is done for investment costs of the transmission system in Germany. As a result, other than bringing economic benefits with the energy transmission of Turkey through HVDC, it has important potential for making energy transmission possible with her neighbors and European Union countries.Article Açık Kaynak Medikal Yardımcı Robot Kolun Python İle İleri Kinematik Analizi(Konya Technical University, 2021) Gül, MehmetGünümüzde Covid-19 gibi pandemik hastalıkların tüm dünyayı hızla etkilemesi ve buna bağlı tüm dünyada yüzbinlerce kişinin hayatına mal olmuşken sağlık çalışanlarının dünya genelindeki özverili çalışmalarının önemi ortaya çıkmıştır. Çalışmada, sağlık çalışanlarının iş yükünün paylaşılması için süreç içerisinde destek elemanları olarak medikal yardımcı makineler üzerine inceleme yapılmıştır. Geliştirilen medikal yardımcı robotik kol, sağlık çalışanlarının iş yükünün paylaşılması açısından özellikle pandemi sürecinde son derece önem arz etmektedir. Geliştirilen robot kol açık kaynak ve de eklemlerinin model baz alınarak uyarlanabilir olması son derece önemli bir özelliktir. Robot kolun açık kaynak olması oluşabilecek telif haklarından kaynaklı sorunlarında giderilmesi açısından son derece önemlidir. Robot kol profesyonel özellikte endüstriyel boyutlarda kullanıma uygun özelliklere sahiptir. Çalışmada kullanılan robot kol 3D yazıcıdan basılmış ve robot kol 5 serbestlik derecesine (5 DoF) sahip mafsallı robot koldur. 3D yazıcıdan basılabilir olması bu tür profesyonel robot kollar açısından maliyet olarak ciddi tasarruf sağlamaktadır. Robot kolun çalışma uzayının belirlenmesi ve ayrıca kontrolü açısından kinematik analiz önemlidir. Bu makalede, çalışma uzayının belirlenmesi, erişebilir noktalarının tespiti için ileri kinematik analizi derin öğrenme ile yapıldı.Article Hybrid the Arithmetic Optimization Algorithm for Constrained Optimization Problems(Konya Technical University, 2021) Baş, EmineSince many real-world problems can be designed as optimization problems, heuristic algorithms are increasingly preferred by researchers. The Arithmetic Optimization Algorithm (AOA) is a newly developed heuristic algorithm. It uses four arithmetic operations in its structure. The addition and subtraction operators enhanced the AOA's local search capability, while the multiplication and division operators enhanced the AOA's global search capability. It has been hybridized with the Tree Seed Algorithm (TSA) to increase the success of AOA. Thus, hybrid AOA-TSA (HAOA) has been proposed. The seed production mechanism of TSA is placed in the random walking stage of AOA. New candidate solutions (seeds) have been produced with the arithmetic operators involved in AOA and the candidate solutions have been compared with the existing solutions. Thus, the performance of AOA has increased. In this study, the success of AOA and HAOA was tested in thirteen constrained optimization problems. The success of AOA and HAOA has been tested for their performance in six different population sizes. The Wilcoxon Signed-Rank test was applied to the obtained results and its success has been proved statistically. The results proved the superiority of HAOA. HAOA has been compared with other heuristic methods in the literature and the success of HAOA has been shown. Additionally, AOA and HAOA have also been tested on three different engineering design problems. The results are discussed and evaluated.Article Sınıfsız Afsin-elbistan Uçucu Külü ve Atık Cam Tozundan Yapılan Harçların Özellikleri(Konya Technical University, 2021) Binici, Hanifi; Eken, Mustafa; Uslu, KenanThe aim of the present study to investigate classless Afsin-Elbistan fly ash. For this purpose, classless Afsin-Elbistan fly ash and waste granulated glass have been mixed at certain rates. After several experiments, obtained mixture according to standard were determined. The mortar samples produced by these mixtures with different percentages replaced of cement. Setting time, volume expansion, flexural and compressive strengths of samples were determined at 3-7-28 days. Moreover, alkali-silica reaction (ASR) of samples was tested according to using mortar bar experiments. The results of this study, Afsin-Elbistan fly ash can be used as C and F class ash in accordance. The best results of flexural and compressive strengths of samples were obtained by fifteen percent ground glass added. Expansion ratio of the samples was within the limits given standard. From the results that has been founded many properties of the mortars are better than that of the References samples. This study has shown that the addition waste ground glass to classless ash can be used as a C or F class ash.Article BALIKESİR İLİ ERDEK İLÇESİ İÇİN BAĞIMSIZ HİBRİT ENERJİ SİSTEMİNİN FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI VE EKONOMİK ANALİZİ(Konya Technical University, 2021) Güven, Aykut Fatih; Mete, MertcanBu çalışmada Balıkesir’in Erdek ilçesinin 2020 yılı aylık elektrik tüketim değerlerini karşılamak amacı ile oluşturulabilecek en optimum şebeke bağlantısız hibrit enerji sistemi tasarımı HOMER programında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı ise fosil yakıtların tükenmesi ile artan maliyetleri ve çevreye verdikleri zararlardan ötürü seçilen bölgenin daha ucuz ve temiz olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi eldesini sağlamaktır. Bölgenin enerji ihtiyacını karşılayacak en optimum sistem arayışında farklı senaryolar oluşturulup analizleri gerçekleştirilmiştir. Bu senaryoları oluşturan sistem bileşenleri ise güneş paneli, rüzgar türbini, batarya, dönüştürücü, yakıt pili, Elektrolizör, hidrojen tankı, dizel ve biyogaz jeneratörü olmaktadır. Oluşturulan farklı senaryolar arasındaki fark kullanılan jeneratör tiplerinden kaynaklanmaktadır. Oluşturulan senaryoların optimizasyon sonuçları arasında yapılan analizler sonucunda şebeke bağlantısız Güneş paneli /Rüzgar türbini/Dizel Jeneratör/Batarya sisteminin 165 milyon $ net bugünkü maliyet ve 0,109 $ birim enerji maliyeti ile en uygun sistem olduğu ortaya koyulmaktadır. Şebeke bağlantısız Güneş paneli/Rüzgar türbini/Dizel Jeneratör/Batarya sisteminin her ne kadar diğer sistemlere göre daha yüksek emisyon değerleri olsa da bu değerler kabul edilebilir düzeyde olmaktadır. Hem istenilen maliyet değerlerini hem de istenilen çevreci yaklaşım açısından en optimum sistem tasarımını temsil etmektedir.Article Üç Fazlı Kuru Tip Transformatör Verimliliği İçin Meta Sezgisel Algoritma Tabanlı Yaklaşımlar(Konya Technical University, 2021) Kül, Seda; Celtek, Seyit Alperen; İskender, İreskabul edilir. Gerilim ve akım seviyelerini ters orantılı olarak değiştirme yeteneği, iletken kayıplarının azaltılmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, günümüzün daha önemli verimlilik işaretlerine yönelik katı gereksinimleri, bir güç sistemindeki bireysel bileşenlerin verimliliğine dikkat çekiyor. Bu nedenle, temel işlevlerinden ödün vermeden transformatörlerin verimliliğini en üst düzeye çıkarmak için büyük çaba sarf edilmektedir. Bu karmaşık bir sorundur ve gelişmiş tasarım araçlarının kullanılmasını gerektirir. Son yıllarda geliştirilen meta-sezgisel yöntemler, tasarım süresinde tasarruf ve optimum çözümü bulmada büyük başarı sağladıklarından elektrik mühendisliğinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada sırasıyla Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO), Benzetimli Tavlama (SA) ve Ağaç Tohum Algoritması (TSA) yöntemlerini kullandık. Amaç, üç fazlı kuru tip transformatörler için bir tasarım metodolojisi geliştirmek ve verimliliklerini en üst düzeye çıkarmaktır. Üç algoritmanın sonuçları, optimum çözümü doğrulamak için karşılaştırılır. Prosessin gösterimi için üç fazlı 100 kVA kuru tip bir transformatör kullanılır. Transformatörün matematiksel modeli oluşturulduktan sonra transformatör parametreleri, akım yoğunluğu (s) ve transformatör demir kesiti kabul edilebilirliği (C) optimize edilmiştir. Sonuç olarak, transformatörlerin verimlerinin geleneksel tekniklerle elde edilenin üzerinde artırılabileceği gözlemlenmiştir. Verimlilik optimize edilmiş ve 0.975'ten 0.9844'e yükseltilmiştir.Article The Investigation of Batteries and Thermal Management Systems Used in Electric Vehicles(Konya Technical University, 2021) Kaba, Muhammet Yasin; Kalkan, Orhan; Celen, AliNowadays, electric vehicles come to the fore more than vehicles with internal combustion engines since electric vehicles are environmentally friendly and highly more efficient. Selection and thermal management of the battery, which is one of the most important equipment that constitutes electric vehicles, is important. In this study, the general view (history, classification, sales numbers, market shares) of electric vehicles, battery types that can be used in electric vehicles and battery thermal management systems were investigated. Different types of batteries commonly used in applications are compared according to their characteristics, and among these batteries, it has been observed that the type of battery that can be used in electric vehicles is lithium-ion batteries which have high specific energy (118-250 Wh/kg), high energy density (200-400 Wh/L), high specific power (200-430 W/kg), high cycle life (2000) and ideal operating temperature (-20oC-60oC). The thermal management systems, which can be used to obtain maximum performance from these batteries, are investigated and advantages and disadvantages of these methods are investigated. While it has been seen that air cooling is sufficient in vehicles with low thermal load (hybrid electric vehicles, etc.), it is observed that the use of liquid and hybrid cooling methods is appropriate in vehicles with high thermal load (full electric vehicles).Article NANOSİLİKANIN BİTÜMÜN KIVAMI, VİSKOZİTESİ VE MİKROYAPISINA ETKİLERİ(Konya Technical University, 2021) Geçkil, Tacettin; İnce, Ceren Beyza; Tüzün Özpinar, EdaBu çalışmada, nanosilika katkısının bitümlerin önemli özelliklerinden olan kıvam, viskozite ve mikroyapı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, penetrasyon sınıfı B 160/220 olan saf bitüme ağırlıkça %1, %3, %5 ve %7 oranlarında nanosilika katkısı eklenerek modifiye bitümler elde edilmiştir.Elde edilen saf ve modifiye bitümlerin fiziksel özellikleri penetrasyon, yumuşama noktası, düktilite ve dönel ince film etüvü (RTFO) testleri ile belirlenmiştir. Ayrıca, bitümlerin sıcaklığa karşı hassasiyetlerinin bir ölçüsü olarak kabul edilen penetrasyon indeksi (PI) değerleri de hesaplanmıştır. Daha sonra, bağlayıcıların yüksek sıcaklıklardaki akıcılıkları dönel viskozimetre (RV) deneyi ile, mikroyapılarında meydana gelen değişim ise taramalı elektron mikroskopu (SEM) analizi ile belirlenmiştir. Fiziksel test sonuçlarına göre, nanosilika katkısıyla bağlayıcıların sertleşerek penetrasyon sınıfının B 100/150 olarak değiştiği, %5 nanosilika oranının kritik bir oran olduğu ve bu oranda sıcaklık hassasiyetinin azaldığı görülmüştür. RV sonuçlarına göre, katkı ilavesi ile bağlayıcıların viskozite değerlerinin artış gösterdiği ve dolayısıyla karıştırma-sıkıştırma sıcaklıklarının da arttığı görülmüştür. SEM sonuçlarına göre, nanosilika ilavesiyle homojen bir bitüm-nanosilika karışımının elde edildiği görülmüştür.Article Production of Thermoplastic Starch From Bread Wastes and Investigate the Properties of Its Blends With Low Density Polyethylene(Konya Technical University, 2021) Yıldırım, Rumeysa; İnan, Özgenur; Kodal, Mehmet; Özkoç, GüralpWithin the scope of this study, it was aimed to obtain thermoplastic starch (TPS) from bread waste and convert it into qualified products. TPS was produced from bread waste for the first time in the literature. Water and glycerol were used as plasticizers. To improve the mechanical properties of TPS, blends of low-density polyethylene (LDPE)/TPS were produced. LDPE/TPS blends were carried out in a twin screw lab-scale Xplore model micro-compounder. After blending process, LDPE/TPS blends were injection-molded using an Xplore model micro-injection molding device to obtain standard test samples. Mechanical, morphological, thermal, and biodegradable properties of LDPE/TPS blends were investigated depending on the TPS ratio. Tensile strength and elongation at break of LDPE decreased with the addition of TPS. The interfacial interaction between LDPE and TPS improved with the use of increasing amounts of TPS in LDPE/TPS blends. It was observed that the biodegradation times of the blends decreased at high TPS loading levels.Article Investigation of the Catalytic Effect of Cobalt Based Metallic Nano Catalyst on the Potassium Boron Hydride Hydrolysis Reaction(Konya Technical University, 2021) Onat, Erhan; Aslan, Mehmet; İzgi, Mehmet SaitMetal hydrides are the leading boron based compounds used in hydrogen storage. Potassium boron is hydride; low cost, non-toxic, stable at high temperatures of these compounds, etc. as it is an important source of hydrogen storage due to its properties. Potassium boron hydride, which provides hydrogen as much as the hydrogen supplied from water as a result of hydrolysis, provides many advantages if it is used as a hydrogen source. In this study, the catalytic parameters of bimetallic nanocatalyst synthesized from cobalt (Co) and chromium (Cr) were investigated so as to use in potassium boron hydride hydrolysis. For the catalyst synthesis and effect, the optimum data for the hydrolysis reaction were obtained in the light of metal incorporation ratio, solvent medium, catalyst amount, potassium borohydride concentration and temperature parameters, respectively. Under the best conditions, the hydrogen production rate was determined as 2448.24 mL/g.min. As a result of repeated use to determine the catalyst performance, it was determined that 100% product yield was achieved until the 8th use. When the reaction kinetics were examined, it was determined that the reaction was of the 0 th order and the activation energy of the reaction was 41.3 kJ/mol. As a result of the study, it is considered that the use of Co-Cr catalyst for hydrogen production will be appropriate if potassium boron hydride is used as a hydrogen source in fuel cells. Since potassium borohydride stores less hydrogen than other hydrogen-storing compounds, it has not been studied much until now. However, as shown in this study, it enables pretty high hydrogen production. Therefore, it is expected to encounter many similar studies in the future.Article Synthesis of Pd/Tio2 Catalyst and Determination of Its Activity in Hydrogen Production From Sodium Borohydride(Konya Technical University, 2021) Dönmez, Fahriye; Ayas, NeziheHydrogen is an environmentally friendly energy carrier that can be a sustainable solution to the increasing energy demand, produced from renewable energy sources. For the storage and transmission of hydrogen, metal borohydrides stand out with their hydrogen storage capacities. In this study, Pd/TiO2 catalyst was synthesized by sol-gel method and characterized by X-Ray Diffractometry (XRD), Brunauer, Emmett-Teller (BET), X-Ray Fluorescence (XRF), Scanning Electron Microscope- Energy Dispersive X?Ray (SEM-EDX) techniques. The activity studies of the synthesized catalyst were carried out in the hydrolysis reaction of NaBH4 to produce hydrogen. Experimental studying conditions were determined as 100 mg NaBH4, 100 mg catalyst, 5 mL 0.25 M NaOH and three different reaction temperature parameters (20, 40 and 60 oC) were tested. The highest hydrogen yield (100%) and hydrogen production rate (102 mL/gcat.min) were obtained at 60 oC reaction temperature. In the reusability tests of the catalyst, a decrease in activity was observed after the first 4 uses. By applying the nth order reaction kinetics model to the NaBH4 hydrolysis reaction, the reaction rate degree was determined to be 0.7. The activation energy was calculated as 33.23 kJ/mol with the Arrhenius equation.Article Fabrication of Undercooled Bismuth Tin Liquid Metal Particles With High Yield(Konya Technical University, 2021) Çınar, SimgeDespite increasing attention to the liquid metals, most of the studies in this field have focused on the gallium-based alloys due to their low melting points. The examples of metastable undercooled liquid metal particles are rare due to the thermodynamic challenges in achieving significant level of undercooling. In this study, the fabrication of undercooled bismuth-tin (BiSn) liquid metal micro- /nano-particles at eutectic composition was studied. The droplet emulsion technique was used for particle formation in broad size range. The effects of the particle size and the shell formation reactions on the yield of undercooled particles were investigated. The fabricated particles were characterized using back- scattered scanning electron microscopy (BSE-SEM) and differential scanning calorimetry (DSC). The particle size distribution and the ratio of undercooled particles were statistically analyzed. Optimization of the processing conditions and the successful selection of oxidants enabled undercooling of BiSn liquid metal particles. In doing so, both micro- and nano-size particles could be fabricated with high yield (? 97%). The crystallization temperature was measured to be 0.37 Tm and the particles could preserve their liquid state at room temperatures for months.

