OpenAlex İndeksli Yayınlar Koleksiyonu / OpenAlex Indexed Publications Collections
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.13091/13575
Browse
1666 results
Search Results
Article Zırhlı yüksek gerilim kablolarında yalıtım arızalarını önlemek için çok amaçlı optimizasyon ve hibrit yapay zekâ tabanlı kablo topraklama yöntemi(2024) Akbal, BahadırBir yüksek gerilim kablosunda, yalıtkan tabaka üzerinde kullanılan metal kılıf ve zırh elektrik alanını sınırladıkları gibi mekanik etkilere karşı yalıtkanı korurlar. Ancak kablodan yük akımı geçince, zırh ve metal kılıf üzerinde kablo sıcaklığını artıran ve tehlikeli gerilimlere neden olan akım ve gerilimler oluşur. Aşırı kablo sıcaklığı ve tehlikeli gerilimler yalıtım arızalarına neden olmaktadır. Literatürde bu yalıtım arızalarını önlemek için farklı topraklama yöntemleri önerilmektedir. Ancak, son yıllarda harmonik akımlarının da etkisinin artmasından dolayı bu topraklama yöntemleri yalıtım hatalarını önlemek için yetersiz kalmaktadır. Bu çalışmada yüksek harmonikli akım ve gerilimden dolayı oluşan yalıtım arızalarını önlemek için optimizasyon ve yapay zekâ tabanlı yeni bir topraklama yöntemi önerilmektedir. Bu yöntemde, optimum bir topraklama yapabilmek için metal kılıf ve zırh üzerindeki geriliminin, akımının ve akım harmonik bozunumunun bilinmesi gerekir. Dolayısıyla, bu parametre değerlerinin tespiti için hibrit sinir ağları ve regresyon yöntemlerinden oluşan tahmin yöntemleri kullanılmıştır. Hibrit yapay arı kolonisi-yapay sinir ağı (H-YAK) ve gauss proses regresyon (GPR) yöntemleri minimum eğitim hatalarına göre bu gruplar içinden seçilmiş ve optimizasyon algoritmalarında amaç fonksiyonu olarak kullanılmışlardır. Önerilen topraklama yönteminin optimizasyonunda birçok amaç olduğu için çok amaçlı optimizasyon yöntemi kullanılmıştır. Çok amaçlı optimizasyonda, tahmin yöntemi olarak H-YAK kullanıldığında, metal parçalar üzerinde gerilim, akım ve akım harmoniklerinde optimum değerler sağlanmıştır.Article YÖNETİCİ ÖZ-YETERLİĞİ VE OKUL ETKİLİLİĞİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ(2017) Gümüş, Emine; Işık, Ayşe NegişBu araştırmanın temel amacı okul yöneticilerinin yönetici öz-yeterlik algıları ile okul etkililiği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 öğretim yılında görev yapmakta olan 199 okul yöneticisi oluşturmuştur. Verilerin toplaması amacıyla Tschannen-Moran ve Gareis (2004) tarafından geliştirilen ve Türkçe’ye uyarlaması Negiş-Işık ve Derinbay (2015) tarafından yapılan “Yönetici Öz-Yeterlik Ölçeği” ve bu çalışma kapsamında Türkçe’ye uyarlaması yapılan Hoy ve Ferguson’un (1985) “Okul Etkililiği Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, yönetici öz-yeterliğinin bireysel ve okul ile ilgili değişkenlerden yalnızca öğrencilerin genelinin sosyo-ekonomik düzeyi ile ilişkili olduğu görülmüştür. Ayrıca yönetici öz-yeterliğinin okul etkililiğinin anlamlı bir yordayıcısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Article Yetki Karmaşasının Türkiye'deki Planlama Süreçleri Üzerinde Yarattığı Etkiler(2024) Polat, Erkan; Dokumaci, TahirMekânsal planlama, sosyo-kültürel, ekonomik, demografik ve çevresel dinamikler dikkate alınarak mekânın düzenli ve dengeli bir yapı içerisinde fiziksel olarak büyüme ve gelişmesidir. Ülkemizde merkezi ve yerel yönetimlerin mekânsal planıyla ilgili türü, ölçeği, yetki ve sorumluluk dağılımı konusunda belirgin bir karmaşa olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum, planlama süreçlerinin etkin bir şekilde koordine edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Planlama alanında net bir yol haritasının oluşturulması ve merkezi ile yerel yönetimler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, bu karmaşıklığın azaltılmasına yardımcı olabilmektedir. Ayrıca, planlama sürecine katılan tüm paydaşların görüşlerinin alınması ve karar alma süreçlerine şeffaflık kazandırılması da önemlidir. Bu şekilde, mekânsal planlaması daha kapsamlı, tutarlı ve toplumun ihtiyaçlarına daha uygun hale getirilebilir. Mekânsal planlamaya ilişkin kalkınma planlarının, yıllık programların ve bu konuyu ele alan özel ihtisas komisyonlarının ortak fikri, planlama hiyerarşisinin sadeleştirilmesi ve basitleştirilmesi ile planlama yetkisinin yerel yönetimler tarafından kullanılması ve merkezi kurumların standart belirleme, izleme ve denetlemeden sorumlu olması yönündedir. Gelinen aşamada gerek yerelleşme gerekse sadeleştirme ve basitleştirme açısından yeterince ilerleme kaydedilemediği görülmektedir. Bunun temel nedeni, ülkemizde mekânsal planlama tartışmalarında öncelikle hangi ölçekte hangi planın kimin tarafından yapılacağı sorularının ön plana çıkmasıdır. Kurumlar, kuruluş kanunları ya da uygulamasından doğrudan sorumlu oldukları kanunlara yaptıkları ilavelerle planlama yetkilerini kullanmaya çalışmışlardır. Bu makalede; bölge planından imar planı değişikliklerine kadar geniş bir alana yayılan mekânsal planlama alanında kurumlar arasında yaşanılan yetki ve görev dağılımındaki karmaşıklığın mekânsal planlama süreçleri üzerindeki etkileri açıklanmaktadır.Article Yeşil Lojistik Stratejileri: Bibliyometrik Analiz(2025) Engin, Orhan; Eker, FatımaBu çalışmada, lojistik süreçlerde çevresel etkileri azaltmayı hedefleyen yeşil lojistik konusu hakkında 696 adet makaleyi kapsayan kapsamlı bir araştırmaya yer verilmiştir. Yeşil ürün tasarımı, yeşil satın alma, yeşil üretim, yeşil dağıtım ve pazarlama, yeşil depolama, yeşil ambalaj, tersine lojistik gibi çeşitli stratejiler sunulmaktadır. Bu stratejilerin benimsenmesi, işletmelerin çevresel etkilerini azaltarak sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacağı konusunda öneriler yapılmıştır. Araştırmada, başlığında “Green Logistic” içeren tüm yeşil lojistik çalışmaları “Web of Science (WoS)” veri tabanı kullanılarak taranmış ve bibliyometrik analiz yapılmıştır. Verilerin analizi için “R-Studio” programı içerisinde yer alan bibliometrix paketi kullanılmıştır. Yapılan bibliyometrik analiz sonucunda, 2000 yılından günümüze kadar yapılan yeşil lojistik ile ilgili çalışmalar için genel bilgiler verilmiştir. Çalışmalar için yıl, yazar, anahtar kelime, yayın yapılan kaynak, atıf sayısı, yayın yapılan kurum ve ülkelere göre çeşitli analizler yapılmış ve akademik yazım ile ilgili mevcut durum incelenmiştir. Araştırma, literatür taraması ve uygulama örnekleri ile desteklenerek, yeşil lojistiğin çevresel, ekonomik ve sosyal faydalarını ortaya koymaktadır.Article Yedi aktif farmasötik bileşenin Aliivibrio fischeri toksisite testi ile su ortamına olan etkilerinin değerlendirilmesi(2021) Yıldız, Sevil; Tongur, SüheylaAktif farmasötik bileşenlerin çevresel kalıntıları, çevresel riskler ve sağlık sorunları ile ilişkilidir. Bunların çevreye olan etkileri toplumsal bir endişe konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada; flurbiprofen, naproksen Na, propranolol HCl, karbamazepin, azitromisin, doksisiklin ve klindamisin ilaç etken maddelerinin toksisiteleri Aliivibrio fischeri toksisite testi kullanılarak belirlenmiştir. Aliivibrio fischeri toksisite testi deneyinde, ilaç etken maddelerinin 5. ve 15. dakika sonunda okunan değerlerine göre EC50 (mg/L) ve toksik birim (TB) hesaplanmıştır. 15. dk sonunda elde edilen EC50 değerlerine bakıldığında, EC50 değerleri en düşük çıkan ilaç aktif bileşenleri “doksisiklin, azitromisin ve klindamisin” dir. Bu antibiyotik grubu ilaç etken maddeleri “doksisiklin, azitromisin ve klindamisin” için EC50 değerleri sırasıyla; 0.10, 0.12 ve 0.76 mg/L olarak bulunmuştur. Farmasötiklerin Aliivibrio fischeri'ye akut toksisiteleri hakkında elde edilen veriler, ortaya çıkan kirleticilerle ilişkili çevresel risklerin değerlendirilmesini kolaylaştırabilir.Article Yashil Iqtisodiyotga Oʻtishda Parij Bitimining Koʻmir Sanoatiga Taʼsiridan Chiqish Yoʻllari(2025) Begalov, SherzodMazkur maqolada “yashil” iqtisodiyot va Parij bitimi qolaversa yurtimiz koʻmir korxonalarining, bitim talablari asosida unga oʻtish jarayoni, bu yoʻldagi saʼy-harakatlar, shu bilan birga Oʻzbekistonning ushbu sohadagi yutuqlari va kelgusidagi hamkorliklari yoritilgan. Maqolada iqlim oʻzgarishlari va barqaror rivojlanishning oʻzaro bogʻliqligi, Parij bitimi talablari jumlasidan “yashil” iqtisodiyotning iqtisodiy va ekologik ahamiyati tahlil qilinadi, shuningdek, koʻmir korxonalarini boshqarishda “yashil” iqtisodiyotni Parij bitimi amalida qoʻllash vositalariga toʻxtalib oʻtiladi va zamonaviy xorijiy tajribani oʻrganish orqali “Oʻzbekkoʻmir”AJ yoʻrdamida “yashil” iqtisodiyotni shakllantirib, yurtimiz iqtisodiyotiga oʻz hissasini qoʻshish boʻyicha takliflar beriladi.Article YASHIL IQTISODIYOTDA ESG TAMOYILLARINI JORIY ETISHNING DOLZARBLIGI(2025) Xudoyberdieva, DilafruzGlobal iqlim o‘zgarishlari, havo haroratining ko‘tarilishi, Orol dengizining qurishi, cho‘llanish, salbiy meteorologik jarayonlarning takrorlanishi, yer hamda suv resurslaridan oqilona foydalanish, biologik xilma-xillikning qisqarishi, o‘simlik va hayvonot dunyosi genofondining yomonlashuvi, ko‘p miqdordagi sanoat va maishiy chiqindilarning ko‘payib borishi mintaqaviy ekologik muammolarning kundan-kunga chuqurlashib borayotganligidan dalolat bermoqda. Mamlakatda ekologik xavfsizlikni ta’minlash, yuzaga kelayotgan ekologik muammolarni izchillik bilan hal etish hamda iqtisodiy taraqqiyotni ta’minlashda jamiyatning barcha kuchlarini birlashtirishga yo‘naltirilgan davlat siyosatini ishlab chiqish va amalga oshirishdan iboratdir.Article Yapılarda Gömülü ve Kullanım Enerjisi Kavramlarının Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) Metodolojisiyle İrdelenmesi(2021) Koç, İlhan; Dinçer, Sevde Gülizar; Duru, Mehmet OğuzAccording to many scientific investigations, approximately half of the annual energy consumption realized globally is used for the activities carried out for the production, operation, and maintenance of buildings. This energy, most of which is obtained from fossil fuels, is one of the leading factors that constitute climate change caused by carbon emissions. Embodied energy: it covers all of the activities carried out before the commissioning process, such as the extraction of raw material, its processing and obtaining it as a building material, the transportation of the building material to the construction site and the construction of the building. The operational energy is defined as the energy consumed in order to create the comfort conditions of the end user, such as in the air conditioning and lighting of the buildings, especially in heating and cooling, and in the operation of energy-requiring appliances. Effectively reducing the carbon footprint of buildings is possible with designs that take into account both embodied and operational energy. However, researches have focused more on operational energy, ignoring embodied energy, which is a relatively complex and tedious process to calculate. In this study, the relationship between embodied and operational energies and carbon emissions with each other, especially considering existing buildings, through the concept of life cycle assessment. In the study, a method in which the findings obtained by conducting extensive literature analysis on internationally accepted scientific publications are compared and synthesized in order to create a conceptual framework has been preferred. As a result of the study, it has been determined that in order to ensure ecological sustainability, it will not be sufficient to reduce the operational energy only, and it is necessary to determine policies together with embodied energy.Article YAPAY ZEKÂ YÖNETİM SİSTEMLERİNİN ANALİZİ VE UYGULAMALARI: ISO/IEC 42001(2026) İnan, Azize; Peker, Elif; Engin, Orhanİnsan bilişsel süreçlerinden olan; öğrenme, akıl yürütme, anlamlandırma, karar verme ve problem çözme gibi yetkinliklerinin, sayısal ve algoritmik modeller aracılığıyla yeniden üretme faaliyeti olarak tanımlanan Yapay zekâ, son yıllara gündelik yaşantımızsa sıkça konuştuğumuz bir kavram haline gelmiştir. Araştırmada, Yapay zekânın farklı sektörlerdeki dönüştürücü rolü ve bu teknolojinin sorumlu bir şekilde yönetilmesi için, ISO/IEC 42001:2023 Yapay Zekâ (YZ) yönetim sistemi analiz edilmiştir. Öncelikli olarak, yapay zekânın, faydaları, zararları, dünya ülkelerinin yapay zekâ kullanımları ve yapay zekâ türleri olan Dar Yapay Zekâ (DYZ) ve Üretken Yapay Zekâ (ÜYZ) ele alınmıştır. Ayrıca üretken yapay zekânın; eğitimde, insan kaynakları yönetiminde ve sağlıkta kullanımı ile ilgili literatürde yapılan çalışmalar incelenmiştir. YZ’nin ahlaki boyutu ve etiği ile etkili yönetişim için kritik unsurlar vurgulanmıştır. ISO/IEC 42001’in kuruluşlara yapay zekâ yönetim sistemlerini planlama, uygulama, sürdürme ve sürekli iyileştirme süreçlerinde rehberlik ettiği, insan merkezli yönetişim, veri güvenliği, etik ilkeler ve risk temelli yaklaşım sayesinde güvenilir ve sürdürülebilir yapay zekâ uygulamalarının temelini oluşturduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, ISO/IEC 42001, Yapay Zekâ Yönetim Sistemleri ve YZ’nin genel uygulamaları ile ilgili son yıllarda literatürde yapılan çalışmalar özetlenmiştir. Yapay zekâ ekosisteminin güvenli, etik ve sürdürülebilir gelişimi için ISO/IEC 42001 standardının uygulanması ve küresel iş birliğinin önemi vurgulanarak önerilerde bulunulmuştur.Publication Yapay Zeka Desteği İle Televizyon Kontrolü(2023) Özkaya, Umut; Ergin, EsraBu yazıda, televizyon kanal isimlerinin sesli komutlarından oluşan ses sinyalleri toplanarak bir veri seti oluşturuldu. Derin öğrenme yapısı olan, kendi tasarladığımız CNN mimarisi kullanılarak ses sinyallerinin farklı sınıflandırılma işlemlerine tabi tutulması sağlandı. CNN mimarisi kullanılarak yapılan tüm sınıflandırma işlemlerinden önce ses sinyallerinin spektogram analizi gerçekleştirilerek CNN mimarisinin işlemesine hazır hale getirildi. CNN mimarisi kullanılarak ilk olarak veri setinin yetişkin ve çocuk ses sinyalleri olarak sınıflandırılması işlemi yapılmıştır. Bu işlem sonucunda model %93.54 doğruluk oranında sınıflandırma yapmıştır. Daha sonra yetişkin ses sinyallerinin televizyon kanal isimlerine göre sınıflandırma yapılması için CNN ağı kullanılarak, %81.37 doğruluk oranı elde edilmiştir. Son işlemde CNN ağının kanal isimlerini hem yetişkin hem de çocuk olarak ayrı ayrı sınıflandırma işlemine tabi tutuldu. Sınıflandırma işlemi %74.46 doğruluk oranında tamamladığı gözlemlenmiştir.
