Browsing by Author "Sungur, Mine"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis Değişen Sosyal Paradigmaların Mekânsal Mahremiyete Etkileri: Konya Konut Tipolojilerinin Analizi(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Sungur, Mine; Aydın, Dicleİnsanın varoluşuyla birlikte ortaya çıkan mahremiyet olgusu hayata dair tüm evrelerde kullanıcıların yaşam tercihlerini etkilemektedir. Soyut bir kavram olan mahremiyet; bireyin diğerleriyle olan ilişkisini düzenlemesinde bir kontrol mekanizması olarak yaşama yön vermektedir. Bu nedenle, mahremiyet bir hak, bir duygu, bir davranış biçimi ve bir sınır koyma eylemi olarak tanımlanmaktadır. Yaşadığımız toplumun sahip olduğu sosyal paradigmalar mahremiyet açısından büyük öneme sahiptir. Bu paradigmalar içerisinde mahremiyete dair ipuçları bulunmaktadır. Bu ipuçlarının mekâna yansıması ile mahremiyetin anlamı hakkında bilgiler elde edilmektedir. Bununla birlikte yaşadığımız mekânların dizilimleri ve birbiriyle doğrudan ya da dolaylı ilişki durumları da mahremiyet seviyesini etkileyen diğer bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda mekân içerisinde mahremiyetin hem anlamsal hem de dizimsel boyutunun tespit edilmesi mahremiyetin sorgulanması açısından önem taşımaktadır. Barınma eyleminin fiziksel karşılığı olan konut, sosyal paradigma örüntüleriyle biçimlenerek farklı tipolojilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu tipolojilerde mahremiyetin anlamsal ve dizimsel boyutu sorgulanarak mahremiyetin evrilme süreci hakkında tespitlerde bulunulmuştur. Bu evrilme sürecinde konutun değişimine etki eden sosyo-politik, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve sosyo-teknolojik kırılma noktaları bilimsel çalışmalardan referans alınarak dört döneme ayrılmıştır. Her dönem içerisinde dönemin karakteristik özelliğini yansıtan altı örnek konut olmak üzere toplam yirmi dört konutun plan şemaları hem semantik (anlamsal) hem de sentaktik (dizimsel) analiz yapılarak mahremiyet sorgulanmıştır. Semantik analizde araştırmacıların mahremiyete dair söylemlerinden yola çıkılarak ortaya atılan mahremiyet kodları konut içerisindeki mekânlarda aranmıştır. Sentaktik analizde ise, derinlik, bağlantısallık, bütünleşme ve eşgörüş parametrelerinden oluşan mekân dizim yönteminde, mekânların erişebilirlik, görünürlük, sosyalleşme gibi unsurlarla mahremiyet seviyesi hakkında veriler elde edilmiştir. Konut içerisindeki birimler farklı mahremiyet seviyesine göre mekânsal eşik alanı, kamusal alan, mekânsal geçiş alanı, özel (mahrem) alan ve bunların dışında kalan alanları kapsayan servis alanı olmak üzere beş bölgeye ayrılmaktadır. Bu bölgelerdeki mahremiyet seviyesi hakkında verilere yine sentaktik değerlerin ortalamalarından ulaşılmaktadır. Semantik ve sentaktik analiz sonucu elde edilen sayısal veriler SPSS analizler ile dönemler arasındaki konutlar karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, mekânın sahip olduğu semantik ve sentaktik değerlerin o mekâna ait mahremiyet seviyesinin tespit edilmesinde etkili olduğu belirlenmiştir. Sentaktik veriler neticesinde; bir mekânın kolay erişilebilir, yaya hareketinin yoğun ve diğer mekânlarla bağlantılı olması onun mahremiyet seviyesinin diğer mekânlara oranla düşük olmasında etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Tam tersi olarak, bir mekânın diğer mekânlara oranla kullanıcı sayısının azalması ve derinlik kazanması o mekânda mahremiyetin birinci dereceden öneme sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca mekân içerisinde yer alan kapıların konumu da görsel erişim alanını etkileyerek mahremiyet seviyesini farklılaştırmaktadır. Sentaktik analizler sonucu elde edilen verilerle birlikte, değişen sosyal paradigmalar mahremiyetin anlam kaymasına neden olarak farklı bir boyut kazanmıştır. Geçmişte dışarıya karşı kamusal mahremiyetin önem arz ettiği yaşam kültürü; günümüzde mekânların giderek özelleşmesi sonucu bireysel mahremiyetin öne çıktığı bir durum haline dönüşmektedir. Dolayısıyla mahremiyet, geçmişten günümüze varlığını sürdürmüş olsa da, sosyal paradigma örüntülerinin biçimlendirdiği mekânsal sınırlar yeniden tanımlanmıştır.
