Browsing by Author "Kaya, Şinasi"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Ortogörüntü Üretiminde Kullanılan Farklı Yükseklik Verilerinin Yatay Konumsal Doğruluğa Etkisinin Araştırılması: Göktürk-1 Uydusu Örneği(2025) Kişi, Metehan; Yıldız, Ferruh; Kaya, ŞinasiGünümüzde teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, veri erişimi ve işleme süreçlerinin kolaylaşması, uzaktan algılama teknolojilerinin stratejik önemini artırmıştır. Türkiye'nin uzay alanındaki yatırımları ile Göktürk-2, Göktürk-1 ve Göktürk-2B gibi uydu projeleri, yeryüzünden yüksek çözünürlüklü verilerin elde edilmesini sağlayarak hem askerî hem de sivil uygulamalarda önemli avantajlar sunmaktadır. Uydu görüntülerinin geniş alanlardan veri toplama yeteneği ve geleneksel yersel yöntemlere olan ihtiyacı azaltması, bu teknolojiyi ekonomik ve operasyonel açıdan cazip hale getirmektedir. Bu bağlamda, uzaktan algılama teknolojilerinin sunduğu olanakların doğru şekilde değerlendirilerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Göktürk-1 uydusu gibi yeni nesil uydulardan elde edilen ortogörüntülerin, farklı yükseklik verileri ve üretim senaryolarının birlikte kullanıldığı, özellikle topoğrafyası karmaşık bölgelerde ortogörüntülerin yatay konumsal doğruluğunu ne ölçüde etkilediğine ilişkin kapsamlı ve karşılaştırmalı bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu tez çalışmasında, Göktürk-1 uydusundan elde edilen üçlü set (tri-stereo) yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri kullanılarak, farklı yükseklik verileri ile üretilen ortogörüntülerin yatay konumsal doğrulukları değerlendirilmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışma kapsamında DTED-2, ALOS, TREx ve Göktürk-1 stereo görüntülerinden elde edilen Sayısal Yükseklik Modelleri (SYM) ile hem Yer Kontrol Noktası (YKN) kullanılmadan hem de YKN'li olmak üzere iki üretim senaryosu gerçekleştirilmiştir. Antalya ilinin topoğrafik çeşitliliği yüksek olan Kepez, Konyaaltı ve Döşemealtı ilçelerini kapsayan uygulama alanında, Harita Genel Müdürlüğü'nden temin edilen dengelenmiş stereo hava fotoğraflarından elde edilen 0,5 m yatay ve 1 m düşey doğruluğa sahip 20 adet detay noktası, referans veri olarak kullanılmıştır. Üretilen ortogörüntülerin doğruluğu bu noktalarla karşılaştırılarak yatay konumsal doğruluk istatistikleri hesaplanmış ve her bir yükseklik verisinin performansı detaylı biçimde analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca, kullanılan yükseklik verilerinin düşey konumsal doğruluğu da incelenmiş; bu doğruluk değerleri, ortogörüntü üretiminde sağlanan yatay doğruluk performanslarının değerlendirilmesine katkı sağlamıştır. Bu çerçevede, YKN kullanılarak üretilen Göktürk-1 L4B SYM verisi ±1,62 m LE90 değeri ile en başarılı SYM olarak belirlenmiş, onu sırasıyla TREx (±3,30 m), YKN kullanılmadan üretilen Göktürk-1 L4A SYM verisi (±3,31 m), ALOS (±8,15 m) ve DTED-2 (±8,32 m) verilerinin takip ettiği görülmüştür. YKN kullanılmadan üretilen Göktürk-1 ortogörüntüsünün (L3A) yatay konumsal doğruluk analizlerinde Göktürk-1 L4B yükseklik verisi ile üretilen ortogörüntü 8,33 m CE90 değeri ile en yüksek doğruluğa ulaşmış, onu sırasıyla TREx (8,43 m), ALOS (8,68 m) ve DTED-2 (8,69 m) verileri ile üretilen ortogörüntüler takip etmiştir. YKN kullanılarak üretilen Göktürk-1 ortogörüntüsünün (L3B) yatay konumsal doğruluk analizlerinde ise Göktürk-1 L4B yükseklik verisi ile üretilen ortogörüntü 1,89 m CE90 değeri ile en yüksek doğruluğa ulaşmış, onu sırasıyla TREx (1,96 m), ALOS (2,04 m) ve DTED-2 (2,31 m) takip etmiştir. Elde edilen sonuçlarda, özellikle topoğrafyası engebeli bölgelerde düşük çözünürlüklü yükseklik verilerinin (DTED-2 ve ALOS) doğruluk kaybına yol açtığı; buna karşın yüksek çözünürlüklü SYM'lerin (TREx ve Göktürk-1 L4B) daha tutarlı sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, YKN kullanımının tüm yükseklik verilerinde doğruluğu belirgin ölçüde artırdığı, özellikle düşük çözünürlüklü SYM'lerde bu iyileşmenin daha belirgin olduğu görülmüştür. Bu çalışmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, özellikle topoğrafyası engebeli bölgelerde ortogörüntü üretiminde yüksek çözünürlüklü sayısal yükseklik modellerinin, jeodezik yöntemlerle elde edilen yer kontrol noktalarıyla birlikte kullanılması önerilmektedir. Bu yaklaşım hem yatay hem de düşey konumsal doğruluğun artırılmasına ve karmaşık arazi koşullarında daha güvenilir ortogörüntülerin elde edilmesine katkı sağlayacaktır.

