Kuyrukçu, ZaferYıldız Kuyrukçu, Emine2024-03-152024-03-152018978-975-394-088-7https://hdl.handle.net/20.500.13091/5202Yükseköğretim, başlangıçta sadece seçkin/elitist kesimin erişebildiği bir sistemken; II. Dünya Savaşı’ndan sonra geniş kesimlere ulaşarak/hitap ederek kitleselleşmiş ve evrenselleşmiştir. Türkiye yükseköğretim sisteminin de son yıllarda özellikle 2006’dan sonra hızla büyüdüğü ve önümüzdeki yıllarda da büyümesini sürdüreceği öngörülmektedir. 2018 yılı itibariyle ülkemizde 129’u devlet, 77’si vakıf üniversitesi olmak üzere 206 üniversite bulunmakta olup bu çalışma ile üniversitelerin bölgesel olarak gösterdiği farklılıkları sayısal bakımdan ortaya koyabilmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda 7 bölge ve 81 il üzerinde bir inceleme yapılmıştır. Yapılan incelemeye göre yoğunluğun Marmara Bölgesinde olduğu görülmekte; bu bölgede üniversite sayısının fazla olmasının sebebi ise İstanbul kentinden (61 üniversite) kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak, 2008 yılı itibariyle üniversite kurulmayan ilimiz yoktur ama bölgeler arasında önemli farklar vardır. Özellikle üniversitelerin en yoğun olduğu İstanbul, Ankara ve İzmir gibi merkezlerin kentsel fonksiyonlarının seviyesi yüksek olduğundan bu metropoller, üniversiteye gereksinim duyduğu hizmetleri daha iyi verebilmekte, tüm kentsel hizmetleri en iyi şekilde sağlanmış bir üniversite de, gereksinim duyduğu öğretim elemanı ve araştırmacıları daha kolay sağlayabilmektedir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessÜniversiteYükseköğretimBölgesel DağılımSosyo-Ekonomik GelişmişlikTürkiye’de Üniversitelerin Bölgesel Dağılımının İncelenmesiConference Object