Oktaç Beycan, Arife Deniz2024-05-142024-05-1420239786256760257https://hdl.handle.net/20.500.13091/5518Orta Asya’da göçebe bir düzende yaşayan Türkler Anadolu’ya geldiklerinde hazır bir konut anlayışıyla karşılaşmıştır. Türk evi olgusu, Türklerin asırlar boyu edinmiş oldukları göçebe düzenle, Anadolu’da karşılaştıkları yapı kültürünün birleşmiş ve bütünleşmiş hali olarak tanımlanabilir. Anadolu coğrafik yapısı itibarı ile altı bölgeye ayrılmıştır. Geleneksel Türk evi plan şeması, bu bölgelere göre şekillenmiştir. Anadolu’nun ortasında yer alan Konya kenti zengin bir tarihe sahiptir. En eski yerleşim birimleri olarak literatüre geçen Çatalhöyük ve Boncuklu höyük de bu kentin sınırları içindedir. Selçuklu imparatorluğunun başkenti olan Konya, başkent olması nedeni ile de bir Selçuklu şehri olarak da tanınır. Selçuklu dönemine ait han, hamam, kervansaray, cami, medrese gibi dönemin yapılarından halen ayakta ve kullanılır halde yapılar mevcuttur. Konya sivil mimari örnekleri ise daha çok kullanılan yapı malzemesi nedeni ile yıkılmış ve yok olmuştur. Ancak kırsal kesimde halen bu gelenekle yapılmış örneklere rastlamak mümkündür. Bu araştırma Konya’nın Sızma Köyü’nde bulunan sivil mimari örneklerini kapsamaktadır. Son yıllarda birtakım nedenlerle merkeze yakın köyler kent merkezine dahil edilmiş ve mahalle olarak adlandırılmıştır. Sızma köyü de bunlardan birisidir. Sızma Köyü, Konya’nın 36 km güney batısında Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı bir mahalledir.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessKonyaSızma KöyüGeleneksel Türk eviGeleneksel Türk Evi: Konya-sızma Köyü ÖrnekleriBook Part