Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.13091/11945
Email Address:aalkan@ktun.edu.tr
Main Affiliation:04.01. Department of Architecture
Status: Former Staff
ORCID:
0000-0002-9244-819X
0000-0002-9244-819XGoogle Scholar:
ZOH1Wf8AAAAJ
ZOH1Wf8AAAAJ16 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 16
Article Üniversitelerin Kuruluş Yeri Seçiminin Ahp ve Topsıs Yöntemleri Kullanılarak Değerlendirilmesi(2020-03-01) Kuyrukçu, Zafer; Alkan, AhmetOrtaçağ Avrupası’nda kentsel bir kurum olarak ortaya çıkan üniversite, başlangıçta bir planlama sonucunda değil, toplumsal ihtiyaçlara göre şekillenmiştir. Zamanla yükseköğretime artan talep ile birlikte özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında üniversitelere yönelik planlama yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Üniversite planlaması, ‘üniversite yer seçiminin, türü ve büyüklüğünün, üniversitenin akademik, mali ve mekânsal yapısının belirlenmesi’ gibi birçok önemli aşamadan oluşan bir süreçtir. Bu sürecin ilk aşamasını oluşturan üniversitelerin yer seçim kararları ise ülke içindeki dağılım ve kent içindeki yer seçimi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Üniversitelerin ülke içindeki dağılımı ulusal ölçekte, şehir içindeki yer seçimi kentsel ölçekte verilen planlama kararlarıdır. Bu çalışmada AHP ve TOPSIS yöntemleri birlikte kullanılarak üniversitelerin ülke içi yer seçiminin değerlendirilmesine yönelik yeni bir metodoloji önerilmiştir. Bu kapsamda ilk olarak üniversitelerin ülke içi yer seçimini etkileyen parametreler belirlenmiş ve sonrasında AHP yöntemi ile bu parametreler ağırlıklandırılmıştır. Elde edilen parametre ağırlıkları ise TOPSIS yönteminde girdi olarak kullanılmış ve alternatif kentlerin sıralaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda üniversite kurulmasına ancak yeterli kaliteye imkân verecek çevre koşullarına ve ekonomik imkânlara sahip olunması halinde evet denilebileceği ortaya çıkmıştır. Böylelikle üniversitenin kurulacağı çevre, üniversitenin üretip etrafa yaydığı fikir, düşünce ve araştırma ürünlerini daha kolay kabul edebilecektir. Aynı tarihlerde farklı kentlerde benzer bütçelerle kurulan üniversitelerin yıllar sonra bilimsel düzeylerindeki farklılık bunu doğrular niteliktedir.Book Part Universities in the Context of Its Relationship With the City(İKSAD Publishing House, 2020) Kuyrukçu, Zafer; Alkan, AhmetThe university has emerged in medieval Europe, which is the most fundamental element of a country’s higher education system. Various political, religious, social and economic factors began in the late 11th and early 12th centuries, especially in the urbanized regions of Western Europe, Italy, France and Britain. The institutional structure of the university has begun to develop in its environment (Gürüz, 2003). Since the initial stages of the university, there has been a strong relationship with the city where it was founded. In fact, Bologna and Paris, the two oldest universities in Europe, formed relatively early institutional zones in the urban fabric. Oxford, the third oldest university in the world, followed an urban model similar to Bologna and Paris. However, as the University of Oxford grew, it dominated the city more than the universities in Bologna and Paris (Baird, 2012). Today, some medieval universities, especially the universities in the United Kingdom, retain many of their original features. Established in cities or small towns, universities shape their surroundings and form one of the most important aspects of the city on their own (Merlin, 2006). In fact, it is possible to find a different answer for each city (and university) to the question of how a higher education institution develops in relation with the city where it is founded and what changes there; there are different historical, geographical, cultural, social and institutional structures. But there are more concrete factors that determine the relationship. The first concern was the location of the university in relation distance to the city; that is, whether it is inside or outside the city and how it is planned. The fact that the university is within the city’s borders, that is an urban university, naturally facilitates the birth of a multi-dimensional relationship between the university and the city, but does not make it absolute. Although it is located within the city, there are universities that close their doors to the outside world, but there are universities that have not lost their institutional integrity (Oktay, 2007). The aim of this study is to determine how many different forms of university settlement occur in the context of the relationship with the city. In this sense, the physical structures of the universities according to city have been tried to be explained by examples.Doctoral Thesis Temel Tasarım Dersinin Sinema Filmleri Eşliğinde Yürütülmesine Yönelik Bir Yöntem Önerisi(Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Uslugil, Hayriye Elif; Alkan, AhmetMimarlık eğitiminin omurgasını stüdyo dersleri oluşturmaktadır. Diğer derslerin amacı stüdyo derslerini desteklemek ve öğrencilerin donanımlı bir şekilde mezun olmasını sağlamaktır. Temel tasarım dersi ise stüdyo dersleri için bir temel niteliğindedir. Temel tasarım dersi, tasarımın ana ilke ve ögelerinin öğretildiği ve soyut bir şekilde düşünme becerisinin öğrencilere kazandırıldığı derstir. Öğrenciler temel tasarım dersinde tasarıma nasıl başlayacaklarını, kendilerini nasıl ifade edeceklerini, argümanları ve teknik malzemeyi nasıl kullanacaklarını öğrenirler. Günümüzde bazı mimarlık okullarında 1. stüdyo yerine temel tasarım dersi verilmektedir. Temel tasarım dersi ilk Almanya'da Bauhaus Sanat ve Tasarım Okulunda öğretilmiştir. Ülkemizde de hızla kabul görmüş ve mimarlık eğitiminin parçası haline gelmiştir. Yapılan literatür araştırmalarında temel tasarım dersinin yürütülmesinde sürekli yeni yöntemlerin uygulandığı görülmüştür. Değişen hayat akışına ayak uydurmak için eğitmenler işleyiş şekillerini güncellemekte ve yenilemektedirler. Bu tez çalışmasında temel tasarım dersinin sinema filmleri eşliğinde yürütülmesi odaklı yeni bir temel tasarım eğitim yöntemi önerilmektedir. Yapılan araştırmalarda bu yönde yapılmış bir çalışmanın olmadığı ve çalışmanın özgün olduğu görülmüştür. Günümüzde üniversite sıralarını dolduran öğrencilerimiz Z kuşağı olarak adlandırılan, dijital bir çağda doğan insanlardır. Her geçen gün bir yenilik ile karşılaşan, sosyal medyada ve internet üzerinde anlık dialar görmeye alışmış bu kalabalığın dikkatini çekmek her geçen gün daha zor hale gelmektedir. Öğrencilerin temel tasarım dersine olan ilgilerini artırmak kaygısı bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur. Mimarlık ve sinema akrabalığının temel tasarım dersine fayda sağlayacağı düşüncesi ile hareket edilerek, sinema filmlerinin temel tasarım dersinin parçası olduğu bir yöntem ortaya konmuştur. Bu yönteme göre öğrencilere konuların aktarılmasında yalnızca sinema filmleri yol göstermiştir. Yapılacak uygulamalar da bu doğrultuda yapılmıştır. Temel tasarım dersinin sinema filmleri eşliğinde yürütülmesine yönelik önerilen yöntem birinci sınıf öğrencilerinin bir kısmından oluşan bir grupla deneyimlenmiştir. Aynı anda bu grubun dışında kalan öğrenciler de klasik yöntemle temel tasarım dersi almaya devam etmişlerdir. Dönem sonunda öğrencilerin görüşlerini alan, algılama düzeylerini ölçen nitel ve nicel araştırmalar yapılmıştır. Karma yöntemden faydalanılarak sonuçlar elde edilmiştir. İki bağımsız uzmandan öğrencilerin ortaya koyduğu ürünlerin değerlendirilmesi istenmiştir. Sonuç olarak sinema filmlerinin temel tasarım dersine dâhil edilmesinin öğrenciler tarafından eğlenceli bulunduğu, yapılan temel tasarım çalışmalarının daha başarılı olduğu, öğrencilerin konuları daha iyi algıladığı ve içselleştirdiği görülmüştür.Article Türkiye'de Kurulan Üniversitelerin Yasal Gerekçelerinin İncelenmesi(2020) Kuyrukçu, Zafer; Alkan, AhmetBir toplum için; kendi insan gücü ve maddi kaynakların, çağdaş bilimsel ve teknolojik gereklerin rasyonel ve ekonomik şekilde kullanılmasında en büyük pay üniversitelere düşmektedir. Bir üniversitenin doğuşu ise uzun yıllar içinde gerçekleşen önemli, ekonomik ve toplumsal bir olaydır. Üniversitelerin ülke düzeyindeki dağılımı bir devlet politikasıdır ve 1982 Anayasası’nın 130. maddesi üniversitelerin yasayla kurulacağını hükme bağlamıştır. Türkiye’de bu karar verme organı ise Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu çalışma ile Cumhuriyetin İlanından günümüze kadar geçen süreçte kurulan üniversitelerin yasal gerekçelerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışma evrenini Türkiye’de kurulan “devlet üniversiteleri” oluşturmuştur. Çalışmada, nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş olup üniversitelerin kurulma gerekçelerini ortaya koyabilmek için yasa metinleri incelenmiştir. Yapılan inceleme ile üniversitelerin kurulmalarında yatan temel yasal düşüncenin kentin ekonomik, kültürel ve sosyal hayatını canlandırmak ve fırsat eşitliği ilkesine göre herkesin yaşadığı kenti üniversite olanağına kavuşturmak olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Toplumsal Değişim ve Çelik Yapı Malzemesi Etkileşiminin Mimari Tasarıma Yansımaları(Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Korkmaz, Yelda; Alkan, AhmetMimarlık, her zaman için çağın teknolojik ve toplumsal gelişmelerinden etkilenen bir disiplindir. İnsanlık tarihinin en önemli olaylarından biri olan Endüstri Devrimi, hem teknolojik gelişim hem kültürel birikim açısından sosyal yaşamı büyük ölçüde etkileyerek günümüz toplumlarını şekillendirmiştir. Bu etkilerin izleri, mimarlık alanında da görülmektedir. Endüstri Devrimiyle yapı sektörüne giren çelik malzeme, mimarlığa getirdiği avantajlar sayesinde yeni mekânsal ihtiyaçlara karşılık verebilmenin yanında, tasarımı da özgürleştirmiştir. Bu çalışmada tarihsel süreçte birbirlerini sürekli olarak etkileyen toplumsal değişim, mimari anlayışlar ve çelik malzeme etkileşimi ele alınmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde amaç ve kapsam belirlenerek, yapılan kaynak araştırmaları sunulmuştur. İkinci bölümde toplum ve toplumsal değişim kavramları kısaca açıklanarak, Endüstri Devriminin mimarlıkta yarattığı etkiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde çelik malzemenin özellikleri ve yapı sektöründe kullanılmak üzere geçirdiği işlemler aktarılmıştır. Dördüncü bölümde, Endüstri Devrimi ile başlayan süreç boyunca, çelik malzemenin yapım tekniği ve mimari tasarım anlayışında yarattığı etkiler ile dönüm noktası olmuş yapıların yapım süreçleri ve mimari özellikleri incelenerek, ifade ettikleri anlamlar yorumlanmıştır. Sonuç ve değerlendirmeler ile çalışmanın sonunda, çelik malzemenin yapı sektöründe geçirdiği sürecin anlaşılması ile gelecekte kullanımı için taşıdığı potansiyeller tartışılmıştır.Article Ontological Planning(Konya Technical University Faculty of Architecture and Design, 2017-12-18) Alkan, AhmetDebates about “being” and “existence” have continued uninterruptedly since ancient times in accordance with the evolution of philosophical thinking albeit at various levels of intensity. “Spatial Planning” which had not constitute a problem area for mankind until the industrial revolution, was linked to “ontology” either. In the post industrial revolution, on the other hand, “Cultural Delay” was regarded as a threshold before harmony in defining social problems mostly as a result of “technology-culture” oriented approaches. Failure to obtain expected results from endeavors to find solution to spatial problems in this manner of relationships paved the way for emergence of new ideas with regard to making use of ontology. However ontology has not been able to find a place for itself within the planning discipline and theory in adequate scope and dimensions in the search for a solution to the problem. This paper will make an attempt at presenting a point of view that can a modest contribution to the planning and ontology relations and try to discuss whether or not such endeavors will evolve into a method.The theme of planning, which began and was tried to be continued as “people-oriented”, also carries an “ontological” approach at the heart of the action. The problem here is to find an answer to the question of how an institutionalized structure or system can be acquired by raising this improvised attitude to the level of consciousness, thereby enabling it to participate effectively in the planning-implementation efforts.We are now faced with the reality that the efforts that were made from the beginning of the industrial revolution, when urban developments gained momentum, to the Euclidian understanding of planning in the 1950s and 1960s based on scientific approaches, to an approach of planning that channelled limited urban lands to profit during the urbanization process, to making “strategic” decisions on the basis of the planning decision theory and gradually evolving into a search for “strategic spatial planning” have not yielded the anticipated results.Can we make use of “ontology” in finding a solution to this deep-rooted and complicated question?If yes, how? Can macro and micro level institutional structures be used as instruments to this end, no matter how utopian they may seem today? Can existing ones be rendered more effective?Is it possible that there might be some among the variables of the planning (dependent and independent) that need to be opened for discussion and repositioned (like time)?Is it possible to redefine ontology within the hierarchical structure of planning?We are going to seek answers to some of these questions within the limited scope of this paper and we are going to offer the rest for discussion by just asking them.In light of these assessments, drawing attention, based on ontological knowledge relying on the wholeness of universe, to the question, on macro level planning, of whether or not the ontological realities of man, energy and movements of thinking can provide macro data for planning on a universal level as important factors affecting mankind will be one of the limited objectives of the paper.Conference Object Ontologic Planning(Konya Technical University Faculty of Architecture and Design, 2017) Alkan, AhmetDebates about “being” and “existence” have continued uninterruptedly since ancient times in accordance with the evolution of philosophical thinking albeit at various levels of intensity. “Spatial Planning” which had not constitute a problem area for mankind until the industrial revolution, was linked to “ontology” either. In the post industrial revolution, on the other hand, “Cultural Delay” was regarded as a threshold before harmony in defining social problems mostly as a result of “technology-culture” oriented approaches. Failure to obtain expected results from endeavors to find solution to spatial problems in this manner of relationships paved the way for emergence of new ideas with regard to making use of ontology. However ontology has not been able to find a place for itself within the planning discipline and theory in adequate scope and dimensions in the search for a solution to the problem. This paper will make an attempt at presenting a point of view that can a modest contribution to the planning and ontology relations and try to discuss whether or not such endeavors will evolve into a method. The theme of planning, which began and was tried to be continued as “people-oriented”, also carries an “ontological” approach at the heart of the action. The problem here is to find an answer to the question of how an institutionalized structure or system can be acquired by raising this improvised attitude to the level of consciousness, thereby enabling it to participate effectively in the planning-implementation efforts. We are now faced with the reality that the efforts that were made from the beginning of the industrial revolution, when urban developments gained momentum, to the Euclidian understanding of planning in the 1950s and 1960s based on scientific approaches, to an approach of planning that channelled limited urban lands to profit during the urbanization process, to making “strategic” decisions on the basis of the planning decision theory and gradually evolving into a search for “strategic spatial planning” have not yielded the anticipated results. Can we make use of “ontology” in finding a solution to this deep-rooted and complicated question? If yes, how? Can macro and micro level institutional structures be used as instruments to this end, no matter how utopian they may seem today? Can existing ones be rendered more effective? Is it possible that there might be some among the variables of the planning (dependent and independent) that need to be opened for discussion and repositioned (like time)? Is it possible to redefine ontology within the hierarchical structure of planning? We are going to seek answers to some of these questions within the limited scope of this paper and we are going to offer the rest for discussion by just asking them. In light of these assessments, drawing attention, based on ontological knowledge relying on the wholeness of universe, to the question, on macro level planning, of whether or not the ontological realities of man, energy and movements of thinking can provide macro data for planning on a universal level as important factors affecting mankind will be one of the limited objectives of the paper.Master Thesis Hastane Ortak Kullanım Alanlarının İyileştiren Mimari Bağlamında Değerlendirilmesi Özel Medova Hastanesi Örneği(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Hanedar, Canan Gündemir; Alkan, AhmetSon yıllarda hastane yapılarında, fiziksel ve mekânsal olarak önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Yapılan değişikliklerin hastalar üzerindeki etkisinden dolayı bu tür tasarımlı hastanelere iyileştiren hastaneler denilmektedir. Bu değişiklere bağlı olarak sağlık yapılarında fiziksel ve psikolojik anlamda iyi etkiler yaratan tasarımlar önem kazanmaktadır. Hastanelerin, iyileşmenin sadece tıbbı olarak tedavi etme ile ilgili değil, mekânsal olarak da hasta iyileşmesine destek olduğu anlaşılmıştır. Tez kapsamında öncelikle hastane yapılarının tarihsel süreç içinde gelişimi ele alınmıştır. Hastane tasarımını etkileyen kriterler incelenerek bu kriterlerin tasarıma etkileri ortaya konmuştur. İyileştiren hastanelerin, hastaların iyileşme sürecinde etkili olduğunun bilinci ile günümüzde iyileştiren hastaneler son derece önem kazanmış olup, hasta merkezli tasarım, kanıta dayalı tasarım ve iyileştiren mimari kavramları incelenmiştir. Bu çalışmada, seçilen Özel Medova Hastanesi' nin ortak kullanım alanlarının son dönemde gelişen hastane tasarım anlayışı ile incelenmesi amaçlanmaktadır. Hastane kullanıcılarından hasta, hastane personeli ve doktor grubu üzerinde anket çalışması yapılmış ve incelenmiş olan iyileştiren mimari ilkeleri doğrultusunda sorular yönlendirilmiştir. Hasta, personel ve doktorlar arasında görüş farklılıklarının olduğu belirlenmiştir. Elde edilmiş olan bu veriler ile ileriye yönelik önerilerde bulunulmuştur.Article Ahp Metoduyla Yer’e Özgü Mimari Tasarım Kriterlerinin Öncelik Sırasının Belirlenmesi(2019-03-01) Yıldız Kuyrukçu, Emine; Alkan, Ahmet; Kuyrukçu, Emine Yıldız20. yüzyılda küreselleşme ile mimari tasarımın yerle olan ilişkisi kopmuş, her türlü bölgesel sınır ortadan kalkmıştır. Bu bağlamda mimarlık, bölgesel bir olgu olmaktan çıkmış, artık sınırları olmayan evrensel bir olgu haline gelmiştir. Çalışma, ‘mimari tasarım-yer’ ilişkisini doğru kurmanın yani yerin ruhunun somutlaştırılmasının yolu olarak Eleştirel Bölgeselciliğin çözüm olabileceğini savunmaktadır. ‘Eleştirel Bölgeselcilik (Critical Regionalism)’ yaklaşımında ‘yer’e ait değerlerle, çağdaş yer yönelimli tasarım yapmak amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Eleştirel Bölgeselcilik kavramını geliştiren Kenneth Frampton’ın 1987’lerde söylemleştirdiği 10 maddesi yorumlanarak dokuz kriter belirlenmiş ancak bu kriterlerin günümüz koşullarında yetersiz olduğu düşünülerek tarafımızdan dört kriter eklenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait” olarak nitelendirebilmenin on üç evrensel kriteri, dört grup halinde ortaya konulmuştur. Çalışmanın asıl amacı bir yapının eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye) ait olarak adlandırılabilmesi için hangi kriterlerin etken olduğu ve bu kriterlerin öncelik sıralamasını tespit etmektir. Bu doğrultuda doktor unvanına sahip Selçuk Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Restorasyon Anabilim Dalı, Mimarlık Tarihi Anabilim Dalı, Bina Bilgisi Anabilim Dalında görevli toplam 34 uzmandan, bir tasarımın o yere ait olarak algılanmasında belirlenen kriterlerin ne kadar etken olduklarını puanlamaları istenmiştir. Sonuçlar AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) metoduyla analiz edilmiş ve çalışma kapsamında ortaya konulan kriterlerin geçerliliği ve tüm bu kriterlerin öncelik sırası belirlenerek “bir yapıyı eleştirel rejyonalist-o yer’e (bölgeye)” ait olarak nitelendirmede öncelikli kriterler tespit edilmiştir.Article Üniversitelerin Şehir İçi Yer Seçimine Yönelik Metodolojik Bir Yaklaşım(2021-12-31) Kuyrukçu, Zafer; Alkan, AhmetOrta Çağ Avrupası’nda kentsel bir kurum olarak ortaya çıkan üniversiteler, başlangıçta kuruldukları kentlerin merkezindeki kolej binalarında eğitim vermeye başlamıştır. Zaman içinde Amerikan kampüs modelinin etkisiyle kentlerin dışında geniş alanlarda büyüyebilir ve gelişebilir bağımsız yerleşmeler halini almıştır. Ancak günümüzde birçok üniversite kampüsü işlevsel, ekonomik ve sosyal olarak modası geçmiş ve yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışma ile üniversitelerin kentsel yerleşiminin belirlenen parametreler altında değerlendirilmesine yönelik sistematik bir karar verme sürecinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda üniversitelerin şehir içi yer seçimine yönelik dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmalar incelenmiş ve ‘üniversitelerin şehir içi yer seçimini etkileyen 4 temel parametre grubu altında 25 alt parametre’ belirlenmiştir. Çalışmanın devamında üniversitelerin şehir içi yer seçimini etkileyen parametrelerin değerlendirilmesi AHP yöntemi ile karar alternatiflerinin değerlendirilmesi ise TOPSIS yöntemi ile gerçekleştirilerek, üniversitelerin şehir içi yer seçimine yönelik bir karar verme yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemin test edilebilmesi için ‘Selçuk Üniversitesi’ örneklem alanı olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda geliştirilen yöntem ile üniversitelerin kentsel yerleşiminde erişebilirliğin ve üniversite-kent arasındaki karşılıklı etkileşimin daha önemli olduğu saptanmıştır. Günümüzde yükseköğretimin büyümesi ve gelişmesiyle birlikte bir üniversite kampüsünün kurulması kolaylaşsa da üniversitelerin, toplum için var olduğu ve toplumdan soyutlanamayacağı gerçeği unutulmamalıdır. Bu yüzden üniversitenin kente geri dönüşü ve üniversite-kent arasındaki uzlaşma sağlanmalıdır.
Research Topics
Domains
Social SciencesPhysical Sciences
Fields
Arts and HumanitiesEngineeringPsychology
Subfields
ArcheologyArchitectureMuseologyLiterature and Literary TheorySocial Psychology
Specific Research Areas
Cultural Heritage Management and Preservation
Architecture, Modernity, and Design
Cultural and Sociopolitical Studies
Turkish Literature and Culture
Families in Therapy and Culture
Sustainable Development Goals
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
3
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.
Publication Collaboration
| Affiliation Name | Count |
|---|---|
| Selçuk University | 1 |
| Middle East Technical University | 1 |
| Bridge University | 1 |
| Konya Technical University | 1 |
1 / 1
Data obtained from OpenAlex
| Journal | Count |
|---|---|
| Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi | 1 |
| ICONARCH International Congress of Architecture and Planning; 2017: ICONARCH III - Memory of Place in Architecture and Planning | 1 |
| ICONARP International Journal of Architecture and Planning | 1 |
| Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi | 1 |
| Uluslararası Sosyal Araştırma Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 2

Scholarly Output
16
Articles
6
Views / Downloads
49/157
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
2
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
13
Supervised Theses
4
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

