Akbal, Bahadır

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Akbal, Bahadir
Akbal, B.
Job Title
Email Address
bakbal@ktun.edu.tr
Main Affiliation
02.04. Department of Electrical and Electronics Engineering
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

3

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

2

Research Products
Documents

20

Citations

65

h-index

5

Documents

21

Citations

48

Scholarly Output

21

Articles

14

Views / Downloads

0/4

Supervised MSc Theses

6

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

13

Scopus Citation Count

17

WoS h-index

2

Scopus h-index

3

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.62

Scopus Citations per Publication

0.81

Open Access Source

16

Supervised Theses

6

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi4
Konya mühendislik bilimleri dergisi (Online)2
Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi2
IET GENERATION TRANSMISSION & DISTRIBUTION1
INTERNATIONAL TRANSACTIONS ON ELECTRICAL ENERGY SYSTEMS1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 21
  • Article
    Designing of High Voltage Cable Bonding With Intelligence Algorithms To Avoid Cable Insulation Faults and Electroshock in High Voltage Lines
    (University of Kuwait, 2023) Akbal, B.
    Insulation faults are major problems in high-voltage cable lines. The major factors in insulation faults are the harmonic currents and the metal sheath voltage (MV) that occur on the metal sheath of cables. MV and harmonic distortion should be minimized to prevent insulation faults. Thus, sectional solid bonding with different grounding resistance (SSBr) methods has been developed as a new bonding method for minimizing harmonic current and MV. In addition, SSBr should be optimized by optimizing the minimum MV and harmonic distortion rate of high-voltage cables. Inertia-weighted particle swarm optimization (iPSO), particle swarm optimization (PSO), genetic algorithm (GA), and differential evolution algorithm (DEA) are used for the optimization of SSBr, and three groups of prediction methods are used separately as objective functions of the optimization methods to determine the minimum MV and harmonic distortion; these groups include neural networks, hybrid neural networks, and regression methods. Hybrid neural network with inertia-weighted particle swarm optimization (H-iPSO), linear regression, and feedforward backpropagation neural networks were selected from their groups according to training errors. Solid bonding method, which is widely used for bonding high-voltage cables, is simulated in this study. When solid bonding is used, the maximum harmonic distortion rate is measured as 8.15 %, and the maximum MV is measured as 1086 V. When H-iPSO is used as the prediction method and PSO is used as the optimization method, the maximum harmonic distortion rate is measured as 5.28 %, and the maximum MV is measured as 57 V. Both insulation fault and electroshock can be prevented by the optimized SSBr method. © 2023 University of Kuwait. All rights reserved.
  • Article
    Comparative Fault Location Estimation by Using Image Processing in Mixed Transmission Lines
    (arXiv, 2020) Budak, Serkan; Akbal, Bahadır
    Overhead lines are generally used for electrical energy transmission. Also, XLPE underground cable lines are generally used in the city center and the crowded areas to provide electrical safety, so high voltage underground cable lines are used together with overhead line in the transmission lines, and these lines are called as the mixed lines. The distance protection relays are used to determine the impedance based fault location according to the current and voltage magnitudes in the transmission lines. However, the fault location cannot be correctly detected in mixed transmission lines due to different characteristic impedance per unit length because the characteristic impedance of high voltage cable line is significantly different from overhead line. Thus, determinations of the fault section and location with the distance protection relays are difficult in the mixed transmission lines. In this study, 154 kV overhead transmission line and underground cable line are examined as the mixed transmission line for the distance protection relays. Phase to ground faults are created in the mixed transmission line. overhead line section and underground cable section are simulated by using PSCAD/ EMTDC ™. The short circuit fault images are generated in the distance protection relay for the overhead transmission line and underground cable transmission line faults. The images include the R-X impedance diagram of the fault, and the R-X impedance diagram have been detected by applying image processing steps. Artificial neural network (ANN) and the regression methods are used for prediction of the fault location, and the results of image processing are used as the input parameters for the training process of ANN and the regression methods. The results of ANN and regression methods are compared to select the most suitable method at the end of this study for forecasting of the fault location in transmission lines.
  • Article
    Kablosuz Haberleşme ile Su Kuyuları Otomasyonu
    (2020) Akbal, Bahadır; Yavuz, Şeyma; Köse, Fatma Feyza
    Bir tesisin izlenmesi veya kontrolünde analog ya da dijital algılayıcılar ile toplanan verilerin kontrol elemanına taşınmasında, değerli ve yüksek işçilik maliyetleri içeren kablolar kullanılmaktadır. Uzun mesafelere veri taşınmasında ise sonradan oluşabilecek işçilik ve kablo maliyetleri de oluşabilir. Dolayısı ile endüstriyel otomasyon için kablosuz teknolojilerin kullanması birçok avantaj sağlayacaktır. Bu çalışmada kablosuz haberleşme ile su kuyularının otomasyonu yapılmıştır. Proje kapsamında iki kuyu ve bu kuyuların doldurduğu havuz dikkate alınmıştır. Su kuyularındaki su seviyeleri aşırı düşerse buna bağlı olan pompalar arızalanmakta ve bu yüzden birçok yerleşim yeri susuz kalmaktadır. Uzak mesafelerde kablolama maliyetini ve takibi kolaylaştırmak için her kuyuya ayrı otomasyon yapılmıştır. Pompaları korumak ve su sürekliliğini sağlamak için gerekli otomasyonun yapılmasında her bir kuyuda bir PLC ve buna bağlı wi-fi modüller vardır. PLC’ler gerekli otomasyonu sağlarken kuyular arası haberleşmede wi-fi modüller ile kablosuz olarak gerçekleştirilmektedir. Kuyulardan alınan sıvı seviye bilgileri karşılaştırılmış ve sıvı seviyesi yüksek olan kuyudan su çekilerek havuzu doldurulmuştur. Bütün bu düzeni takip edebilmek için bir Scada ekranı tasarlanmış ve bu sayede kuyulardaki su durumları, sistemin başlatılıp durdurulması ve arıza durumlarının takibi sağlanmıştır. Böylece uzak mesafelerde kablosuz veri iletimi ile arızaların önlenmesi ve su sürekliliğinin sağlanması için gerekli otomasyon sağlanmıştır.
  • Master Thesis
    Elektrik Dağıtım Sistemlerinde Yapay Sinir Ağları ile Arıza Türü Belirleme
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Demiröz, Melike; Akbal, Bahadır
    Elektrik tesislerinde arıza tespiti, enerji sürekliliği ve sistemin karalı çalışması açısından önemlidir. Bu çalışmada dört farklı elektrik dağıtım hattında oluşmuş gerçek kısa devre arızaların türünün belirlenebilmesi için yapay sinir ağları kullanılmıştır. Bu dört farklı elektrik dağıtım hattı, yeraltı kablolu ve havai hatlarının birlikte kullanıldığı karma dağıtım hatlardır. Bu elektrik dağıtım hatlarında meydana gelen arıza verileri yapay sinir ağlarında çeşitli sınıflandırma algoritmaları ve eğitim algoritmaları ile kullanılarak arıza türlerinin tahmini yapılmış ve elde edilen doğruluk oranları karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Üç farklı ağ ve eğitim algoritmaları başarı oranları karşılaştırılmıştır. Kullanılan ağ tipleri, İleri Beslemeli Geri Yayılım ağ tipi, Kaskat Bağlı İleri Beslemeli Geri Yayılımlı ağ tipi, Elman Geri Beslemeli ağ tipi şeklindedir. Eğitim algoritmaları ise Levenberg-Marquardt (LM), Conjugate Gradient with Powell/Beale Restarts (CGB), One Step Secant (OSS), Variable Learning Rate Backpropagation (GDX), Gradient Descent with momentum (GDM), Scaled Conjugate Gradient (SCG), ve NRP (Resilient backpropagation) şeklindedir. Bu çalışmada ileri beslemeli geri yayılım ağ tipinin daha başarılı sonuç verdiği görülmüştür.
  • Article
    GÖRÜNTÜ İŞLEME VE YAPAY SİNİR AĞLARI İLE İLETİM HATLARINDA ARIZA YERİ BELİRLEME
    (2020) Budak, Serkan; Akbal, Bahadır
    Elektrik enerjisinin kesintisiz ve kaliteli bir şekilde iletilmesi için, üretim yapıldığı noktadan tüketim olan noktaya kadar kontrol edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla üretimden tüketime kadar her aşamada iletim ve dağıtım hatlarında koruma yapılması şarttır. Elektrik tesislerinde koruma rölelerinin temel görevi, sistemde meydana gelen kısa devrelerde arızalı olan bölgenin mümkün olan en kısa sürede devre dışı etmektir. Sistemin en önemli parçası olan enerji iletim hatları ve bu hatları koruyan mesafe koruma rölelerine bu konuda çok önemli görevler düşmektedir. Hızlı ve verimli çalışmalar yapmak için doğru bir hata yeri tespit tekniği gereklidir. İletim hatlarında transformatör nötr nokta topraklaması bir güç sisteminin tek faz – toprak kısa devre arızası sırasında oluşan sıfır bileşen akımı mesafe koruma rölesinin çalışmasını etkilemektedir. Topraklama sistemi ve koruma sistemleri arasındaki ilişki göz önüne alındığında, uygun bir topraklama seçimi yapılmalıdır. İletim hatlarında farklı topraklama sistemlerinde kısa devre arızalarının yerinin doğru bir şekilde belirlenebilmesi için yapay sinir ağı (YSA) kullanılmıştır. YSA’nın performansını test etmek için destek vektör makineleri (DVM) ile karşılaştırılmıştır. İletim hattı modeli PSCAD ™ / EMTDC ™ benzetim programında oluşturulup YSA için gerekli veriler elde edilmiştir. Farklı topraklama sistemlerinde oluşturulan kısa devre arızalarındaki mesafe koruma rölesinin R-X empedans diyagramının empedans değişiminin görüntüsü kayıt altına alınarak veri setleri oluşturulmuştur. Görüntülerde ilgili odak noktaları özellik çıkarım ve görüntü işleme teknikleri kullanılarak farklı YSA modellerine giriş olarak verilmiş ve en iyi arıza yeri tahmini veren YSA modeli seçilmiştir.
  • Master Thesis
    Görüntü İşleme ile Çikolata Konumlarının Tespit Edilip Endüstriyel Robot ile Toplanması
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Biler, Ali Osman; Akbal, Bahadır
    Endüstri 4.0 ile üretimde makineleşmenin önemi arttı. Bunun üzerine bir de pandemi dönemi gelince makineleşme kaçınılmaz bir hale geldi. Konu üretim hattındaki insan gücünü en aza indirgemek olunca robotların önemi arttı. İnsan üretimin kontrolünü sağlarken robotlar üretim hattında fiziksel performans gerektiren işleri görev edinmektedir. Bu şekilde olan hatların ilk yatırım maliyeti oldukça yüksek olsa da parça başına üretim maliyeti düşük çıkmaktadır. Parça başına üretim maliyeti düşen bir üretim hattının yatırım maliyeti kısa süre içerisinde kendini amorti etmektedir. Bu çalışmada; paketlenmeye hazır çikolataların bulunduğu konveyörün üzerine konumlandırılan kameradan alınan görüntüye göre konveyör üzerindeki çikolataların konumu tespit edilmiş ve alınan tüm konumlar PLC'ye gönderilmiştir. PLC, HMI panel üzerinden konumları robota göndermiştir. Robot doğrusal regresyon yöntemiyle elde edilen formüle göre konum bilgilerini kendi koordinat sistemine dönüştürüp ürünlerin konumunu tespit etmiştir. Konumu tespit edilen çikolatalar konveyör üzerinden alınıp kalıbın ilgili hücresine bırakılmıştır. Kurulan bu sistem ile 24 saat çalışabilecek bir üretim hattı kurulmuş olmaktadır. Dünya genelinde yaşanan kovid 19 salgınından dolayı birçok firma insan gücü eksikliğinden dolayı üretimine ara vermek zorunda kalmıştır. Bu dönemde makineleşmiş ve robotlarla donatılmış üretim hatlarının birçoğu üretimine devam etmiştir. Yatırım maliyeti bu gibi dönemlerde çok daha hızlı bir şekilde tekrar kazanılmış olmaktadır.
  • Master Thesis
    Yenilenebilir Enerji Sistemlerinin Bulunduğu Bir Mikroşebekede Enerji Depolama Sistemlerinin Maliyet Optimizasyonu
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Kaş, Recep; Akbal, Bahadır
    Günümüzde elektrik enerjisi büyük çoğunlukla tükenmekte olan kaynaklardan elde edilmektedir. Ancak tükenmekte olan kaynakların sürdürülebilir olmadığı açıktır ve bu yüzden yenilenebilir enerji kaynakları gün geçtikçe görevi devralmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve uygulanması belirli problemleri beraberinde getirmiştir. Bunlardan başlıca olanı yenilenebilir enerji kaynaklarının stabil olmamasıdır. Tez kapsamında, öncelikle yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji depolama sistemlerinin tanıtımı yapılmış ve optimizasyon yöntemleri kullanılarak yenilenebilir enerji kaynaklarının en optimum dalgalanma değerleri ile şebeke veya bir tesise entegrasyonu üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının önündeki en büyük engellerden birisi kararsız çalışmasıdır. Bu tez ile yenilenebilir enerji kaynaklarında üretilen enerjinin minimum dalgalanma ile şebekeye entegrasyonu ve enerji depolama sistemleri ile kararsız çalışmasının önüne geçilebilecek sistemler geliştirilecek ve öneriler sunulacaktır. Yenilenebilir enerjinin en büyük dezavantajı olarak tanımlayabileceğimiz kararsızlık probleminin aşılması ile kullanımının daha da yaygınlaşacağı düşünülmektedir. Mevcut elektrik üretim kaynakların ömrü kısıtlı olduğu için gelecekteki enerji ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz için bunu yapmak zorundayız. Bu tez kapsamında ETAP programı ile 10 MW gücünde yükü besleyen 6 MW gücünde rüzgar ve 6 MW gücünde güneş santrali içeren bir hibrid şebeke kurulmuş, kurulan şebekeye eklenecek olan enerji depolama sistemlerinin boyutunun belirlenmesinde farklı optimizasyon yöntemleri kullanılmıştır. Dolayısıyla, gerekli olan en uygun ve en az maliyetli sistem 4 MWh olarak belirlenemiştir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 4
    Mssb To Prevent Cable Termination Faults for Long High Voltage Underground Cable Lines
    (KAUNAS UNIV TECHNOLOGY, 2019) Akbal, Bahadır
    Cable termination fault is one of the most important problems for high voltage underground cable lines (HVUCL). Harmonic current (HC) and the sheath current (SC) are causes of cable termination faults of HVUCL. The sheath voltage (SV) of cable increases due to SC and HC also. So, the electroshock risk for human occurs. In this study, cable termination faults are examined for long HVUCL. In literature, solid bonding (SB) and sectional solid bonding (SSB) methods are used to reduce harmonic distortion rate and SC effect in HVUCL. However, when bonding of long HVUCL is made with SB and SSB, the limits of touch voltage and harmonic distortion are exceeded. Therefore, bonding of long HVUCL is made by the modified SSB (MSSB). In MSSB, SV of HVUCL should be known. Thus SV of HVUCL is forecasted by using artificial neural network and hybrid artificial neural networks (HANN) before the long HVUCL is installed. MSSB parameters and HANN are optimized by optimization method. The limits of touch voltage and harmonic distortion are restricted by using MSSB in long HVUCL under high harmonic distortion conditions.
  • Article
    Elektrik Tesislerinde Gerilim Kararlılığının Sağlanması için Kullanılan Yöntemler
    (2020) Yeşilyurt, Tuğçe; Akbal, Bahadır
    Güç sistemlerinin büyümesi, hatlardaki sıkışıklığın artması nedeniyle güç sistemlerinde kararlılık kritik bir konudur. Kararlılık sorunu genellikle talep edilen reaktif gücün karşılanamamasından ve yükteki artışlardan meydana gelmektedir. Yeni hat kurulum maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle varolan hatların maksimum kapasitede çalıştırılıyor olması da gerilim kararsızlığına sebep olmaktadır. Gerilim kararlılığında bara gerilimlerinin belirlenen güvenli sınır değerlerde kalması esastır. Gerilim değerleri bu sınırlar aralığında kalmadığı taktirde hem tüketici tarafında hem de şebeke tarafında sorunlara yol açmaktadır. Şebekeden gereğinden fazla reaktif güç çekilmesi hatlarda sıkışıklığa neden olmaktadır. Bu nedenle reaktif güç, gücün tüketileceği yere yakın bir yerden sağlanırsa hem iletim hatlarının gereksiz yüklenmesinin önüne geçilmiş olur hem de kayıplar azaltılmış olur. Ayrıca dağıtım trafoları daha fazla yükü besleyebilir. Sisteme reaktif güç desteği sağlayabilmek ve sistemi kararlı hale getirebilmek için literatürde çeşitli yöntemler kullanılmıştır. Kompanzasyon sistemleri, trafo kademe değiştiricileri, yük atma, FACTS cihazları bunlardan bazılarıdır. Bu çalışma literatürdeki çalışmaların incelemesini içermektedir.
  • Master Thesis
    Görüntü İsleme ile Porselen İzolatör Hasarlarinin Tespiti
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2023) Dere, Emine; Akbal, Bahadır
    İzolatör üzerinde oluşan kırık ve çatlaklar istenmeyen enerji kesintileri ile büyük ekonomik kayıplara sebep olmaktadır. Bunların önüne geçebilmek için izolatör yüzeyinde bulunan kırık ve çatlakların kısa sürede tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında kırık veya çatlak bir izolatörün görüntüsü kullanılarak hasar tespiti yapılmıştır. Elde edilen görüntüye MATLAB programı üzerinde görüntü işleme yöntemleri uygulanmış ve sınıflandırma yöntemleri ile de arızalı izolatörler tespit edilmiştir. İzolatör üzerindeki hasarın belirginleştirilerek tespit edilmesi amaçlandığından istenilen aşamaya gelinene kadar görüntü üzerinde bazı işlemlerin uygulanması gerekmektedir. Öncelikle düşük seviyeli görüntü işleme adımları ile ihtiyaca göre görüntü üzerindeki gereksiz gürültüler temizlenmiş ve görüntüye netlik kazandırılmıştır. Daha sonra görüntü üzerindeki renk dağılımının eşitlenmesi için histogram eşitleme işlemi uygulanmıştır. Histogram eşitlemesinin akabinde görüntü en uygun eşik değerinde eşiklenerek ikili moda çevrilmiştir. Gereksiz beyaz noktaların temizlenmesi ve hasarlı kısımların belirginleşmesi için son olarak morfolojik işlemler uygulanıp görüntü istenilen noktaya getirilerek izolatör üzerindeki hasarlar belirginleştirilmiştir. Görüntü işleme sonucu elde edilen verilerden bir veri seti oluşturulup destek vektör makineleri, yapay sinir ağları ve derin öğrenme yöntemleri kullanılarak Python üzerinde görüntü sınıflandırma yapılmış, böylece hasarlı ve hasarsız izolatör tespiti gerçekleştirilmiştir. Toplamda 348 adet veri ile sınıflandırma yöntemlerinin eğitim ve test işlemleri yapılmıştır. Çalışma sonunda sınıflandırma yöntemleri karşılaştırılmış, destek vektör makinelerinden %66, yapay sinir ağlarından %60 ve derin öğrenmeden %74 oranlarında test doğruluk oranı elde edilmiştir.