Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.13091/11873
Job Title:Prof. Dr.
Email Address:gyavuz@ktun.edu.tr
Main Affiliation:02.02. Department of Civil Engineering
Status: Current Staff
ORCID:
0000-0002-8725-7129
0000-0002-8725-7129Scopus ID:
6603867460
6603867460YÖK Akademik: 70B6697B823AAD77
Web of Science ID:
EHO-7247-2022
EHO-7247-2022Name Variants:
Yavuz, Gunnur
20 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 20
Article Effect of Rehabilitative Wall-Foundation Anchorage Types on the Seismic Behaviour of Weak Reinforced Concrete Frames(MDPI, 2025-12-09) Yavuz, Gunnur; Kaltakci, M. YasarInstalling shear walls in a load-bearing system is one of the most rational, economical, and effective strengthening methods for improving a building system that is vulnerable to seismic effects. One of the most significant points to consider in a reinforced concrete building strengthened with a shear wall is the sufficiency and reliability of anchorage elements in the shear wall-foundation joints, where significant bending moments will occur due to the impact of lateral loads. This study investigated the behaviour of different foundation anchorage methods, including internal anchorage (anchor bars) and external anchorage (steel angle and carbon-fibre-reinforced polymer (CFRP)) applied at the wall-foundation interface in retrofitted weak reinforced concrete frames, which were multi-span, multi-storey, lacking sufficient seismic detailing, and strengthened using wing-type shear walls, under quasi-static lateral loading. It was also aimed to determine the most effective anchorage method for improving the structural performance. A total of six undamaged, but seismically deficient, two-storey, two-span reinforced concrete frames were strengthened with added shear walls that incorporated different anchorage details at the shear wall-foundation joint. According to the test results, the addition of wing-shaped reinforced concrete rehabilitative walls significantly increased the lateral load-carrying capacity, lateral stiffness, and energy dissipation capacity of reinforced concrete frames with poor seismic behaviour. It was observed that additional strengthening was not required in the edge columns of frames with rehabilitative walls of a sufficient length, but that additional measures were required in the foundation anchors at the base of the strengthening wall due to the further increase in the rehabilitative wall capacity. Consequently, the most suitable shear wall foundation anchorage arrangement was achieved with test specimens where one internal anchor bar was used for each vertical shear reinforcement, independently of the shear wall length, and the development length was the highest.Doctoral Thesis Yüksek Katlı Kompozit Tübüler Sistemlerin Davranışının Teorik Olarak İncelenmesi(2025) Taş, Fuat; Yavuz, GünnurYüksek yapıların düşey yükler ve yatay yük etkileri altında tasarımları ve performanslarını değerlendirme konusunda yakın zamana kadar yönetmeliklerin ve teknik bilginin yetersiz olmasından dolayı ve mevcut bilginin de ağırlıklı olarak betonarme binaları konu alması ülkemizdeki mühendisleri betonarme yüksek binaların tasarımına ve yapımına yönlendirmiştir. 2007 yılında yürürlüğe girmiş olan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'te yüksek katlı yapılarla ilgili bir bölüm bulunmamakta ve bu binalar yönetmeliğin kapsamı dışında tutulmuştur. Bu durumun gerek teoride gerek pratikte, ilgili mühendis ve akademisyenler için yıllar yıllı eksiklik olarak kaldığı görülmektedir. 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ile birlikte yüksek yapıların tasarımı ilk kez ayrı bir başlık altında değerlendirlmiştir. Bu tarihten önce Türkiye'de yapılan bu tür yapı sınıfına giren yüksek katlı binalarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'ne hazırlatılmış olan İstanbul Yüksek Binalar Deprem Yönetmeliği'nin kullanıldığı görülmektedir. Bu yönetmelikteki tasarım felsefesi, TBDY 2018'in 13. Bölümü'ndeki esaslar ile benzerlikler göstermektedir. Bu tez çalışmasında öncelikle yüksek katlı yapıların tasarım ve gelişim süreçleri incelenmiş, yüksek yapıların tasarım felsefesi irdelenmiş ve bu tip binalarda kullanılan taşıyıcı sistemler hakkında özet bilgiler sunulmuştur. Genelde çelik yapılar, özelde ise kompozit tübüler sistemlere sahip, yüksek yapıların deprem performansının TBDY 2018 Bölüm 13'te belirtilen hususlar doğrultusunda incelenmesine odaklanılmıştır. Çalışmada, farklı deprem tasarım sınıflarına sahip, farklı kompozit tübüler sistemlerin deprem etkileri altındaki davranışları analiz edilmiştir. Yapısal analizler, farklı depremsellik sınıflarına sahip Mersin ve Hatay illerinde, 72 kattan oluşan kompozit taşıyıcı sistem elemanlarına sahip çelik çaprazlı kafes tübüler ve kolon ve kirişlerden oluşan çerçeve tübüler sistemlere sahip binalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu hedef gözetilirken konunun geniş kapsamlı olmasından dolayı Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapımına Dair Esaslar (ÇYTHYE-2018) yönetmeliğinin ilgili birçok bölümüne değinilmiştir. Bu sebeple TBDY 2018, bu yüksek yapıların tasarımını ayrı bir uzmanlık sınıfı içerisinde değerlendirmiştir. Bu amaçla ülkemizde yapılan yüksek yapılar ile ilgili çalışmaların kısıtlı olduğu, bu konuda yapılan çalışmaların ise ağırlıklı olarak betonarme yüksek yapılar üzerine olduğu tespitinden hareketle kompozit yüksek yapılar üzerine yapılan bu çalışma ile bu alana katkı yapılması hedeflenmiştir. Farklı depremsellik sınıflarına sahip Mersin ve Hatay gibi lokasyonlarda, farklı kompozit tübüler sistemlerin (kafes (çaprazlı) ve çerçeve tübüler sistemler) deprem performansları analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, farklı lokasyonlar ve sistemler açısından birbiriyle karşılaştırılmış ve karşılaştırmalar sonucunda, farklı tübüler sistemlerin avantaj ve dezavantajları ortaya konulmuştur. Deprem yükleri altında sistemlerin teorik davranışları incelenerek, yapısal performansları değerlendirilmiştir. Yaplan bu çalışma sonucunda, Hatay gibi yüksek Deprem Tasarım Sınıfı (DTS)'na sahip depremseliğin büyük olduğu yerlerde çaprazlı kompozit tüp sistemlerin tercih edilmesinin, Mersin gibi nispeten düşük depremselik arz eden yerlerde ise çerçeve tüp sistemlerin tercih edilmesinin uygun olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma ile yüksek yapıların deprem performansının anlaşılmasına ve TBDY 2018 kapsamında tübüler sistemlerin tasarım felsefelerini anlama adına katkı yapacağı düşünülmektedir. Farklı deprem senaryoları ve lokasyonlar için yapılacak analizlerin, mühendislik uygulamalarında kullanılabilecek pratik bilgiler sağlayacağı öngörülmektedir. Çalışma sonucunda, farklı deprem tasarım sınıfları ve tübüler sistemlerin deprem performanslarına ilişkin detaylı bilgi ve değerlendirmelerin konuyla ilgili pratikte ve teorikte çalışan uzman ve bilim insanlarına konuyla ilgili ön fikir sunacağı düşünülmektedir. .Article Farklı Tiplerdeki Çelik Çatı Makaslarının Aısc360-16 Yönetmeliğine Göre Değerlendirilmesi(2023-08-31) Arısoy, Hilmi; Yavuz, GunnurÇelik çatı makasları, endüstriyel yapılarda çatı örtüsünü taşımak için yaygın olarak kullanılan taşıyıcı sistem elemanlarıdır. Çatı makasları genellikle standart kesitlerle tasarlanamayan uzun açıklıklar için tercih edilmektedir. Bu taşıyıcı elemanları oluşturmak için birçok farklı örgü türü kullanılmaktadır. Son yıllarda özellikle endüstriyel binalarda yoğun kar yağışı nedeniyle çelik çatı makaslarında hasarlar olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle, bu elemanların güvenli ve ekonomik bir şekilde tasarlanması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 5 farklı örgü tipi için 24 m açıklıklı, 0.8 m kenar ve 3.2 m mahya yüksekliğine sahip çatı makasları incelenmiştir. SAP2000 programı kullanılarak 4 farklı aşık aralığı için toplam 20 adet analiz yapılmıştır. Dış geometrik ölçüleri aynı olan bu 20 adet çatı kirişine ait elemanların tasarımında Amerikan Çelik Yapılar Yönetmeliği (AISC360-16) kullanılmıştır. Sonuç olarak, tasarımdan elde edilen çatı makası ağırlıkları karşılaştırılarak en ekonomik çatı makası tipi ve aşık aralığı belirlenmiştir. En küçük ağırlık warren kafes tipi çatı makasında 2.4 m aşık aralığı için elde edilmiştir.Article Structural Behavior of Steel Bolted Connections Having Different Types of Corrosion Damage(2023) Duysak, Yasin; Yavuz, GünnurToday, the use of steel structural systems is increasing rapidly due to its features such as high strength, fast manufacturing and ductility. Despite to the superlative properties of steel material, there are also some disadvantages like the formation of corrosion. Corrosion damage in steel structural systems, especially in the connection regions, is of great importance. A major damage to the structural members or fasteners in the connection regions can cause serious harms to the structure. In this study, the structural behavior of 6 mm thick bolted joint plates having different corrosion damages which were made of S235 grade steel was investigated experimentally under the effect of axial tensile force. For the bolted connection test specimens three types of corrosion formation methods including accelerated corrosion only on the bolt, accelerated corrosion on both the plate and the bolt, and artificial corrosion damage only on the bolt were applied. The amount of corrosion was formed as uniform or artificial corrosion with a loss of material of 10% by mass. Structural behavior differences, changes in bearing capacity and ductility of bolted connected test specimens were investigated and the most ductile behavior were obtained in test specimens with corrosion on both plate and bolt.Annotation Structural Behavior of Steel Bolted Connections Having Different Types of Corrosion Damage(2023-04-30) Duysak, Yasin; Yavuz, GünnurToday, the use of steel structural systems is increasing rapidly due to its features such as high strength, fast manufacturing and ductility. Despite to the superlative properties of steel material, there are also some disadvantages like the formation of corrosion. Corrosion damage in steel structural systems, especially in the connection regions, is of great importance. A major damage to the structural members or fasteners in the connection regions can cause serious harms to the structure. In this study, the structural behavior of 6 mm thick bolted joint plates having different corrosion damages which were made of S235 grade steel was investigated experimentally under the effect of axial tensile force. For the bolted connection test specimens three types of corrosion formation methods including accelerated corrosion only on the bolt, accelerated corrosion on both the plate and the bolt, and artificial corrosion damage only on the bolt were applied. The amount of corrosion was formed as uniform or artificial corrosion with a loss of material of 10% by mass. Structural behavior differences, changes in bearing capacity and ductility of bolted connected test specimens were investigated and the most ductile behavior were obtained in test specimens with corrosion on both plate and bolt.Master Thesis Çelik Yapısal Elemanlarda Blok Kırılma Sınır Durumunun Sonlu Elemanlar Yöntemi ile Analizi(Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Arısoy, Hilmi; Yavuz, GünnurÇelik yapılarda, çelik çaprazlı perdelerin çapraz elemanları, kafes kirişlerdeki çekme çubukları ve çatı makaslarının gergi elemanları eksenel çekme kuvveti etkisindeki çekme çubuklarına örnek olarak verilebilir. Çekme çubuklarının tasarımında akma, kırılma ve blok kırılma (kayma) sınır durumları dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Bu sınır durumlar hem kaynaklı hem de bulonlu uç birleşimleri bulunan çekme çubukları için geçerlidir. Blok kırılma, çekme elemanlarının birleşimlerinin yanısıra, eğilme elemanlarının moment aktaran bağlantıya sahip uçlarında çekme kuvvetinin oluştuğu bölümlerde ve kesme kuvvetinin aktarıldığı birleşimlerde hem elemanın hem de kullanılan bağ levhalarının üzerinde oluşabilen ve tasarımın dayanımını belirleyen bir göçme modudur. Yönetmelikler blok kırılma dayanımını tahmin etmek için denklemler önermektedir. Ancak bu denklemler kullanılarak her zaman yüksek doğrulukta tahminler yapılamayabilmektedir. Blok kırılma sınır durumu, çelik yapılarda çekme gerilmelerinin oluştuğu bölgelerde kontrol edilmesi gereken önemli bir göçme modudur. Blok kırılma kuvvete dik eksendeki alanların çekme kapasitesine, kuvvete paralel eksendeki alanların ise kesme kapasitesine ulaştığı bir sınır durumdur. Blok kırılmanın şeklini bağlantının geometrisi belirlemektedir. Yönetmeliklerde verilen analitik modeller ile blok kırılma sınır durumu kapasitesini belirlemek için olası bütün blok kırılma şekilleri için hesaplama yapmak ve kritik olanı belirlemek gerekmektedir. Farklı blok kırılma şekilleri için bulunan dayanımlardan en küçüğü blok kırılma dayanımını vermektedir. Bu işlem tasarım süresini oldukça uzatmaktadır. Ayrıca tasarımcının bazı kırılma şekillerini gözden kaçırma ihtimali de mevcuttur. Bu tez çalışmasında, çelik yapılarda kullanılan bulonlu uç bağlantılarda meydana gelen blok kırılma sınır durumu sonlu elemanlar yöntemi ile incelenmiştir. Ayrıca sonlu elemanlar yönteminin doğruluğunu teyit etmek için S235 kalitesinde 4 mm kalınlığında levhalara blok kırılma hasarı oluşacak şekilde bulonlu uç bağlantısı oluşturulmuş ve levhalarda eksenel çekme deneyi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar mevcut yönetmeliklerin kullandığı kapasite denklemleri ve deneysel sonuçlar ile karşılaştırılmıştır.Master Thesis Farklı Çelik Çaprazlı Çok Katlı Çelik Yapıların Davranışının Teorik Olarak İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Şeker, Muhammet Taha; Yavuz, GünnurÇelik yapıların deprem ve rüzgâr gibi yatay yükler altındaki davranışında, tasarlanan bina modeli büyük önem taşımaktadır. Bina türü çelik yapılarda deprem yükü genellikle moment aktaran rijit çerçeveli sistemler ile merkezi, dışmerkez ve burkulması önlenmiş çelik çaprazlı veya betonarme perdeli çerçeveli sistemler ile karşılanmaktadır. Çelik yapılarda, ana taşıyıcı moment aktaran çelik çerçevelere ilave olarak çelik çaprazların kullanımı sonucunda bina doğal titreşim periyodu, yatay deplasman, kolonlara etkiyen kesme kuvveti ve devrilme momenti oranı değerleri yönetmeliklerde belirtilen sınır değerler içinde tutularak kontrol altına alınabilmektedir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY2018)'e göre yatay yükleri karşılamak için merkezi çaprazlı çelik çerçeveler kullanılması durumunda binanın tasarımı süneklik düzeyi yüksek ve süneklik düzeyi sınırlı sistem olarak yapılabilirken dışmerkez çaprazlı çelik çerçeveler kullanılması durumunda ise sadece süneklik düzeyi yüksek sistem olarak tasarlanabilmektedir. Uygulamada ülkemizde yaygın olarak kullanılan ve TBDY 2018'de bulunan standart çapraz türlerinden başka farklı/alternatif çapraz türleri de mevcuttur. Bu tez çalışmasının amacı; yapının kullanım amacına göre teşkil edilebilen farklı/alternatif çapraz türlerinin kullanıldığı yapılarla yaygın çapraz türlerinin kullanıldığı yapıların yatay yük etkisi altındaki davranışının TBDY2018 ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapımına Dair Esaslar (ÇYTHYE 2018) yönetmeliklerindeki koşullar dikkate alınarak karşılaştırılması ve farklı sistemlerin avantaj ve dezavantajlarını incelemektir. Bu doğrultuda, on dört katlı X yönünde beş, Y yönünde dört açıklığa sahip olan bir yapının, moment aktaran çerçeveli sistem referans olmak üzere beş farklı tipte merkezi çaprazlı çelik çerçeveli ve beş farklı tipte dışmerkez çaprazlı çelik çerçeveli olması durumundaki davranışı incelenmiştir. Ayrıca çaprazların bağlandığı akslar arası uzunluğun değişiminin yapıya olan etkisini belirlemek için incelenen on bir adet modelin; Y yönünde çaprazların bağlı olduğu aks uzunluğu artırılarak on bir adet yeni model daha oluşturulmuş ve toplam 22 adet bina modeli incelenmiştir. Oluşturulan on bir adet modelin dört adedi yaygın kullanılan çaprazlı çelik çerçeve iken altı adedi farklı/alternatif çaprazlı çelik çerçeve olarak belirlenmiş ve TBDY2018'e uygun olarak Yük ve Dayanım Katsayıları ile Tasarım (YDKT) yöntemine göre analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre bina ağırlıkları, deprem kuvvetleri, çelik çaprazlı çerçevelerin aldığı taban kesme kuvveti ve devrilme güvenliği oranları, periyot ve yer değiştirme değerlerinin karşılaştırması yapılmış, sonuç olarak farklı/alternatif çapraz türlerinin kullanıldığı modellerin tasarım farklılıkları ile birlikte hem yatay deplasman sınırı hem de rijitlik bakımından yeterli olduğu görülmüştür.Article Article Corrosion Effect on Structural Behaviour of Bolted Steel Connections Under Axial Tension Loads(Taylor & Francis Ltd, 2022-05-27) Yavuz, Günnur; Duysak, Yasin; Arısoy, HilmiCorrosion is one of the most important problems and is an inevitable event in metal structures exposed to environmental effects. Corrosion deterioration usually forms in steel and steel-concrete composite bridges and marine structures. Bolted connections in steel structures are the preferred connection types because of their ease of assembly and high strength. In this study, corrosion damages were created in steel plates with bolted connections and the axial load strength, ductility and behaviour of the steel members were investigated. Axial tensile tests have been carried out on steel plates with bolted connections exposed to corrosion at different rates (10% and 20% by mass). According to the axial tensile tests, decreases in average yield strength and average yield strain values were determined as 4% and 10% for 10% corroded specimens, and were determined as 16% and 27% for 20% corroded specimens having 4 mm thick plates, respectively. Similarly, for specimens having a thickness of 6 mm plate, average yield strength and average yield strain values decreased 3% and 5% for 10% corroded specimens, and 13% and 14% for 20% corroded specimens, respectively. Also, it was found that the ultimate strengths and average rupture strains decreased almost proportionally to the amount of corrosion. In addition, finite element analysis was performed in ANSYS program for bolted connections examined experimentally. In terms of ultimate tensile strength, the results were obtained with an average error of 4% in non-corroded 4 mm specimens and 6% in 10% and 20% corroded 4 mm specimens. For 6 mm plate thickness, these values of non-corroded, 10% and 20% corroded specimens were obtained as 9%, 5% and 3%, respectively.Master Thesis Çok Katlı Binalarda Çapraz Lamine Ahşap Taşıyıcı Sistemlerin Kullanımının İncelenmesi(Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Atik, Burak; Yavuz, GünnurAhşap, insanların barınak inşa etmeye başladığı ilk dönemlerden beri dayanıklılık, ulaşılabilirlik ve işlenebilirliğinden dolayı en çok tercih edilen yapı malzemelerinden biri olmuştur. Fakat 20. yüzyılın başlarında ahşap yapılar büyük oranda terkedilerek beton ve çelik yapı sistemleri kullanılmaya başlanmıştır. Yapı türündeki bu değişimin sebepleri; nüfusun artmasıyla ahşabın dünya üzerindeki nüfusa göre yeterli olmaması, nitelikli ağaçların azalması, ahşabın yerine geçebilen daha ekonomik malzemelerin bulunması ve dış etkilere karşı daha dayanıklı yapılar oluşturulabilmesidir. Günümüzde sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji kaynakları, küresel ısınma ve sera gazları gibi çevresel kavramların yapı üretimindeki etkileri, yapı malzemeleri üzerine yeniden düşünülmesine neden olmuştur. Yapım endüstrisi dünyadaki enerji kaynaklarının yaklaşık %40'ını tüketmektedir. Ahşap malzemeler karbondioksiti absorbe etme özelliğine sahip olduğu için kullanımının küresel ısınmayı azaltmada etkisi olacağı düşünülmektedir. Yaklaşık son 20 yıldır ortaya çıkan çapraz lamine ahşap paneller çok katlı yapılarda ahşap taşıyıcı sistemlerin kullanılmasına imkân tanımıştır. Taşıyıcı sistem elemanı olarak çapraz lamine ahşap kullanımı, ahşabın ortotropik yapısından kaynaklanan zayıf yönünü ortadan kaldırmaktadır. Üretilen elemanlar liflere paralel ve dik yönlerde aynı dayanımı sağlamaktadır. Oluşturulan bu paneller sayesinde niteliği düşük ağaçların da sektöre kazandırılması sağlanmaktadır. Mevcut ağaç kaynaklarının kullanılmasından çok inşaat sektöründe çapraz lamine ahşap kullanımı amacıyla ağaç yetiştiriciliğinin yapılması ile sürdürülebilir bir çevre oluşturularak, bu malzemeyle ilgili ekonomik olarak ta fayda sağlanabilecektir. Bu çalışmada, yapı malzemesi olarak çapraz lamine ahşabın üretim aşamaları, kullanım alanları, çevresel özellikleri ve taşıyıcı sistem elemanı olarak hesaplama yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca 3, 5 ve 10 katlı tamamen çapraz lamine ahşaptan ve zemin katı betonarme diğer katları çapraz lamine ahşaptan oluşturulan 7 farklı bina modelinin RFEM programında tasarımı ve analizi yapılmıştır. Modellerde bina kat sayısının artması ile zemin katın betonarme olması durumları incelenmiş, tamamen çapraz lamine ahşap taşıyıcı panellerden oluşan bina modelinin yeterli performansı sağladığı görülmüştür. Sonuç olarak, çapraz lamine ahşap kullanımı ile tamamen ahşap taşıyıcı sistem elemanlarından oluşan yeterli dayanıma sahip çok katlı binaların yapılabileceği teorik olarak ta belirlenmiştir.
Research Topics
Domains
Social SciencesPhysical Sciences
Fields
Arts and HumanitiesEngineering
Subfields
Language and LinguisticsMuseologyCivil and Structural EngineeringMechanical Engineering
Specific Research Areas
Linguistics and Cultural Studies
Cultural and Sociopolitical Studies
Structural Load-Bearing Analysis
Structural Analysis and Optimization
Structural Integrity and Reliability Analysis
Sustainable Development Goals
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
3
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
3
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
2
Research Products
13CLIMATE ACTION
2
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
2
Research Products
2ZERO HUNGER
1
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products

Documents
8
Citations
69
h-index
6

Documents
10
Citations
73
Publication Collaboration
| Affiliation Name | Count |
|---|---|
| Konya Technical University | 3 |
| Konya Food and Agriculture University | 2 |
| Kırklareli University | 1 |
| Knowledge Unlatched (Germany) | 1 |
1 / 1
Data obtained from OpenAlex
| Journal | Count |
|---|---|
| Engineering Applications | 4 |
| Gazi Mühendislik Bilimleri Dergisi | 3 |
| Buildings | 1 |
| Gazi Journal of Engineering Sciences | 1 |
| Natural and Engineering Sciences | 1 |
Current Page: 1 / 2

Scholarly Output
20
Articles
11
Views / Downloads
97/129
Supervised MSc Theses
5
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
12
Scopus Citation Count
13
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.60
Scopus Citations per Publication
0.65
Open Access Source
13
Supervised Theses
6
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

