Aköz Çevrimli, Begüm
Loading...
Profile URL
Name Variants
Akoz Cevrimli, Begum
Aköz Çevrimli, Begüm
Aköz Çevrimli, B.
Aköz Çevrimli, Begüm
Aköz Çevrimli, B.
Job Title
Email Address
abakoz@ktunedu.tr
Main Affiliation
04.01. Department of Architecture
Status
Current Staff
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
2
ZERO HUNGER

1
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

1
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

1
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

2
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

Documents
0
Citations
0

Scholarly Output
8
Articles
2
Views / Downloads
0/4
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
1
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
1
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.13
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
6
Supervised Theses
1
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Journal of advanced research in natural and applied sciences (Online) | 1 |
| Megaron | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

8 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Conference Object Yeşil Çatıların Rekreatif Amaçlı Kullanımlarının Değerlendirilmesi: Anaokulları(İzmir Demokrasi Üniversitesi, 2019) Kobya, Hande Büşra; Aköz Çevrimli, BegümDünya nüfusunun artması ve buna bağlı olarak yapılan kentsel göçlerle artan betonlaşma, yeşil alanların azalmasını beraberinde getirmiştir. Bireylerin nefes alabilecekleri ve günlük hayatın stresinden kurtulabilecekleri yeşil alanların azalması, insan sağlığını ve psikolojisini olumsuz yönde etkileyerek kentlerdeki yaşam kalitesinin azalmasına neden olmuştur. Özellikle 20. ve 21. yüzyılda bu durumun farkına varan tasarımcılar ve kullanıcılar yoğun kentsel alanlardaki yapıların çatılarını yeşil bir alana dönüştürmeyi hedeflemiştir. Bu amaç doğrultusunda ortaya çıkan yeşil çatılar, ekolojik ve ekonomik katkı sağlamanın yanı sıra, insanlar için rekreasyon alanı sağlayarak sosyalleşme mekanı yaratabilmektedir. Yeşil alanlar, özellikle de çocukların psikolojisine de olumlu etkiler sağlayarak sağlıklı bir yaşam için önem taşımaktadır. Çocuklar yeşil alanları oyun oynama, buluşma vb. amaçlar için kullanmaktadır. Kentteki yeşil alanların azalması çocukların oynayabilecekleri, buluşup konuşabilecekleri, toprakla temas edebilecekleri alanların yok olmasına, çocukların kapalı mekanlarda daha çok vakit geçirerek bu alanlardan uzak kalmalarına neden olmuştur. Bu durum, çocukların en çok vakit geçirdikleri yerler olan anaokullarında yeşil alan kullanımının önemini arttırmıştır. Yapılan çalışmada; 3-7 yaş grubu çocukların eğitim aldıkları anaokullarındaki yeşil çatıların rekreatif amaçlı kullanımlarının çeşitli parametreler doğrultusunda incelenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, yurt içi ve yurt dışından, yeşil çatı kullanımına sahip 5 anaokulu tespit edilmiştir. Seçilen beş farklı okul, yeşil çatı türü, çatının özel-yarı özel kamusal kullanımı, rekreatif amaçlı kullanımı ve ekolojik amaçlı kullanımı olarak 4 parametre üzerinden değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, anaokullarındaki yeşil çatıların oyun, yeme-içme ve dinlenme alanı, tarım faaliyetlerini gerçekleştirme gibi eylemler için kullanılması, yapılan bitkilendirmeler ile çocukların doğa ile bütünleşmesine olanak sağlaması ve yağmur suyu toplama gibi sistemler ile sürdürülebilirliğe katkı sağlaması bakımından oldukça etkili bir çözüm olduğu görülmüştür. Yeşil ve açık alanların çocuklar için olumlu etkiler sağladığı göz önüne alındığında anaokullarında yeşil çatı kullanımı hem sürdürülebilir hem de yenilikçi çözümler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde de bu tür bitkilendirilmiş çatıların kullanımının yaygınlaşması sağlanmalı, anaokullarında ve diğer eğitim yapılarında tercih edilmesi için teşvik edilmeli ve bu konudaki akademik çalışmalar arttırılmalıdır.Article Citation - WoS: 1Syntactic Legibility of Image Elements: Eskisehir Case(Yıldız Teknik Üniversitesi, 2021) Topçu, Mehmet; Aköz Çevrimli, Begüm; Geyikli, Hande BusraThis study aims to measure the image perception and spatial legibility of Eskisehir city and to discuss the relationship between image elements and spatial legibility through comparative analysis. Methodologically, the study consists of three stages. (1) A questionnaire was prepared in line with Lynch, Nasar, and Rapoport's approaches to image and urban space perception. This questionnaire was applied to a group of 60 consisting of ordinary people and experts in the form of mutual interviews, and an image map of the city was created as a result of the answers received. (2) An axial map of the city was drawn and integration, connectivity, intelligibility, and synergy parameters were analysed at an urban scale with the axial analysis method using space syntax methodology. (3) Image elements were discussed comparatively in the context of determining numerical parameters. As a result, the perception of the path parameter was the highest; the landmark and node parameters were close to one another and came second, and the district parameter was the last. The study proposes a different methodological approach in order to categorise the image elements in detail, allowing each element to be evaluated numerically, and to discuss on which parameter the perception of the image element is numerically more important.Conference Object Yaya Alt/üst Geçitlerinin Erişilebilirliğinin Evrensel Tasarım Bağlamında Değerlendirilmesi: Konya Örneği(Konya Teknik Üniversitesi, 2020) Çevrimli, S. Cevat; Aköz Çevrimli, Begüm; Yılmaz Çakmak, BilgehanEvrensel tasarım, mikro ölçekte ürün tasarımından, makro ölçekte kentsel alanların tasarımına kadar, fiziksel ve mental yetileri sınırlı olan/olmayan, farklı boyut cinsiyet veya yaşta tüm kullanıcıların, aynı haklardan eşit oranda yararlanmasını, erişilebilirlik standartlarından öte kullanılabilirliği esas alarak daha iyi tasarımların elde edilmesini amaçlar. Kentsel mekanların tasarımında evrensel tasarım kriterlerinin esas alınması, kullanıcıların beğeni, ihtiyaç ve tercihlerine karşılık verilmesi, konforlu ve kaliteli mekanlar kurgulanması, kentsel mekânın herkes tarafından kullanılabilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu bağlamda yayanın beklentilerini dikkate almak ve herkes için kullanılabilir, konforlu mekanlar tasarlamak evrensel tasarımın önemli noktalarından biri olmaktadır. Günümüzde, kentsel tasarım yaklaşımlarında yayaların güvenliği esas alınarak düzenlenen yaya alt/üst geçitlerinin, yoğun araç trafiğine ve hızlı trafik akışına sahip alanlarda inşa edildiği görülmektedir. Son yıllarda kentlerin büyümesiyle ulaşım sistemlerinde yaşanan gelişmeler, doğal ve yapay çevrede sınır ögesi olarak yer alan unsurlar, yaya/araç sürekliliğinin bozulmasına neden olmuş ve bu problem doğrultusunda araç veya yayalar için alt/üst yaya geçitleri inşa edilmiştir. Kentsel mekânda yer alan alt/üst yaya geçitlerinin evrensel tasarım bağlamında ele alınması ise kentsel/kamusal mekânların etkin kullanılabilirliğinin artmasında oldukça önemli olmaktadır. Çalışmada, yaya alt ve üst geçitleri analiz edilerek Konya kenti bağlamında yaya erişilebilirliği, evrensel tasarım kriterleri bağlamında ele alınmaktadır. Çalışma alanı olarak belirlenen yaya geçitleri, üst geçitler (İstanbul yolu üzerinde yer alan 4 yaya üst geçidi) ve alt geçitler (hızlı tren hattı üzerinde yer alan 2 yaya alt geçiti) olarak sınıflandırılmış ve analiz edilmiştir. Genellikle işlevsel amaçla tasarlanan yaya alt/üst geçitlerinin, mevcut işlevlerini ne kadar yerine getirdiği, bugünün yenilikçi yaklaşımlarına göre evrensel tasarım ilkeleri bağlamında ne derece etkin kullanıldığı ve kent yaşamında ne kadar erişilebilir olduğu konuları araştırmanın kapsamını belirlemektedir. Yaya alt/üst geçitlerinin etkin kullanımında, yaya sürekliliğinin sağlanmasında evrensel tasarımın önemini vurgulamak ise çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışma alanlarında yapılan yerinde gözlem ve deneyimsel analizler ile elde edilen bulgular, analiz edilerek eksik yönler tespit edilmiş, getirilen öneriler ile kentsel erişilebilirliğe katkı sağlanmıştır.Conference Object Kıyı Tasarımında Kıyı-kent İlişkilerinin Güçlendirilmesine Yönelik Yaklaşımlar: İzmir ve Antalya-konyaaltı Örneği(Guven Plus Grup Danışmanlık A.Ş. Yayınları, 2023) Aköz Çevrimli, Begüm; Ulusoy, MineKentsel kıyılar tarihsel süreç boyunca çeşitli kullanımlara sahne olmuş, kentle ve kullanıcı ile ilişkisi sürekli değişmiş mekanlardır. Endüstri devrimiyle kent ile ilişkisi kopan veya sınırlanan kıyılar, 1970 yılı sonrasında çevreci yaklaşımlar ve kıyının kamuya ait olması gerektiği anlayışıyla tekrar dönüşüm içine girmiştir. Bu dönüşümler kentsel kıyı yenileme projeleri kapsamında kıyının kamusallığını arttırmayı ve kıyıların kentle ilişkisinin güçlendirmesini amaçlamıştır. Türkiye’de özellikle 2010 yılı sonrasında kıyı mekanının yenilenmesine ilişkin gösterilen girişimler ile kıyılar yeniden düzenlenmeye başlamıştır. Bu çalışma, Türkiye’de uygulanan iki örnek olan Antalya-Konyaaltı ve İzmir kıyı tasarım projeleri üzerinden kent-kıyı ilişkisini geliştirmeye yönelik tasarım stratejilerini araştırmayı hedeflemektedir. Çalışmanın yöntemini nitel araştırma modeli olarak kaynak, belge incelemesi ile gözlem oluşturmaktadır. Yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar kent-kıyı ilişkisine yönelik tasarım yaklaşımlarının fiziksel, işlevsel ve psikolojik boyutlarda ele alındığını göstermektedir. Kıyı tasarım uygulamaları incelendiğinde, fiziksel boyutta, kıyı gerisi ile kurulan ilişkilere yönelik ulaşım, erişilebilirlik parametrelerinin öne çıktığı görülmektedir. İşlevsel boyutta yere özgü işlev önerileri ve tasarımlar ile tematik odakların kıyı gerisi ile ilişkisi tasarıma eden parametreler öne çıkmaktadır. Psikolojik boyutta ise halkın görüşlerini alma ve halkı tasarıma dahil etme yaklaşımıyla katılımcılık parametresi önemli bir tasarım stratejisi olmuştur. Bu çalışmanın, yeni yapılacak kıyı tasarım projelerinde başarılı, kaliteli kamusal mekanların tasarlanmasında ve kent-kıyı ilişkilerinin güçlendirilmesinde önemli tasarım girdileri sunan bir altlık olacağı düşünülmektedir.Book Part 21. Yy. Barınma Eğilimlerinde Minimalist Bir Yaklaşım "tiny House" Yaşam Modeli(NEÜ Yayınları, 2022) Aköz Çevrimli, Begüm; Çevrimli, S. Cevat; Yılmaz Çakmak, BilgehanArticle Termal Turizm Yapıları Özelinde Mimari Kimlik Analizi ve Etkileşim Şemasının Oluşturulması: Pamukkale – Karahayıt Örneği(2020) Aköz Çevrimli, Begüm; Beyhan, Şefika GülinÇevreye ilişkin sosyal, kültürel ve fiziksel özellikler, tasarıma veri sağlayarak yere özgü mimari biçimlerin oluşmasında etkili olmuş ve her çevre kendi kimliğini üretmiştir. Bir bölgenin/yerleşimin/kentin kimliğinin oluşmasında en önemli unsurlardan biri, bina/bina gruplarının kimliğini ortaya koyan mimari kimliktir. Çalışmada, termal turizm faaliyetlerinin gerçekleştiği Karahayıt bölgesinde, 4 ve 5 yıldızlı termal turizm yapılarının mimari biçimlenme ve yerleşme özelliklerinin oluşmasına etki eden ölçütlerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bölgede farklı konularda yapılmış çalışmalar mevcut olmakla birlikte, konaklama tesisleri özelinde gerçekleştirilen mimari kimlik analizi özgün ve ilk olma özelliği taşımaktadır. Çalışmada, literatür araştırmaları yapılarak ‘Mimari Kimlik Analiz Şeması’ oluşturulmuştur. Bu şema doğrultusunda ise, yerinde gözlem ve derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerden elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, mimarın yerleşim ölçeğindeki kararları vermesindeki en önemli faktörün çevresel özellikler olduğu görülmüştür. Bina ölçeğinde verilen kararlarda ise çevresel özelliklerin yanı sıra yasal faktörlerin de etkili olduğu görülmektedir. Elde edilen bulguların yorumlanması ve mimari kimlik bileşenlerinin doğrudan veya dolaylı olarak birbirleri ile etkilenme biçiminin tespit edilmesiyle ‘Mimari Kimlik Etkileşim Şeması’ oluşturulmuştur. Bu şema, bölgenin termal turizm mimarisinin araştırılması ve geleceğe dair planlama tasarım stratejilerinin hazırlanması, tasarım rehberleri içeriğinde bir çalışmanın yürütülebilmesi, farklı bölgelerdeki termal turizm mimarisi karşılaştırmalarının yapılması, elde edilen mimari kimliğin turizm yapılarındaki yerinin tespit edilmesi ve birtakım iyileştirme müdahalelerini gerçekleştirmesi açısından önem arz etmektedir.Doctoral Thesis Kentsel Kıyılarda Yere Bağlılığın Gelişiminde Algısal Sürece Etki Eden Faktörlerin Tespitine Yönelik Kavramsal Bir Model Önerisi(Konya Teknik Üniversitesi, 2024) Aköz Çevrimli, Begüm; Ulusoy, MineKıyılar, ilk çağlardan itibaren kıyı kentlerinin odak noktası olmuştur. Kıyılar tarihsel süreç içinde çeşitli dönüşümler geçirmiş ve farklı kullanımları içermiştir. Sanayi devrimiyle birlikte kıyı alanlarında yer alan endüstriyel alanlar, 1970'li yılların sonrasında kıyılardan uzaklaşmıştır. Bu alanların kent çeperlerine taşınmasıyla birlikte atıl kalan kıyı alanları, kıyılarda tahribata neden olmuştur. Kıyılardaki tahribatın farkına varılmasının ardından atıl, niteliksiz kıyı alanlarında yenileme uygulamaları gerçekleştirilmiş ve kıyılar kamusal mekanlar olarak düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin amacı, kullanıcının yer ile kurduğu bağı güçlendirmek ve kıyıların kullanıcı algısında başarılı bir "yer" olarak yer almasını sağlamaktır. Bu çalışmada, kent kimliğinin gelişiminde önemli rol oynayan kentsel kıyı mekanlarında, bireyin algısında yere bağlılığın gelişimi araştırılmıştır. Çalışmanın amacı, kentsel kıyılarda bireyin yer ile ilişkilerini güçlendirilmesi için algısal süreçte yere bağlılığı etkileyen faktörlerin tespit edilmesi ve tasarım süreçlerine dahil edilmesine yönelik kavramsal bir altlık sunmaktır. Algılama-kavrama-davranış sürecinde birey-çevre-süreç bileşenlerine ilişkin faktörlerin araştırıldığı bu çalışmada birey bileşeni sosyo-demografik faktörleri, süreç bileşeni kıyının kullanım sıklığını belirten faktörleri, çevre bileşeni ise mekan kalitesi faktörlerini içermektedir. Mekan kalitesini oluşturan faktörler kıyı mekanlarına özgü olarak, literatür araştırmaları ve uzman görüşleri alınarak örneklem alanda uygulanan pilot çalışmadan elde edilen veriler doğrultusunda Açıklayıcı Faktör Analizi ile elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Dört bölümden oluşan anketin birinci bölümü sosyo-demografik özelliklere ilişkin soruları, ikinci bölümü kıyı kullanım özelliklerine ilişkin soruları, üçüncü bölümde mekan kalitesi ölçeğinde yer alan soruları ve dördüncü bölüm ise yere bağlılık ölçeğinde yer alan soruları içermektedir. Mekan kalitesinin objektif yaklaşımla ölçülebilmesi ve algısal özelliklerin sayısal verilere dönüştürülebilmesi için faktör yapısının belirlenmesinin ardından Doğrulayıcı Faktör Analizleri ile "Kentsel Mekan Kalitesi Ölçeği" geliştirilmiştir. Bu ölçek, geçerliliği kanıtlanmış ve güvenilirliği yüksek bir ölçüm aracı niteliğindedir. Yere bağlılık ise literatürde daha önce Williams and Waske (2003) tarafından geliştirilmiş olan faktör analizleri tamamlanmış ve güvenilirliği yüksek olan ölçekle ölçülmüştür. Anket çalışması, çalışmanın örneklem alanı olarak seçilen Antalya Konyaaltı kıyı alanında kamu erişiminin sağlandığı, fiziksel ve sosyal çevre özellikleri açısından farklılaşan alt bölgelerde, 15 yaşından büyük, Antalya Konyaaltı kıyı alanının örneklem alan olarak seçilmesinde, kıyı-kent dokusu boyunca farklı karakterlere ve mekansal niteliklere sahip kıyı alt bölgelerinin olması, kentsel tasarım uygulamaları ile kıyıda dönüşümlerin gerçekleşmiş olması, ancak bu kapsamda yapılan düzenlemelerin kıyının bir bölümünü kapsaması dolayısıyla kıyının bir bölümünün eski mekansal karakterini sürdürmesi, kıyının farklı sosyo-demografik yapıdaki bireyler tarafından farklı kullanım sıklıkları ile ziyaret ediliyor olması etkili olmuştur. Anketler, Konyaaltı kentsel kıyı alanındaki farklı nitelikteki kıyı alt bölgeler tespit edilerek uygulanmıştır. Anketten elde edilen bulgular SPSS programı aracılığıyla istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Birey ve süreç bileşenine ilişkin faktörler Anova Testi, Bağımsız gruplar t Testi ile analiz edilirken, mekan kalitesi faktörleri ile yere bağlılık ve alt boyutları arasındaki ilişkiler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile analiz edilmiştir. Bu yöntem, mekan kalitesine ilişkin faktörlerin birbirleri üzerindeki etkileri ve ölçüm hatalarını modele dahil ederek, faktörlerin yere bağlılık üzerindeki etkisini eş zamanlı olarak değerlendirmeye olanak sağlaması nedeniyle tercih edilmiştir. Ayrıca mekan kalitesi faktörlerinden her birinin yere bağlılık üzerindeki tekil etkisini belirlemek amacıyla regresyon analizi uygulanmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, Konyaaltı kentsel kıyı alanında sosyo-demografik faktörlerden yaş, meslek ve ikamet süresinin yere bağlılık üzerinde belirleyici olduğunu göstermiştir. Kıyı kullanım sürecine ilişkin olarak ise kıyının ne kadar yıldır ziyaret edildiği, günlük kıyı kullanım süresi ve kıyının kullanım sıklığı faktörlerinin tümünün yere bağlılık üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli ile yapılan analizlerde, mekan kalitesi faktörlerinden açık yeşil alan kalitesi, canlılık ve çekicilik, güvenlik, bakım ve hareket kolaylığının, yere bağlılık ve alt boyutlarını etkilediği ortaya konulmuştur. Ancak, açık yeşil alan kalitesinin yere bağlılık ve alt boyutlarını olumsuz yönde etkilediği de elde edilen sonuçlar arasındadır. Regresyon analizinden elde edilen bulgular ise, tüm faktörlerin yere bağlılığa pozitif yönde etki ettiğini göstermektedir. Bu iki analizden elde edilen sonuçlar, faktörlerin eş zamanlı olarak birbirleri üzerindeki etkileri ve ölçüm hataları da analize dahil edildiğinde farklı sonuçlar elde edildiğini göstermiştir. Sonuç olarak, kentsel kıyı alanlarında yere bağlılığın gelişiminin çözümlenmesine ilişkin kavramsal bir model geliştirilerek örneklem alanında uygulanmış ve birey-süreç-çevre bileşenlerine ilişkin belirleyici faktörler tespit edilmiştir. Kentsel kıyılarda mekan kalitesi düzeyinin belirlenmesi için bir ölçüm aracı geliştirilmiş, çok faktörlü yapıların analizi için de bir yöntem önerisi sunulmuştur. Özellikle açık yeşil alanlara dikkat çekilmiş ve bu faktörün, erişim, bağlantılar, okunabilirlik ve arazi kullanım özellikleri gibi mekan kalitesini belirleyen diğer parametrelerle birlikte ele alınarak kıyılarda tasarım önerileri geliştirilmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Kentsel kıyılarda yere bağlılığın gelişiminde birey ve sürece ilişkin faktörlerin yanı sıra, mekanın niteliğine ilişkin bu parametrelerin tasarım araçlarına dahil edilmesiyle yeni yapılacak kentsel tasarım çalışmalarında yere bağlılığın korunması ve geliştirilmesi mümkün olacaktır. Böylece başarılı bir "yer" olarak kıyı alanları oluşturulabilecek ve kıyı kimliğinin fiziksel ve sosyal sürdürülebilirliği desteklenecektir.Conference Object Konya’da Alışveriş Merkezlerinin Yer Seçimi Kriterleri Bağlamında Karşılaştırmalı Analizi: Novaland Alışveriş Merkezi ile Kule Site Alışveriş Merkezi Örneği(İzmir Demokrasi Üniversitesi, 2019) Aköz Çevrimli, Begüm; Kobya, Hande Büşra; Ulusoy, MineGünümüzün yeni kentsel odak noktaları olarak kentsel biçimlenmeyi etkileyen alışveriş merkezlerinin zaman içinde kentle ilişkisi farklılaşmıştır. Bugün pek çok işlevi içinde barındıran ve kentlinin oldukça sık tercih ettiği mekanlar haline gelen alışveriş merkezleri, günümüzün kamusal mekanları olarak birer cazibe merkezine dönüşmüştür. Bu durum, kent içinde başka merkezlerin oluşmasını beraberinde getirmiş, gelir elde etme ve tercih edilebilirlik gibi amaçlar doğrultusunda planlama kriterleri önem kazanmıştır. Yapılan literatür araştırmaları değerlendirildiğinde, yer seçim kriterinin kentteki konut, ticaret alanları, kamusal ve sosyal alanların gelişiminde önemli bir rol oynadığı ve kentsel planlamayı etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda, kentte odak noktası niteliğine sahip olan alışveriş merkezlerinin yer seçim kriterlerine uygun bir şekilde tasarlanması, doğru planlama ile kentsel sürdürülebilirliğin sağlanması ve alışveriş merkezlerinin mekânsal kullanım potansiyelinin arttırılması bakımından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Konya kentinde, farklı özelliklere sahip bölgelerde yer alan Kule Site ve Novaland Alışveriş Merkezi, yer seçim parametreleri üzerinden karşılaştırılmıştır. Bu iki alışveriş merkezinin zaman içinde çevresini nasıl etkilediği, çevresinden nasıl etkilendiği ve yer seçiminin tercih edilebilirliğe olan etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın yöntemi, araştırmacıların alışveriş merkezlerinin yer seçim kriterleri üzerine yapmış oldukları çalışmalardaki parametrelerden yararlanılarak oluşturulmuştur. Oluşturulan bu ölçütler; erişilebilirlik, otopark olanakları, görünebilirlik ve algılanabilirlik, rekabet ortamı, esneklik, ekonomik ve demografik faktörlerdir. Kule Site ve Novaland Alışveriş Merkezi’nin bu parametreler üzerinden görüşme, yerinde gözlem ve fotoğraflama teknikleri ile karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda elde edilen bulgularda, Kule Site Alışveriş Merkezi’nin, Novaland Alışveriş Merkezi’ne göre daha erişilebilir ve algılanabilir olduğu, otopark olanaklarının ise daha kısıtlı ve mekânsal gelişime daha az elverişli olduğu gözlemlenmiştir. Novaland Alışveriş Merkezi’nin ise, Kule Site Alışveriş Merkezi’ne göre daha çok rekabet ortamında bulunduğu görülmektedir. Her iki alışveriş merkezi ise genel olarak her gelir grubundan kullanıcıya hitap etmektedir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre; Kule Site Alışveriş Merkezi’nin, sınırlı otopark imkanlarının olması ve esnek olmaması gibi dezavantajlarına rağmen daha iyi algılanması ve daha erişilebilir olmasından dolayı Novaland Alışveriş Merkezi’ne göre daha çok tercih edilebilir olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda alışveriş merkezi içindeki ve çevresindeki otopark alanlarının yeterli olması ve dolaşım akslarının doğru tasarlanması da kullanıcıların konforunu ve seçimlerini etkilemektedir. Dolayısıyla alışveriş merkezlerinin yer seçim kriterlerine bağlı olarak tasarlanması; erişilebilir, algılanabilir mekanların ortaya çıkmasını ve kullanıcıların daha konforlu bir şekilde eylemlerini gerçekleştirebilmelerini sağlamaktadır.

