Döyen, Adnan

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Doyen, Adnan
Job Title
Email Address
adoyen@ktun.edu.tr
Main Affiliation
02.07. Department of Geological Engineering
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
Documents

7

Citations

215

h-index

4

This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

15

Articles

5

Views / Downloads

0/54

Supervised MSc Theses

1

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

1

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

1

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.07

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

14

Supervised Theses

1

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Konya mühendislik bilimleri dergisi (Online)2
Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi1
Konya Journal of Engineering Sciences1
Selçuk Üniversitesi Sosyal ve Teknik Araştırmalar Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Conference Object
    Tatköy-küçükmuhsine-sulutaş (konya, Türkiye) Çevresindeki Sille Formasyonunun Sedimanter Özellikleri
    (BZT Academic Publishing, 2022) Özkan, Ali Müjdat; Döyen, Adnan
    Bu çalışmanın amacı, kırmızı, kahve renkli konglomera, kumtaşı ve çamurtaşından yapılı Geç Miyosen-Erken Pliyosen yaşlı Sille formasyonu litolojilerinin sedimanter özelliklerini belirlemektir. Sille formasyonundan matriks destekli konglomeralar (Litofasiyes 1), tane destekli konglomeralar (Litofasiyes 2), tabakalı konglomeralar (Litofasiyes 3), masif kumtaşları (Litofasiyes 4) ve çamurtaşları (Litofasiyes 5) olmak üzere 5 adet litofasiyes tanımlanmıştır. Matriks destekli konglomeraların matriksini çoğunlukla çamur, az olarak da kum oluşturmaktadır. Bu litofasiyes, kaba ters derecelenmeli, kötü boylanmalı, ince-iri taneli, maksimum tane çapı 70 cm olup, polijenik özellikte ve karbonat çimentoludur. Tane destekli konglomeralar, ince-iri taneli, maksimum tane çapı 30 cm olup, kötü boylanmalı ve tane destekli yapı kumlu-çamurlu matriks tarafından kuşatılır. Bu litofasiyes ters derecelenme ve imbrikeyapı sunmaktadır. Tabakalı konglomeralar, polijenik, ince-iri taneli olup maksimum tane çapı 20 cm’dir ve çoğunlukla matriks, yer yer de tane desteklidir. Masif kumtaşları, orta-çok kalın tabakalanmalı, kil matriksli, orta-iri taneli, bazı seviyelerde iyi ve bazı seviyelerde kötü boylanmalıdır. Bu litofasiyes, orta sıkı çimentolu, çoğunlukla kalsit, az olarak da demiroksit çimentolu olup, ender olarak normal derecelenmeli seviye de sunmaktadır. Bu kumtaşları, litik kumtaşı özelliğindedir. Çamurtaşı litofasiyesi, kırmızı, sarı renkli olup yer yer kırmızı, sarı renk ardalanmaları gösterir. Bazı seviyelerde çakıllı-kumlu özellikteki bu çamurtaşları ince-çok kalın tabakalanmalıdır. Sille formasyonu paleoakıntı ölçümleri, bimodal ve polimodal bir şekil sergiler. Bu da farklı yönlerden havzaya kırıntı taşındığını ifade etmektedir.
  • Conference Object
    Ürünlü (çumra-konya) Çevresinin Jeolojisi ve Obruk Oluşumları
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Dülger, Alper; Coşkuner, Berkant; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Göçmez, Güler; Döyen, Adnan; Kansun, Gürsel; Arslan, Şükrü
    Bu çalışma Konya ili Çumra İlçesinin yaklaşık 9 km doğusunda bulunan Ürünlü mahallesi çevresinde belirlenen obrukların jeolojik ve geometrik özelliklerinin verilmesini amaçlamaktadır. Bölgede Geç Miyosen - Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu temeli oluşturmaktadır. Bu birimin üzerine sırasıyla Pleyistosen yaşlı Çumra, Eğilmez ve Türkmencamili formasyonları uyumsuz olarak gelmektedir. Pleyistosen - Holosen yaşlı Hotamış formasyonu ve Çarşamba formasyonu diğer birimleri uyumsuz olarak örtmektedir. Ürünlü Mahallesinin hemen kuzey kesiminde yaklaşık 1.4 x 1.0 km boyutlu alan içinde 23 adedinin derinliği 1-3 m arasında, 342 adedinin derinliği 1 m’den daha sığ olmak üzere toplam 365 adet obruk tespit edilmiştir. Bölgede Konya Fay Zonu’na paralel fayların yanı sıra yaklaşık D-B doğrultulu faylar yer almaktadır. Obrukların uzun eksenleri 0.7 m ile 88.5 m, kısa eksenleri ise 0.7-44.0 m arasında değişmektedir. Yerleşim bölgelerine ve bazı tarımsal sanayi üretim tesislerine oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 0.38 m2 ile 2674.69 m2 arasındadır. Belirlenen obrukların uzun eksenlerine göre hazırlanan gül diyagramı obrukların uzun eksen konumlarının K 10o-20o D doğrultusunda yönlendiğini göstermektedir. Obrukların dağılımına bakıldığı zaman Konya Fay Zonu’nun doğrultusuna paralel oldukları tespit edilmiş olup bölgedeki obruk oluşumlarının faylarla ilişkili olduklarını göstermektedir. Obrukların tamamı 1000-1010 m kotları arasındadır. Bölgede gerçekleştirilen jeofizik araştırmalarda Konya Fay Zonu ana fayına paralel olarak gelişen örtülü kırık hatları tespit edilmiştir. İnceleme alanındaki obruklar İnsuyu formasyonu üzerine çökelmiş genç birimler içerisinde gözlenmektedir. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar bulunmakta ve obruklar aşağıya doğru daralan bir yapı sunmaktadır. Bölgedeki obruklar gerek yerleşim yerleri gerekse tarımsal sanayi üretim tesisleri ve enerji tesisleri için tehlike arz etmektedir.
  • Master Thesis
    Karaisalı (adana) Bölgesindeki Mermerlerin Fiziksel ve Mekanik Özellikleri
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2019) Karpuz, Betül Zehra; Döyen, Adnan
    İlk çağlardan günümüze kadar insanlar yapı, konut ve kullandıkları diğer alanları doğal taş yapmaya özen göstermişlerdir. Yaşam seviyesi giderek artan toplumların gösterişli ve dayanıklı malzeme arayışı doğal taşlara olan ilgiyi artırmıştır. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda, bu çalışmada, kullanım alanının belirlenmesinde kireçtaşlarının (mermerlerin) fiziksel ve mekanik özelliklerinin saptanması amaçlanmıştır. İnceleme alanında Paleozoyik- Mesozoyik yaşlı Demirkazık Formasyonu; açık - koyu gri renkli, orta-kalın tabakalı, çatlaklı ve çatlakların arası kalsit dolgulu, involutina sp. ile alg dışında pek fosil içermeyen çoğunlukla mikritik yapılı kireçtaşlarıdır. Kireçtaşlarının taze yüzeylerinden 30x30x40 cm ebatında 2 adet blok numune ve karotlardan silindirik numune alınarak fiziksel ve mekanik özellikler belirlenmiştir. Bu testler için örnekler TSE 'ye göre uygun boyutlarda ve istenilen sayılarda kesilmiştir. Örneklerin görünür yoğunluğu 2.698 gr/cm3, gerçek yoğunluğu 2.72 gr/cm3, açık gözenekliliği % 0.4, toplam gözenekliliği % 0.8, doluluk oranı % 99.04, atmosfer basıncı altında kütlece su emmesi % 0.1, atmosfer basıncı altında hacimce su emmesi % 0.4, sertliği 4 Mohs , darbe dayanımı 16.7 Mpa, tek eksenli basınç dayanımı: 104,9±11.9 MPa, don sonrası basınç dayanımı: 198.8±11.9 MPa, , don sonrası kütle kaybı: %0.019, aşınma dayanımı (böhme): 13.19±0.4 cm3/50 cm2, P- dalga hızı: 6395±79 m/s olarak belirlenmiştir. Bu veriler ışığında Karaisalı (Adana) bölgesindeki kireçtaşlarının fiziksel ve mekanik özelliklerinin inşaat sektöründe kullanımına uygun olduğu tespit edilmiştir.
  • Conference Object
    Küçükmuhsine-sulutaş (konya, Türkiye) Çevresindeki Yalıtepe Formasyonunun Sedimanter Özellikleri
    (BZT Academic Publishing, 2022) Özkan, Ali Müjdat; Döyen, Adnan
    Bu çalışmanın amacı, bej-kahve renkli stromatolitik kireçtaşlarından yapılı Geç Miyosen-Erken Pliyosen yaşlı Yalıtepe formasyonu litolojilerinin sedimanter özelliklerini belirlemektir. Yalıtepe formasyonuna ait stromatolitler, saha ölçeğinde yanyana bağlı yarı küresel (LLH tipli) stromatolitler, üst üste yığılı yarı küresel (SH tipli) stromatolitler ve onkoyidal (SS tipli) stromatolitler şeklinde tanımlanmıştır. Yalıtepe formasyonundan LLH tipli (Litofasiyes 1), SH tipli (Litofasiyes 2), SS tipli (Litofasiyes 3), bej renkli çamurtaşları (Litofasiyes 4), krem renkli marn (Litofasiyes 5), krem renkli killi kireçtaşları (Litofasiyes 6), gri renkli konglomera (Litofasiyes 7), algal biyoherm (Litofasiyes 8), bej renkli çört bantları (Litofasiyes 9) olmak üzere 9 adet litofasiyes tanımlanmıştır. Yalıtepe formasyonundaki mavi-yeşil alglerden Schizotrix sp. ve Scytonema sp. gibi tatlı sulara özgü cinsler stromatolitlerin gelişiminde etkili olmuşlardır. Yeşil alg cinsi Chara sp. karbonat kabuklanma ve mikritik matriks oluşumuna katkıda bulunmuş ve bazı onkoyidlerde çekirdek görevi görmüştür. Stromatolitik kireçtaşlarında gözlenen kuruma ve sinter kabuk, atmosfer ile teması yansıtır. Yalıtepe formasyonunda gözlenen killi kireçtaşı ve marn, karbonat çökelimi esnasında göl ortamına süspanse kil girdisinin sonucu olarak, çamurtaşları ise süspanse silt-kil girdisi sonucunda gelişmiştir. Formasyonun bazı seviyelerinde gözlenen çört bantları karasal yıkanmaya bağlı silis girdisi ve/veya volkanik aktiviteye bağlı silis girdisinin etkisiyle oluşmuştur.
  • Conference Object
    Karapınar-ereğli-emirgazi (konya) Çevresindeki Yeraltı Suyu Seviye Değişiminin Obruk Oluşumlarına Etkisi
    (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları, 2022) Göçmez, Güler; Dülger, Alper; Coşkuner, Berkant; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Döyen, Adnan; Kansun, Gürsel; Arslan, Şükrü
    Bu çalışmada Konya İlinin doğusunda yer alan Karapınar-EreğliEmirgazi çevresinde yeraltısuyu seviyesindeki değişiminin obruk oluşumlarına olan etkisi amaçlanmıştır. Bölgede Paleozoyik, Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı birimler bulunmaktadır. 2021 yılında aylık ortalama sıcaklık 13,5 oC, toplam yağış 149.5 mm.dir.Sıcaklık ve buharlaşma değerlerindeki artış, yağış değerinde azalma ve aşırı çekimler nedeniyle yeraltı su seviyesindeki düşümler artmıştır . Obruk oluşumları ve yeraltı su seviyesi arasında önemli bir ilişki vardır. Geçmişte yeraltı su seviyesinin daha yüksek olması nedeniyle topografik olarak daha yüksek alanlarda meydana gelen obruklar son yıllarda yeraltı su seviyesinin düşmesine bağlı olarak daha düşük alanlarda olup sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Karapınar bölgesinde 619 adet Ereğli bölgesinde ise 130 adet obruk ile pek çok yarık ve çatlak tespit edilmiştir. 1965’li yıllardan bu yana devam eden kuraklık ve yeraltı suyu kullanımına bağlı olarak yıllık ortalama 1 m düşüm gerçekleşmiştir. Çalışma döneminde Karapınar bölgesinde 87adet kuyuda seviye ölçümü yapılmıştır. Beslenim ve boşalım dönemleri (Mayıs 2021-Ağustos 2021) arasında kuyulardaki düşüm 3.7 m. ile 28.6 m. arasındadır. Düşümün en fazla olduğu bölge Fevzipaşa mevkii dir. Ereğli bölgesindeki 47 adet kuyudaki düşüm 3.7 m. ile 27.6 m. arasındadır. Emirgazi bölgesinde 26 adet kuyuda ölçülen düşüm değeri ise 0-15 m. arasındadır. DSİ’ne ait rasat kuyularındaki düşüm miktarları ise Karapınar bölgesinde 3,7-28,6 m. Ereğli bölgesinde 0,32- 17.12 m. arasındadır. Bölgede çok su isteyen mısır ayçiçeği.vb. ekilmesi, kuyulardan yapılan aşırı çekim yeraltısuyu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk oluşumunu hızlandırmaktadır. Akiferlerden olan çekim beslenimden oldukça fazladır. Her geçen gün artan kaçak kuyular, uygun olmayan bitki deseni, aşırı çekim yeraltısu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk, yarık ve çatlakların oluşumunu hızlandırmaktadır.
  • Article
    Ürünlü (çumra-konya) Çevresinde Yeraltısuyu Seviye Değişimleri ve Obruk Oluşumları
    (2022) Göçmez, Güler; Dülger, Alper; Arık, Fetullah; Delikan, Arif; Coşkuner, Berkant; Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan
    Konya Kapalı Havzası içerisinde yer alan Ürünlü (Çumra-Konya) Mahallesi ve çevresi tarımsal üretim bakımından havzanın en önemli bölgelerinden biridir. Çumra İlçesinin yaklaşık 9 km doğusunda bulunan Ürünlü mahallesi ve çevresinde Geç Miyosen-Pliyosen yaşlı İnsuyu formasyonu temeli oluşturmaktadır. Çumra bölgesinde 43 adet sondaj kuyusundan seviye ölçümü yapılmıştır. Kuyuların derinlikleri 20-200 m, debileri 5-40 l/s, beslenim dönemindeki statik seviyesi 13.9-110.26 m, boşalım dönemindeki statik seviyesi 22 m-101.2 m’dir. Bu dönemler arasında kuyularda 0.1 m ile 29 m arasında düşüm olmuştur. İnceleme alanında Konya Fay Zonu’na paralel fayların yanı sıra yaklaşık D-B doğrultulu faylar da yer almaktadır. Obrukların Konya Fay Zonu doğrultusuna paralel oldukları tespit edilmiş olup bölgedeki obruk oluşumlarının faylarla ilişkili olduklarını göstermektedir. İnceleme alanındaki obruklar İnsuyu formasyonu ve üzerine çökelmiş genç birimler içerisinde oluşmaktadır. Obrukların tamamı 1000-1010 m kotları arasındadır. Obrukların bir kısmının çevresinde konsantrik yarık ve çatlaklar bulunmakta ve obruklar derine doğru daralan bir yapı sunmakta ve obrukların gelişimi devam etmektedir. Ürünlü Mahallesinin kuzey kesiminde yaklaşık 1.4 x 1.0 km boyutlu alan içinde 23 adedinin derinliği 1-3 m arasında, 342 adedinin derinliği 1 m’den daha sığ olmak üzere toplam 365 adet obruk tespit edilmiştir. Obrukların uzun eksenleri 0.7 m ile 88.5 m, kısa eksenleri ise 0.7-44.0 m arasında değişmektedir. Yerleşim bölgelerine ve bazı tarımsal sanayi üretim tesislerine oldukça yakın olan bu bölgede obruk alanları 0.38 m2 ile 2674.69 m2 arasındadır. Bölgede çok su isteyen mısır, ayçiçeği vb. bitkilerin ekilmesi, kuyulardan yapılan aşırı su çekimi yeraltısuyu seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk oluşumunu hızlandırmaktadır. Akiferlerden olan çekim beslenimden oldukça fazladır. Her geçen gün artan kaçak kuyular, uygun olmayan bitki deseni, aşırı çekim yeraltı su seviyesinin düşmesine neden olmakta ve obruk, yarık ve çatlakların oluşumunu hızlandırmaktadır. Bölgedeki obruklar yerleşim yerleri ve tarımsal sanayi üretim tesisleri için tehlike arz etmektedir.
  • Book
    Obruk Teknik Klavuz
    (Paradigma Akademi Yayınları, 2023) Arık, Fetullah; Bilgilioğlu, Süleyman Sefa; İban, Muzaffer Can; Delikan, Arif; Göçmez, Güler; Döyen, Adnan; Kansun, Gürsel; Gezgin, Cemil; Bilgilioğlu, Hacer; Dülger, Alper
    Obruk Türkçe kökenli bir kelime olup, çökme dolinlerine verilen özel bir isimdir.Konya ilimizde yaygın olarak Karapınar, Çumra, Karatay ve Cihanbeyli ilçeleri çevresinde irili ufaklı, sulu veya susuz çok sayıda obruk bulunmaktadır. Obruk riski oluşan bölgelerde imar planına esas çalışmalar, demir yolları, doğalgaz boru ve enerji nakil hatları ile otoyollarda obruk risk analizi yapılması gerekmektedir. Obruk oluşumları sadece günümüzde değil binlerce hatta yüzbinlerce yıldır devam eden jeolojik olaylardır. Ancak son yıllarda Konya Kapalı Havzası’nda obruk oluşumlarının hızı artmıştır. Özellikle son 10-15 yıllık periyot içinde 20’nin üzerinde oluşan yeni obruk alanı bilinmektedir. Konya bölgesinde, AFAD Başkanlığımız ve Konya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğümüz tarafından yürütülen ve yaklaşık dört yıl süren “Obruk Alanlarının Tespit Edilmesi” isimli proje kapsamında obruk duyarlılık araştırması yapılmış, obruk duyarlılık analizi kapsamında gerekli olan tüm metodolojiler kullanılmış ve proje başarı ile tamamlanmıştır. Konya Kapalı Havzası Obruk Alanlarının Tespit Edilmesi isimli projede kullanılan prensipler ve metotlar derlenerek teknik kılavuz haline getirilmiştir. Kılavuz özellikle obruk duyarlılık analizi gerektiren bölgelerin özelliklerini ve obruk duyarlılığının nasıl yapılması ve/veya yaptırılması gerektiğini açıklamaktadır. Bu nedenle birçok resmi kurum ve özel teşebbüslerin obruk risk analizi hakkındaki görüşlerine farklı bir bakış açısı getirecek, giderek tehdit haline gelen obrukların tespiti ve önlenmesi konusunda ülkemizde ve dünyamızda obruk çalışmalarına ışık tutacaktır. Obruk Teknik Kılavuz kitapçığı, AFAD’ın risk azaltma odaklı Bütünleşik Afet Yönetim Stratejisini yansıtan afet öncesi çalışmalara güzel örnek bir çalışma olarak arşivde yerini alacaktır. Teknik kılavuzun giderek tehdit haline gelen obrukların tespiti ve önlenmesi konusunda Ülkemizde ve Dünyamızda obruk çalışmalarına ışık tutması dileğiyle, emeği geçenlere teşekkür ederim.
  • Conference Object
    Karacadağ Volkanitlerine Ait Andezitik ve Bazaltik Volkanitlerin Petrolojisi ve Jeokimyası, Karapınar–emirgazi, Konya, Türkiye
    (2023) Kansun, Gürsel; Döyen, Adnan
    Karacadağ volkanitleri, Karapınar’ın doğu-kuzeydoğusunda Karapınar – Emirgazi arasında oldukça geniş bir alanda yüzeylemektedir. Bölgede, Üst Miyosen – Pliyosen yaşlı Karacadağ volkanitleri, yaygın olarak andezitik domlar, kalın - çok kalın andezitik lav akıntıları, proklastik kül-cüruf akmaları ve bazaltik lav akıntıları şeklinde gözlenir. Ayrıca, yaygın olmayan dasitik domlar-lav akıntıları ve riyolitik dom-nek yapıları izlenir. Karacadağ volkanitleri yaygın olarak andezitler-bazaltik andezitler ve proklastiklerden, kısmen bazaltlardan ve çok az yayılıma sahip dasitler ve riyolitlerden oluşur. Afanitik porfirik, hipokristalin porfirik, hiyalin porfirik ve hiyalopolitik fluidal dokular gösteren andezitler ve bazaltik andezitler plajioklas, klinoproksen, ortoproksen, hornblend, yer yer biyotit ve kuvars, nadiren olivin, mikrolitler ve volkanik cam içerir. Bazı andezitlerde bazaltik ve gabroik anklavlar gözlenir. Holokristalin porfirik doku ile belirgin bazaltlar plajioklas, klinoproksen, olivin, ortoproksen ve mikrolitlerden yapılıdır. Karacadağ volkanitlerine ait andezitler ve bazaltlar kalk-alkalin ve metaaluminalı özelliklere sahiptir. Andezitler çoğunlukla yüksek K’lu - nadiren orta K’lu iken, bazaltlar çoğunlukla orta K’lu - nadiren yüksek K’ludur. Si ve Ba-Sr içeriklerine göre, andezitlerde amfibol + klinoproksen + ortoproksen  plajioklas  biyotit fraksiyonlaşması, bazaltlarda ise ortoproksen + plajioklas fraksiyonlaşması önemli bir rol oynamıştır. SiO2-Y içeriklerine göre, andezitlerde amfibol içeren fraksiyonlaşma etkinken, bazaltlarda amfibol içermeyen fraksiyonlaşma etkindir. Karacadağ volkanitlerinde, SiO2-Rb, Ta-Yb-Th ve Ti-La-Nb içeriklerine göre, andezit ve bazaltların gelişiminde fraksiyonel kristalleşme ve/veya asimilasyon-fraksiyonel kristalleşme (magma karışımı) süreçleri önemli bir rol oynamıştır. Nb-Y-Rb içeriklerine göre, Karacadağ volkanitlerine ait andezit ve bazaltların gelişiminde hem dalma-batma zonu zenginleşmesi hem de kabuksal kontaminasyonun etkileri gözlenir. Andezitler ve bazaltlar kalk-alkalin bazaltlar ve kıtasal volkanik yay bazaltları özellikleri gösterir. Bu volkanitler orojenik bölgede oluşmuştur.
  • Article
    A Geopark Candidate, Bozkir-Central Turkey
    (2022) Zedef, Veysel; Kansun, Gürsel; Kocak, Kerim; Doyen, Adnan
    Bozkır is an old town established on the skirts of the Taurus Mountains, and contain various tectonic units, eg. Bozkır unit, extending laterally several hundreds of kilometres. The Bozkır unit typically crops out and hence named around Bozkır district. It is formed by deep sea sediments, ophiolites and submarine basic volcanic rocks, all of which overlied by well-exposed Paleogene and Neogene? units. Bozkır is rich not only for its geological occurrence, but also for its culture, history and nature. Bozkır is in a central position of ancient Isauria and represented by Zengibar castle. The town has also a bridge of Seljuk period and various Seljuk and Ottoman Mosques. Çarşamba stream, source of the life in the region, is originated from Taurus Mountains both as Aygır spring, and as leakage from Sarıot lake. It crosses from various villages and town up to Mavi Gorge to meet with the water channel. All of which suggest that Bozkır district should be declared as a Geopark.
  • Conference Object
    Ladik (konya Kuzeyi, Türkiye) Dolayındaki Silüriyen-orta Devoniyen Karbonatlarının Petrografik ve Jeokimyasal Olarak İncelenmesi
    (INERS, 2022) Özkan, Ali Müjdat; Döyen, Adnan
    Bu çalışmada Konya kuzeybatısındaki Silüriyen-Orta Devoniyen karbonatlarının petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İnceleme alanında temeli oluşturan bu karbonatlar resifal resifal bir karmaşık şeklinde gelişmiştir. Gri, krem renkli, orta-çok kalın tabakalanmalı bu karbonatlar, dolotaşı, kalsitik dolotaşı, kireçtaşı ve dolomitik kireçtaşı şeklindedirler. Bu karbonatlar mikrofasiyes olarak, dolomiksparit, kristalin kireçtaşı, dolosparit ve vaketaşı, istiftaşı özelliğindedir. Karbonatların Sr içeriği (6-211 ppm) düşük olup gömülme dolomitlerinin Sr değerleri ile tutarlıdır. Na içeriği (148-371 ppm) de gömülme dolomitlerinin Na içeriği ile tutarlıdır. Bu karbonatların Fe (699-3287 ppm) ve Mn (0-232 ppm) içerikleri yüksek olup gömülme dolomitlerinin Fe ve Mn içeriği ile tutarlıdır. Çalışılan karbonatların majör ve iz element özellikleri diyajenetik alterasyonu ve havzaya önemsiz miktarda terijen girdisini işaret etmektedir. Bu karbonatların önemli bileşenini oluşturan dolotaşı örnekleri replase edilen kireçtaşları gibi, nadir toprak elementlerince fakirleşmeyi gösterirler. Dolomitlerin nadir toprak element içeriği karbonat safhasıyla ilişkili olmayıp, detritik alumino-silikat (ör. feldispat ve kaolinit gibi kil mineralleri) ile demir bulunduran mineraller (ör. pirit ve muhtemelen ankerit yada siderit gibi) safhasıyla kontrol edilmiştir. Bozdağ dolomitlerinde gözlenen didolomitleşmenin sığ gömülme ortamında oksitleyici meteorik suların etkisiyle oluştuğu sonucuna varılmıştır.