Topçu, Kadriye

Email Address:ktopcu@ktun.edu.tr
Main Affiliation:04.03. Department of Urban and Regional Planning
Status: Current Staff
YÖK Akademik: C5EE42AFBFFF288A
Google Scholar:Google Scholar ProfileSLn5bsMAAAAJ
Web of Science ID:Web of Science ProfileGQP-6341-2022
Name Variants:
Topçu, Kadriye Deniz Topcu, Kadriye

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Article
    Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Kadın ve Kentsel Mekân
    (Artium, 2022-08-31) Cumur, Şeyda; Topçu, Kadriye
    Kadının kentsel mekândaki hareket özgürlüğü, görünürlüğü ve mekân ile olan ilişkisi gibi daha çok fizikselliğe odaklanan konular, ‘Kadın Dostu Kent’ programları gibi bu ilişkiyi güçlendirmeye yönelik birtakım oluşumlar olmasına rağmen, genellikle göz ardı edilmekte veya yetersiz kalmaktadır. Bu noktada kadının kente ilişkin mekân pratiklerindeki yerini, mekânla olan olumlu-olumsuz ilişkisini hem kadın hem erkek bakış açısıyla anlamak ve farkındalık oluşturmak amacından hareket alan bu çalışmanın çıkış noktası ve test ettiği temel hipotez ‘kadının kamusal mekândaki görünürlüğünün erkeklere göre daha az olması’dır. Bu hipotezi etkileyebilecek toplumsal ve kültürel kabuller, kadının yüklendiği sorumluluklar ve kentsel mekân pratiklerinin kadınların kullanımına olanak sağlamada eksik kalması gibi nedenler de çalışmanın varsayımlarını oluşturmuştur. Bu hipotez ve bağlı varsayımların test edilmesi/doğrulanması amacı ile Ankara’nın Keçiören ilçesinde basit rastgele örneklem tekniği kullanılarak kadın ve erkek katılımcılar ile toplam 354 anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda Keçiören örnek alanı özelinde belirlenen hipotez doğrulanmıştır. Ancak vurgulanması gereken nokta, kadının kentsel mekândaki görünürlüğünün erkeklere göre daha az olmasının temel nedeni ‘güvenlik’ dışında kentsel mekân pratikleri ile ilgili olmayıp, bunun nedeninin daha çok konunun sosyolojik boyutları ile ilgili olduğudur. Bir başka ifadeyle toplumsal yaşam içindeki kadının ‘ev’le özdeşleştirilmesiyle evde yer alması gerektiği görüşü ve ev ile ilgili sorumlulukları nedeniyle kentsel yaşama katılacak zamanı bulamaması gibi nedenler kadının kentsel mekânı erkeklere kıyasla daha az deneyimlemesine neden olmaktadır.
  • Article
    A Place-Based Crime Prevention Through Urban Design: the Case of Sahibata Neighborhood in Konya
    (International Design and Art Journal, 2022) Faizy, Matiullah; Topçu, Kadriye
    People have the right to live in a safe environment free from crime and fear of crime with the most basic social needs. Although the subject has many different dimensions, this study evaluates it from a spatial perspective. The main aim of the study is to determine whether urban design is effective in reducing crime and fear of crime in urban spaces. For this purpose, firstly, place-based theories were investigated and a total of 12 effective design factors in producing safer spaces were revealed. Secondly, these factors were tested by visual observations and a total of 109 surveys with the users of the Sahibata neighborhood which has the highest crime rate in the city. While the visual observations were interpreted by photographs, the derived survey data were interpreted by using frequency and crosstab analysis. In conclusion, besides producing some spatial strategies such as revitalizing the lost spaces, increasing the lighting level, providing activity generators, variety of functions, decreasing the acts of vandalism signs and providing legibility and belonging clues in the sample area, it was emphasized that urban design is effective in minimizing crime and fear of crime, but it cannot be a single tool and it is necessary to evaluate the issue in the long term in all its other dimensions.
  • Article
    A Place-Based Crime Prevention Through Urban Design: the Case of Sahibata Neighborhood in Konya
    (Nilay Ozsavas Ulucay, 2022) Faizy, Matiullah; Topcu, Kadriye (Deniz)
    People have the right to live in a safe environment free from crime and fear of crime with the most basic social needs. Although the subject has many different dimensions, this study evaluates it from a spatial perspective. The main aim of the study is to determine whether urban design is effective in reducing crime and fear of crime in urban spaces. For this purpose, firstly, place-based theories were investigated and a total of 12 effective design factors in producing safer spaces were revealed. Secondly, these factors were tested by visual observations and a total of 109 surveys with the users of the Sahibata neighborhood which has the highest crime rate in the city. While the visual observations were interpreted by photographs, the derived survey data were interpreted by using frequency and crosstab analysis. In conclusion, besides producing some spatial strategies such as revitalizing the lost spaces, increasing the lighting level, providing activity generators, variety of functions, decreasing the acts of vandalism signs and providing legibility and belonging clues in the sample area, it was emphasized that urban design is effective in minimizing crime and fear of crime, but it cannot be a single tool and it is necessary to evaluate the issue in the long term in all its other dimensions.
  • Master Thesis
    Bir Kentsel Mekânın Davranışa Etki Eden Duyu(m)sal Yönlerinin İrdelenmesi
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Badauod, Sarah; Topçu, Kadriye
    Dünyamızı, yaşadığımız kenti algılamak ve bizi çevreleyen kentsel ögelerle iletişim kurmak için görsel algılama yanı sıra diğer duyu(m)sal kaynaklardan gelen bilgiler (işitsel, dokunma, koklama gibi) de oldukça önemli ve derin etkiler bırakan verilerdir. İnsanlar hissettikleri tüm duyu(m)sal veriler yardımıyla mekâna anlamlar yükler, aidiyet hisseder, mekana bağlanır ve mekânı bir 'yaşam alanına' dönüştürürler. Sürdürülebilir kentsel çevrenin tasarımında bu konunun oldukça önemli olduğu yapılan birçok araştırma tarafından belirtilmektedir. Bu noktadan hareketle, bu çalışmanın temel amacı; kentsel mekânın duyumsal (görsel/algısal-bilişsel/işitsel) karakteristiklerinin birbiri ile etkileşimini anlamak ve bu etkileşimlerin mekânı kullanan bireylerin davranışlarına olan etkilerini araştırmaktır. Çalışma kapsamında, araştırma alanı olarak Konya'nın tarihi kimliği ve merkezi işlevlerinin en yoğun şekilde yer aldığı, vizyonu açısından önemli bir aks olan Konya Hızlı Tren Garı-Mevlâna Türbesi arasındaki yaklaşık 3 km. uzunluğundaki aks örneklem alanı olarak seçilmiştir. Örnek aks üzerinde çalışmanın amacına yönelik olarak birtakım yöntemler kullanılmıştır. Öncelikli olarak ses yürüyüşü ve bu yürüyüşe eşlik eden anket uygulaması, ses şiddeti ölçümleri ile aksın işitsel karakteristikleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Örnek aksın görsel karakteristiklerinin anlaşılması için alandan çekilen fotoğraflar ve kullanıcı bakış açısını ölçmek adına yürütülen anket görüşmelerinden faydalanılmıştır. Örnek olarak seçilen aksın algılanabilirliği noktasında ise aksa yönelik kullanıcılara çizdirilen bilişsel haritalar en temel veriler olmuştur. Tüm bu sıralanan yöntemler tek bir anket föyünde birleştirilmiş ve kullanıcı tüm bu aksı işitsel, görsel ve bilişsel açılardan değerlendirmiştir. Çalışma toplam 92 kişinin ankete katılması ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalara ek olarak, anket uygulamalarından bağımsız aks üzerinde çeşitli gün ve saat dilimlerinde aksın nasıl kullanıldığına yönelik davranış gözlemleri yapılmış, kayıtlar alınmış, davranış matrislerine bu bilgiler işlenmiş ve GIS ortamında davranış haritaları üretilmiştir. Daha sonraki aşamada tüm bu analizlerden elde edilen veriler bütünleştirilerek aks geneline ve aks üzerinde belirlenen odak noktalarına yönelik ayrıntılı değerlendirmeler yapılmış ve duyumsal karakteristiklerin mekânın kullanımındaki etkisi ortaya konulmuştur.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Determining a Strategy for Sustainable Development of Local Identity: Case of Birgi (i̇zmir/Turkey)
    (Konya Technical Univ, FAC Architecture & Design, 2018-12-28) Topçu, Kadriye
    Today, it is difficult to retain and strengthen local character in the globalizing world. Showing the advantages of small towns and to strengthen their identities with focusing on ‘small realities in a globalizing world’’ by increasing the value of local differences is an important subject in the global atmosphere. From this point, taking the advantage of Birgi’s (Izmir/Turkey) having strong natural, man-made and cultural identity, this study aims to find out the most appropriate planning strategy for the sustainability of Birgi’s (İzmir-Turkey) local character and identity which was selected as a case study. This study made some on-site observations for establishing the existing local identity potentials of Birgi. After these observations, within the scope of the study, first of all, strengths, weaknesses, opportunities and threats (SWOT factors) of the settlement were identified. Additionally, to determine the most appropriate planning strategy, a numerical SWOT analysis called A’WOT analysis which is the combination of Analytical Hierarchy Process (AHP) and SWOT analysis was used. Then, identified SWOT factors prioritized by an expert group (35 person) using A’WOT analysis. After finding general and local priority values of SWOT factors, four planning strategies were displayed by using TOWS matrix. Then, the most appropriate strategy among these planning strategies was chosen according to their priority values. In conclusion, it was found that “Entering to Slow City Movement” planning strategy is the most appropriate and important strategy between prioritized planning strategies for the sustainability of Birgi’s local identity.
  • Master Thesis
    Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Kadın ve Mekân
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2021) Cumur, Şeyda; Topçu, Kadriye
    Son dönemlerde sıklıkla gündeme taşınan eşitlik olgusunun, özellikle de çalışmanın temel konusunu teşkil eden kadın-erkek eşitliğinin, kentsel mekândaki yansımalarının söylemlerdeki kadar başarılı olamadığı birçok araştırmada dile getirilmektedir. Bu tür araştırmalara göre, her ne kadar 'herkes için kent' söylemi gündemde kendine yer edinmiş olsa da uygulamada kadının kentsel mekânı kullanımı, mekândaki hareket özgürlüğü, mekândaki görünürlüğü ve mekân ile olan ilişkisi genellikle göz ardı edilmektedir. Çalışma kapsamında yapılan araştırmalar neticesinde, Türkiye'de ve dünyada toplumsal cinsiyet eşitliği noktasında kadının sosyal ve ekonomik yaşamının geliştirilmesine yönelik oldukça önemli adımların atıldığı görülmektedir. Fakat bu adımlarda yine ihmal edilen konu kadının kentsel mekân ile ilişkisi olmuştur. Kadın Dostu Kent programları gibi kentsel mekân ile kadın ilişkisini güçlendirmeye yönelik birtakım oluşumlar olmasına rağmen, bunların uygulamada oldukça yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmanın temel amacı; kente ilişkin mekân pratiklerinde kadının yeri, kadının kentsel kamusal mekâna katılım ve kullanımı, mekânla olan ilişkisini hem kadın hem de erkek kullanıcıların gözünden anlamak ve bu konudaki mevcut durumun tespitinin yapılarak bu konuda farkındalık oluşturmaktır. Buna yönelik olarak kadının kamusal mekândaki görünürlüğünün erkeklere göre daha az olması durumu, çalışmanın temel hipotezi olarak ele alınmış ve çıkış noktasını oluşturmuştur. Hipotezi etkileyebilecek, geçmiş birikimler ve kültürel yapıdan gelen kabuller ile kadının evde yer alması gerektiği görüşü, kadının aile ve annelik ile özdeşleştirilmesi sonucu sahip olduğu sorumluluklar çerçevesinde kamusal mekânda yer alacak zamanı bulamaması ve kent planlarının ve mekân düzenlemelerinin kadınların kullanımına olanak sağlama noktasında eksik kalması gibi nedenler de çalışmanın varsayımlarını oluşturmuştur. Belirlenen hipotez ve hipoteze dayalı varsayımların test edilmesi/doğrulanması amacı ile Ankara'nın Keçiören ilçesinde basit rastgele örneklem tekniği kullanılarak kadın ve erkek katılımcılar ile toplam 354 anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket görüşmelerinde kadın ve erkek kullanıcıların konu ile ilgili görüşleri alınmış ve elde edilen veriler ile çalışma sonunda kadın ve erkek kullanıcıların ağırlıklı olarak kullandıkları kamusal mekânları gösterir bir cinsiyet haritası oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda, elde edilen tüm bulgular ışığında çalışmanın çıkış noktasını oluşturan kadının kentsel mekândaki görünürlüğünün, erkeklere oranla daha az olduğu hipotezi doğrulanmıştır. Ancak vurgulanması gereken nokta, bu durumun kentsel mekân düzenlemeleri ve kentin mekânsal/fiziksel pratikleri ile ilgili olmadığı sonucu çıkmıştır. Kadının kentsel mekânda görünürlüğünün az olması daha çok kültürel kabuller ve kadına toplum tarafından verilen aile içi rollerle ilgili olması sonucuna varılmıştır. Mekânsal pratiklerle ilgili olduğu noktanın ise sadece güvenlik ile ilgili olan kısmı olduğu anlaşılmıştır. Güvenli bir çevrenin oluşturulması, mekâna rahatça katılımı ve kullanımının sağlanabilmesi ile kadının mekândaki görünürlüğü daha da artacaktır. Son olarak; kentsel mekânın dinamik yapısı, sürekli değişim/dönüşüm içerisinde olması, nüfusunun heterojen yapısı nedeniyle çalışmadan çıkan sonuçların sadece Keçiören ilçesi özelinde 'yer'e özgü değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmek yerinde olacaktır. 'Yer'e özgü yaklaşımlar ile Kadın Dostu Kent Programlarının arttırılması ve en önemlisi uygulanması kadının-mekân ile ilişkisini daha da güçlendirecektir.
  • Book Part
  • Master Thesis
    Kentsel Tasarım Bağlamında Kayıp Mekânların İrdelenmesi ve Kent Yaşamına Yeniden Kazandırılması, Konya Kenti Örneği
    (Konya Teknik Üniversitesi, 2022) Ünal, Büşra; Topçu, Kadriye
    Tarihsel süreçte sürekli değişim ve dönüşüm içerisindeki kentler kadar toplumlar da sürekli olarak yenilenmekte ve değişmektedirler. Toplumların yaşam biçimi, ilgi ve ihtiyaçları da kentler üzerinde değişime neden olmaktadır. Kentteki bu değişim ve dönüşüm süreçlerinin hızına yetişemeyen veya bu süreçlerde tesadüfi olarak ortaya çıkan alanlar kayıp mekânlar haline gelerek kendilerini kent yaşamının dışına itilmiş olarak bulmaktadırlar. Kayıp mekânlar genellikle fark edilmeyen ve yeterince kullanılmayan alanlardır. Kentlerin farklı dinamiklerinin bulunması ve bu dinamiklerin yerele özgü olması nedeni ile kayıp mekânlar, kentsel alanda farklı tür ve ölçeklerde karşımıza çıkabilmektedir. Bu bağlamda, kent içinde ihmal edilmiş, işlevsiz kalmış veya terk edilmiş bu tür mekanlardan yeniden yararlanmak, bu mekanları yeniden işlevlendirerek kente kazandırmak ve günlük kentsel yaşama entegre etmek oldukça önemli görünmektedir. Kayıp mekânlar kent için bazı sorunlara neden olurken aynı zamanda sorunun çözümü içinde içinde potansiyel fırsatlar da barındırmaktadırlar. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasının amacı örneklem alanı olarak seçilen Konya tarihi kent merkezi çalışma alanındaki kayıp mekânları belirlemek ve kente yeniden kazandırma noktasında öneri stratejiler geliştirmektir. Bu amaca yönelik olarak alanda yapılan ayrıntıda çözümlemelerde kayıp mekânları bulma noktasında Trancik yöntemi (1986) kullanılmıştır. Roger Trancik'in 'Finding Lost Space: Theories of Urban Design' başlıklı öncü kitabında (1986) yer alan şekil-zemin, bağlantı ve yer kuramları açılımları yardımı ile hem biçimsel analizler hem de 'yer'i anlamaya yönelik toplam 50 kişi ile rastgele örnekleme tekniği kullanılarak anket görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Şekil-zemin ve bağlantı analizleri uzman bakış açısı ile biçimsel nitelikte sorgulamalar şeklinde iken 'yer'i anlamaya yönelik analizler daha çok mekânda kültürel, tarihsel ve doğal çevrenin, kentsel mekânın algılanabilir, okunabilir ve izlenebilir olup olmadığını kullanıcı bakış açısından ölçen irdelemelerdir. Çalışma kapsamında 'yer'i anlamaya yönelik yapılan anket görüşmelerinde ayrıca katılımcıların algıladıkları mekânları daha iyi belirlemek adına bilişsel haritalar çizdirilmiştir. Daha sonra, şekil-zemin, bağlantı ve yer analizlerinden ortaya çıkan tüm bulgular sentezlenerek çalışma alanı bünyesinde yer alan tüm kayıp mekânlar tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda tespit edilen bu kayıp mekânlar arasından hem şekil-zemin analizlerinde hem bağlantı analizlerinde hem de 'yer'e dayalı anket görüşmeleri sonucunda kullanıcılarca en sevilmeyen ve ilk değiştirmek istenilen mekân Kılıçarslan Meydanı ve çevresi olmuştur. Buradan hareketle meydanın tarihsel süreç içerisinde geçirdiği mekânsal değişiklikler ve yapılan müdahaleler sonucunda Kılıçarslan Meydanı'nın ve çevresinin kayıp mekâna dönüşme süreci kısaca ortaya konmuş ve bu mekânı kente kazandırma noktasında öneri stratejiler geliştirilmiştir.
  • Article
    Audiovisual Perception of a Historical Route in Konya City (türkiye)
    (2022-09-20) Badauod, Sarah; Topçu, Kadriye
    To perceive our world, the city we live in, and communicate with the urban elements surrounding us, information from other sensory sources (such as auditory, touch, and smell) as well as visual perception are very important and deeply affecting data. With the help of all the sensory data they feel, people attach meanings to the space, feel a sense of belonging, connect to the space, and transform the space into a 'living space'. It is stated by many studies that this issue is very important in the design of a sustainable urban environment. From this point of view, the main purpose of this study is to understand the interaction of the visual and auditory characteristics of the urban space with each other and how these interactions are evaluated by the individuals using the space with inquiries such as ‘Is the visual value also high in areas with high soundscape value?’ or ‘Does the visuality of the urban environment affect sound quality assessments? Within the scope of the study, the axis between Konya High-Speed Train Station and Mevlana Tomb, an important axis in terms of the city’s vision, was selected as a sample area. This axis is about 3 km. long and has many historical identity values and central functions of Konya city. For the study, soundwalking and the questionnaire application method accompanying this walk on the sample axis were used. Acoustic characteristics of the axis were also understood with sound intensity measurements (dB levels). Photographs taken from the area and the questionnaire application to measure the user's perspective were used to understand the visual attractiveness of the sample axis. The study was carried out with a total of 92 people participating in the study. In the next step, the data obtained from all these analyses are integrated, and detailed evaluations were made on the determined parts and the whole axis. As a result of the study, it was seen that the relationship between the auditory and visual environment was not directly proportional across the selected sample axis. At this point, it can be said that the importance of the context in which the auditory landscape is perceived is obvious.
  • Master Thesis
    Kırılgan Kentlerde Çocuk Olmak ve Çocuk Odaklı Afet Yönetimi
    (2025) Dündar, Gamze Gül Günday; Topçu, Kadriye
    Tarih boyunca toplumlar kendileri için bir gereksinim olan beslenme, barınma ve korunma gibi amaçlarla yaşam alanları oluşturmuşlardır. Bu yaşam alanlarını tehdit eden herhangi bir durumla karşılaştıklarında ise ya mevcut alanlarını iyileştirerek yeni yaşama adapte olmuşlar ya da yer değiştirerek yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Tarih boyunca yer değiştirme nedenlerine bakıldığında ise çoğunlukla bu durumun savaşlar ve doğal afetler yoluyla olduğu da görülmektedir. Önlenmesinin mümkün olmadığı fakat yarattığı etkilerin en aza indirgenebileceği deprem afeti de toplumların yer değiştirmesinde veya yeniden yaşam alanı kurmasında önemli bir etkendir. Tarihsel süreçte çok sayıda yıkıcı depremler yaşamış ve bir deprem ülkesi olan Türkiye, depremin en son ve ağır sonuçlarını 'yüzyılın felaketi' olarak adlandırılan 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem ile yaşamıştır. Birçok kenti ve yerleşmeyi etkileyen, Kahramanmaraş ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde meydana gelen depremlerde en çok ve yıkıcı hasarı ise Hatay İli almıştır. Bu depremler sonucunda birçok kişi hayatını, evini, yakınını, okulunu, mahallesini ve neredeyse kentini kaybetmiştir. Hayatını kaybeden kişilerin önemli bir kısmını da gerek fiziksel özellikleri gerekse de henüz gelişimi tamamlanmamış ruhsal durumlarıyla toplumun en kırılgan gruplarından biri olan 'çocuklar' oluşturmaktadır. Onların bu kırılgan özellikleri afetzede olarak afetlerden etkilenme oranını da arttırmaktadır. Ülkemizde çocuk odaklı bir afet yönetim planının bulunmayışı bu durumu daha da ağırlaştırmaktadır. Konuya yaklaşım çerçevesinde bu tez çalışmasının amacı; 6 Şubat depremini Hatay ilinde yaşamış çocukların ihtiyaçlarını, süreçte ne yaşadıklarını, nasıl etkilendiklerini anlamak ve buradan hareketle çocuklar için afet öncesi ve sonrasında yapılması gerekenleri içeren 'çocuk merkezli afet yönetim planı' hazırlanması için bir 'rehber' oluşturmaktır. Bu amaçtan hareketle çalışma kapsamında, deprem afetini yaşamış çocukların fiziksel/mekânsal ve psikolojik gereksinimlerinin neler olduğu, ilerleyen süreçte planlanacak yerleşimlerde çocukları ön plana alan ne tür kararların alınması ne tür adımların atılmasının gerektiği, yetkili kurum ve kuruluşlara, topluma düşen görevlerin neler olduğunun tespit edilmesi ve çocuk bakış açısıyla deprem gerçeğini anlayarak mekânsal ve sosyal iyileşmenin nasıl sağlanacağına cevap aranması hedeflenmektedir. Belirlenen hedeflere ulaşmada kaynak araştırması yanı sıra alanda yüz yüze yapılan anket görüşmeleri ve gözlemler yol gösterici olmuştur. Hatay İli genelindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim gören, 6-18 yaş grubundaki, rastgele örnekleme tekniği ile seçilen toplamda 390 çocukla gerçekleştirilen anket görüşmeleri ve yerinde yapılan gözlemler çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Alandan elde edilen anket görüşmesi verileri SPSS uygulaması aracılığı ile sisteme girilmiş, frekans ve ilişkililik analizleri aracılığı ile yorumlanmıştır. Ayrıca alanda yapılan gözlemler de fotoğraflarla desteklenerek çalışma kapsamına dahil edilmiştir. Çalışma kapsamında farklı yaş gruplarına ayrılan çocukların barınma, eğitim, psikolojik ihtiyaçlarına yönelik düşünce, istek ve beklentileri sorgulanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda, çocukların fiziksel, mekânsal ve psikolojik gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Research Topics

Social SciencesPhysical Sciences
Social SciencesBusiness, Management and AccountingEngineering
Urban StudiesSociology and Political ScienceMarketingBuilding and Construction
Sustainable Urban and Rural Development
Diverse Aspects of Tourism Research
Consumer Retail Behavior Studies
Urban Design and Spatial Analysis
Turkish Urban and Social Issues

Sustainable Development Goals

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
8
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
5
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
3
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
1
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
Documents

2

Citations

17

Publication Collaboration

Affiliation Name Count
Konya Technical University 4
Selçuk University 3
Faculty of Design 1
KTO Karatay University 1
1 / 1
Data obtained from OpenAlex
JournalCount
Artium1
ICONARP International Journal of Architecture and Planning1
Ida-International Design and Art Journal1
InternationalJournal of Human Sciences1
Journal of Design for Resilience in Architecture and Planning1
Current Page: 1 / 1
Scholarly Output

11

Articles

6

Views / Downloads

79/189

Supervised MSc Theses

4

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

2

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.18

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

8

Supervised Theses

4

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud